Adalet ve Kalkınma Partisi Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili avukat Suat Kılıç, ana muhalefet partisinin haleti ruhiyesinin bozuk olduğunu, CHP'nin travma geçirdiğini, üslubunun seviyeyi düşürdüğünü belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sözcülerinin düzeysiz bir üslup içinde çevrelerine saldırmalarını ibretle takip ettiklerini dile getiren Suat Kılıç, "Bu saldırganlıklarını ve kabul edilemez düzeysiz üsluplarını, muhalefette bile varlığını koruyamamanın, sürekli kan kaybetmenin, saldırarak kadroları bir arada tutma arayışının, kısaca politik çaresizliğin sonucu olarak görüyoruz" dedi.
CHP anlayışının, geçmişte ve bugün, siyasette kaosun ve kavganın adresi ve temsilcisi olduğunu vurgulayan Kılıç, "Bu anlayışta, kavga edecek kimseyi bulamadığı veya yeni bir cephe açamadığı takdirde kendi içinde kavgaya tutuşma eğilimi vardır. CHP bünyesinden yeni yeni partilerin türemesi de bu parçalanmış siyasi yapının eseridir. Herkesin bileceği ve takdir edeceği gibi, etrafıyla barışık olamama hali, ruhsal bozukluğun işareti ve habercisidir. Kendiyle barışık olamama, çevresiyle sürekli kavgaya tutuşma, tüm komşularıyla geçimsiz olma, olmadık hallerde bile etrafına saldırma psikolojisi, psikolojik bir rahatsızlığın ifadesidir" diye konuştu.
Siyasi veya herhangi bir kariyerin akıl ve ruh sağlığının yerinde olduğuna veya olmadığına yeterince delil oluşturmayacağına dikkat çeken Kılıç, "Tüm unvanların ve siyasi kariyerin yanında kişisel olgunluğun ve insani gelişimin hangi evresinde olduğuna da bakmak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na haddini aşan ifadelerle saldırabilen anlayış ve bu anlayışın sözcüleri zaman kaybetmeksizin ciddi bir terapiye girmelidir. Geçirdikleri travmanın ağırlığı dikkate alındığında kendilerine bayram tatili süresinin de kafi gelmeyeceği açıktır.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın hükümet adına milletimizin önüne koyduğu hedefleri küçümseyerek yok saymak, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na karşı bitmek bilmeyen hazımsızlıktan kurtulamamak kabul edilebilir bir durum değildir. Artık bu haleti ruhiye içinden çıkamayanların milliliğinden tereddüt duyulacağı açıktır. Sevinçlerimizi paylaşamayanlar, gelişmeleri kabullenemeyenler, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Hükümeti'nin başarısını içine sindiremeyenlerin Türkiye Cumhuriyeti ile olan vatandaşlık bağları sorgulanmalıdır" şeklinde konuştu.
Kişilerin şu veya bu siyasi partinin çatısı altında olmakla medenileşemeyeceklerini, medeniyetin kriterinin şekil ve söylemler olmadığını, medenileşmenin, medeniyet sürecine verilen katkıyla doğru orantılı ve lafta değil eylemde olduğunu kaydeden Kılıç, şöyle devam etti:
"Medeni insanlar bulundukları konumu alçaltmazlar, konumlarına itibar kazandırırlar. Medeni insanlar eleştiri haklarını kullanırlar ama siyasetin verdiği imkanları ülkenin başbakanına hakaret etme düzeysizliğine indirgemezler. Siyasi tavır olarak düzeysizliği, siyasi söylem olarak hakareti kendilerine yol edinenlerin muhalefette iken bile söyleyecek sözlerinin kalmadığı açıktır. Bu anlayış halktan kopuk ve cumhuriyetin kazanımlarından uzak bir anlayıştır. Bu anlayış haksız ve halksızdır."