Saadet Partisi (SP) Samsun İl Başkanı Nuri Başer, Irak'ta yaşanan olaylar nedeniyle ABD'ye tepki gösterdi.
SP Samsun İl Başkanı Başer, Amerikan askerlerinin günlerdir Telafer'i bombaladığını ifade eden Başer, "Telafer'de Türkler, Bağdat'ta din kardeşlerimiz ve Irak'ın bütününde insanlık katledilirken, Türkiye sadece Kızılay'la yaralılar için Telafer'e ilaç ve ihtiyaç sahipleri için gıda yardımı yaparak sorumluluğundan kurtulacağını zannediyor. İktidar yetkililerimiz hala bu katliamları yapanların stratejik ortaklığından şeref kazanacağını zannediyor. Düne kadar TC pasaportuyla yurtdışına gidebilen işbirlikçi Talabani, ABD askerlerinin Irak'tan çekilmesi halinde Irak'ın bütünlüğünü Türkiye'nin bozabileceğini iddia edebiliyor. Irak'ta yaşanan kaos ortamının sorumlusu olarak Suriye'yi, ABD'ye jurnalleme seviyesizliğini gösteriyor. Bu göstergeler kesinlikle bölgemiz ve Türkiye'nin lehine olacak gelişmeler değil. Irak bugün Amerika'ya uşaklıkta, Saddam'a pabucu ters giydirecek seviyede bir yönetime teslim edilmiş bulunuyor. Bölgede 22 ülkenin haritasını değiştirmeyi ne pahasına olursa olsun kafasına koymuş bir ABD'nin zaten baştan beri istediği buydu. Dünyaya estirilen 'kitle imha silahları' yalan rüzgarıyla Irak'ı cehenneme çeviren ABD, Irak'taki yandaş yönetimin işbirliğiyle bugün Suriye ve yarın Türkiye'yi hedefine alması her aklı selimin beklediği sonuç. Öyleyse neden iktidar bunları görmek istemiyor anlamak mümkün değil" dedi.
Dost ve düşmanın artık bilinmesi gerektiğini söyleyen Başer, "Katile yardım ve yataklık yapanlar, insanlık suçu işleyenlerle işbirliği içerisinde olanlar tarihin hangi döneminde itibar görmüşler ki, bundan sonra görsünler. Bizler iktidarın Talabani ve Barzani seviyesinde siyaset yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz. Böyle bir kanaatin düşünülmesi bile bu ülke insanı için üzücüdür. Ama dost ve düşmanımızı artık bilelim. Hemen yanı başımızda, içlerinde Türkler, Sünniler ve Şiiler olmak üzere bir insanlık suçu işlenerek katliamlar yapılırken, tarihi sorumluluğumuzun gereği olarak haklıların yanında ve zulmedenlerin karşısında yerimizi almak durumundayız. Aksi halde tarih, bizleri hem sorgulayacak, hem yargılayacak ve hem de faturasını kesecektir" diye konuştu.