Türkiye'de nükleer santral kurulması için fizibilite çalışmalarının tamamlandığı ve santral kurulacak 7 bölge arasında Sinop'un da yer aldığı şeklinde basında çıkan haberlerin ardından 46 sivil toplum örgütünün birlikteliğinde kurulan "Nükleer Karşıtı Platform", halkı bu konuda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla afiş bastırdı.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) hazırlayıp Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunduğu raporda nükleer ada olabilecek iller arasında Sinop'un da yer almasına tepki gösteren Sinop'taki 46 sivil toplum örgütü, nükleer enerjiye karşı bayrak açtı. İstanbul'da yaşayan Sinoplular'ın da katkısıyla 3 bin adet afiş bastıran platform, Sinop'taki işyerleri ve toplu mekanlara afişleri asıyor. Kamuoyundan desek isteyen platform üyeleri, kimi zaman karşılarına çıkan nükleer yanlısı vatandaşları ikna etmeye çalışıyor.
Söz konusu santralin Sinop'a kurulması halinde Karadeniz Bölgesi'nde başta turizm olmak üzere balıkçılık ve buna paralel birçok sektörün sona ereceğini, iç bölgelere göçün artacağını dile getiren platform üyeleri, konuyla ilgili çıkacak karardan endişeli. Platform adına açıklama yapan Sinop Çevre Dostları Derneği Başkanı Hale Özen, nükleer lobilere asla prim kazandırmak istemediklerini belirterek, bu konuda Sinop'un hatta Karadeniz'in kurban edilmek istendiğini söyledi. Hale Özen, "Çok ciddi tepki ve çalışmalarımız sürüyor.
46 sivil toplum örgütü birlikteliğinde nükleer karşıtı bir platform oluşturduk. Platformun çalışmaları kapsamında 5 çeşitten oluşan 3 bin adet afiş bastırdık. Bunları esnafımızın camlarına asıyoruz. Kendileri de halkı bilinçlendirmek adına memnuniyetle afişlerimizi asıyor. Çünkü biliyorlar ki, nükleer santral kurulduktan sonra ne öğrencimiz, ne de turistimiz olacak. Ekmeğimizi, gayrimenkullerimizin değerini kaybedeceğiz. Tabi birde neyin ne olduğunu bilmeyen, 1986 yılında yaşanan Çernobil faciası sonrası Sinop'ta olmayan insanlarımız var. Bunları da ikna etmeye çalışıyoruz. Halbuki biz, 1986 yılında Çernobil'in etkilerini yaşadık. Üzerimize radyasyon bulutları yağdı. Dünya elden gidiyorken, iklimler değişiyorken, buzullar eriyorken, bu kadar riskli ve pahalı bir teknolojiyi, hele hele Çernobil deneyimi yaşamış bir bölge olarak asla istemiyoruz ve izin vermeyeceğiz" diye konuştu.