Tokat'ta, 88 yaşında avukatlık mesleğini sürdüren 3 üniversite mezunu Osman Özsoy, ilginç tezleri ile dikkat çekiyor.
Orman Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olan Özsoy, 50 yıldır günlük köşe yazarlığı yapıyor. İlkokulda 'dahi çocuk' diye örnek gösterilen Özsoy, bugüne kadar 20'yi aşkın konuda konferans verdi. Her şeyin niçin nedeni üzerinde durduğunu ezber bilmediğini ifade eden Özsoy, büyük bir buluş yeteneği olduğunu kaydetti. Özsoy, "Ezber hafızayı güçlendirir, düşünmeyi zayıflatır. Ben de hafıza güçlü değil. Ezbere gitmediğim için bende beyin faaliyeti çok fazla. Bugün
Türkiye'de ezber olduğu, ezbere gidiliği süreçte halkın beyin verim gücünü yeterince artıramayız" dedi.
Hayattan zevk almaya bakılması gerektiğini ifade eden Özsoy, suyun tek başına değil çay, limonata, ayran gibi alınması gerektiğini savunarak, "Suyun tadı, rengi, kokusu var mı? yok. Bunlar olmayınca ne diye, ferahlık olsun diye içiyorsunuz. Bunun yerine çayı düşünelim. Kokusu, rengi, tadı her şeyi var. Bunun yanında bu havalarda elinize tuttuğunuzda sıcaklık geliyor. 5 duygunuzdan 4'üne hitap ediyor. İşte onun verdiği zevk hücrelerinizi hareket görmüş oluyorsunuz. İşte bu size hücrelerin yenilenmesi vesağılığı için önemli. Yağ kütleleri, atıl vücut köşeleri oluşmuyor. Bütün hücreniz her tarafınız hareket halindedir. Bunların sonucu ben 88 yaşında hastalıkta, ilaçta bilmem. Hastalanacağımız, ilaç isteyeceğimi de sanmıyorum. Bir yemek yerken yüzüme gülmeyen yemeği yemem. Hatır için bir şekilde almam" dedi.
Mecbur kalmadığı sürece su içmemeye gayret gösterdiğini ifade eden Özsoy, "Dağ başındasın kaynak suyu içersin niye içmezsin. Su içmeyeceğim diye su içilmez mi. Elden geldiği kadar meyveler, şuruplar alınır. Heveslendiğin bir şeyi alacaksın. Suyu içerken içimden heves gelmiyor.
Suya ihtiyacım olmuyor. Onun yerini tutacak maddeler buluyorum. Vücudu daha güzel beslemek için sadece su değil başka konularda da zevk alacağınız şekilde beslenmelisiniz. Yoksa suyu yasaklamak mümkün değil. Gıdaların başında sugelir. Elinizde imkan varken limonata, ayran, çay için. Yeter ki sizde heves uyansın. Duygularınıza hitap etsin. Başka bir madde bulamadığımda su içiyorum. Sudan zevk alıyorsa içilsin. Suyun bir zararı yok. Zevkten kaçmayın, zevk duyduğunuz hayatı yaşayın. Monoton yaşam insanı yaşlandırır" diye konuştu.
Özsoy, aylardır şu anda suya ihtiyaç duymadığını ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti:
"Başka şekilde su ihtiyacımı karşılıyorum. Ayran, şerbet, limon, portakal varken suya heves etmiyorum. Onlardan aldığım şey daha gıdalı, besleyici. Su doğrudan doğruya yağ maddesi yapmaya vücudun hareketini sağlamaya gereken bir madde. Biz balık değiliz. Bizde bir heyecan var. Balığın değişik gıda almaya ihtiyacı yok bizim gibi."