Darülaceze'den Balıklı Rum Hastanesi'ne, Emekli Sandığı'ndan İzzet Baysal'a, Sırp Pırgıç'tan Silahlı Kuvvetler'in Çamlıca Özel Bakım Merkezi'ne kadar İstanbul'daki tüm huzurevleri ağzına kadar dolup, binlerce kişilik sıralar oluşunca, meydan bir anda 'İkinci Bahar' evlerine kaldı. Evlerin, arsaların, emekli maaşlarının bağışlandığı, 800 milyon ile 2 milyar 500 milyon lira arasında değişen aylık hizmet bedellerinin ödendiği özel kuruluşlara ait bu ikinci bahar evlerinin sayısı, daha şimdiden 36'ya, pazarın hacmı de yılda 26 milyon dolara ulaştı.
İstanbul'da özel kuruluşlara ait 'İkinci Bahar' evlerinin dışında 5'i Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na, 4'ü kumuya, biri belediyeye, 7'si azınlıklara, 10'da vakfılara ait olmak üzere toplam 27 huzur evi daha bulunuyor. Bu huzurevlerinin kapasite açısından yetersiz kalmasını fırsat bilen bazı girişimciler şimdi, ikinci bahar evi adı altında, yeni bir sektör yarattı. Bu girişimciler, İstanbul'da ki bazı binaları satın alarak ya da kiralayarak, evi, maaşı, tohlu parası olan yaşlılara hizmet verme yoluna gidiyor. İstanbul'un dört bir yanına dağılmış olan bu 36 ikinci bahar evinde, toplam 1258 İstanbullu, yaşmlarının geri kalan kısmını huzur içinde geçirmeyi amaçlıyor.
FİYATLAR BEŞ YILDIZ
Sosyal Hizmetler ve kumuya ait huzur evlerinde her hangi bir ücret ödemeden kalınabildiği gibi, aylık hizmet bedeli 550 milyon liraya kadar çıkabiliyor. Vakıflarda 1 milyar 750 milyon liraya uluşan aylık ücretler, özel ikinci bahar evlerinde 2 milyar 500 milyon lirayı buluyor. Ancak, bazı vakıflarda aylık hizmet bedeli yerine, ilk girişte toplu bağış alma yoluna gidilebiliyor. Her gayrimenkulünü bağışlamak isteyen de huzurevine kabul edilmeyebiliyor. Bazı Daruşafaka'da olduğu gibi bazı vakıflara ait huzurevlerinde, bağış miktarı en az 200 bin dolardan başlıyor. Özel girişimcilere ait evlerde ise kalanlar her ay belli bir miktarda hizmet bedeli ödüyor. Bu bedel, Kemerburgaz'da ki Yaşamkent'te olduğu gibi bazı ikinci bahar evlerinde beş yıldızlı otel ücretlerini bile geçebiliyor.
Belirlenen fiyatlarda ikinci bahar evinin bulunduğu semtten, odada kalacak kişi sayısına, sosyal aktivitelerden, sağlık hizmetine kadar birçok unsur öneli rol oynuyor. Yaşlılar devlet ve özel işletmecilere ait huzurevlerini fiyatları arasındaki bu büyük uçurum sonucunda taleplerini devlete ait olanlarda yoğunlaştırsa da sırannı bir türlü kendilerine gelmemesi sonucunda özel işletmecilere ait ikinci bahar evlerine yönelmek zorunda kalıyor. Bu evlerede kapasite kullanımı da yüzde 90'ı buluyor.
BAKKAL AÇAR GİBİ
18 yaşını doldurmuş, sabıkası olmayan her isteyene ikinci bahar evi açma izninin verilmesi, yaşamlarının geri kalan kısmını bu evlerinde geçirmek isteyen yaşlıların aradığı huzuru bulamamasına da neden olabiliyor. Huzurevi açmak için, şehir merkezine yakın, bağımsız bir bina ya da apartman katı yetiyor. Bu nedenle, huzurevine yerleşmeden önce yaşlıların yakınlarıyla birlikte bu evleri gezip, yaşayan diğer yaşlılarla kendilerine nasıl davrenıldığı konusunda görüşülmesi gerekiyor. Uzmanlar, huzurevine yerleşme kararı verimeden önece hijyenden sağlık personelinin yeterliliğine, yemeklerden sessizliğe, kadar her türlü ayrıntının gözden geçirilmesi ve huzurevinden referans istemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
ÖZEL BAKIM EVLERİ
İstanbul'da ki özel ve kamuya ait 63 huzurevinin 38'i Anadolu Yakası'nda, 25'i de Avrupa Yakası'nda bulunuyor. Bu evler de ikiye ayrılıyor. Bakımei olarak adlandırılan evlerde Alzeheimer gibi kendine bakamayacak durumda olan yaşlılar kalabiliyor. Huzurevi ya da ikinci bahar evi olarak adlandırılan evlerde ise önemli bir sağlık sorunu bulunmayan, kendi kendine yetebilen yaşlılar konuk ediliyor. Ancak adı ister huzurevi, isterse bakımevi olsun, bu evlerin müdürünün mutlaka doktor, sosyal hizmetler görevlisi, psikolak ya da hemşire olması gerekiyor. Ayrıca, iç hastalıklar uzmanı bir doktor, yaşlının kuruluşa uyumunu sağlayacak, sorunlarını gerektiğinde yakınları ile ilişkiler kurarak çözümler arayacak bir psikolog, hemşire, bakıcı ve aşçı da bulundurmaları gerekiyor.