22
Mart
2026
Pazar
ANASAYFA

Güneş herkese eşit doğar

Küçücük ellerinle ne güzel gülüyordu gözlerin, bir kor alev gibi, yokluğun altında. Bir sen varsın aklımda bir de kocaman yalan dünya. Bir sonbahar günüydü çocuk esirgeme kurumunun griliğinde gözlerim seni seçti. Paketlenmiş hediyelerin içinden sadece balon aldın iki tane sonra kucağıma atlayarak bana sarıldın 4 yaşa özgü bir tavırla, tam ben de sana sarılacakken fırlayarak aşağıya indin. Merak ettim nereye gittiğini ve takip ettim. Aldığın balonların birini sonradan öğrendiğim arkadaşın Özer’e uzattı. Özer kara kuru belki 5-6 yaşlarında bir çocuktu. Onlara fark ettirmeden yukarı çıktım. Hiç unutmadım ben seni; adın Güneş’ti ve ben sana olan sevgimden tüm çocukları sevdim. Adı Güneş'se ayrı bir sevdim. Çünkü sen, bencil olmadan balonu değil sevgini yüreğini paylaşmıştın özerle. O gün ben senden bir şey öğrenmiştim güneşim; sevginin paylaşmak olduğunu. Lise hayatım boyunca gittiğim çocuk esirgeme kurumunda sayısını hatırlamadığım kadar çok çocuğa, hediyeler aldım. Onların zevklerine uygun olabileceğini düşündüğüm, harçlığımdan arttırabildiğim ölçüde çıtı pıtı şeylerdi bunlar. Fakat sana hep hediye alırken zorlandım çünkü özerle paylaşacağını biliyordum.

EVRENSEL BARIŞ MÜMKÜN MÜ?

Yıllar yılları kovaladı. Tesadüf bir şekilde çocuk esirgeme kurumunun müdürüyle karşılaştım. Seni sordum ilk olarak seni ve senden dolayı da Özer’i. Evlenmişsiniz buna şaşırmadım çünkü sevginin paylaşmak olduğunu sizden öğrenmiştim. Bana küçücük yüreklerinizle kocaman bir şey öğretmiştiniz; Gerçek sevgiyi. Hiçbir şeyin sahtesini sevmedim buna neden bir parçada sizdiniz. Bir çocuk tadında sevdim hayatı ve insanları… ama suçtu, sevgiyle yaşanabileceğine inanmak. Suç; en gerçeğinden sevgiydi. Sevgiyi öldürmek gerekiyordu paylaşımın olmaması için. İnce ince sistem kuşattı etrafımızı ve gerçek sevgiyi bulmak herkes için neredeyse mucize haline geldi. Ben hep bunun için mücadele ettim insan insanı gerçekten sevsin diye. İnsan insanı severse eğer paylaşmayı sever, eşitliği sever, hoşgörü sınırları yükselir, özgürlüğün ne anlama geldiğini anlar diye düşündüm… Ve belki o zaman evrensel barış sağlanır diye mücadele ettim. Yalansız sevgiyi taşısın istedim insanlar ve bunu taşımanın mutluluğu ve gururunu yaşasınlar istedim. Bu suçu işliyorum ben. Üstelik inatla seve seve suçluyum diyorum.

Çocuk esirgemenin müdürü ben her geldiğimde bana kızardı. “Gez dolaş kızım, yaşın genç ne işin var her hafta” derdi. Karşılaştığımızda da sordu: “Her hafta geldin gittin, herkes gibi sen de mekânlara gitseydin, yeni arkadaşlar edinseydin, eline ne geçti, ne kazandırdı sana?”, yanıtım son derece açıktı aslında ama anlamsız ifadeyle yüzüme baktı: “Ben orada sevgiyi öğrendim ve evrensel barışın bir hayal olmadığını” Sevginin olduğu her yerde barış mümkündü.

İnsanları birbirine kırdırmak için nefret tohumları atılmalı, ayrımcılık moda haline getirilmeliydi. Bir toplumda bu yapıldığı zaman o toplumu hükmetmek daha kolaydı. Böylece saltanatlar koltuklarını sağlamlaştırır, para babaları yaratılan modadan daha fazla kar elde edebilirlerdi. Kimin umurundaydı sevgisiz büyüyen çocuklar, gelecek kaygısı çeken gençler…

İşte bu yüzden içinizde hep insana verecek bir parça sevginiz olsun. Sevgiyle kalın.
 

Yayın Tarihi : 12 Aralık 2013 Perşembe 10:59:12
Güncelleme :13 Aralık 2013 Cuma 11:29:36


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasar ertas IP: 5.61.150.xxx Tarih : 9.12.2013 17:43:46

Günes herkeze esit dogar. Basliginizda bu dogustan hemen sonra bu insanciklar bu günesin dogus esitligini birbirleri arasinda bozu bozu vermisler . Kimine az kimene cok kimine hic gibi bir sey durumuna getiri verivermisler. Tarihte bir düsünür diye hatirladigim, tamda adini bilemedigim o kisi " birisine gölge etme baska ihsan istemem demis". Taa o zamanlar bunu demis esit dogan günesin insanciklar yüzünden dogusundan hemen sonra esitsizligini anlatmak istemis. Bir cocuk esirgeme kurumundan bahsedisiniz ve böyle kurulusun olmasi ne kadar Gurur verici sosyal bir kurulus.Iste bu sosyal kurulusta ana temel sosyal yasa ve Devlettir ondan sonrada orada yasiyanlar veya yasiyanlarla Sevgi paylasimi hediye vs. yardim edilmesi bunu tamliyan güzel basamakladir. Devletiimizin her konuda bu gibi sosyal yasalari yapmasi gerek. Dinen bile 40"ta bir maldan bir mal Fakire verilir. Iste zaman bunu yasal hale getirmek bu yasal alemde Devlet bunu toplamasi ve topladiktan sonra kime verecegini artik bilincli olarak yapmasi gerek. Ahmedin Mehmedin agzina bakarak ona bir Kilo makarna buna bir Kilo pirinc biraz kömür verme devri olmamali (Buna ragmen hic yoktan su andaki verilisede kabulmu kabuldemek gerek ) bir Kilo makarnaya vs. kisiler rezil edilmemeli ayrica bilir kisilerden kömür vs. alinip bazi kisiler zengin edilmemeli. Ver kisiye sosyal yasam parasini ister makarnasini bakkal tatar Niyaziden alir ister arnavut bakkaldan alir.Ama gururunla alir hafiyetle yermi yer.