Karadeniz’den gelen temiz hava akımınıBoğaz’a uzanan burnu ile karşılayan, her dem taze ve sağlıklı havası ve de eşsiz manzarası ile Boğaziçi’nin en güzel köşelerinden biri,Yeniköy.
![]() |
| Yeniköy Aya Panagia Rum Ortodoks Kilisesi |
Yeniköy’de,Hz. İsa havârîleriAziz Petrus ve Paulus’a adanmış, ancak depremle yıkılmış bulunan eski kilise kalıntısı üzerine, 1837’de inşa edilmiş kültür mirası Aya Panagia Rum Ortodoks Kilisesi.
Ve günlerden 13 Nisan 2013 Cumartesi.
Yeniköy kökenli hemşerimiz, büyük şair Konstantinos Kavafis, büstü ile kilisenin bahçesindeki yerini alıyor. Büst, heykeltraş Aspasia Papadoperaki eseri. Evvelâ kilisede Konstantinos Kavafis için âyin düzenleniyor, sonra bahçede büstün açılış töreni yapılıyor. Kilise Vakfı Başkanı LakiVingas güzel bir konuşma yapıyor. Törene katılanve törene destek veren CHP’li Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de konuşuyor. ‘’Sanatın insan yaşamındaki önemine ve sanatçıların barışa yaptığı büyük katkılarına’’ değiniyor,‘’Gerek Kavafis, gerekse Nâzım Hikmet’in yaşamları boyunca sanat emeği ile kitleleri aydınlığa çağırdığına’’ vurgu yapıyor. Sanatçının Rumca ve Türkçe şiirleri okunuyor.
![]() |
| Kavafis için düzenlenen âyin |
Her halde davetiye gitmiştir; gözler Sarıyer Kaymakamını arıyor; yok. Acaba büstle ilgilenen belediye başkanı CHP’li diye mi? Başka bir maksat aramak istemiyorum. Gönül isterdi ki bu büst teşebbüsü resmî yönetimden gelsin ve büst sahildeki yeşil alanın içinde yer alsın. Neyse, buna da şükür; heykel kem gözlerden ırak olsun, kilise bahçesini süslesin.
Burada bir noktaya değineceğim. Tören 29 Nisan günü yapılsa idi daha mânidar olurdu. Çünkü büyük şairindoğum günü 29 Nisan 1863 ve ölüm günü de 29 Nisan 1933.
![]() |
| Kavafis büstü açılıyor |
Ailenin dokuzuncu çocuğu Konstantinos Kavafis, Mısır, İskenderiye doğumlu. Baba Pedros Kavafis, anne Harikleya Fotiyadi Yeniköylü. İstanbul’dan İskenderiye’ye göç ediyorlar ve şair İskenderiye’de doğuyor.Baba bir ticarî şirket kursa da çok başarılı olamıyor. Zaten şair daha 7 yaşındayken (1870) babasını kaybediyor.Şirket iyi-kötü devam ediyor.
Kavafis, İskenderiye Rum Okulunda başladığı öğrenimine 1872’de İngiltere’de devam ediyor.Yeni okulunda edebiyata heves ediyor. Ne var ki 1876 ekonomik bunalımında şirketleri batıyor; şair palas pandıras İskenderiye’ye dönüyor. Ama orada da 5-6 yıldanfazla kalamayacak. Peki, nereye gidecek dersiniz?
Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim dedin,
Bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
1882’de, 19 yaşında annesiyle beraber İstanbul’a geliyor, eski baba ocağı Yeniköy’e yerleşiyor. Yeniköy’de 3 yıl kalıyor. Serazat dolaşıyor, şiir yazıyor. Bu arada ataları olan Bizans ve Helen tarihi konusundaçalışmalar yapıyor. Ama bunlar hamâsî konular değil. Bizans’taki toplumsal olaylar, nedensiz savaşlar, sürgün krallar,halkın dili, vs… İşte sizlere YENİKÖY şiirinden dört dize:
Doğanın hep gülümsediği bir köy görürsen, yabancı,
çınarların arasında güller gibi güzel kızların
saklı olduğu bir köy görürsen – dur orada
yabancı, artık Yeniköy’desin.
Nedense İstanbul’da üç yıldan fazla kalamıyor; tekrar doğduğu şehri özlüyor. 1885’de İskenderiye’ye baba ocağına dönüyor ve Nafıa sular idaresinde küçük bir memuriyete giriyor. Bir ara borsacılık da yapıyor. Şimdi İskenderiye özlemi kokan DENİZ şiirinden beş dizeye kulak verelim:
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın,
buşehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın,
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
![]() |
| Konstantin Kavafis |
Konstantinos Kavafis, olgunluk çağında modern Yunan şiirinin ve Dünya edebiyat tarihinin en büyük ustalarından biri oldu. Müşkülpesent bir şairdi. Şiirlerini yazar, beğenmediklerini yırtıp atardı. Şairden geriye 154 şiir kaldı. İlk şiirleri Yunanistan’da, 1903’te yayınlandı. 1907’de Nea Zoi (Yeni Hayat) dergisinde gençlerle çalışmalar yaptı. Şiirleri 1910 ve 1935’te kısmen, 1963’te bütünüyle Atina’da yayınlandı.
Şimdi sizlere önemli bir şiirini takdim edeceğim. Göreceksiniz ki neredeyse ülkemizin politik geçmişine cuk oturan, hattâ tıpatıp uyan bir şiir.
BARBARLARI BEKLERKEN
Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazaryerine?
Bugün barbarlar geliyormuş buraya.
Neden hiç kıpırtı yok Senatoda?
Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?
Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
Senatörler neden yasa yapsınlar?
Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar.
Neden erken kalkmış İmparatorumuz,
şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,
başında tacı, törene hazır?
Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların başbuğunu karşılamaya çıkmış İmparatorumuz.
Bir de koca ferman hazırlatmış
ona rütbeler, unvanlar bağışlayan.
İki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle
işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?
Neden böyle yakut bilezikler, parlak,
görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?
Ellerinde neden böyle altın,
gümüş kakmalı âsâlar var?
Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.
Ünlü konuşmacılarımız nerde peki,
neden her zamanki gibi söylev çekmiyorlar?
Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onlar pek aldırmazlarmış güzel sözlere.
Neden bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?
(Nasıl da asıldı yüzü herkesin!)
Neden böyle hızla boşalıyorsokaklarla alanlar,
neden herkes dalgın dönüyor evine?
Çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi,
ve sınır boyundan dönen habercilere göre,
barbarlar diye kimseler yokmuş artık.
Peki biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
Bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.
Bizde de barbarları bekleyenler, gelmedi diye üzülenler yok mu?
***
Yukarıda okuduğunuz Konstantinos Kavafis şiirlerini Cevat Çapan çevirdi. Cevat Çapan dışında Herkül Millas’ın Özdemir İnce ile İoannaKuçuradi’nin Turan Oflazoğlu ile ve de Erdal Alova ve Barış Pirhasan’ın da çevirileri var. Ana dilleri Elenika olan yazar ve felsefe profesörünün çevirileri, şüphesiz ki orijinaline daha yakın olmalıdır. İnternetten sanatçının birçok şiirini inceledim. Çevirilerin birbirinden çok fazla farkı olmadığını gördüm. Ben, koyduğum şiirlerde şiir dilini, ahengini ve Türkçeye uyumunu daha fazla beğendiğim Cevat Çapan çevirilerini kullandım.
Kavafis şiirlerine ait epey Türkçe yayın var. Son Türkçe yayın: ‘’Bütün Şiirleri, Konstantinos Kavafis, Çevirenler: Herkül Millas-Özdemir İnce, Varlık Yayınları, İstanbul, 2005’’.
yerguvenc@gmail.com
sayin yilmaz ergüvenc e teoman törün e tesekkür ayrica nazmi önere yildizli tesekkür (bu tesekkürler bazen uyusamadigim konularda olmayabilir )bundada hos görünüze siginirim saygilarimla tekrardan tekrar tekrar sayin nazmi önerin yorumunu okuyorum cok cok güzel buluyorum
Yeniköylü hemşehrin, İstanbullu hemşehrimiz Konstantinos Kavafis'in alıntıladığın şiiri ülkemizin salt politik geçmişine değil, şu ana tam cuk oturan bir mesaj veriyor. Ülkeyi yönetmekle sorumlu olup da yönetemeyince bilgi karatma tedbirlerine başvurmanın bundan güzel allegorisi olur mu?!. Yattığın yer nur olsun Kavafis.
Ne güzel yazmış Kavafis. Kin, nefret ve düşmanlık yok. Toprak aynı toprak, insan aynı insan olduktan sonra, sorunlar da aynıymış demekki. Belki o zamanlar siyaset bu kadar çirkef değildi. Bu gün kim bir iş yapmaya kalkışsa, karşıtı engellemeye çalışacak. Çünkü siyaset kin ve nefretten, siyasetçi kan ve gözyaşından besleniyor. Nefreti öylesine yerleştirdiler ki içimize, sevincimiz bile öfke. Tam bir öfke toplumu olduk, bu çirkef politikaların pençesinde.
Sevinci öfke
Öfkesi kan ve kin.
Önemli değil neden
Önemli değil kim?
Önemli değil akıl ve bilim
Çünkü öfkenin ülkesindesin!
Galatasaraylıyım, şampiyonum, bundan sevincim.
Fenerbehçeliyim, şampiyonu yendim
Neden sevinmeyeyim?
Ama tiryakisi olmuşum öfkenin
Öfkeye dönüşmezse sevinçlerim
Yerine gelmiyor keyfim.
Çünkü yıllar yılı öfkeyle beslendik
Öfke, kan ve kin
Benim en doğal besinlerim.
Aksi halde, sakinlikte
Yaşayamıyorum öfkemi yeterince
Kalıyor yüreğimde hevesim.
Ve hayranım konu seçiminize. Yine çok güzel bir konu. Kutlarım.