Belediye bütçelerini kemirerek geçimlerini sağlayan ‘’kaldırım müteahhitleri’’, her halde hepimizin malûmu olmalıdır. Sizler de bilirsiniz ki aradan daha iki üç yıl geçmeden, bir de bakarsınız, cadde trotuarları sökülüyor, yeni bir beton alt yapı hazırlanıyor, üzeri bazen Çin, bazen yerli granit plakalarla kaplanıyor. Daha aradan bir kış geçmeden granitle harç tabakası birbirini bırakıyor, üzerine bastığınız taşın altından fışkıran yağmur suları pantolonunuzdan hayır bırakmıyor. Basında çıkan bu gibi şikâyetler, yeni bir kaldırım ihalesi açılmasına mesnet teşkil ediyor.
Ne var ki ‘’adama iş yaratmak’’ olayı, yeni bir olay değildir. Eskiden beri devlette sorumlu mevkide bir bürokrat olup da bir siyasîden torpil kartviziti almayan kişi düşünemiyorum. Eski torpil kartları şöyle olurdu: ‘’Hâmili kart … … Bey yakînimdir. Kendisinin bir müşkili var. Dinlemenizi ve talebinin müsbet mütalâa edilerek müzaheretinizi rica ile başarılarınızın devamını dilerim’’. Yarı Türkçe, yarı Osmanlıca bu gibi kartvizitler, eski bürokratların hiç de yabancısı değildir. Şimdi devir değişti; ricalar elektronik ortamda ve daha kısa yoldan gerçekleşiyor.
Kaldırım müteahhitlerinden bahsediyorduk. Son yıllarda bunlara bir de ‘’park müteahhitleri’’ eklendi. Her ne hikmetse doğal güzellikteki kent parklarımız, son yıllarda Fransız usulü ‘’geometrik parklar’’ hâline getirilmeye başladı.
![]() |
| Göztepe Parkı (haber.gazetevatan.com) |
Bu akımın son uygulamasına Kadıköy yakasının en güzel parklarından Göztepe Parkında tanık olduk. Göztepe Parkı, yeşil alanları, havuzu, gül bahçesi, ince kırmızı toprak yolları ile semt sâkinlerinin hava aldıkları, çocuklarını gezdirdikleri, yürüyüş yaptıkları, güneşlendikleri, banklarında oturup gazete ve kitap okudukları bir parktır. Daha doğrusu parktı. Evvelâ parktan büyük bir parçayı koparıp cami yapmaya teşebbüs ettiler. Caminin olabildiğince büyük olmasını ve yüzünün Bağdat Caddesine bakmasını istediler. Niyetlerinin yüzde 10’u İslâm’a hizmetse, yüzde 90’ı gösteriş yapmaktı. Cami için yıllanmış ağaçları sökeceksiniz diyenlere ‘’Efendim, biz bir ağaç sökersek yerine on ağaç dikeriz’’ cevabını alır, susar oturursunuz. Kadıköy Belediyesinin, Büyükşehir Belediyesine yine aynı parkın içinde ağaçsız bir yerin cami arsası olarak ayrılabileceği söylemine fazla ses çıkaramasalar bile hık mık ettiler ve olayı zamana yaymayı tercih ettiler.
![]() |
| Göztepe Parkı. Ortadan kaldırılan havuz (www.istanbul.net.tr, L.Ersin Başarır) |
Efendim, hayli zaman evvel bu güzel parkın içine İMAR girdi. İnce ve yeterli yaya yolları kaldırıldı. Sanki ordu resmigeçit yapacakmış gibi parkın içine beton yollar, geniş caddeler açıldı. Üzerleri, İstiklâl Caddesinden yabancı olmadığımız granit plakalarla kaplandı. Ne var ki dikdörtgen plakalar, kurp yapan, dönemeçli yollara uydurulamadı; zevksiz ve gelişigüzel derzler ortaya çıktı. Havuz kalktı. Bir de neye hizmet ettiği belirsiz, koskoca bir beton meydan oluşturuldu. Bilmiyoruz, belki de bu meydan cami meydanı olarak düşünülmüş olabilir. Parkın içinde, parkı ikiye bölen bir de duvar var. Köpek giremez bölge dediler; köpekler gülleri bozuyormuş. Velhâsıl, imar yapıyoruz gerekçesi ile güzelim parkın içine ediliyor.
Değerli okurlar, kenthber.com okuru olduğunuza göre her halde yazı komşum Nazmi Öner’in İran’dan kuzeye, Rusya’ya kadar uzanacak seyahatnamesini okuyorsunuzdur. Sayın yazar kent parklarına meraklıdır. Gittiği her kentte gezdiği parkların fotoğraflarını da yazısına koyar. Ne olur, samimi olalım; o yazılarda gördüğünüz parkların doğal güzelliklerini, bizim Gülhane Parkı, Ankara Kuğulu Park gibi birkaç parkımız dışındaki parklarımızda görüyor musunuz?
yerguvenc@gmail.com
sayin ergüvenc benim yorumuma yorum yaptiginiz ve olumlu da oldugu icin sahsen beni memnun ettiniz genelde yorumlarimda imla hatalarim devrik cümlerim noktayla virgülü kenara atisim vs. vardir ama kendime has anlatisimla yorumlarima yapiyorum sanirim derdimi ve duygularimi anlatiyorum bundan dolayi türkcenin gramatiginin altindan giriyor üstünden cikiyorum bundan dolayi her kim her kesimden kisilerden özür diliyorum biraz mektep medrese gördüm birazda memleketimden uzak disarda cok seneler yasamaktayida ekliyorum bahaneye gerek yoktur da diyorum size ve diger kent köse yazarlarina ve tüm yorum yapan kisilere memleketime 3000 km uzak buradan saygilarimi iletiyorum
kaldirimlardan baslamissiniz parklarda noktayi koymussunuz kaldirim deyince benim beynim atiyor bu isleri yapana yaptirana kafayi takiyor bu vergilerimizin böyle car cur düzensiz islere harcayanlara ben sasiyorum.
benim kasabamda da bir kilit tasi modasi basladi trafik le ilgili bir is yol degil iscilik bersen hic yok gibi bir sey derken kaldirimlara geci gecivermek sizin dediginiz gibi kaldirim mühendisligi islerine azicik dokunmak istiyorum ( bizim gencligimizde 70 li yilarda bos gezenlerede kaldirim mühendisi denirdi)
1-kaldirim bördürleri asiri yüksek a)bir araba bördüre parelel park etse helede alcak bir araba isede kapisini acmak mümkün degil
2-köselerde ki bordürler köselere kesismede bir araba boyundan basliyarak alcalmasi gerek tam kösede cok az bir kac santim yükesek olmasi gerek a- sakati yaslisi vs yayasi kolayca kaldirimiburadan kulanmasi gerek b- bahce evine arabali ve arabasiz kücük büyük kapi girislerinde bördürler alcalmali c- hatta bu girislere park edilmemez ayrica girslerde yangin vs. giris yeridir park adilemez uyari levhasi olmali vs. vs. dahada neler ve yanlis bilinsiz isler bu isleri kim yapar kim teslim alir nasil alir nasil yapar bir kaldirim mühendisine degil bir disipline bir ahlaka önceden birde uyulmadimi kime kime sikayetten ihtiaca var adres galiba marko pasa buyrun bulun bu zamanda bu marko pasayi bu pasa bulunmassa ne yol mühendislerimi ne kaldirim ne park mühendislerimiz hakkin yolunu bulur bende kaldirim mühendisi gencligimde idim hala bu iste devam ediyorum ne emeklilik ne bir garantim var ölene kadar bu ise devam
Sayın Yaşar Ertaş, uygar kent yollarının nasıl olması gerektiğini çok güzel özetlemiş. Kaldırımları yoldan ayıran bordür taşlarının yoldan yüksekliğinin 15 santimi geçmemesi gerekir. Bu yükseklik bizim yollarda 25-30 santimi bulur. Kaldırım mühendisleri bu uygulama için iki neden ileri sürerler: 1/ Otolar kaldırıma çıkmasın, 2/ Yol asfalt kaplamaları yenilenirken eski asfalt kazınmadan yenisi üzerine gelirken yol kotu 3-4 senede bir yükselir. Tabii ki bu gibi uygulamalar, ancak bizler gibi insanın, yaşlının önemsenmediği geri kalmış ülkelerde yapılır.