20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

TBMM Halkla İlişkiler Binası

Sinemacı, unutulmaz ‘Beynelmilel’ filmi yönetmeni, senarist, köşe yazarı, sosyalist, çilekeş politikacı, BDP’den yeni İstanbul milletvekili, velhasıl dört başı mamur yiğit, Sırrı Süreyya Önder, 9 Ekim 2011 tarihli Milliyet gazetesinde yayınlanan röportajında Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler blokundaki çalışma odası için ‘’Gittim ki F tipi, ‘tutuklanmadan burada kalmam’ dedim. Gitmiyorum odaya, Meclis bahçesindeki yeni bina bitene kadar da kullanmayacağım’’ demiş. Ne dersiniz, bu odalar gerçekten birer F tipi cezaevi hücresi gibi midir? Evet küçüktür. Ama bu odalar, protokol kabulleri yapılan makam ve odaları olarak değil, bir milletvekilinin yapacağı özel görüşmeler ve çalışmalar için yeterli görülmüş. Ne var ki milletvekillerinin seçmenleriyle buluşması, yerel heyetleri kabul etmesi, onların dertlerini dinlemesi için yetersiz kalmış.

Mevcut Halkla İlişkiler binası, Türk mimarlığının yüz aklarından biri olan Behruz Çinici’nin eseridir. Selçuk esintili ve modern bir yapı olmasına rağmen, Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister hocamızın eseri olan neo-klâsik TBMM ana binası ile de uyumludur. Süleyman Demirel, bir konuşmasında bina ve mimar hakkında, ‘’Bu karıkocayı ODTÜ’den tanırız, şimdi eleştiri yapılıyor, odalar küçükmüş deniyor. Bu mimarın yapacağı iş değil. Mimara bir program verilir, mimar onu uygular. Bu gün de benim en sevdiğim yapılardan birisidir’’ diyor. Evet, mimara ekonomik ölçüler içinde bir program verilmiş, o zamanlar 400 kişi olan milletvekilleri için minimum ebatta odalar yapılması istenmiş; hatta iki milletvekili için tek sekreter hacmi yeterli görülmüş.

Şimdi projenin yapıldığı 1978 yılına gidelim. 1978 yılı Türkiye’nin ekonomik krizle boğuştuğu yıldır. Bülent Ecevit’in başbakanlığı Demirel’den devraldığı, ‘’Biz bir enkaz devralmışız’’ dediği yıldır. Ecevit’in bir yıllık başbakanlığında alınan ekonomik önlemlerin semere vermediği yıldır. Hepimiz biliriz ki, inşaat alanları, bina maliyet faktörü ile doğru orantılıdır. Örneğin oda alanlarının yüzde 20 oranında arttırılması, inşaat maliyetinin de yüzde 20’ye yakın arttırılması demektir. Nitekim inşaat, ödeneksizlik nedeniyle 6 yılda bitirilebilmiş, 1984’te açılabilmiştir. Yine hepimiz biliriz ki mimari eserler, devletin kudreti, ülkenin müstakar ekonomik durumuyla paralellik gösterir.

TBMM ana bina projeleri 1937’de Atatürk’ün onayından geçen, onun direktifiyle ve şimdi parti grup toplantılarının yapıldığı ayrı bir ‘Senato toplantı salonu’ eklenmesiyle şekillenen bir projedir. Bu projede milletvekilleri için ayrı ayrı odalar yapılması düşünülmemiştir.

Acaba Dünya parlamentolarında her bir milletvekili için ayrı odalar bulunuyor mu? Örneğin, İngiltere’de, ‘Avam Kamarası’nda böyle bir uygulama yoktur. ABD’de, Washington’daki ‘Capitol Hill’de vardır. Capitol, 435 kişilik ‘Temsilciler Meclisi’ (Kongre) üyelerini ve 100 kişilik ‘Senato’ üyelerini barındırır. Kongre’nin 8500, Senato’nun 4800 kişi kadar personeli vardır. Bina içinde her bir üyeye yasama asistanı ve danışmanlarıyla beraber çalışabilecek boyutta hacim tahsis edilmiştir. Her bir üyenin 10 – 20 kadar yan çalışanı bulunur. Bu elemanlar, ahşap panolarla ayrılmış 1 - 2 metre karelik hacimlerde ve bilgisayarlar başında arı gibi çalışırlar. Ne var ki parlamenterler, bizim meclisimizde olduğu gibi ziyaretçi yoğunluğu yaşamazlar. İlginç olan nokta, her bir parlamenterin, çalışmasına ihtiyaç duyduğu personel maaşlarını, kendisine verilen ödenekten kendilerinin ödemesidir. Keza çay, kahve ve meşrubatı kendi ofislerinde hazırlar, elektrik, su gibi masrafları da kendileri öderler. Diğer yaşam hizmetleri ve restoranlardaki tarifeler, normal tarifelerden daha ucuz değildir.

Bize gelince. Milletvekillerimizin seçmenleriyle sıkı ilgi ve ilişkileri vardır. Her yasama yılında kendi seçim bölgelerinden gelen heyetleri kabul eder, onları ağırlarlar. Vatandaşın kendilerinden bekledikleri şefaat dileklerinin sonu gelmez. Meclis toplantıları ve özel yasama çalışmaları yanında bu gibi zorunlu ağırlamalar, torpil dilekleri, bürokratlarla ilişkiler, zamanlarının önemli bir kısmını işgal eder. Bu nedenlerledir ki, yapacakları özel konuşmalar ve ağırlamalar için ayrı sekreter ve danışman yan odaları olan, geniş ebatlı makam odalarına ihtiyaç duyarlar.

Demokrasiye geçişimizden sonra TBMM’de gelişme gösteren ‘halkla ilişkiler’ ve özel yasama çalışması işlevini, her bir milletvekilinin başkent içinde özel bürolar tutarak yerine getirmesi, pratik bir çözüm olarak düşünülmemiş ve sonuçta, milletvekillerinin kısıtlı bütçeleri ile yoğun vatandaş taleplerini karşılayamamaları, bu işlevin Meclis binası bünyesi içinde çözülmesini gerekli kılmış olmalıdır.

Bu olgular sonucunda ve ana binanın yetersiz kalmasıyla halkla ilişkiler için ayrı blok yapılması gerekmiş, 1978 – 1984 projesinin yetersiz kalmasıyla, 1997 yılında yeni bir mimari proje yarışması açılmış, mimar Semra ve Özcan Uygur’un projeleri birinci seçilmiş; ancak yine ekonomik nedenlerle proje uygulanamamıştır.

Proje, 2006 yılında tekrar yarışmaya çıkarılmış, Cem Açıkkol, Kaan Özer ve diğer altı mimarın müşterek projesi birinci seçilmiştir. Yeni binanın temeli geçen yıl, 2010’da dönemin Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından atılmıştır. Bu proje ile milletvekilleri daha geniş çalışma ve kabul alanlarına, sekreter ve danışman odaları dışında, 40’ar metrekarelik makam odalarına kavuşmuş olacaklardır. Milletvekillerimizin düzelen fiziki şartlar içinde, Amerikan parlamenterlerinin çalışma temposuna kavuşabilmelerini ve yasama çalışmalarına daha fazla ağırlık vermelerini diliyoruz.

Bu blok açıldıktan sonra, ne yazık ki şimdiki Halkla İlişkiler binası yıkılacak, yerini diğer bloklar alacaktır. Diğer bloklarda komisyon Başkanı odaları ve komisyon toplantı salonları, 500 kişilik ayrı bir toplantı salonu, ziyaretçiler için genel kabul salonları, basın toplantısı salonu, yemek salonları, başhekimlik ve tıp birimi, mescit, alışveriş merkezi ve kuaför, lostra gibi gereksinimleri karşılayan hacimler ve de açık otopark ve kapalı garaj inşa edilmiş olacaktır.

Bu inşaatın bitiminden sonra, ana meclis içinde bulunan birçok hacim boşalmış ve daha rahat çalışma olanakları sağlanmış olacaktır.

Her ülkenin kendine özel şartlarına uygun işlev ve mimariyi seçmesini doğal karşılamak gerek.


yerguvenc@gmail.com  
 

Yayın Tarihi : 12 Ekim 2011 Çarşamba 16:42:52


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Yılmaz Ergüvenç IP: 88.251.110.xxx Tarih : 19.10.2011 15:42:50

ÖZÜR. TBMM Halkla İlişkiler binasında odaların küçüklüğünü dile getirenlere karşı Mimar Behruz Çinici'yi savunan devlet adamı Süleyman Demirel değil Turgut Özal'dır. Okurlarımdan özür diliyorum.