27
Ocak
2026
Salı
ANASAYFA

Yeni İnönü Stadı

Bu yazıda olmayacak duaya Âmin diyeceğim ama olmayacağını bile bile de yazacağım. Benden günah gitsin. İstanbul’un en merkezî ve en güzel köşelerinden birine, denize nâzır Dolmabahçe’ye yan gelip yatmış İnönü Stadı’ndan bahsedeceğim. Sakın Beşiktaşlılar, BJK’lılar alınmasın. Beşiktaşlı olmasam da Beşiktaş taraftarı olan, başta eşimi ve bazı değerli dostlarımı ve diğer taraftarları kırmaya hiç niyetim yok. Benim zorum kulüple değil, sadece İstanbul’un çarpık şehirciliği ve çarpık mimarîsi ile…

Yeni statlar

Dikkat ettinizse son yıllarda inşa edilen statlar, sadece ve sadece futbol maçları için dizayn edilmiştir. Bu gibi statlarda atletizm sporunun adı yoktur. Klâsik statlarda bulunan, futbol sahasını çevreleyen, kale arkasında yarım daire çizen atletizm kulvarları artık yapılmıyor. Çünkü her şeyin para ile ölçüldüğü günümüzde, seyircisi az, dolayısıyla fazla para getirmeyen spor dalları hiç dikkate alınmıyor. Yeni statlarda atletizm kulvarlarını yapmayarak daha fazla tribün inşa edilerek daha fazla hâsılat elde ediliyor. Üstelik taraftarlar, oyunu ve oyuncuları daha yakından izleme imkânına kavuşuyor.

İnönü Stadı

İlk yapılışında hem futbol maçlarına, hem atletizm yarışmalarına, hem 19 Mayıs gösterilerine, hem de resm-i geçitlere (resm-i geçite resmî geçit diyen TV spikerlerinin kulağı çınlasın) açık bir stattı. Stat, BJK’ya geçince bir süre sonra atletizm kulvarlarının yerini tribünler aldı. Meyil kazanmak için saha kazıldı, ve saire…

Yeni İnönü Stadı (Çevresine yabancı, alelade bir proje)

Bu stat buraya niçin ve nasıl yapıldı?

Koruma bilinci gelişmemiş zihniyet, Taksim Topçu Kışlasını ortadan kaldırdı ve yerine İnönü Gezisini yaptı. Kışlanın orta avlusunda bulunan Taksim Stadı da kışla yıkılınca ortadan kalkmış oldu. Civarda yeni stadın inşa edileceği bir yer arandı. Çünkü taraftarın ayağı Taksim’e alışmıştı. Daha uzağa gitmek olmazdı. Harap durumda olan ve pislik olarak görülen, Dolmabahçe Sarayı müştemilatı has ahırları ve yanı başındaki müzeyyen tiyatro binasını yerle bir ettiler. Amaçları yeni stadı bu yıkıntılar üzerine yapmaktı.

İstanbul’un imarından sorumlu şehir plancısı ve mimar Henri Prost, yüksekten gelen bu emir karşısında hık mık etti. ‘’Şehrin en mutena yerine stat yapmak, kalabalıkları toplamak doğru olmaz ama bâri çok fazla tribün yapmayalım, azamî izleyici sayısı 25 bini geçmesin’’ dedi. O zamanın 600 bin nüfuslu İstanbul kentinin trafiği seyrekti ve yolları tıkanmazdı. Dolmabahçe çevresinde de in cin top oynuyordu. Buraya stat yapılmasının fazla mahzuru yoktu. Ne var ki Prost’un bir endişesi daha vardı. ‘’Dolmabahçe Sarayı siluetine zarar vermemesi için denize bakan cepheyi fazla yükseltmeyelim’’ dedi. Projeyi iki Türk mimarı ile (Fazıl Aysu-Şinasi Şahingiray) beraber düzenleyen İtalyan Violi de stadın deniz tarafına anıtsal bir görünüm kazandıran ve nispeten alçak bir cephe önerdi. Proje inşa edildi ve bu şekliyle yıllarca kullanıldı.

Ne var ki BJK emrine verilen statta bir süre sonra -izleyici sayısını arttırmak amacı ile- atletizm kulvarları kaldırıldı. Şimdi bununla da yetinilmiyor ve izleyici adedini çok daha fazlalaştıran yeni bir stat projesi öneriliyor.

Arkadaşlar! Bir kent bu kadar hor kullanılamaz, doğal çevre ve kentin malı olmuş değerler bu derece istismar edilemez. 15 milyonluk İstanbul’un en yoğun trafiklerinden birinin geçtiği bir cadde üzerine ve de Dolmabahçe Sarayı siluetini ve kent peyzajını dikkate almayan kazulet bir yapı oturtulamaz. Bu günün Dolmabahçe’si bu yükü kaldıramaz.

Peki, BJK statsız mı kalsın?

Ne münasebet efendim? Niçin Galatasaray’a yaptığınız kıyağı Beşiktaş’a yapmıyorsunuz? Beşiktaş için de kent yerleşiminin yanı başında ve metronun ulaşabileceği bir yer seçip aynı parayla yepyeni ve modern bir stat yapabilirsiniz.

İnönü Stadını da eski haline getirir, ilâve tribünleri kaldırır, atletizm pistlerini yeniden yaparsınız. Kulvarları atletizm çalışmalarına ve yarışmalarına, futbol sahasını 2. Lig takımlarına ve tribünlü sahaları bulunmayan amatör takımlara açarsınız. Aynı zamanda konser alanı olarak da kullanabilirsiniz. Stat içinde bir de spor okulu kurabilirsiniz.

Boşuna konuştuğumun farkındasınız, değil mi?

Evet, boşuna konuşuyorum. Çünkü İstanbul’a bilinçli bir nâzım plan yapmak üzere Dünya çapında şehircilik uzmanlarını çağıracak, planı halkoyuna sunacak ve bu planı hiç kimsenin bozmasına izin vermeyecek ve de üst makamların plan dışı isteklerine taviz vermeyecek bir belediyemiz yok.

Peki, ne var? Kentin yeşil alanlarını ve orman bölgelerini mevzii imar planlarıyla iskâna açan, yeni rant kapılarına göz yuman (Maslak örneği), kentsel dönüşüm adı altında fakir-fukarayı meskenlerinden kovan ve bölgeyi dönemin muteber ve paralı insanlarına peşkeş çeken, bunları yaparken kamuoyuna kulaklarını tıkayan (Sulukule ve Tarlabaşı örnekleri) bir belediyemiz var.

Bu arada stat projesinin tevsiine, kentin dengelerini ve estetik değerlerini hesaba katmadan, mimari ve şehircilik ilkeleri ile değil, çeşitli baskı ve etkenlerle onay veren bir belediyemiz var.

Daha ne söyleyeyim?


yerguvenc@gmail.com

Yayın Tarihi : 12 Mart 2013 Salı 11:36:59
Güncelleme :12 Mart 2013 Salı 11:47:49


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Teoman Törün IP: 88.240.32.xxx Tarih : 15.03.2013 14:58:15

Hem öyle boş konuşma ki yorum köşesinde tık çıkmıyor!. Millet hamaset peşinde... Kim takar İstanbulun can damarlarından birinin tıkanmasını, tarihî mimarlık eserlerinin siluetinin, kent peyzajının içine edilmesini, maçlarda, sportif gösterileri sırasında, Dünya hakimesi kentin göbeğinde, Dünya incisi Boğazın yanı başında vahşet dalgalanmalarının yaşanmasını!.. Ben doğuştan Beşiktaşlıyım, bunlara içim sızlıyor ama çi fayda?!.


yasar ertas IP: 5.61.150.xxx Tarih : 14.03.2013 20:39:35

tesekkürler yazinizi okudum gayet güzel buldum  ve haklisiniz aynende yazdiginiz gibi herkez bunu biliyor her kisi bu böyle olmali diyor bu dogrudur diyor gel gelelim olmuyor olmuyor yapanlar yaptiktan sonra olmadi bu diyor görenler olmadi bu diyor siyasetciler olmadi bu diyor imza atanlar sorumlular olmadi bu diyor anlayamadim gitti neden bizde yaptiktan sonra olmadi deniliyor hepimiz dogru olan   noktada birlesiyoruz olmadi bu olmadiiiii simdi hükümetin basinda olan veya isin sorumlusu olan kisilere bir bakalim onlarda bir iste aglanirlar olmadi olmaz böyle  derler yav simdi ben sorayim o kisilere isi basindasiniz sorumlu sizsiniz sen bunun olmadigini olmuyacagini bilirsiniz neden aglanir isinizi takip etmessiniz hadi önceden türkün akli ya kacarken ya tuvalette bilmem ne yaparken gelirmis ya biz bunudami kaybettik ne oluyor bize  bunu biraktik aman sende bos ver para para ne demis para da para napolyon demis ama her yol romayada cikar demis biz herseyi plani prensibi karmakarsik yaptik her yol bina yaptikca yaptik hic bir yere cikamaz olduk parayi götürenlerde yav bende cikamiyorum nerde yanlis yaptik diyorlar param var arabam var ama park edecek park yerleri yok ay böyle paraya demeye basladilar ben bunu adim gibi biliyor kulaklarimi bu kisiler cinlatiyor