20
Mart
2026
Cuma
SPOR

GEÇİNİZ

Galatasaray; Ali Sami Yen’de herhangi bir Anadolu takımından yediği pozisyondan fazlasını yemedi Kadıköy’de, öte yandan Fenerbahçe de herhangi bir maçına göre daha fazla pozisyon üretemedi. 

Peki, bu açıdan baktığımız zaman Pazar akşamki skor gerçekten şaşırtıcı mıydı?

Şahsen ne maçtan önceki Galatasaray’a rahat kazanır diyen, ne de maçtan sonra Fenerbahçe’ye methiyeler düzen “muktedir” yorumcuların söylediklerini asla ciddiye almadım, almıyorum. 

Bir Fenerbahçeli olarak, skor gururumu okşasa da ne yazık ki gerçeklerden kaçmak, istikrar adı altında, bu takımı meçhule götürenlerin ekmeğine yağ sürmektir. Bu zamana kadar Aragones’in yapmaya çalıştıklarını, yeni bir sistemin doğum sancıları olarak aldığım için Arsenal hezimeti dâhil, anlayışla karşıladım. 

Birisi bana Pazar günü takımın oynadığı futbolun Zico’nun Fenerbahçe’sinden farklı olduğunu söyleyebilir mi? 

Aragones, böyle pısırık ve korkak bir futbol oynatacaksa, Zico neden gönderildi?
 
Galatasaray hücum varyasyonları olarak şu an ligin en iyi takımı. Ama geçmişini inkâr edercesine, orta sahada dirençsiz adamlarla oynadılar. 

Fenerbahçe; bir küçük takım taktiğiyle, şansı da yaver gittiği için (malum Saraçoğlu Sendromu!?) bu maçı kazandı. 

Galatasaray cephesinde sağlam bir Mehmet Topal bile tek başına maçı çevirebilirdi. 


Uzun lafın kısası, bu maç kesinlikle lig için bir ölçü olamaz. Aynen Benfica ve Arsenal maçlarının olmayacağı gibi. Ama her şeye rağmen bu iki takımın ligin ilk iki sırasını yine kimseye kaptırmayacağını düşüyorum,buna ligimiz açısından üzülür müyüz sevinir miyiz, bilmesem de...

Biraz da, özel iki futbolcudan bahsedelim: Arda ve Gökhan’dan.

Arda, yetenek olarak değil Türkiye’de, dünya futbolunda üst sıralara yarışacak bir isim. 

Önünde iki yol var; biri Hasan Şaş’ın yolu, öteki de Tugay Kerimoğlu’nun. Hangisine sapacağına kendisi karar verecek. Çok iyi niyetli olduğu belli ama sinirlerini kontrol etmeyi öğrenemezse, futbol dünyasında geldiği hızla silinir. 

Gökhan’ın ise, mevki olarak çok büyük bir avantajı var. Şu an dünyanın önde gelen takımlarında "ilk 11'de" oynayacak tek Türk, kendisi.

Gökhan'ın görünen dezavantajı ise dünya görüşü olabilir. Konuşmalarından anladığımız kadarıyla sosyal yönünü biraz geliştirmesi lazım.


Saygılarımla
Kerem ÇETİNKAYA

Yayın Tarihi : 11 Kasım 2008 Salı 11:27:05
Güncelleme :11 Kasım 2008 Salı 15:41:07


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?