22
Mayıs
2024
Çarşamba
YAŞAM

Tapu mağdurlarına umut verdi

Kepez Belediye Başkanı Erdal Öner, mali hazinenin açmış olduğu tapu iptali davalarından dolayı mağdur duruma düşen Erenköy Mahallesi sakinlerini makamında kabul ederek, sorunlarını dinledi ve yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.

Ellerinde 30-35 yıllık tapuları olduğunu ve hazinenin açmış olduğu tapu iptali davası sonucu birkaç mahalle sakininin tapusunun iptal olduğunu belirten Erenköy Mahallesi sakinleri, içinde oldukları mağduriyetin giderilmesi için Kepez Belediye Başkanı Erdal Öner'den destek istedi. Verilen tapu haklarının iptal olmaması için gerekirse Ankara'ya kadar gideceklerini belirten mahalle sakinleri, Erdal Öner'in konuyla ilgili yapacağı çalışmalarda sonuna kadar arkasında olduklarını da ifade etti.

Kepez'de yaşanılan en büyük sorunlardan bir tanesinin tapu iptal davaları, bir diğerinin de vakıf arsaları sorunun olduğunu belirten Kepez Belediye Başkanı Erdal Öner, şunları söyledi:

"Kepez'in sorunlarını çözmek, vatandaşlarımıza hizmetin en iyisini ve güzelini verebilmek için bu göreve geldik. Bu düşüncelerle hareket ediyor ve çalışmalar yapıyoruz. Kepez bölgesinde yaşanan sorunların başında tapu sorunu ve vakıf arazileri sorunu gelmektedir. Kepez Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde vakıf arazileri sorununu çözüme kavuşturmuş bulunmaktayız. Diğer bir büyük sorunda mali hazinenin vatandaşlarımıza açmış oldukları tapu iptali davalarıdır. Bunu da çözüme kavuşturmak için elimizden gayreti gösteriyoruz. Fakat bu konudaki sıkıntımız sorunun çözüm mercii biz değiliz. Bu demek değildir ki; çözümü için çalışmayacağız. Tam aksine dört elle çalışıyoruz. Konu hakkındaki sıkıntıları ve çözüm önerilerimizi geçtiğimiz günlerde Antalya'ya gelen Maliye Bakanımız Sayın Kemal Unakıtan'a ilettim. Daha sonra bizzat kendim Ankara'ya giderek, orada konu ile ilgili bakanlarımıza ve makamlara sorununuzu aktardım. Tapu iptali davalarının tek çözümü Ankara'dadır. Biz çalışmalarımızla Ankara'yı tapu iptali davasından vazgeçmesi için gerekli dinamiği yakalamaya, anlatmaya çalışıyoruz. Bu düşüncelerle mali hazine tarafından açılan tapu iptali davalarının geri çekilerek, Kepezli vatandaşlarımız için hayati değer taşıyan tapu sorunun çözümlenmesi için çalışmalarımızı sonuna kadar büyük bir kararlılıkla sürdüreceğiz."

.
Yayın Tarihi : 13 Aralık 2005 Salı 16:43:08


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ahmet çokbilen IP: 85.110.63.xxx Tarih : 7.09.2008 13:44:58

Köktepe Türkiye’ye karşı (Başvuru no: 35785/03) Strazburg, 22.07.2008 Sicil Memuru Basın Duyurusu YARGI DAİRESİ Strazburg, 12.07.2008 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bugün Köktepe-Türkiye davası ile ilgili kararını yazılı olarak açıkladı. (Başvuru no: 35785/03) Mahkeme beşe iki oyla olayda müracaat sahibine ait alanın kamu alanı sayılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1.maddenin 1nci fıkrasının ihlali olduğuna karar verdi. Mahkeme Sözleşmenin 41. maddesinin uygulanması konusu hakkında bir karara varılmaya hazır olunmadığını belirtti. (Kararın yalnızca Fransızcası mevcuttur.) 1.Temel Olgular Halil İbrahim Köktepe 1955’te doğmuş ve Çanakkale (Türkiye) ‘de yaşayan bir Türk vatandaşıdır. 1953’te Hazine, Çanakkale’de bir bölüm kamu arsasını özel kişiye satmıştır. 26 Temmuz 1993’te müracaat sahibi Arazi Kayıtları Genel Müdürlüğünce çıkarılan belge ile araziyi üstüne tahsis etmiştir. Bu arada Ağustos 1990’da Orman Komisyonu kamu orman alanını belirlemiştir ve söz konusu arazinin bir bölümün de bu sınırların içinde yer aldığı açıklanmıştır. 17 Ağustos 1996’da müracaat sahibi Çanakkale Bölge Mahkemesine kamu orman alanının yeniden sınırlandırılması konusunda yargı denetimine başvurdu. Nisan 1998’de yayınlanan uzman raporu söz konusu arazinin kamu orman alanı içinde bulunmadığını göstermektedir. Haziran 2000’de başka bir grup uzman tarafından hazırlanan yeni rapor söz konusu arazinin bir kısmının kamu orman alanı içinde bulunduğu sonucuna varmıştır. Bölge Mahkemesinin 16 Kasım 2000’deki kararında Bölge Mahkemesi diğer benzer davalarda alınan kararlar ve ikinci rapordaki bulgular ışığında müracaat sahibini başvurusunu iptal etti. Temyiz Mahkemesine yapılan itiraz ve mahkeme kararını düzeltme için yapılan başvuru talebi de iptal edildi. Müracaat sahibi, Aralık 2005’te kendisine verilen bir yıl üç aylık hapis cezasının ertelendiğine dair iki kez tebligat almıştır. Bu tebligatların ilki izin almaksızın arazinin temizlenmesi ile ilgiliyken ikincisi de bu temizlenmiş arazinin üzerinde buğday üretiminin yapılması ile ilgidir. Ayrıca, Eylül 2007’de Orman Bakanlığı, müracaat sahibinin söz konusu olan araziyle ilgili ve işbu arazinin Hazine mülkü olarak kaydedilmesi ile ilgili olan davasının iptali üzerine harekete geçme kararı almıştır. Bakanlığın geçersiz yasalarla ilgili talebini göz önüne alarak, Türk mahkemeleri arazinin üçüncü bir kişiye devredilmesini önlemek amacıyla Arazi Kayıtları’nı düzenlemiştir. Konu ile ilgili işlemler halen beklemektedir. 2.Prosedür ve Mahkemenin Hazırlanması Başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 17 Ekim 2003 tarihinde yapıldı. Halka açık oturum 22 Nisan 2008’de Strasburg’da İnsan Hakları Binasında gerçekleştirildi. Karar aşağıda adı gecen yedi yargıçtan oluşan komitece verilmiştir: Françoise Tulkens (Belçikalı), Başkan Anotella Mularoni (San Marinalı) Vladimiro Zagrebelsky (Italyalı) Danute Jociene (Litvanyalı) Dragoljub Popovic (Sırp) Ireneu Cabral Barreto (Portekizli) Rıza Türkmen (Türk) 3. Kararın Özeti Şikâyetler 1. maddenin 1. fıkrasına (mülkiyetin korunması) dayanarak müracaat sahibi kendi arazisinin karşılığında her hangi bir ödeme yapılmadan kamu orman alanı ilan edilmesinden şikâyetçidir. Mahkeme Kararı Madde 1 Fıkra 1 Mahkeme, ilgili makamların tartışmalı arazinin kamu ormanı olduğu yönünde adli karara vardığını göz önünde bulundurmuştur. Müracaat sahibinin malının elinden alınmaya çalışılması kamu çıkarları adına doğal ve orman alanının korunması sebebiyledir. Mahkemenin görüşüne göre çevrenin korunmasıyla ilgili endişeler ki özellikle bu konu hakkında bir mevzuat mevcut ise, ekonomik zorunluluklardan ve hatta bir takım temel haklardan (mülkiyet hakkı gibi) sonra gelemez. Mahkeme, müracaat sahibinin tartışmasız olarak zamanında da tarım arazisi olarak tasnif edilmiş olan tartışmalı araziyi edinirken, herhangi bir itimatsızlıkta bulunduğuna dair kanıt olmadığını not etmiştir. Ayrıca Mahkeme şuna da işaret etmektedir ki, Köktepe’nin elinde geçerli bir mal senedi mevcuttur. Ayrıca, Müracaat sahibi tarım arazisini satın aldığı ve mal senedi olduğu halde, toprağı işleme, biçme ve arazi üzerinde herhangi bir işlem yapabilmesi olanaksızdır. Bu sebeple araziyi kullanma olasılığı yoktur. Sonuç olarak arazinin kamu orman alanı olarak tasnif edilmesi müracaat sahibini mülkiyet hakkından doğan varlıklarından mahrum etmektedir. Mahkeme, özellikle, sınırlandırmanın sabit doğası, durumun çözümü için dâhili bir kanuni çözüm olmadığını, müracaat sahibinin mülkiyet hakkından tam olarak faydalanabilmesinin zayıflatıldığını ve zarar tazminin olmadığını belirtmiştir. Dolayısı ile Mahkeme, müracaat sahibinin genel çıkarların gereksinimleri ve mallarından barış içinde faydalanabilme hakkının korunması arasında adil dengeyi bozan bireysel ve ölçüsüz bir yüke tahammül etmekte olduğunu göz önünde bulundurmaktadır. Ayrıca Türk Hükümeti zarar tazmininin noksanlığını haklı çıkarabilmek için kabul edilebilir şartları delil olarak iktibas edememiştir. Bu sebepten dolayı, Madde 1, Protokol no.1 ihlali gerçekleşmiştir. Yargıç Cabral Baretto ve Türmen muhalif görüşlerini beyan etmişlerdir. Görüşler karara eklenmiştir. Mahkeme kararına şu internet sitesinden ulaşılabilir. (http://www.echr.coe.int) Basın İrtibatları Adrien Meyer (tel: 00 33 (0)3 88 41 33 37) Tracey Turner-Tretz (tel: 00 33 (0)3 88 41 35 30) Sania Ivedi (tel:00 33 (0) 90 21 59 45) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 1959’da 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi üzerine çıkan anlaşmazlığı aşmak üzere Avrupa Konseyi Üye Devletleri tarafından Strasburg’da kuruldu.