Sevgili Nilgün Mircevi arkadaşımın yazısını okurken bir baktım etrafım ilham perileriyle doldu taştı. Ben de aldım elime kağıdı kalemi, içimden sel olup çağlayan kelimeleri yazmaya başladım.
Nilgüncüğüm evlilik başlığı altında atasözlerinin de yardımıyla, erkeklerin çok eşlilik konusundaki, kendilerini haklı çıkarmalarını bir güzel anlatmış bizlere. Ben de yine o sevgili sözlerden yola çıkarak erkeklerin yine kendilerini haklı çıkardıkları başka bir konuya değineceğim..
Arkadaşımın bahsettiği o üstün zeka sahibi, kurnaz tilki misali atalarımız, kadına olan şiddeti de bir güzel kılıfına uyduruvermişler. Günümüz de her platform da ateşli tartışmalara konu olan bu kadına şiddet olayı, atalarımız tarafından çok normal ve hatta olması gereken bir şeymiş gibi, ileriki nesillere gururla söylenecek sözler olarak tarihe geçirilmiş.
Neymiş bunlar? Mesela benim ilk duyduğum da çok komik bulduğum ama düşününce aslında komik değil ne kadar dramatik olduğunun farkına vardığım “kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” sözü var. Kim bilir bu söz kaç kadınımızın kulağın da çın çın çınlamıştır?
Ayrıca “dayak cennetten çıkmadır” veya “kocanın vurduğu yerde gül biter” gibi dahiyane kelimelerle aslında dayağın hiç te korkulacak bir şey olmadığını aksine bir taraflarımızın renklenmesini ve güllenmesini istiyorsak, zaman zaman kendimizi dövdürmemizi bize salık veren güzelim atalarımızın güzelim sözleri de var.
Bu sözler at sırtında koşturup, obalar da yaşayan atalarımıza ait olabilir. Ama bir tarihi kültür değildir ki nesilden nesile geçerek günümüze kadar gelsin. Özellikle kadını böylesine aşağılıyorsa nasıl bir tarihi kültür olabilir sorarım size? Bizim kültürümüzü bunlarla nasıl bağdaştırabilirler anlayamıyorum. Bir de bunlara sahip çıkıyorlar, çok enteresan. AB’ye girme çalışmaları halen daha son sürat devam ederken, maço zihniyetten ne zaman kurtulacağız merak ediyorum doğrusu.
Kadını hor gören ve ikinci plana iten bu sözler Türk Dil Kurumu üst düzey yetkililerinin de dikkatini çekmiş olmalı ki, bunların sözlükten çıkarılmasına yönelik bir karar aşamasına gelmişler. Bu karar ne kadar uygulandı veya uygulanır mı bilemem ama hatırladığım kadarıyla televizyon da bir haber programın da, göz ucuyla baktığım ve hafiften kulak misafiri olduğum bir röportaj da, bir bakanımız böyle bir şeyin yanlış olduğunu, tarihi mirasların !!! önümüzdeki nesile aktarılması gerektiğini ve bu karara karşı olduğunu hararetli bir biçim de anlatıyordu. Niye yaa? Neden? Bizim tarihi mirasımız argo içeren, kadını iten, erkeği yücelten birkaç sözden mi ibaret? Siz önce somut olarak gerçek tarih sayılan tarihi eserlerin müzelerden çalınmasına engel olun. Siz önce bizim tarihimize ait olduğu halde, çalınarak yurtdışında sergilenen eserlere sahip çıkın. Gücünüzü kullanarak onları ait oldukları topraklara, ait oldukları insanların yanına getirtin. Siz önce televizyonlarda boy boy paparazzi programları yerine tarih konulu belgeseller, diziler hatta ve hatta yarışmalar yayınlanması konusun da ön ayak olun.Siz önce Türkiye deki tarihi müze, saray ve cami gibi yerlerin giriş ücretlerin de indirim yapın. Siz önce çocukları tarihle tanıştıran ilk adımın, tarih öğretmelerinin gerçekten tarihi ne kadar bildiklerini bir sınayın. Siz önce bunları yapın da sonra hoşunuza giden unsurları içeren atasözlerini, bunlar bizim geçmişimizdir diyerek savunusunu yapın.
Bu karara aslında sadece sevgili bakanımızdan değil, medya dünyasından ve geneli erkek olan birçok köşe yazarı arkadaşımızdan da tepki geldi. Böylesi bir kararın ne kadar gereksiz, ne kadar saçma ve tamamen bir işgüzarlık eseri olduğunu savunup durdular.
Türk Dil Kurumu böyle bir sansürlemeye gidip, Türk dilini temizleyemezmiş. Hatta ve hatta güçleri yetiyorsa birçok ebedi ve tarihi eseri de sansürlemeleri gerekiyormuş. Eski eserler deki argo içeren kelimeleri veya kadına karşı küçük düşürücü sözleri, şu an küfür olarak adlandırılan ama eskiden bir anlam içeren kelimeleri literatürden çıkarmaları, hatta bu kelimelerin bulunduğu el yazmalarında ki ilgili satırları da kazımaları gerekiyormuş.
Bu nedir arkadaşlar yaa? Niye lafı olmayacak bir yerinizden anlıyorsunuz? Yapılmak istenen ne, sizin anladığınız ne? Siz bence en iyisi bu konu hakkında oturun etraflıca bir düşünün.Düşündük demeyin etraflıca düşünün çünkü sanırım buna ihtiyacınız var. Önce anlayın sonra yorum yapın. Allah bilir siz yakın bir zaman da bereket tanrısı için de “aa ne kadar ayıp, böyle bir tarihi eser olamaz” diyip zat-ı muhteremin dünyaca ünlü uzvunu da kestirirsiniz. Yaparsınız siz hatta yaptırırsınız. Sizin gibi zihniyetlerden her şey beklenir ne diyeyim..:)
Yayın Tarihi :
15 Ağustos 2006 Salı 13:01:17
Güncelleme :17 Ağustos 2006 Perşembe 17:50:03
Yorumlarınız
erdal geyikçi IP: 85.98.57.xxx Tarih : 22.08.2006 11:16:41
merhaba arzu hanım.ben kırıkkalede köçeklik yapan erdal geyikçi.ilk defa sizin köşenizi okuyorum.gerçi fazla okumasını seven biride değilim açıkcası. ilk okulu 8 yılda zor bitirdim.neyse. atalarımızın söylediği sözlerin çoğunluğunun içinde insanların yanlış anldıdığı sözler var.mesela babamdan yola çıkalım.3 evli fazlasıda var belki.oda babasının yolunda gidiyor herhalde dedemde 7 kere evlenmiş.bana gelince 35 yaşındayım bekarım.keşke atalarımızın.yaşadığı zamanda olsaydımda bende 7 kere evlenseydim.şimdi ise zamane gençliği işte ğeçmişini bilmeyenin geleceğide olmaz.geçmişini unutmuş bir gençlik var.ülkemizde.babamın neden çok evlilik yaptığına bakıyorum.her evliliğini severek kaçırmış misali.hiç düğünü olmamış.düğündede,nikahtada keramet var derler.doğruymuş demekki ata sözleri.babam aslında mutlu olacagı birisini arıyor.babamdamı hata kadınlarındamı.ben içindeyim.yanlış babamda değil.günümüzde örf ve edetlerimiz.sanki yok oluyor.yaşatan yerlerde var tabi anadoluda yaşatılıyor.ben bu yaşımaca 4000 yakın düğüne gittim.neyin var diyecek olursan kokoca bir hiç.şimdiki gençlik ise bir şeyler istiyor.mutluluk değil ama.avrupa diye tutturduk avrupaya uyduk.avrupa bizim kültürümüzü araştırırken bize kendi kültürünü aşılıyor.unutmayalım avrupa bizim kültürümüzle ve felsefemizle bize akıl veriyor.akıllılar,aklını kullanamaz.akılsızlarda,akıllıların,aklını kullanır.bizim akıllanma zamanımız geldide geçiyor.gençliğe iyi örnek olacak insanlara ihtiyaç olduğuna inanıyorum.(biz birilerini düşünürken.birgün bizi düşünecek.birilerini bulamaya biliriz.)saygılarımla erdal geyikçi-köçek
yüksel gider IP: 85.101.242.xxx Tarih : 22.08.2006 22:03:20
Arzu Hanım yazınızı okudum. Güzel açıklamalarda bulunmuşsunuz. Fakat cahil bırakılan bir halkın yapacağı öyle olur. İslamı bilmeyen kişiler onları yaparlar. Kendini yetiştiremeyen kişiler onları yaparlar. İslam'ın kadına verdiği değeri mutlaka biliyorsunuzdur. Burada suçlanacak halk, insanlar değil, o sözleri örf adet olarak yıllardır insanların kullanmalarına müsade eden köhnemiş sistemde aramalıyız. İslamda bereket var da, çok tanrı olayı yoktur. Bunu da bilirsiniz. Edepsiz olan heykel ise dediğiniz işlem yapılmalıdır. Gelecek gençliğe çıplaklık kültürü mü bırakmalıyız? Yazı yazıyorum diye yazı yazılacaksa, ben her gün bir üretmasyon yazı yazarım. Yazı topluma bir şeyler vermeli. Erdem Yücel Bey'in yazılarına bir göz atmanızı isterim. Saygılar sunarım. Yüksel Gider