POLONYA YAHUDİLERİNİN SONU:
Polonya istilâsının başlamasından üç hafta sonra Reinhardt Heydrich, bu ülkedeki “Yahudi Sorununun Kesin Çözümü” (Endlösung) için ilk işareti verdi; tüm taşra kasabaları ve kırsal yörelerdeki Yahudilerin, Varşova, Lublin, Krakov, Kovno gibi büyük kentlerin Gestapo gözetimindeki teneke mahallelerinde toplaşmalarını emretti. Sadece Varşova’da zaten 145.000 Yahudi’nin zar zor sığdığı gettoya 450.000 kişilik yeni nüfuz sıkış tepiş yerleştirilmiş; bunlar Âri halktan tuğla duvarlarla ayrılmıştı. Getto sakinlerinin imhası iki evrede gerçekleştirilecekti. İlk evrede Yahudiler ticaret yaşamından engellenip açlığa mahkûm edilecekti. İkinci evrede, geride kalmış dirençli gruba fizik infaz uygulanacaktı.
Hesap doğru yapılmıştı. Açlık ve hastalıklar dışarıdan gelen dayanıksız orta sınıf’ı adamakıllı temizlemiş; 1941 başlarında nüfus %30 azalmıştı. Patates ve ikame yağdan ibaret gündelik besin tayını, kişi başına 800 kaloriyi geçmiyordu. Canına yetip besin kaçakçılığı yapanlara reva görülen cezalar evlerinin ateşe verilmesi gibi çok ağır olmasına rağmen, genellikle küçük çocuklar getto duvarlarının altlarındaki tünellerden kaçıp dilencilik yaparlar; fakat çok sefilâne sadakalarla geri dönerlerdi. Sokaklarda kadavraya benzer yaratıklar dolaşıyor; bunların çoğu oldukları yere yığılıp kalıyorlardı. Sokaklar her Tanrının günü sokaklar yeni ölülerle doluyordu. Gözleri açlıktan dönmüş başka insanların bunları yediği zamanlar da oldu.
Yahudi imhasının mimarı Heydrich, Eylûl.1941’de, Bohemya ve Moravya Protektorasına (Yahudi temizliğinde Hitlerce yeterli etkinlikte görülmeyen Konstantin von Neurath yerine) Vali atanmıştı. Prague’daki yeni ikametgâhından Yahudi imha operasyonlarını da daha yakından izliyordu.
![]() |
| Mordechai C.Rumkowski |
Naziler, tümden imha planını başarıya götürebilmek için dikkatli davranıyorlar; bunu açıkça yapmıyor; hatta ayak takımından olan Yahudileri insan gücü olarak kullanma ferasetini gösteriyorlardı. Pek çok Yahudi’yi silah, kırbaç, coplarla donanımlı polis olarak (getto sokaklarında) istihdam etmişlerdi. Bu polislerin çoğu da ihanetleri bedeli Yahudiler tarafından gizlice öldürüldüler. Önemli gettolarda Yahudi Meclisleri (Judenrat) kurduruluyor; bunların başlarına Nazilere kukla olarak hizmet edecek başkanlar (Judenaelteste) getirtiyorlardı. Bunlar aracılığı ile direktifler çıkartılır ve kurbanların tek tek tasfiyesi yoluna gidilirdi. Nazileri yumuşatmaya çalışan fakat sonunda intihar etmekten başka çıkar yol bulamayan Dr. Adam Czerniakov ve Dr. Khaim Rumkowski gibi cemaat başkanlar çıkmıştı. Zaten, Nazilerle işbirliği sonucunun toptan imhaya gideceğini, kendilerinin de fazla bir çıkar sağlamayacaklarını da fark ediyorlardı. Örneğin, Lodz Judenrat’ının başkanı Dr.Mordechai Chaim Rukowski’ye SS tarafından vergi yükleme, para basma, posta pulları çıkarma gibi olaganüstü yetkiler verilmişti. Ancak, 1944 Ağustosunda, Rusların karşı taarruzu başladığında SS’ler Lodz gettosunu terk ederken onu da ailesi ile birlikte Auschwiz toplama kampına yolladılar. Kendi kaderi ile baş başa bıraktılar.
1941 ve 42 yıllarının dehşet dolu ve umutsuz günlerinde Yahudilerin toplumsal psikolojisinde çok şaşırtıcı bir değişiklik oldu. Korku ve onulmaz ızdırap âdeta kanıksanmış; yaşamın bir parçası haline gelmesi doğal bulunmaya başlamıştı. Yahudilerdeki Savaş öncesi intihar oranı % 65 azalmıştı. İskeletlerden farkı olmayan bu insanlar kendilerini büyük bir iştiyakla sanatsal etkinliklere vermişlerdi. Nazi denetimine ve yasaklarına karşın, gettolarda konserler, konferanslar, tiyatro oyunları, kaynak bulunabildiği kadar bilgi alış verişi ve konferanslar yaşanan felâkete karşı uyuşturucu etkisi yapıyordu.
Bu psikolojik direnme mekanizması Nazilerce de fark edildi. . Polonya’daki savaş öncesi Yahudi sayısı 3.200.000 civarında idi. Açlık, , hastalıklar yanında Polonya’nın eski Rus egemenliği altındaki topraklarında Einsatzgruppen katliamlarından kitleler halinde Doğuya kaçışlara rağmen hâlâ 2 milyonluk bir Yahudi varlığı söz konusu idi. Bunların imhasının hızlandırılmasının gerektiğini düşünen Himmler ve Heydrich bu misyonu,1942 baharında Lublin İlinde SS Şefliği yapan Odilo Globocnik adında Hırvat asıllı Avusturyalıya verdiler. Bu ayyaş fanatik görevini tam bir sadik şevkle yapıyordu. Derhal, Maidan-Tataraski banliyösünde “Maidanek”, Orta Polonyada Chelmo, Treblinka, Belzec, Sobibor imha merkezleri kuruldu. Nisanda, Lublin, Lodz,Vilna ve bazı tarihî kentlerden yüz binlerce Yahudi’nin toplanıp günlük 6.000-10.000’lik gruplar halinde ölüm kamplarına nakli işlemine başlandı.
İmha tekniğini bizzat Hitler bulmuştu. I.Dünya Savaşı sırasında, gaz saldırısı ile karşılaşmış ve bunun acısını çekmişti. Gazı Yahudilere de tattırmağa niyetli idi. “Acısız Ölüm” uzmanlarından Philip Bouhler’i, Globocnik’le birlikte “gaz odaları” inşa etmek üzere Polonya’ya gönderdi. Çatışmalar sırasında ele geçen basit furgonları ve Rus tanklarının egzost borularından gaz verme düzenekli kompartımanlar oluşturuldu; 1942’nin ilk aylarında on binlerce Yahudi ağır sistemde oksijensiz bırakılarak boğuldu.
![]() |
| Heydrich’in Prague’da suikasda uğradığı araba |
Bu arada, Heydrich 27.Mayıs.1942’de, İngilizlerce eğitilmiş Çek direniş partizanları tarafından suikasta uğradı ve bel kemiğinden ağır yaralandı. Bir hafta azap içinde kıvranan sadik Vali 4.Haziranda yaşamını yitirecektir. Bunun üzerine, “Reinhardt Aksiyonu” ya da “Operasyon Heydrich” denilen proje kapsamında Polonya Yahudilerinin imhası 1942 yazında doruğuna varmıştır. Yük trenleri ile büyük güvenlik önlemleri içinde yapılan kurban nakillerinin planı ve toplama yerleri sürekli yeni düzenlemelere bağlanıyordu. Direnç imkânları yaratılmaması ve karşı önlemler alınmaması, kargaşa çıkmaması için sevkiyatın ölüme yolculuk olduğu kurbanlara belli edilmiyordu. Sevkiyat hazırlığı başladığında Yahudilerin umutları besleniyor; kendilerine yeni gidecekleri söylenen getto’nun güzel fotoğrafları gösteriliyor; yolculuğun da onlar için olabildiğince sıkıntısız geçmesine itina ediliyordu. Çünkü başlangıçta sert direnmeler olmuş; Yahudiler yer değiştirmeye karşı koymuşlar; çıkan kargaşa sırasında 300.000’i kaçmayı başarmıştı. Artık oyalanma lüksüne tahammül kalmamıştı.
310.000’i Varşova’dan olmak üzere yarım milyonluk Polonya Yahudi’sinin, gizli infazların zaten 1940 Aralığından beri başladığı ölüm kamplarına dağıtımı Haziran ve Temmuz aylarında tamamlandı. Bunların üçte ikisi Treblinka’ya, gerisi Maidanek, Belzec, Sobibor, Ghelmo ve Auschwitz kamplarına verilmişti. Ekim.1942 itibarı ile alçak duvarlı Varşova Getto’sunun tümüyle boşaldığı sanılıyordu. Üçte ikisi Treblinka’da olmak üzere, günde 7.000 civarında gaz vererek itlâf “Endlösung”a (kesin çözüm’e) yeterli olmayınca 1942 Eylûl’ünde SS’ler Rus tarzı mezar çukuru yanında enseden vurarak infaz’a başvurdular. 1942 sonunda kamplara yerleştirilen Polonya Yahudi’si sayısı 1.24.000’e varmıştı. Ve trenlere bindirilen Yahudiler artık ölüme gittiklerinin ayrımına varmışlardı.
![]() |
| Treblinka Kampına gitmek üzere Siedlce İstasyonundan Yük Trenlerine bindirilen Yahudiler. 22.Ağustos.1942’de Avusturyalı asker Hubert Pfoch tarafından çekilmiş fotograf. |
Ocak.1943’da Varşova’yı ziyaret eden Himmler kent’in gettosunda hâlâ 60.000 Yahudi’nin yaşadığını öğrendi; tamamının derhal kamplara sevk emrini verdi. Fakat bu iş artık beklendiği gibi kolay olmayacaktı. Getto’daki Yahudiler bu nihaî tasfiye harekâtına, gerçekten kahramanca bir direnme gösterdiler. Direnmeyi kırma görevini üstlenen SS ve Jandarma generali Jürgen Stroop, o zamana kadar 300.000 kişi çıkarılıp nüfusu azaltıldığı için girilmesi kolay olması gereken gettoya egemen olmanın yolunu, 1943 19.Nisan sabahı, tanklarını, topçu birliklerini, alev makinelerini ve dinamitleme müfrezelerini oraya sevk etmekle bulacağını umut etti. Postlarını kolay teslim etmemeye azmetmiş Yahudiler kanalizasyon tesisatını, kolonları, kemerleri vb. her tür yapısal siperleri istihkâm gibi kullanarak çok az sayıdaki tüfek, tabanca, el yapımı bombalar, Molotof kokteylleri, bir iki düzine makineli tüfekle canlarını dişlerine takarak savunmaya geçtiler. İki elleriyle birden tabanca kullanma becerisine sahip (Chalutzim mezhebine mensup) fanatik savaşçı Yahudi kadınlar Nazileri dehşete düşürmüştü. İşlediği savaş suçları yüzünden, Savaş sonunda hem Amerikan askerî Mahkemesi hem de Polonya yargısı tarafından hüküm giyip asılarak idam edilecek olan Gn. Stroop, Varşova Gettosunda 1730 saat boyunca çeşitli direnmelerle karşılaşıldığını anılarında yazar. Yarısı Düzenli Ordu-Waffen SS birliklerinin gerisini 335 Litvanyalı milis ve bir miktar Polonyalı polis ve itfaiyecinin de katıldığı SS Polisinin oluşturduğu 2.090 savaşçısı aciz kalınca, çatışmanın beşinci günü öfkeden deliye dönmüş olan Himmler, mahallenin tümüyle taranmasını emreder. Tüm silahlarla birlikte alev makineleri da faaliyete geçer. Canlı canlı yanma korkusu binaların en üst katlarındaki Yahudileri de kendilerini sokaklara fırlatmaya zorlayacaktır. Getto bir cehenneme dönmüştür. Varşova’nın Büyük Sinagogu da yanıp yıkılmıştır. 50.000 insan telef olmuştur. Stroop, 16.Mayıs’ta, görevin tamamlandığını, Nurnberg Yargılamaları sırasında da kanıt olarak kullanılmış “Varşova’nın Yahudi Mahallesi Artık Yok” başlıklı 75 sayfalık rapor’unda bildirecektir.
Polonya’da yarım milyon kadar Yahudi kalmıştı. Bahar ve Güz ayları boyunca Bialystok, Lodz, Sosnowiece-Bendzyn,Vilna, Kovno, Riga gettoları düzenli bir biçimde boşaltıldı. 4.Ekim.1943’de Heinrich Himmler, Posen’de kaldığı otelin fuayesinde: “Ulus tarihinde parlak bir başarı olan ‘Kesin Çözüm’ün sona ulaşmakta olduğunu” muştuladı.
![]() |
| Gnl. Jürgen Stroop (ortada) Varşova Gettosunun yanışını seyrediyor. |
1943 Martında Wehrmacht (Silahlı Kuvvetler) mühendisi Tüm-General Heinz Kammler Fransa sahillerinden toplanan roket rampalarını daha uygun gaz odaları olarak kullanılması için Polonya’ya gönderdi. Gaz odaları duş haline getirildi. Ayrıca krematuarlar (kül oluncaya kadar yakma) yapıldı. Devamlı daha süratli itlaf sistemleri ve zehirli gaz türleri geliştiriliyordu. Sianid kristallerinden Zyrkon B krıstâllerine geçildi. Fakat her hâlükârda kurbanlar kadın, erkek, çocuk toplu ve çok sıkışık durumda duş odalarına yerleştiriliyordu. Kontrol odalarından boğulma sürecini izleyen SS’ler, toplu ölümden sonra yarım saat süre ile elektrikli pompalarla zehirli havayı boşaltıyorlar; sonra açılan metal kapıdan gaz maskeleri ile giriyorlar ve kancalarla kurbanları çekiyorlardı. Cesetler yakılana kadar çeşitli biçimde ekonomik alanda değerlendiriliyordu.
Bu kampların önemli olanlarına kısa birer ziyaret yapalım.