LÜBNAN İÇ SAVAŞI (2) :
![]() |
| Arafat Güney Lübnan'da bir mülteci kampında, 1978 |
Savaşın 1975-76 evresinde Falanjistlerle, ana kaynağı, artık karargâhını Lübnan’da kurmuş Arafat’ın El Fetih örgütü olan Filistin gerillalarının karşılıklı kırımı yaşanmıştı. Fakat politik arenada egemenlik Marunî Hrıstiyan ve Dürzî parlamenterler arasında paylaşılıyordu. Parlamentoda muhalefet lideri olan “İlerici Sosyalist Parti” (PSP) Başkanı Kemal Cambulat Lübnan Komünist Eylem Örgütünün önderi Muhsin İbrahim ile “Lübnan Ulusal Hareketi” (LNM-Lebanese National Movement) adı altında birlik kurmuştu. Hükûmet, siyasal örgütleri “Ulusal Liberal Parti” olan Falanjistlerle diğer Marunî azınlık partilerin koalisyon’undan teşekkül ediyordu. Felsefe diploması sahibi bir entelektüel olan Cambulat, Falanjistlerin Filistinlilere ağır kayıplar verdirmesi üzerine LNM’in temsilcisi olarak ülkenin siyasal sisteminde bir ıslahat programı ve Hükûmetin meşruiyetinin kalmadığını ilân etmiş; çatışmalar ülkenin her yanına sıçramıştı. Cebel-i Lübnan’ın (Lübnan Dağının) büyük kesimini ve Şuf Bölgesini eline geçireren Müslümanlar ülkenin hemen %70’ini denetim altına almıştı. Bilindiği üzere Suriyenin müdahalesi ile kavga bir anlaşmaya varılmadan yatıştırıldı.
El Fetih yanında Müslüman cepheyi, daha çok sosyalist meşrepde olup Baascı Suriyenin dümen suyundaki “Filistin’in Özgürlüğü için Halk Cepehesi” (PFLP-Popular Front for the Liberation of Palestine) ve ondan ayrılmış yavru kuruluş “Filistin’in Özgürlüğü için Demokratik Cephe” oluşturuyordu. Ayrıca, Suriyenin ve Irak’ın güdümünde küçük küçük Filistin örgüt ve milis güçleri Lübnanda at oynatıyordu. “Filistin Özgürlüğü için Halk Cephesi- Genel komutanlığı” (PFLP-GC), “Filistin Kurtuluş Ordusu” (PLA), “Es-Saika” Suriyenin, “Arap Kurtuluş Cephesi” (ALF) Irak’ın ittifak ve güdümünde idiler. Mısır da Arafatçı FKÖ’ye kendi yanındaki PLA milislerini gönderiyordu.
![]() |
| Kemal Cambulat |
Bu kadar curcunadan ne kadar hayır çıkarsa, diken üstündeki barış kısa zamanda bozulduğu gibi; Müslüman fraksiyonlar da birbirlerinden koptular. 1977’de Müslüman koalisyona karşı, Doğu Beyrutta, “Ulusal Liberal Parti” (NLP) ile Falanjistlerin siyasal kanadı “Kâtip Partisi” Beşir Cemayel’in başkanlığındaki “Lübnan Cephesi” oluşumunda birleştiler. Dürzî Cemaati Başkanı Kemal Cambulat 16.Mart.1977’de suikasde kurban gidince kuşkular, Sünnî nüfusun çoğunlukda olduğu Suriyenin Şiî Başkanı Hafız El Esad kardeşi Rıfat el Esad’ın yönetimindeki “Suriye Sosyal Ulusal Partisi” üzerinde toplandı ve o zamana kadarki Müslüman dayanışması çatırdadı. Lübnanda XVI. yüzyıldaki Halep Valilerinden İbn Arabu’dan beri Dürzî cemaatinin liderliğini yapan çok itibar sahibi olup Kürt kökenli Cambulat ailesinin efradından olan Kemal’i babası Fuad Cambulat da bir suikast sonucu yaşamını kaybetmiş; cemaati Kemal’in annesi Nazire Hanım 30 yıla yakın yönetmişti. Kemal’in ölümü üzerine yerine oğlu Velid Cambulat alacaktı.
Bir yandan da Lübnan’dan İsrael’e yapılan FLÖ saldırıları yeniden canlanarak ikinci iç karışıklığın işaretlerini vermeye başladı. 11.Mart.1978’de FLÖ’nün, (124. Bölümde değindiğimiz) Ebu Cihad ve onun emrindeki Delâl El Mağribî adında bir kadın yönetimindeki 11 mücahitin yoldaki otobüslere saldırışları ve yok edilişleri olayı gerçekleşti. İsrael Ordusu Litani ırmağını aşarak, 2000 Müslümanın canına ve 100.000 kişinin göç etmesine mâl olan bir operasyonla havza güneyinin büyük kısmını işgâl etti. Buna BM Güvenlik Konsey müdahale etmiş; aldığı “425 sayılı karar”la bölgeye BM aracı gücü (UNIFIL) göndermiş, İsrael’dan çekilmesini ve tesbit edilen “Güvenlik Hattı”nı aşmamasını istemiştir. Ülke ciddî bir biçimde bölünmüştü. Güney Lübnan ve Beyrut’un Batı yarısı FLÖ ve diğer Müslüman milislerin üssü oluyor; Doğu Beyrut ve Cebel-i Lübnan Hrıstiyan denetiminde kalıyordu. Doğallıkla o arada, meydan karanlık güçlere; bütün savaşan gruplara silah ve diğer savaş gereçleri satan aracılara mafiaya, hırsızlara, soygunculara kalmış; sayısı artık belirsizleşmiş savaşan gruplar da kaçakçılık ve uyuşturucu üretiminden maddî güç kazanma yolu arar; devamlı saf ve müttefik değiştirir olmuşlardı. İç savaşın mukadder sonucu toplumsal ahlâk da çöküyordu.
![]() |
| 1982’de Beyrutta Yeşil Hat |
O arada İsraelle Binbaşı Saad Haddad’ın komutasındaki Güney Lübnan Ordusu” arasındaki dayanışma güçlenmiş; Suriye yeniden, Nisan.1981’de merkezî Lübnanda stratejik Zahle kentini ele geçirecek kadar saldırganlaşmış Beşir Cemayel’in komuta ettiği Falanjistlerle çarpışmaya başlamıştı. Niyeti, 1976’dan beri Cumhur Başkanlığı koltuğunu almış Beşir Cemayel’in devirip yerine tekrar Süleyman Franşiye’i geçirmekti. Cemayel’in yardıma çağırdığı İsrael Başbakanı Menahem Begin’in gönderdiği jetler iki Suriye helikopterini düşürdüler. 1981.Ağustosundan itibaren ateş kes sağlandı. Cemayel’in Başkanlığının güvenceye alınması maksadı ile İsrael’in kuzey sınırlarının Suriyeye karşı tahkimi yolundaki Savunma Bakanı Ariel Şaron’un planı Aralık.1981’de, Knesset’te (İsrael Meclisi) reddedildi ise de, Şaron Ocak.1982’d Cemayelle görüşmüş; Beyrut Uluslararası Hava Limanının kuzey yanına İsrael güçleri getirmede onunla anlaştığı gibi ABD Dışişleri Bakanı Alexander Haig’i da buna ikna etmişti. Ateş kes, 9.mayıs.1982’de FLÖ’nün Lübnandan İsrael’e yönelik bir roket atışı ve Yaser Arafat’ın bu olayı kınamayı reddetmesi üzerine İsraelin, Filistin gerilla kamplarını havadan ve sahilden ağır bombardmanları sonucu bozuldu.
![]() |
| Ebu Nidal (Sabri Halil el-Banna) |
Yom Kippur savaşından sonraki Cenevre Barış görüşmeleri sırasında bir Hollanda KLM uçağı kaçırdığı için Arafat’ın Mart 1974’de FLÖ’den ihraç etmesi üzerine “El Fetih-Devrimci Konsey” örgütünü kurup çok acımasız terörist faaliyetlerini sürdüren, daha önce de “Kara Eylûl” diye anılan 11 İsraelli sporcunu katli operasyonunu gerçekleştirmiş “Ebu Nidal-Mücadelenin Babası” diye anılan Sabri Halii el-Bann’nın bu örgütü, 3.Haziran.1982’de Londradaki İsael Büyükelçisi Şlomo Argov’u öldürme girişiminde bulununca Lübnanda İç Savaşın da üçüncü evresi başladı. Yaygın terörist faaliyetlerini ayrıca anlatacağımız Ebu Nidal ünvanlı psikopat aynı adla anılan örgütünün üssünü önce sığındığı Irakda kurmuş, hedefini daha çok uzlaşmacı Filistinli siyasîlere çevirmişti. Başda Lübnandaki Hıstiyan Hükûmetle anlaştığı için öfkeli olddığu Suriye gene saf değiştirince 1981’de üssünü Suriyeye taşımıştı. Arafat’a ve gene FLÖ kurucularından olup, İsraellilerle ortak devlet kurmaya sıcak bakmaya başlayan aydın Mahmus Abbasa karşı suikast girişimleri de boşa çıkmıştı. El Fetih’in ikinci adamı olup bir zamanlar Ebu Nidal’i teröre teşvik ettiği iddia edilen Abu Iyad’la suikast hedefi Abbas, Nidal’ın bir paralı askerden başka bir şey olmadığıni ifade ederek barışcıl jest gösteriyorlardı. Filistin mücahitleri arasında şahinler ve güvercinler kamplaşması iyice belirginleşmişti.
Argov’a yöneltilen suikastın Irak tarafından tezgâhlandığı Britanya istihbarat servisi tarafından rapor edilmiş ve Mossad da (İsrael İstihbarat Kurumu) bunu kabûl etmişdi; ama ne var ki İsrael Başbakanı Menahem Beginle Savunma Bakanı Ariel Şaron’u ikna edemiyeceklerdi. İsrael uçakları Batı Beyrtttaki FLÖ (PLO) ve FÖHC (PFLP) hedeflerini bombalayarak 100’den fazla telefata neden oldular. FLÖ İsrael’e karşı roket ve top atışı ile yanıtını da savaş nedeni olduğunu ilân eden İsrael BM Güvenlik Konseyinin 508 sayılı kararı ile ateş kes istemesine karşın 6.Haziran’da Lübnanı işgâle başladı.
![]() |
| Beşir Cemayel yoldaşı Falanjistlere söylev verirken |
Şaron’un emri ile yapılan bombardman ve Beyrut içindeki çarpışmalarda, büyük çoğunluğu sivil halkın oluşturduğu 6700 insan öldü. Savaşanlardan ölenlerin sayısı 500 FLÖ’lü, 400 Lübnanlı, 100’ün üstünde Suriyeli, 88 İsraelli idi. Topçu savaşı sırasında, FLÖ’ün açtığı ateşten Doğu Beyruttaki Hrıstiyan mahalleleri de zarar görmüştü. Bunun üzerine İsrael 21.Temmuzda gerçekleştirdiği hava bombardmanı sonucu insan telefatı, olasılıkla, 20.000 ölüye, 30.000 yaralıya yükseldi.
Daha önceki girişimlerinden sonuç alamayan BM Güvenlik Konseyi, ancak 26.Haziranda, öfkesini yeterince almış İsraelle, Beyruttan 10 km. açıkda bir çember hatta çekilme anlaşmasına vardı. Barış anlaşmaları arayışı çerçevesinde, zamanın ABD Başkanı Ronald Reagan, Vietnam, Güney Kore, Orta Doğuda başarılı hizmetler görmüş Lübnan asıllı ABD diplomatı Philip Habib’e arabuluculık görevi verdi. 12.Ağustosda, Fransız, İtalyan birlikleri ve ABD Deniz Piyadelerinden oluşan çok uluslu bir askerî güç gözetiminde, FLÖ militanlarını Beyruttan çıkmaları koşulu ile İsrael birliklerini Lübnandan çekilmeye ikna eden Habib “Cumhurbaşkanlığı Özgürlük Madalyası” ile taltif edildi.
Ekstremist Filistin Örgütlerinin devreden çıkmasının makûl olacağını hesabeden Arap Birliği 9.Eylûl.1982’de yaptığı Doruk toplantısında, bölgeye barış gelmesi için, diğer Filistin örgütlerinden daha barışçıl yaklaşımdaki FKÖ’nün ve onun başkanı Arafat’ın Filistin halkının tek meşru temsilcisi olduğunu karara bağlayarak bir iyi niyet jesti yapmıştır.
![]() |
| Sığınma kamplarında katliama uğrmış Filistinliler |
Ancak, daha önce, 23.Ağustosda, İsrael denetiminde yapılan seçimde Lübnan Cumhur Başkanı olan Beşir Cemayel 14.Eylûlde eski silah arkadaşları Falanjistlerin Eşrafiye’deki kampında bir söylev verir ve bu milislerin artık Lübnan Ordusuna katılmaları dileğinde bulunurken patlayan bir saatli bomba onu ve 26 yandaşını öldürdü. Bu suikastın öcünü alma hırsına kapılan Falanjistler 16-18 Eylûl arasında Beyrut varoşlarında İsrael Silahlı Güçlerinin muhasarası altındaki Sabra ve Şatila Fllistin sığınma kamplarına, saldırıp, ihtiyar kadın, çocuk demeden, bazı tahminlere göre 3.500’e kadar çıkan sayıda savunmasız, silâhsız insanı öldürerek yakın tarihin en babarca katliamlarından birini gerçekleştirdiler. Operasyonun yöneticisi Elie Hobeika, 1976’da Filsitintinlilerin uğradıkları Karantina katliamına mukabele olarak Damurda yaptıklarını anlattığımız kıyımda birçok aile efradını ve nişanlısını kaybetmiş olduğu için özel bir hınçla davranmıştı. Bu canavar, Ocak.2002’de, Beyrut’un banliyösü Hazımiye’de, patlayıcı dolu bir kamyon infilâki ile belasını bulacaktır. Anılan kampların etrafında inzibat görevini üstlenmiş İsrael güçlerinin ve İsrael Savunma Bakanı Ariel Şaron ile Genel Kurmay Başkanı Rafael Eitan’ın ve diğer askerî yetkililerle istihbarat kurumlarının bu kıyımdaki rôlü ciddî bir tartışmaya ve tahkikata konu olmuştur. 1974 Nobel Barış Ödülü sahibi BM UNESCO Başkanı Irlandalı siyasetçi Sean McBride’ın yönetimindeki bir bağımsız komisyonda incelenen katliamda İsrael Hükûmetinin doğrudan ya da dolaylı ilişkisi kabûl edilmişti. 16.Aralık.1982’de toplanan BM Genel Meclisi katliamı tahbih ve bir soykırım olarak ilân etti. Buna koşut olarak, İsrael Hükûmetince inceleme yapılma zorunda kalınmış, Yüksek Mahkeme Başkanı Yitzak Kahan’ın yönetiminde kurulduğu için “Kahan Komisyonu” adını alan komisyon 1983 başında yaptığı araştırmada Başbakan ve askerî görevlilerin, Beyrut’un sivil halkını korumadaki ihmâlleri nedeniyle dolaylı sorumlu oldukları sonucuna vararak bunların görevlerini bırakmaları önerisinde bulunmuştur. Yalnız, işlevinin mahrem karakterde olması bakımından Mossad ’ın üzerine gidilmemiştir.
İnsanoğlu genelde veya tamamen dünya hayatına önem verir,yaptığı kötülüklerin cezasını çekmiyeceğiini sanır,işte asıl aldanma bu ve yazınızda belirttiğinz hususlar,,,Bilinki,dünya hayatı ancak bir oyun,bir eylece,bir süs,aranızda karşılıklı bir övünme,çok mal sahibi ve evlat sahbibi olma yarışından ibarettiri,sonra hepsi çer çöp olur gider,Ahirette ise dünyadki amele göre çetin bir azap,veya Allah,ın rızası vardır,,,,,,