11.EYLÛL SALDIRILARI NASIL TEZGÂHLANDI:
![]() |
| Halid Şeyh Muhammed Pakistan, Rawalpidi’de yakalandıkdan sonra |
Bu saldırıların düzenlenmesi hakkında ilk açık bilgilerin gelişi, geçen bölümde adını andığımız El-Cezire TV’si gazetecisi Yosri Fouda’nın Nisan.2002’de, olayın beyin takımından Yemen, Hadramutlu olup banka memurluğu yapmış Remzi Bin el-Şib ve El-Kaide’nin bölge komutanlarından olup 11.Eylûl harekâtını fiilen tezgâhlayıp yöneten Halid Şeyh Muhammed ile yaptığı röportaj ile başladı. Bunların peşine düşen istihbarat ajanslarından Pakistan “Haberalma Paylaşımı Servisleri (ISI) Örgütünün, Eylûl. 2002’de Karachi’de yaptığı bir baskında ikisinin de yakalandığı söylenmiş; fakat sonra Halid Şeyh’in öldürüldüğü ya da kaçtığı fakat ailesinin yakalandığı haberleri gelmişti. El Şibh’in yakalanıp bir müddet sonra Guantanamo üssüne gönderildiğinden söz ettik. Şeyh Muhammed ise, gene Pakistan’da Rawalpidi’de 1.Mart.2003’de, CIA ile işbirliği içindeki Pakistan Güvenlik görevlileri tarafından yakalanacak; o da Guantanamo Körfezine sevkedilecektir.
Bu ikili, Yosri Fouda’ya: kaçırılmış dördüncü uçağın sanıldığı gibi Beyaz Saray’ı değil ABD Capitol’unu yani Kongre binasını hedef aldığı; El-Kaide’nin daha sonra da (Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon yerine) ABD nükleer tesislerini vurmayı planladığı; ancak böyle bir darbenin denetimden çıkarak yaratılması düşünülen etkinin çok ötesine geçmesinden korkusu ile planın değiştirildiği bilgisini vermişlerdi. Guantanamoda yapılan çok uzun sorgulamada çok daha değerli bilgilere ulaşılacaktır.
![]() |
| Zekeriya Musavî |
ABD Baş Savcısı Eric Holder, burada yapılan sorgulamadan sonra davayı New York’a, artık “Ground (ya da Surface) Zero” tabir edilen olay mahalline yakın bir sivil mahkemeye taşımıştır. Halid Şeyh Muhammed’in ikrarlarına gene araştırma ekibinden Fransız yurttaşı Fas asıllı Zekeriya Musavî’nin kaypak tanıklığı eklenince, olayın baş planlayıcısı 5 kişinin kendisi, Bin Ladin, Remzi Bin el-Şib, Ebu Turab el-Urdunî ve Mısır Hava Kuvvetlerinde hizmet gördükden sonra ziraat mühendisi olan, polislik yapan ve sonra Mısır İslamî Cihada katılan Muhammed Atıf olduğu ortaya çıkmıştır. Bunlar hepsi Afganistanda Mekteb-i Hidamat tedrisinden geçip mücahitlik yapmıştır.
Musavî sonradan, gene beyin takımı içinde kilit bir eleman olarak, Boston’da faaliyet gösteren Pakistanlı Nöroloji uzmanı Âfiye Sıddıkî’nin adını vermiştir. Zekeriya’nın, El-Şİb yerine ikame edilmesi düşünülen 20. Hava korsanı olmasının düşünüldüğü zannediliyor. Aile içi şiddetin kurbanı olduğu anlaşılan Zekeriya tutarsız ifadeler, bazen suçlamayı reddediyor ama ABD’ye nefretini ve kendi başına terör yapma arzusunda olduğunu ikrar ediyor, bazen 11 Eylûl olayında dışında bazı suikastlere karıştığını kabûl ediyor; genellikle mahkemeye isyankâr davranıyordu. Amerikalılar onun yargılamasında yargıçların gösterdikleri sabırın ABD’nin adil bir yargılama azmini ifade ettiğini iddia ediyorlar. 3.Mayıs2006’da hakkında idam kararı verildi.
ABD ile mücadelede kalabalık bir beyin takımı varsa da asıl başkomutanın Zevahirî olduğu anlaşılmaktadır. 23.Şubat. 1998’deki “Yahudiler ve Haçlıklar üzerine Cihad Fetvası’nın asıl yazarının Bin Ladin değil Zevahirî olduğu, 12.Ekim.2000 tarihinde Aden Limanında, Kirk Lippold komutasındaki USS Cole adındaki ABD muhribine yapılan intihar saldırısı ve başka olaylardan daha güçlü bir olasılık olarak ortaya çıkmıştı. Bu saldırı’da 17 denizci yaşamını yitirmiş, 39’u yaralanmıştı. El-Kaide’nin, asimetrik savaş çerçevesinde, askerî hedefler arayışı içinde o yıl Haziran ayında ABD Donanmasına bunun benzeri bir suikast teşebbüsü kaydedilmişti. Gene Aden Limanında demir atmış “USS The Sullivans (DDG-68) muhribine bir tekne dolusu patlayıcı gönderilmiş; fakat tekne abartılı biçimde doldurulduğundan hedefine varmadan alabora olup batmıştı.
![]() |
| USS Cole’a El-Kaidenin verdiği hasar |
USS Cole olayını birlikde tezgâhlayanlar Zevahirî ile Muhammed Atıf’dı. Olayın hemen ardından Atıf Kandahar’a, Zevahirî Kabil’e döndüler. Bin Ladin’i de elinde oynatan Zevahirî artık dizginlenemiyordu. 11.Eylûl.2001 olayı üzerine 10.Ekim.2001 tarihinde FBI’ın yayınladığı ilk “En Çok Aranan Teröristler” listesinde El-Zevahirî yer alıyordu. 2001 Kasımı başında Taliban Hükûmeti, Bin Ladin, Muhammed Atıf, Saif el-Adl ve Şeyh Asım Abdülrahmanla birilikde Zevahirî’nin de resmen Afgan vatandaşlığına geçtiğini ilân etmişti. Zevahirî, El-Kaidenin resmî ideoloğu olduğunu ve tüm kâfirler üzerine yapılan gazaların kendi işareti ile gerçekleştirildiğini Aralık 2001’de yayınladığı “Peygamber Sancağı Altındaki Gaziler” isimli kitabı ile gösteriyordu.
Daha 1999 başlarında El-Kaide ABD için ciddî bir potansiyel tehlike idi. CIA Ulusal Güvenlik Komisyonundan sorgulama teknikleri üzerinde değişilik yapma taleplerinde bulunuyordu. Terörörist eylemlerin uygulanmasında Ebu Hafz el-Mısrî, nam-ı diğer Muhammed Atıf El-Kaide Hierarşisinde en üst yeri işgâl ediyordu. Halid Şeyh Muhammed, Rıdvan Isamüddin (“Hambelî” namı ile tanınır) ve Abdül Rahim el-Naşirî bölgesel komutanlardı.
![]() |
| Muhammed Atıf |
11.Eylûl uçak saldırıları planını uygulamaya koyan Balücistanlı Halid Şeyh Muhammed 3 yaş küçük yeğeni Remzi Yusuf ile birlikde, etnik kökeni bakımından öncelikle İran-Pakistan arası bölgeyi iyi bilirdi. 16 yaşında Müslüman Kardeşler Örgütüne girip 1983’den beri kendini “Cihad”a adamıştı. Kuveytteki öğreniminden sonra ABD’ye gidip Aralık 1986’da makine mühendisliği derecesi aldı. 1987’de Peşaver’e gidip Afgan mücahidi Hizb-ül İttihad El-İslamî şefi Abdul Resul Sayyaf’ın kampında askerî eğitim aldı ve Afganistana gidip mühendislik bilgisi ile mağara sığınaklar açmada ve diğer istihkâm hizmetlerinde, 1988-1992 arasında da Peşaver ve Celâlabad’da Sayyaf’ın Bosnalılar da dahil çeşitli İslam topluluklarına teknik ve malî yardım sağlayan STK’larında çalışmıştı. Remzi Yusuf’un ABD içinde saldırılar yapma niyetini öğrenince birlikde bunun teknik hazırlığına giriştiler. Katar’da mesleği ile ilgili çalışmalar yaptı. Niyetlerinin açığa çıkması üzeine ABD otoritelerine yakalanmamak için tekrar Pakistana kaçtı. O arada, yeğeni Remzi Yusuf’a yaptığı malî destekle 1993’de Dünya Ticaret Merkezi’ne ilk bombalı saldırıyı gerçekleştirmiştir.1994’de Başkan Clinton’a Manila’da başarısız saldırı girişiminde bulunanlar da onlardı.
Halid Şeyh Sudan, Yemen, Malaysiya, Brezilya’da yaptığı gezilerla “Cihad” kışkırtmaları misyonunu sürdürdü. Bazen yakalandığı oldu ama aleyhine kanıt bulunamadı. Israrla Bin Ladin’le görüşmek istiyordu. Onu yerine ilk kez Atıf’la karşılaştı. Onun aracılığı ile tanıştığı Bin Ladin’den 1998 sonu ya da 1999 başında bir saldırı komplosu talimatı alınmıştır. Halid Şeyh, hedeflerin seçimi ve hava korsanlarının görev yerlerine intikâli de dahil operasyonel hazırlığı kotardı. Önce plana dahil olan Los Angeles “US. Bank Tower-ABD Bankası Kulesi”ne saldırı hazırlığından zaman yetersizliği dolayısıyla vazgeçildi. İntihar saldırısı kadrosu için, Bin Ladin, önce, her ikisi de Bosna’da savaşmış deneyimli mücahitlerden Navvaf el-Hazmî ve Halid el-Mihdar’ı aldı. Bunlar hemen ABD’ye gidip, California, San Diego’da uçuş kurslarına devama başlalar. Fakat yetersiz İngilizce konuştuklarından dersler iyi gitmiyordu. Sonuçda, kadroda kol gücü elemanı olarak yer alacaklardı. 1999 sonunda, Almanya, Hamburg’dan Afganistan’a mimarlık ve mühendislik öğrenimi görmüş olan Muhammed Atta, Birleşik Arap Emirliklerinden Mervvan el-Şehî, Matematik, fizik ve kimya eğitimi görmüş Lübnanlı Ziad Cerrah ve Remzi bin el-Şib’den oluşan çok iyi eğitimli, mükemmel İngilice konuşan, Batı yaşam tarzına intibak etmiş bir grup celbedildi. Bu yeni kur’a elemanlar, düzenli bir biçimde özel beceriler kazanmaları için eğitime tâbi tutuldular.
Bin Ladin, başka katılımcılar arayışı içinde, 2000 yılı Baharında Malaysia, Kuala Lumpur’da bir “El-Kaide Doruk Toplantısı” düzenlemiştir. Bu arada, ticarî pilor lisansına sahip Hani Hancur adındaki mücahit de keşfedilmiş oldu. Hancur, San Diego’ya 8.Aralık.2000’de ulaşıp Hazmî ile buluşacak; birlikde Arizona’ya gideceklerdir. Hancur bilgilerini tazeleme eğimi alırken, sırası ile Şehî, Atta ve Cerrah da onlara katıldılar. Onlar, Floridaya gidip hızlandırılmış pilotluk kursu almağa başladılar. Bin el-Şib kuşku uyandıran bir Yemenli olduğu ve diğer ülkelerdeki geçici vizelerini aştığı için ABD’ye girmesi sürekli reddedilmişti. O da, bulunuğu Hamburg’da kalarak, oradaki hücresinden Florida’da pilot eğitimi almakda olan Atta ile Program şefi Halid Şeyh Muhammed arasındaki eşgüdümü yürütüyordu. 2001 Baharında, kol gücü hizmeti verecek diğer korsanlar da ABD’ye ulaştılar. Temmuz.2001’de Atta, El-Şibh ile İspanyada buluşup nihaî hedefler dahil komplo ayrıntıları hakkında son açıklamaları ve Bin Ladin tarafından gönderilen talimatı aldı.
![]() |
| Birinci resim Muhammed Atta cepheden İkinci resim (mavi gömlekli) Atta’yı, gizli kameradan yoldaşı El-Ömerî ile Portland Hava Limanından kaderlerini sonlandıracak uçağa giderken gösteriyor. |
Atta ya da tam adı ile “Muhammed Muhammed el-Amir Avvad el-Seyid Atta” Mısırın Nil Deltasında küçük “Kafr el-Şeyh” kasabasında, hem şeriat hem de medenî hukuk öğrenimi almış bir avukat babanın ve gene eğitimli bir annenin oğlu olarak 1968 yılında doğmuş; Kahire Üniversitesinde Mimarlık öğrenimi almıştı. Biri profesör derecesine yükselmiş iki doktor kız kardeşi de çok aydındılar. Öğrenimini arttırmak içib 1992’de Almanya, Hamburrg kentinde Teknik Üniversiteye girdi. Çok dindar olup orada radikal Sünnî İslamcıların toplandığı El-Kuds Camiine ve bir de Türk Camiine düzenli gidiyordu.
Afganistanda eylemleri olan adlarını andığımız El-Şibh, Ziad Cerrah ve El-Şehî ile orada karşılaşmaları orada oldu. Onlar aracılığı ile Afganistana gidip Bin Ladin ve Halid Şeyh ile tanıştırılmış; 2000 başında Almayaya döndüklerinde El-Kaidenin Hamburg hücresini kurmuşlardı. Bu arada, Rusyada Çeçenlere yardım için yapılması düşünülen sefer dahil bir çok maceralara girmişlerdi. Hikâyenin gerisini yukarda naklettik.
2001 Eylûl başında, Atta, Hani Hancur’un bulunduğu Maryland’a intikâl etti. Sonra, Bostona gidip, yanına aldığı Abdülaziz el-Ömerî ile birlikde bazı bağlantılar kurmak üzere gezdikden sonra, New York’a yakın Maine Eyaletinin Portland kentinde, 11.Eylûl sabahı “American Airlines Flight 11” programlı Boeing 767’ye bindiler. Uçağa girdikden 15 dakika sonra korsan ekibi eylemlerini gerçekleştirdi. Atta uçağın kontrolunu 8.46’da aldı ve uçağı doğruca, Dünya ticaret Merkezinin Kuzey Kulesine bindirdi. Diğer üç uçak ve yolcuları da ard arda, daha önce andığımız biçimde Dünyadaki son hedeflerine gittiler.
TV’de biografi kanallarına geçen röportajlarda onu yakından gören tüm Amerikalı komşularının, saldırıyı tezgâhlayan diğer terör plancıları ve hava korsanları gibi yüksek öğrenimli ve yetenekli Muhammed Atta’yı son derece mahcup, nazik, uygar ve sağduyulu görünüşde bir genç olarak tanımladıklarını izledik. Zekeriya Musavî’nin, bu büyük saldırının ikmâl ve istihbarat hizmetlisi olarak adını verdiği Pakistanlı nörolog Âfiye Sıddıkî saldırıdan hemen sonra kaybolmuş 2009’da yakalanmış; Şubat.2010’da gözaltında sorguya çekilirken FBI ajanlarına silahla saldırıdan hüküm giymişti. Kitlelerin yaşamlarına karşı bu gözü kararmış saldırının hikmeti ne idi acaba?...
Bunu biraz daha çözümlemeye çalışacağız. Şimdilik, Edward Zwick’in 1998 yılı çekimi “Siege-Kuşatma” adlı filmde, Bruce Willis’in canlandırdığı Amerikalı generalin Müslüman tutuklulara karşı tavrının genel bir uygulama değeri kazanmış olması olasılığını aklımıza getiriyoruz. Göze göz dişe diş… İyi de, Afganistanı mekân tutmuş El-Kaide, bu ülkeyi Sovyet kâfiri işgâlinden kurtarmak için cansiperane uğraşan Amerikalılara neden bu namkörlüğü yapıyor? Dinî duygular aklın tutulduğu yer mi?
Saldırıya alet olan 4 uçakdaki 19 terörist şöyle saptanıp 27.Eylûl basın bülteni ile kamuoyu bilgisine sunulmuştur:
![]() |
| Pakistanlı terörist Âfiye Sıddıkî |
American Airlines 77 Flight, Boeing 707’deki grup: !) Halid Elmihdar (olasılıkla Suudî olup, San Diego yerleşiği olabilir), 2) Mecid Mukit (Suudî ?), 3) Navvaf el-Hazmî (Suudî ?), 4) Selim el-Hazmî (Suudî ?), 5) Hani Hancur (San Diego’da yerleşik)
American Airlines Flight 11, Boeing 767: 1) Setem M.A. El-Sukamî (Suudî ?), 2) Velid el-Şehrî (Suudî? Florida’da ikamet ?, pilo olduğu sanılıyor), 3) Vail el-Şehrî (oda Suudî, Florida yerleşimli, pilot olabilir), 4) Muhammed Atta (Mısırlı, Florida yerleşimli, pilot olabilir), 5) Abdülaziz el-Omarî (Suudî, Florida yerleşimli, pilot olabilir)
American Airlines 175 Flight, Boeing 767 : 1) Mervan el-Şehî (Florida ?, pilot olabilir), 2) Fayiz Raşit Ahmed hassan el-Kadi Benihammad (Florida ?), 3) Ahmed el-Gamdî, 4) Hamza el-Gamdî (Florida ?) 5) Mohand el-Şehrî (Florida ?)
United Airlines 93 Flight, Boeing 757: 1) Said el-Gamdî (Florida ?), 2) Ahmed İbrahim A. El-Haznevî (Suudî ?, Florida ?), 3) Ahmed el-Namî (Florida ?), 4) Ziad Samir Cerrah (pilot olabilir)
Bu ölçüye varmasa da İslamcı terör eylemler sayısal olarak o yıldan itibaren çok arttı. Devreye FKÖ’nün barışcıl politikasını beğenmeyen HAMAS girdi. Lübnanda İsrael’in karşısına en güçlü direnen parti Şiîler cephesinden Hizbullah çıktı.
beyler müslüman ne zaman islamci törör oldu biraz algilamakta zorlaniyoruz beyler peki ya bu israil in yaptigi ne