EL TECHO-DAM (HORACIO QUIROGA)
![]() |
1978 yılının son günü ile 19.Şubat.1937 tarihi arasında yaşamış olan Horacio Silvestre Quiroga Forteza İspanyol dilinde sahne oyunu, şiir ve hepsinden fazla da küçük öykü yazmış bir Uruguaylıdır. 18 yıldan beri Arjantinde konsolos yardımcılığı yapmakda olan babası, o henüz iki buçuk aylıkken bir kaza eseri vurularak ölmüş, Horacio bu olaydan üç ay sonra kendi doğduğu mahâlle kilisesinde vaftiz olmuştu.
İlk gençlik yıllarını Uruguayda doğduğu kasaba El Salto ile başkent Montevideo’daki Ulusal Kolej ve Politeknik Enstitüsü arasında mekik dokuyarak geçirdi. Kâh tarih, kâh kimyagerlik, kâh fotoğrafçılık, kâh marangozluk eğitimi alır, bir yandan muazzam bir iştiha ile Jules Verne’i, Dickens’i, Zola’yı, Rus yazarlarının eserlerini hatmederdi. Bisikletçilik derneğine bile girip bu konuda mesafe rekorları kırmıştır.
En son Tıp Okuluna girdi; fakat çok geçmeden kendini günün edebî ve toplumsal mücadeleleri içine dalmış buldu. Bu yazınsal savaşımı La Reforma, La Revista, Gil Blas ve doğduğu kasaba El Saltodaki sadece bir yıllık kısa ömürlü olmasına karşın (1899-1900) Uruguay edebiyatındaki modernist vurgusundan etkilendiği Revista del Salto gibi dergilerde sürdürdü. “Los arrecifes de coral- Mercan Kayalıkları” düpedüz (sonradan kişisel dostluk da kurduğu) Lugones ve Herrera y Reissig’den* öykünme bir eserdir, fakat düz yazı parçaları orijinal bir öykü yazarının doğumunu müjdeliyordu. Şiirde Amerikalı Edgar Allan Poe’dan, nesirde Kipling, Gorky, Poe ve Maupassant’dan da etkilenmiştir. Bunların etkisi onu post-romantizm, sembolizm ve modernizm akımlarını da denemeye sevkedecektir.
![]() |
| Montevideonun sahil görüntüsü |
Quiroga, 1903’de, kuzey Arjantin'in Missiones İlinde, Lugones tarafından düzenlenen Cizvit tarikatlarını ziyaret programına katıldı. Zengin kültürlü Quiroga buranın yabanıl pittoresk çevresinden büyülendi. Oradan aldığı esinle en etkileyici öykülerini yazmaya koyulup bunları Los perseguidos-Zalim Takipçiler (1905), Cuentos de amor, de locura y muerte-Aşk, Çılgınlık ve Ölüm Öyküleri (1917, El Salvaje-Yaban (1920), Anaconda** (1921), El desierto-Çöl (1925) isimli vb. kitaplarında topladı. Arjantin’e gittiği yıl Buenos Aires Ulusal Kolejine hoca olarak kabûl edilimiş; oradan bu kentteki İngiliz Okuluna Kastil dili (İspanyolcanın standart lehçesi) profesörü atanmıştır. Öykülerinin çoğu balta girmemiş orman ortamlarını, insan ve hayvanların nasıl yaşam savaşımı verdiklerini betimler. Zihinsel hastalıklar ve sanrı hâlleri üzerinde de kalem oynatmıştır. Trajik duyarlık sahnelerinde çok etkili bir dramatik stili, psikolojik tahlillerinde keskin bir isabeti vardır. Latin Amerika kısa öykü yazarları içinde Doğa ve doğal güçler hakkında en donanımlı bilgiye sahip olan odur. Gabriel Garcia Marquez’in* LatinAmerikan büyülü realizmine ve Julio Cortázar’ın* post modern sürrealizm’i üstündeki etkisi açıkca görülür.
*Dizimizde eserleri yer almayacak İspanyol yazarlarından bu metinde adları geçenleri kısaca tanıtalım:
1) Julio Herrera y Reissig Ocak.1875 ve Mart.1910 tarihleri arasında yaşamış önce geç Romantizm sonraları modernizm akımları etkisinde şiir, oyun ve deneme yazıları ile tanınan Uruguaylı yazardır.
2) Leopoldo Lugones Argüello Ocak.1874’de doğmuş Arjantinli yazar ve Cumhur Başkanlığına aday olmuş gazeteci ve siyasetçidir. Şubat 1938’de siyanidli viski içerek kendi yaşamına son vermiştir.
3) Günümüzde çok tanınmış Gabriel Garcia Marquez 1928’deKolombiyada doğmuş, halen Ciudad de Mexico’da yaşayan öykü ve romancı, gazeteci, siyasal aktivisttir.
4) 1914’de Brüksel’de doğan Arjantinli Julio Cortázar eğitimini ana vatanında almış, Üniversitede öğretim görevlisi iken Peron karşıtlığı sonucu hüküm giymiş, sonra Parise yerleşmiş 1984’de orada ölmüş yazar ve çevirmendir.
**Anaconda: Efsanelerde de anılan çok büyük bir yılan türü.
Gelelim “DAM” öyküsüne:
Misiones İlinde, Cizvit İmparatorluğu eski ikincil başkenti San Ignacio’nun harabeleri içi ve varoşları üzerinde aynı isimdeki şimdiki kasaba uzanır*. San Ignacio, ormanın birbirinden gizlediği kulübe dizilerinden oluşur. Harabelerin bir kenarında çıplak bir tepecik üzerindeki kireçle boyanmış kulübelerin beyazlığı, duvarlarının güneşi yansıtması da eklenince gözlerinizi kör edecek hâle gelir; fakat o yöredeki göz alıcılığın bir nedeni de, ikindi vakti Yabebiri vadisindeki muhteşem görüntüdür.
![]() |
| San Ignaciodaki Cizvit harabeleri |
Çeşitli yolların kavşağı olan bu yerleşim alanındaki dükkânlar gerekenden ve arzu edilenden öylesine fazladır ki, bunları, Alman mı, İspanyol mu, Suriyeli, hangi etnik grubun buraya konduruverdiği anlaşılır olmakdan çıkmıştır.Tüm kamu kurumları (Levazım-Tedarik Dairesi, Sulh Yargıçlığı, Belediye Encümeni ve bir karma eğitimli okul) iki blokluk bir alana toplaşmışlardır. Ve ortama biraz renk katmak için, ormanın tamamen işgâlinde olan harabelerin tam ortasında bir bar açılmış; herkesin bildiği gibi bu bar, bir kısım göçmenlerin Alto Paraná’dan Posadas’a yerleşmek üzere yola düştükleri sıralarda, oturup bir şişe viski ile tazelenmek üzere San Ignacio’da mola verdikleri yerba mate* çılgınlığı günlerinde tesis edilmişti.
Fakat bizim bahsettiğimiz günlerde tüm kamu birimleri kasabanın içinde idi. Harabelerle yeni liman arası yolun ortasında, her iki noktaya ikişer buçuk kilometre mesafede göz alıcı bir yüksek düzlük üzerinde, görünüşe göre salt onun zevkine hizmet etmesi için Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Kayıt Başkanı Orgaz’ın ikamet ettiği bir ev inşa edilmişdi.
Bürosunu da aynı bina içinde tesis ettiren Orgaz’ın bu küçük evi ahşapdan yapılmış; dam olarak pelin ağacından şingle (zımpara kağıdı görünümlü kalın pedavra tahtalarını) ile kaplanmııştı. Böyle bir dam kuru ve önceden matkapla gerekli delikleri açılmış tahtalardan yapılmışsa sonuç çok mükemmel olur. Ne var ki, Orgaz damını yerleştirdiğinde tahta yarılmış bulunuyordu; Orgaz da onu tutturmak için sadece çivileyerek yerine yerleştirdi.
O zaman pelin ağacı şingl’ı serbest kenarlarından yukarı doğru kavis yaptı ve bungalov’un damını bostan kirpisine benzetti. Yağmur yağdığında Orgaz yatağının pozisyonunu gecede sekiz on defa değiştirmek zorunda kalıyor; mobilyalarında da yağmur suyundan beyaz beyaz lekeler hâsıl oluyordu.
![]() |
| San Ignacio’da Modernleştirilmiş Cizvit binaları |
Orgaz’ın evinin bu ayrıntılarını , bu kaplumbağaya benzer damın Baş Vatandaşlık Kayıtçısınıın dört yılda tüm enerjisini tükettiği için vurgulamak zorunda kaldık. Zavallı adam tatil günlerinde siesta zamanına kadar tel çitleri dikmek için kan ter içinde kalıyor; bazı malzemeyi tedarik etmek için günlerce kaybolduğu ormandan üstüne, başına ve saçlarına kuru yapraklar yapışmış durumda dönüyordu.
*Metinde anılan Cizvit İmparatorluğu ve coğrafî konum ve öge adları hakkında başdan açıklama yapalım:
1-Cizvit İmparatorluğu (Imperio Jesuítico) şu anda Paraguay ve çevresi bölgelerde XVI. Asırda Cizvit tarikatından din adamlarının kurduğu siyasal ve dinî bir örgütlenmedir. Bu rejim altında Cizvitler, yerli kızılderilileri kendi uygarlıklarına kazanmak amacı ile “reducciones- indirgenmiş, sınırlandırılmış” denilen köylerde (bir tür getto) topladılar. Kolay iletişim sağlamak için kendileri de yerlilerin dil ve âdetlerini öğrendiler. Ancak bu din devletinde yerlilerin hiç mülkiyet hakkı olmadığı gibi Cizvitlerin her sözü yasa hükmünde idi.
2-Coğrafya adları: “Misiones” Kuzey Arjantinin Brezilya ve Paraguay ile sınrları olan Cizvit İmparatorluğuna bağlı tropik ormanlık olan bir bölgesidir. “Posadas” bu bölgenin başkentidir. “Santa Ignacio” bu bölgede bu eski İmparatorluğun ikincil başkentidir. “Santa Ana” ve “Candelaria” gene aynı ildeki kasabalardır. “Yebabiri” aynı ildeki ırmak ve vadiye verilen isimdir. “Garupá” ve “Loreto” aynı bölgedeki küçük akar sulardır. “Paraná” Brezilyadan doğan ve Paraguayla sınır oluşturan, ulaştırmada çok önem’li bir ırmaktır; Paraguay Irmağına karışır, oradan da Rio de Plata’ya (Düz Irmağa) dökülür. “Alto Paraná” Paraná’nın üst bölgesi.
** Yerba mate: yörede sindirime yardım etme ve zayıflatma özelliği olduğuna inanıldığı için kutsanıp adına şenlik yapılan Paraguay çayı . Yerba Mate çılgınlığı: bu çayın Arjantinde Missiones’de yetiştirilebileceğinin keşfinden sonra, Paraguay ya da Brezilyadan ithâline hiç gerek kalmamasının yarattığı büyük sevinç.
Desteklerinize her zaman minnettar oldum, Hocam. Gezi anılarınızı büyük bir merakla izliyorum.
Sayın Törün. Yorumunuzdaki iltifatlarınız için teşekkür ederim. Fakat asıl eğitim hizmeti sizin keyifle okuduğumuz edebiyatla ilgili yazılarınızdır. Çünkü adeta bir İspanyol Edebiyatı Kürsüsü gibi, Latin Amerika ve İspanya’yı ayağımıza getiriyorsunuz. Bir edebiyat tarihçisi ve bir eleştirmen titizliği ile ve en güzel örnekleriyle, dünya kültür uygarlığında önemli bir yere sahip olan yazarlar ve onların en önemli yapıtlarından örneklerle tanıtılması bence taktire değer bir hizmettir. Kutlarım; saygılarımla.