Percival’ın kendi hataları
![]() |
| General Arthur Percival |
Yediği bu ağır şokta General Arthur Percival’in kendi algılama hataları birliklerinin şaşkınlıkları kadar etkili olmuştu. Japonların çıkarma yapan askerlerinin miktarı onun tahmini olan gece ilk parti 13.000, şafak öncesi ikinci parti 10.000’in yarısından azdı. Her biri en az 20.000 erden oluşan 5 ya da 6 tümenlik çok güçlü bir düşman ordusu ile karşılaşacağı sanısına kapılmıştı. Düşmanın ikmâl kaynaklarını da trajik biçimde abartmıştı. Verdiği raporlar bu yönde idi. En az 100.000 kişilik bir Japon Ordusuna karşı savaştığını zannediyordu.
İmparatorluk Muhafızlarının Singapur’a Sorunlu Çıkışları
Diğer yandan, Yamaşita çıkarmadaki beklenmeyen başarısına karşın başına bundan daha fazla dert çıkaracak İmparatorluk Muhafızlarına, çıkarmanın ertesi gün, Singapur’a, Kranji Irmağının bataklık ağzından geçmeleri emrini verdi. Nişimura ise, çıkış yerini beğenmediğinden ve Britanyalıların ateşe verdikleri tanklardan Boğaza da yanık petrol sevk edildiği yolunda bir rapor aldığından askerlerini kirli ve zehirli sulardan yüzdürmek istemiyordu. Bu raporun doğruluğunu tahkik etmeden ve Yamaşita ile yeniden görüşmeden saldırı yapmamaya karar verdi. Japonların karşısında daha dayanıklı bir düşman olsa idi Nişinmuranın bu itaatsizliğin yenilgilerine sebebiyet vermesi işten bile değildi. Yamaşita ilk öncü kıtaların çıkarma yapmasından itibaren savaşı karşı sahilden izlemişti. Mahşer gibi kalabalık olan teknelerden birinden kurmay başkan yardımcısı Tüm General Manaki kazara denize düşmüş; gece karanlığında boğulmasına ramak kalmıştı. Erler atik davranıp onu tekneye çekmeyi başardılar. Yamaşita da Singapur’da karaya ayak bastığında hâlâ karanlıktı; etraf net bir şekilde görünemiyordu. Yanındaki planlama subayı Albay Tsuji bir şeye takılıp sendeledi. Adım atmaya devam etmek isterken gene yumuşak bir engele bastı; düşecek gibi olurken yerden bir çığlık yükseldi. El fenerini yaktığında yerde birbirlerine iplerle bağlı Britanyalı tutsakların serili yattıklarını gördü.
![]() |
| İmparatorluk Muhafızlarının Singapura Geçiş Haritası |
Yamaşita hemen karargâhını Singapur’daki bir binaya naklettikten sonra, İmparatorluk Muhafızlarının hâlâ Malezya anakarasından çıkmamış oldukları ve tereddüt ettikleri mesajını aldı. Derhal görevlerini ifa etmeleri için sert bir talimat gönderdi. Nişimura’nın birliği bu sert emir karşısında hemen yola çıktı. Ve gecikmenin bedeli suyun yükselme saatine denk rastlaması, dolayısıyla haberleşme güçlükleri nedeniyle askerlerin birçoğunun mangrov bitkileri ile örtülü bataklık sahilden çıkmaya çalışılırken denge kaybettiklerinden kimisinin med dalgalarına kapılıp telef olmaları ile ödendi. Ayrıca, yanmakta olan tanklardan gelen yanık petrol daha süratle etrafa yayılmakta idi. Bir çok İmparatorluk Muhafızı diri diri yandı.
O arada yüzlerce Japon da Müttefiklerin tahrip ettiği Johore Geçidinin onarımı ile meşgûldüler. Telaş içinde yapılan tahribat işlemi eksik kaldığından onarım kolay oldu. Dolayısiyle tüm Japon araçları da kolaylıkla Adaya nakledilmeye başlandı. Gelen altı tank hemen savaşa iştirak etti. Japonlar Tengah Hava limanının kenarına gelmişlerdi. Britanya topçuları 40 cm.lik kale mermilerini doğrudan onları üzerlerine atıyorlardı. Singapur’un görüntüsü tam bir kâbusa döndü. Yanan petrolün siyah dumanı tüm çarpışanları ve sivil halkı boyanmış yüzleri ile madencilere benzetmişti.
Müttefik Cephe Çözülüyor
![]() |
| General Gordon Bennett Ocak 1942’de Malezyada gazetecilerle görüşürken |
General Wavell Cava’dan General Percival ve Avustralya Birlikleri Genel Komutanı General Gordon Bennett ile istişarelerde bulunmak üzere Adaya gelmişti. Danışma toplantısı Bakit Timah yol kavşağı yakınında, General Bennett’in karargâh yaptığı, Singapur’un her yanını gören bir tepedeki köşkte düzenlendi. O sırada Japon topçu ateşi öyle yoğunlaştı ki üç general hedef olmamak için bir masanın altında bağdaş kurarak müzakerelerini sürdürmek zorunda kaldılar. Bahçeye düşen bir mermi Percival’i arabasını parçaladı. 44. Hint Tugayının paniğe kapılıp 7 km. geriye kaçması; havadan yapılan şiddetli bombalama ve makineli tüfek ateşi karşısında bir topçu bataryasının geri çekilmesine izin verme zorunda kalınması; bu çekilmeyi gören tüm tugay askerlerinin can korkusu içinde bataryanın peşinden kaçmaları gibi iç karartıcı olayların raporunu yanına alan General Wavell de gerisin geriye Cava’ya uçtu.
Percival bu hezimetin sorumluluğunu yazdığı raporu ile deneyimsiz komutanların elinde eğitimsiz ve ham kalmış birliklere yüklerken, ne üstleri ne de emrindeki Tugay komutanı Tuğgeneral Harold Taylor ile geçinemeyen Avustralyalı Tümgeneral Gordon Bennett ile aralarındaki uyumsuzluğa gönderme yapıyordu. Oysa Bennett, I. Dünya Savaşında küçük rütbeli bir subay olarak katıldığı Gelibolu ANSAC çıkarmasında da yenilgi şanssızlığı yaşamışsa da deneyimli olması gereken bir askerdi.
Nihaî Saldırı
Yamaşitanın tankları, antitank topları karşısında kısa bir duraklamadan sonra artık Adada ilerlemeye koyulmuştu. Britanyalı tüm birlikleri gerilemeye zorluyorlardı. Telaş içinde yapılan bir karşı taarruz da kırılınca, önce düşman güçlerinin toparlanmaya çalıştıkları Bukit Timah Yoluna ilk ciddî saldırı yapıldı. Yamaşita, Japonya’da ilk İmparatorluk Kuruluşu tarihi olduğu için Ulusal Bayram olan 11.Şubatta Singapur’a bir zafer girişi yapmayı hedef edinmişti. Fakat direnişin sürmesi, mühimmatın endişe verici derecede azalması ve Malezya’da Muar Irmağı yakınındaki şiddetli çatışmaların verdiği yıpranma bu kez programını değiştirdi. Pilotlarına Singapur’un teslimini öneren kağıtlar atmaları emrini verdi. “Ekselans Britanya Komutanı” hitabı taşıyan zarflar içindeki bu bildiriler düşman saflarına atıldı. Öte yandan Singapur Deniz üssünün bombalanıp tümüyle tahrip edilmiş olması yanında büyük Hint Hastanesinin de bomba saldırısından kaynaklanan alev ve dumanların da ayrıca kenti göz gözü görmez hâle getirmesi sonucun yakın olduğunu gösteriyordu. Yamaşita son umutla karagâhını bu kez Bukit Tamah yakınındaki harap olmuş bir fabrikaya taşıdı ve son topyekûn saldırı emrini verdi. Buna karşı Britanyalıların bir araya toplanıp hedef küçülterek siperler kazmaya başladıklarını gördü. Bu direnme azmi onun yüreğini ağzına getirmişti. En büyük kaygısı da buydu. Japon Donanma ve Hava güçlerine sürekli destek talebi ile ilgili mesajlar gönderiyordu. 40.000 kişi zannettiği düşmanın gerçek sayısının bunun iki katından fazla olduğunu bilse idi iyice dehşete düşerdi.
Son planı, hiç vakit geçirmeden kenti çembere almak ve savaşçılıklarını takdir ettiği yarı ihtiyatta beklettiği İmparatorluk Muhafızlarını son koz olarak kullanmaktı. General Nişimura her zamanki dik başlılığı ile bu telefon emrine nihaî çatışmaya katılmayacağı yanıtını verdi. Yamaşita bunu işitince, o ana kadar çatışmalara girip ağır telefat veren iki tümenin yıprandığı bir sırada Nişamuranın ne icatlar çıkardığını öğrenmek için Albay Tsuji’yi İmparatorluk Muhafızları karargâhına yolladı. Gerek Nişimura gerek yardımcısı Tümgeneral Imaye ne olduğu anlamadıkları bir konuda ast rütbeli subayla tartışma yapamayacaklarını söylediler. Bu gergin ortamda maruz kalınacak bir karşı taarruz Singapur savaşının sarsıntı geçiren dengelerini her an değiştirebilirdi. Bu kez, Yamaşita, kurmay başkanı yardımcısı Tümgeneral Manakiyi, derhal pozisyona girmesi emrini içeren bir mektupla Nişimura’ya gönderdi. Buna itaatsizlik idamı gerektiren bir suç olacağı için Nişimura birliğini ileri harekete geçmek üzere bir yakıt tankı yakınında konuşlandırdı.
![]() |
| Japon saldırısında Singapur Kentinin görüntüsü |
Karşı cephe de buna benzer bir karmaşa içinde idi. Gordon Bennett Avustralyalı askerlerinin, Japonları sadece yirmibeş dakikalık bir çatışmadan sonra, sanki buyur edercesine Singapur sahillerinde bırakıp kaçmalarının şokundan kurtulamamış; savaşma şevkini yitirmiş; Avustralya Başbakanı John Curtin’e, daha fazla can kaybına yol açmama bakımından teslim olma düşüncesini gizli bir mesajla iletmişti. Bu mesajı gönderdiğini üstü Percival’den sakladı. İlerde General Percival ve diğer üst rütbe Britanyalı subaylar teslim olurlarken o Singapur’dan sıvışmanın yolunu da bulacaktı. Onun bu davranışına karşılık bir çok asker Japonlara karşı umutsuz bir cesaretle savaştılar. Kendi ülkeleri için çarpışan Malezya Alayı iki gün saldırıya dayandılar; hemen tamamı görevleri başında canlarını verdiler. İmparatorluk Muhafızları harekâta geçtiklerinde 2. Hint Tugayı tarafından geri püskürtüldüler.
Fakat zaten kent perişan durumda idi. Tüm dükkânlar, bürolar boşalmış; bombalarla harap olmuşlardı. Yangın ve bombaların cehennemî biçimde ısıttığı sokaklarda parçalanmış, is ve yanmış yakıtla simsiyah olmuş, leş kokan cesetler yatıyordu. Kan, ter, pislik içindeki siyah suratlı askerler boğuşmaya devam ediyor; her an değişen rivayetlere konu oluyorlardı. Ard arda infilaklar sonucu ortaya çıkan yeni harabeler; devamlı hasar gören su isale hatlarının 48 saatten fazla su ikmâli yapmayacağı haberi çoğu Malezya anakarasından mülteci olarak gelmiş olanlarla nüfusu bir milyonu bulmuş bu kentte insanlığın sonunun geldiği vehmini yaratıyordu. Çılgınlar gibi çığlıklar atarak sokaklarda koşturan Hintli askerler umutsuzca girecek delik arıyorlardı. Kent nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Çinliler ise hiç görünürlerde yoktu. Evlerine kapanmışlar, sonucu bekliyorlardı.
General Percival, Cava’daki General Wavell’e, kendisine aslında “teslim olma” anlamına gelen, geniş olağanüstü yetkiler verilmesi talebini içeren bir telgraf gönderdi. Aldığı ilk yanıt “hayır”dı. Fakat ard arda yapılan muhaberat sonucu Wavell isteksizce onun değerlendirmesine göre uygun göreceği kararı almasını kabûl etti. O sırada Japon kıtalarının yıldırım gibi girip toplaştıkları Singapur varoşlarında başka bir ürkünç olay cereyan ediyordu.
![]() |
| Hastanede vurulan bir zavallı hasta |
Çatışmanın yarattığı vahşet içinde Japon askerleri hasım askerlere ve yerli halka mezalime başlamışlardı. Percival günlüğüne bununla ilgili şu notları düştü: “Japon kıtalarının Alaexandra Mahallesindeki büyük askerî hastaneye girip büyük bir trajedi yarattıkları haberini aldım. Japon askerleri Hint birliklerinin hastaneden kendilerine ateş açtıkları iddiası ile misilleme olmak üzere bazı hastane personeli ve ameliyat masasında yatmakta olan bir zavallı da dahil hastaları süngülemişlerdi. Ertesi gün de 150 doktor, hastane görevlisi ve hastayı öldürdüler. Son savaşta da çok korkunç olaylar yaşanmıştı ama bu kez kan dondurucu barbarlık doruğa varmıştı. Muar Irmağı kıyılarında İmparatorluk Muhafızlarının cinnete girmiş gibi ikiyüz yaralı Britanyalıyı öldürmelerinden beri bu gerçekleştirilen en korkunç katliamdı ve her iki cephenin başkomutanlarını da derin biçimde üzüntü ve kaygıya düşürmüştü. Yamaşita bu kolay zaferin askerlerini kendilerinden geçirmesinden zaten devamlı endişe duymuştu fakat gerçekten sırat köprüsünden geçmeye benzeyen bu mücadelede ipler kopmuştu.”
Percival çok parlak ve cüretkâr bir general sayılmazdı ama insan olarak çok temiz düşünceli biri idi. Kendisinin her iki ordu efradı ve sivillerin canlarının daha fazla ateşe atılmaması için teslimiyeti kabûl ettiğini, ayrıca Japon komutanı Yamaşitanın da askerlerinin tamamını kente sokmayarak disiplini muhafaza etme çabasına tanık olduğunu ettiğini ifade etmiştir. Teslim olmadan önce Percival’in zihnini kurcalayan daha pek çok sorun vardı. 14.Şubat tarihine kadar su, mühimmat, yakıt fıkdanı konusunda Kent Valisi Sir Shenton Thomas ile müzakereler yapmış; sivil araç, konaklama alanı binaların ve diğer ihtiyaç maddelerinin savunma adına müsaderesi çarelerini araştırmış; fakat yeterli kaynak ortaya çıkaramamıştı. Singapur’un yerli çoğunluğu Çinliler besin ikmâli konusunda çeşitli bahanelerle destek vermekten kaçınmışlardı.
Ertesi gün Singapur Yamaşita’ya teslim oldu.
Sürecek