4
Şubat
2026
Çarşamba
ANASAYFA

Malezya Kaplanı 8

Yamaşita’nın Başı İmparatorluk Muhafızları ile Dertte

Gen. Takumo Nişimura

Malezya harekatı başladığında 21. Bağımsız Karma Tugayın komutanlığından İmparatorluk Muhafızları yönetimine geçen Korgeneral Takumo Nişimura’nın kurmay başkanı Tümgeneral Imaye, komutandan daha çetin ceviz bir subaydı; zira, Tokyodaki Harp Akademisinde yaptığı hocalığında bir çok generale ders verdiği için bütün generallerden fazla askerlik bilgisi olduğuna tüm kâlbi ile itikad etmişti. Komutanı Nişimura ile birlikde, kendilerine kulak asmayan Yamaşita’ya karşı çok asabî davranmışlardı ve az daha onun Singapur’a yapacağı saldırısını tehlikeye atacaklardı. Fakat, gerçekten çok gözü pek askerler olan İmparatorluk Muhafızları Japon Ordusu içinde çok popülerdi. Onlardan birinin yazdığı “Ülkeme silah arkadaşlarımın küllerini taşıyarak döneceğim” adını verdiği kendilerini öven hazin bir şarkı bu savaş zamanı Japonya’da favori olmuştu.

İlk Stratejik Aşama, Penang

Yamaşita’nın başlangıç saldırıları planladığından daha iyi sonuçlar vermiş; daha hızlı yol alınmıştı. Bisikletli müfrezeleri ve Britanyalılardan ganimet alınmış kamyonlarda taşınan piyadeler düşmana rastladıklarında, uçakların korumasında da hemen mevzilenip küçük sahra topları ve piyade tüfekleri ile açtıkları ateşle engeli ortadan kaldırıyorlar; günde 50 km. civarında yol alıyorlardı. 14.Aralık, saat 15.00’de Müttefik kuvvetlerin Gurun yakınlarındaki savunmasını kırarak Malezya’nın en fazla Avrupalı nüfusu olan Penang adasının yolunu açtı. Penang sürekli bombardıman sonucu, Japon çıkarmasından sekiz gün sonra, 16.Aralık.19 tahliye edildi. 10.Mayıs.1940’da Almanya tarafından işgâle uğrayıp, Hükûmetin ve Kraliyet ailesinin Londra’ya sığındığı ve Japonya’nın Malezya’ya çıkarma yaptığı gün ona karşı savaş ilân eden ve bazı deniz savaşlarına katılan Hollanda’nın da dahil olduğu Müttefik kuvvetler, Japonlarca zaptının önlenmesi için topları, mühimmat ve başka gerekli madde stoklarını tahrip ettiler. Yalnız limandaki radyo istasyonu, gemiler korundu. Bunlar, 19.Aralıkda Penanga girecek olan Japonların işine yaramıştır. Yamaşita artık Perak Irmağının yukarı kısmını tümüyle zaptetmişti. Tai tren hattı onarıldı ve Singora’da terkedilmiş üç katar tren işletmeye konuldu. Japonların pervaneli çıkarma tekneleri bunlara yüklenip, dar yarımada kıstağı boyunca, Malezya’nın batı yakasındaki Alor Star’a kadar taşındılar. Güneydeki nihaî hedef Singapur’a hareket kolaylaşmıştı.

Kuala Lumpur’a Doğru

Sir Archibald Wavell Feld Mareşal üniforması ile

27.Aralık’da Japon bombardıman uçakları Kuala Lumpur’a saldırdılar. Malezya’nın kaderine egemen olan 1941 yılı sona ermek üzereydi. 28 Aralıkta Hint 22. Tugayı “Kuantan”a geldi. Britanya’daki Yüksek Komuta Heyeti Malezya’daki ağır yenilgi karşısında, başarısızlığı ve karar almadaki yavaşlığı görülen 62 yaşındaki Hava Feld Mareşali Brooke-Popham’ı, rutin değişikliği gerekçe göstererek, görevinden aldı. Sonradan Feld Mareşal Lord Wavell olacak General Sir Archibald Wavell, Güneybatı Pasifiğin Hollanda sömürgesi Cava’daki karargâhına Yüksek Müttefik Komutanı olarak atandı. Bunlar hep gecikmiş adımlardı. Yamaşita seri şekilde Singapur’u zaptetmenin planını yapmıştı. Singora çıkarmasında kullandığı ve Alor Star’a kadar taşıttığı çeşitli boyda çıkarma gemisine sahipti. 31.Aralıkda, Britanya Lancashire Bahriyesi 155. Sahra Alayı, Batı sahili güneyindeki Kampar’da bir Japon saldırını önlemiş ise de, Müttefik kuvvetlerin gerisinden çıkarma yapan Japonlar Doğu sahilindeki Hint 9. Tümenini geriye, Kuantan Irmağı güneyine sürdüler. Tehlikeye maruz kalacak Singapur’daki siviller Britanya ve Hollanda nakil gemileri ile ve üç kruazör, onaltı muhrip korumasında Taiwan Adasına taşındılar. 1.Ocak.1942’de Birleşik Krallık Başbakanı Winston Chuchill Britanya Krallık donanmasının Japonların Malezya sularında cirit atmasını önleyememesinden şikâyetçi olacaktır.

Yamaşita’nın cangıllar arasından taşıtabildiği motorlu tekneler de ırmak boylarında ve sahillerde toplaşmıştı. Bu küçük filo bir defasında bir taburdan fazla piyade erini, bir batarya dağ toplarını ve bir mühendis grubunu taşıyabilecekti. Yamaşita bu teknelerle Britanya güçlerinin arkasına çıkaracağı 1500 erle düşmana yeni bir panik yaratmayı amaçlamıştı. Yeni yıl arefesinde saldırıya geçen Japon başarısı bu kumarı kazanan Generale anı defterine şunları yazdırmıştır: “Yeni yılın ilk gününde rahat bir Güney soluğu aldım. Saat 5’de uyandığım hâlde hava çok sıcaktı. Geçmişi anmayı bir yana bırakıp, yarı yarıya yerine getirdiğim görevi tamamlamalıydım. Görevimi çok düşman öldürmeden başarmayı istiyordum. ”Ancak maiyeti onun kadar iyimser değildi. 25. Ordu karargâhının hemen tüm subayları denizden çıkarmaya çok tehlikeli bulduklarından yanaşmıyorlardı.

Çekiliş halindeki İngilizler Kuala Lumpu yakınındaki köprüyü infilâk ettirme hazırlığı yapıyorlar.

Özellikle Generalin plan subayı Albay Tsuji küçük filonun sahilde devamlı devriye gezen Britanya donanmasının kolay bir hedefi olacağını söylüyordu. Ona göre şimdiye kadar bir yanı dağlık, öte yanı bataklık yoldan hızla geçmiş olan 5. Tümen bir çok engelleri ve tuzakları kolaylıkla aşmıştı. Ama düşman gemilerinin gözü önünde Johor Boğazı yoluyla yapılacak bir çıkarma çok büyük bir insan ve tekne kaybını göze almayı gerektiriyordu. Yamaşita Tsujiyi tersleyerek bir albay komutasında 1500 erin Britanya güçlerinin güneyine çıkarmaya başlamaları için kesin emir verdi. Fakat yüksek rütbeli subayların endişeleri, aralarında bu seferin hiç olmazsa en güvenli biçimde nasıl yürütüleceği konusunda uzun görüşme ve tartışmalara yol açtı. Planlama süreci hemen bir hafta vakit aldı. Yola çıkıldıktan dört gün sonra bir R.A.F uçağı tekneler üzerinde belirdiğinde harekât albayı çıkarma kadrosunun büyük bölümüne asıl hedefinin epeyce kuzeyinde bir ırmak ağzına çıkarmayı yaptırdı. Sadece 100 kişilik bir müfreze gerçek hedefe çıkmıştı. Bunlar ana filotilladan ayrı düşmüşler; hava saldırısına maruz kalmadan karaya ulaşmışlardı. Etraflarında diğer birliklerden kimseyi göremeyince gene deniz yolu ile gerisin geriye Japon karargâhına döndüler. Fakat çıkarma planındaki sakatlığın farkına varmayan İngilizler birden bire ırmak ağzından düzinelerle teknenin küçük köye doğru gelmekte olduğunu görünce yirmibeş librelik topları ile teknelerden birini batırdılar. Fakat Japon albay birliklerinin büyük çoğunluğunu sahile çıkartmayı başardı. Mangrov bataklarına çıkan Japon erleri sık cangıllarda hemen kendilerini gizlediler. Aslında pek de bilinçli olmadığı için Japonların kendilerini de ürküten Malezya yürüyüşü Britanyalıları çok korkutmuş yeni tahliye planları yapmaya koyulmuşlardı. O arada, Japon 5. Tümeninin geri kalan bölümü, dörtyüz metre kadar genişlikdeki balta girmemiş ormanlık alanın tren hattını ayırdığı yoldan Malezya’nın federal başkenti Kuala Lumpur’a yaklaşmış bulunuyordu. Britanyalılar kenti korumak için Slim Irmağı üzerinde savunma düzeni aldılar. Irmak üzerindeki beton köprüyü yıkmamışlar fakat olası tahliye zorunluluğu karşısında berheva etmek üzere yanında patlayıcıları hazır bulundurdular.

Japon uçakları kara askerlerini havadan izleyerek gerektiğinde, tank ve ve ırmaktaki motorlu tekneleri korumak için yolu ve tren hattını bomba ve makineli tüfek ateşine tutuyorlardı. Kaya blokları ardına yarı gizlenmiş bir İngiliz 4.5 inçlik Howitzer’i grubunun başındaki tankın 20-25 metreye kadar yakına gelmesini bekleyip ateş açtı. Tank zınk diye durdu ve alevler içinde yanmaya başladı. Tank komutanı ve ekibi, mitralyözleri ile tankdan çıkmaya çalıştılar. Diğer tanklar onun etrafında biriktiler. Piyade Japon erleri ormana giriverip düşman topunu her yandan çevirme hareketine giriştiler ve tankı etkisiz bırakıp yolu açtılar. Tanklar yola yığılan Britanya 25 librelik toplarını dağıtıp köprüye doğru ilerlemeyi sürdürdüler. Bir subay köprüyü tahrip etmek üzere hazırlanmış kabloyu farkedip hemen kılıcı ile kesti. Köprü sağlam vaziyette Japonların eline geçti. Fakat henüz Japon piyadesi fazla ilerleyemiyordu. Tank saldırısı sürüyordu. Gece yarısından sonra köprünün öbür ucuna geçmeyi başardılar. Karanlıkda, silah ateşlerinin aydınlattığı alanda savaş olanca hışmı ile sürdü. Ondokuz saat sonra Japonlar düşmanın direnişini tümüyle kırmıştı. Birleşik Krallık birlikleri hezimet içinde kaçıyordu. Japon bisikletli erleri, tankları, kamyonlar dolusu piyade askeri onları 15 km.den fazla ara açmadan, acımasızca kovalıyor; kesiksiz açtıkları ateşlerle katliam yaratıyordu. Hayatta kalanlar cangıla daldılar. Japonlar 54 top, 50 silahlı kamyon ve 550 naki aracını ganimet olarak ele geçirdiler. 1200’den fazla esir alınmış; 2.000’den fazla düşman askeri müteakıp üç gün içinde açlıktan Japonlara sığınıp tutsak olmayı sineye çekmişti. Yamaşita’nın tüm Ordusunu bir ay boyunca besleyebilecek gıda ve başka zorunlu maddeler de ele geçmişti.

Japon erleri Kuala Lumpur’a girdikten sonra sokaklarını temizliyorlar.

Japonlar yollarını Slim Irmağı üzerinden Kuala Lumpur’a yöneltti Kuzey Malezya’nın savunulması için görevlendirilmiş 11. Hint Tümenini ile konfrantayona geçtikleri gün bu tümenin de artık savaşma şevk ve disiplininin kalmadığına tanık olundu. Bu çatışma Kuala Lumpur’un kaderini iyice belirlemiş; 11.Ocak.1942’de kent Japonlara terkedilmiş; Britanyalılar artık savaşa havluyu atmıştı. Gözü kara biçimde üzerlerine gelen Japonların, Yarımadanın aksi yönünden yapılan çıkarmalardan gelecek daha büyük güçlerin desteğine güvendikleri ve kendilerinin, en az 120.000’lik bir ordunun kuşatması içinde kalacakları inancına sahip olmuşlardı.

Japon tarafında da karışık duygular egemendi. Bu savaş ve sonrası çatışmalarda en ağır suçları (insanlık suçlarını) işleyecek olmasına karşın gözden kaçıp yargılanmaktan kurtulacak, daha sonra ülkesinde politikaya girecek olan plan subayı Albay Masanobu Tsuji, 5. Tümenin yol boyunca çıkarma grubu ile temas kuramamasını göz önüne alarak bunun umutsuz bir çatışma olduğunu iddia etmekte haklılığını düşünüyor; ayrıca Slim Irmağında öncü batarya komutanı olan Harp Okulu arkadaşına kötü bir mesaj göndermenin stresini yaşıyordu. Zira Yamaşita bu batarya komutanına, üç askerinin yağma ve tecavüz suçu işlemesine engel olamadığından otuz gün hücre cezası verilmesini emretmişti. General anı defterine bu olayı da: “Bu çatışmalarda Ulusumuzun gurur duyacağı bir tavır almamızda sorunlar çıkıyor; bu duruma çok duyarlık göstermem gerek...” şeklinde not düşmüştü. Savaş kariyeri boyunca bu disiplinsizlikler onu çıldırtacak duruma gelmişti. Slim Irmağı çatışmasından sonra yaptığı denetlemede üç Britanyalı savaş esirine rast geldi. Arabadan inip, bir çevirmen aracılığı ile onların yurtları, aileleri hakkında bilgi aldı. Sonra Japon muhafızlara dönüp: “Sakın bunları hor görmeyin. Yürekli bir savunmadan sonra böyle tutsak olmak zaten acı bir kaderdir. Onlara nazik davranın.” dedi. Daha sonraki çatışmalarda bu nasihatın pek tutulmadığı görülecektir.

Kıyı çıkarmaları çoğu kez başarısız kalıyordu. Albay Tsuji ve bazı diğer kurmayların tavsiyesine uyup bundan vaz mı geçmeliydi? Hayır, bunu sürdürecekti ancak duruma göre bazı değişikliklerle... Gerçi, 5. Tümen Hiroşima’da ve Hainan’da çıkarma tatbikatının eğitimini özel olarak ve yoğun şekilde yapmıştı ama gerçek savaşın stresli ortamında nisbeten önemsiz deniz ve hava saldırıları karşısında bile sağlam duruş sergilenemediği görülüyordu. Yamaşita, İmparatorluk Muhafızlarını bulundukları konumda kullanmayı aklına koymuştu. Onların çıkarma konusunda hiç eğitimleri yoktu. Fakat, beklenmeyen bir saldırı karşısında sert refleks gösterebilmelerine güveniyordu.

Albay Masanobu Tsuji

Albay Tsuji önerilerinin dinlenmediğini duyunca öyle bozulmuştu ki kırk sekiz saat boyunca kimse ile konuşmadı ve kendini savaşı planlama görevinden çekti. İmparatorluk Muhafızları komutanı General Nişimura’nın da sürekli sergilediği bu tavır yüksek rütbeli Japon subayları arasında pek olağan dışı bir şey de değildi. Albay Tsuji’nin tüm surat asmalarına karşın, Yamaşita’nın bundan sonraki çıkarma uygulamaları olağanüstü başarılı oldu. Geriden çengele alınmış hâle gelen Britanya hatları, göreneksel eğitim almış subaylarına öylesine dağınık görünmüştü ki, her zamankinden iki kat hızla çekilme kararı aldılar. İmparatorluk Muhafızları, bir Japon deyişi olan: ”Yılanlardan korkmayan kör adam gibi” düşman hatlarının gerisini, hareketin olanaksız derecede zor olduğu bataklık ve cangıllık alanda çevirirken inanılmaz bir yüreklilik göstermişlerdi. O esnada Yamaşita daha da delice bir cesaretle, harekatın gayet başarılı gitmesi karşısında, yedekte tuttuğu 56. Tümene bu harekatta artık hiç ihtiyacı kalmadığına karar verdi. Saygon’daki karargâha bu birliği Birmanya’daki istilâ güçlerine yardım için gönderebileceği mesajını iletti. Bu kararında, gıda ve mühimmat stokunun azalması; dar bir kıstakda yapılacak Singapur savaşında 10.000 kişilik fazladan bir kuvvetin yarardan çok yönetim güçlüğü yaratacağı hesapları da yatıyordu ama, son hızla kaçmakta olan düşmanın değerini de giderek daha çok küçümsediği muhakkaktı. Kuala Lumpur’dan Singapur’a uzanan sahil tren hattı kaçmakta olan salkım saçak birliklerle dolu katarlarla tıkanmıştı. Bu arada, konteynerlere alınmış ve hâlâ tahrip edilmediği için Japonları işine yarayabilecek ve taşınması sorunlu malzemeler olduğu farkedilince R.A.F. uçaklarına onları mitralyöz ya da bombalarla tahrip etmeleri emredildi. Bu tahribat süreci de başarılı olamadı. Çoğu konteyner dolu trenler sapasağlam geride kalıp Japonlarca zaptedildi. Bunlardan birinde Kuala Lumpur’daki Malezya Harita matbaasında, ülkenin savunulması amacı ile yeni basılmış son derece ayrıntılı yüzlerce harita vardı. Dolayısıyla bu en son yerleşme durumunu gösteren haritaların hepsi İngilizlerden önce Yamaşita’nın eline geçmiş ve hem karadan hem kıstağın her iki tarafından denizden güvenle Singapur’a yürüyüş yolu açılmış oldu.

Sürecek

Yayın Tarihi : 26 Ağustos 2013 Pazartesi 10:01:25


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?