![]() |
| Tomoyuki Yamaşita askerî lise öğrencisi iken |
Tomoyuki Yamaşita Japonya’nım en büyük dört ada ilinden “Şikoku”nun merkez kenti Koçiden 40 km. uzaklıktaki Otoyo köyünde, 8.Kasım.1885’de doğdu. Babası o zamanki adı, çok iri sedir ağaçları ile çevrili olduğundan “Osugi Mura (Büyük Sedir Ağacı)” olan bu köyde doktorluk yapıyordu. Doktorun bu en küçük oğlu Japonların pek çoğundan iri idi ve kas gücüne sahipti. Ama okulla pek arası iyi olmadı. Tipik çalışkan bir Japon genci olan ve baba mesleğine girme isteklisi kendinden üç yaş büyük ağabeyi onu, okuldan kaytardığı için, sık sık azarlardı. Ailede onun da doktor olması isteniyordu. Nihayet, gene Japon geleneklerine aykırı olarak babasına karşı geldi ve kendi hedefini seçmek için Tokyo’ya gideceğini kesin bir dille belirtti. Evden cebinde sadece 100 yen ile ayrıldı. Baba onun burnunun sürtülüp geri geleceğine emindi. Ama o, anasından gizlice aldığı küçük yardımlarla idare edip ayak diretti. 300 yıl kadar önce Şikoku’da bir kale inşa etmiş ataları ile övünen annesi oğlunun da bu soylu kanı taşıdığından emindi. Kocasının tasvibini alarak Tomoyuki’yi Koçi’deki dayısının yanına yolladı. Çocuk orada ‘Kaynan Orta Okuluna’ girdi. Bu kurum, yerel gençlere Samuray disiplini vermek isteyen feodal bir aşiret beyi tarafından “Güney Denizi Okulu” adı ile kurulmuştu. Daha bu okulda Spartalılar gibi askerî eğitim keyfi ile karşılaşan Tomoyuki’nin askerî liseye girmesi kaçınılmaz oldu. İmparator altı askerî lise açtırmiştı. Tomoyuki 15 yaşında bunlardan Hiroşima’dakine kaydoldu.
![]() |
| Bokser isyanı sırasında toplaşan sekiz uluslu ittifakın askerlerini temsilen bir diziliş. Soldan sağa Britanya, ABD, Avustralya, Britanya Hindistanı, Almanya, Fransa, Avuturya-Macaristan, İtalya, Japonya askerleri |
King Hanedanı Çin’inde 1839’dan beri süregelen Britanya İmparatorluğunca Çine sömürgeleştirme ve afyon ticareti ile ilgili mücadeleler had noktaya gelmiş; 1899’da ulusalcı, yabancı emperyalizm ve Hristiyan misyonerliği karşıtı “Âdil Uyum Derneği-Yihetuan” örgütlenmesi ile oluşan (“Pekinde 55 Gün” isimli 1963 çekimi sinema filmine ilham veren) ve daha yaygın bilinen adı ile “Bokser Kalkışması” başlamıştı. İngiltere’nin açtığı yoldan çoğu Batılı emperyalizme soyunan güçlü devletler Çin’de nüfuz alanları oluşturmuşlardı. Bokser isyanına karşı Çin’de çıkarları olan bir çok yabancı devletler birlikleri yanında Japonlar da, Tomoyuki’nin askerî okula girdiği yıl, Hiroşima’daki 11. Alay ile 1900 Haziranında Pekine girip isyanı bastırdılar. 7.Eylûl.1901’de akdedilen “Bokser Protokolu” bokserleri destekleyen hükûmet görevlilerinin idamını ve Pekinde bekleyen yabancı birliklerin masraflarının karşılanması ve savaş tazminatı olarak Hükûmetin yıllık vergi bütçesini aşan 67 milyon Sterling’lik bir ödemeyi öngörüyordu. 11. Alay personeli Hiroşima’ya döndüklerinde Batılılardan aldıkları bir çok üniforma ve kıyafeti de tanıtmışlardı.
![]() |
| Şantung İlinde Britanya ve Almanya nüfuz bölgeleri |
Yamaşita Rusların hezimete uğratıldığı 1905 yılında Japonya İmparatorluk Ordu Akademisinden, zaferin verdiği coşku ile de büyük tezahüratlı bir törenle mezun oldu ve 1906’da Orduya girerek Şantung’da Almanya’ya karşı verilen sonuçsuz savaşa katıldı. Bu onun kariyerinde bir staj gibi oldu. Japonların Çinlilerle savaşı sonucu kazanımlarını kabûl etmediklerine değindiğimiz sömürgeci Batılı güçlerden Büyük Britanya Veyhay’i işgâl ettikten sonra, buna karşılık, 20.Nisan.1898 tarihli anlaşma ile Almanya’nın Şantung sahil ilinin Çingdao üzerindeki çıkarlarına mümanaat etmemeyi kabûl etmişti. Yangze Vadisi boyunca Veyhay’ı Çingdao’ya bağlayan İngiliz-Alman ortak yapımı demiryolu da bu anlaşmanın süsü olarak inşa edildi. Böylece, çeşitli anlaşmalarla Almanya da bir yandan Çin topraklarını kiralama yolundan ülkeye sızma kervanına katıldı. Çin Rus-Japon Savaşı sırasında tarafsız kaldı; fakat Güney Mançurya’nın çatışma alanı olması onun tarafsızlığını ihlâl etti. Bu çatışmalar dizisi deniz savaşlarında batan gemilerin personelinin himayesi ile ilgili 1906 tarihliden başlayarak bir dizi “İkinci Cenevre Konvansiyonları”nın akdedilmesi yolunu açtı.
Yamaşitanın ikinci savaş deneyimi 1914’de gene Japonya’nın Şantung’a harekata geçerek Almanya ve Büyük Britanya’dan Çin üzerindeki denetimi geriye alma kampanyasıdır. Burada alt yapısı harap olan, aşağılanan Çinlilerdir. Büyük Britanya bölgeye küçük bir birlik göndermiş; fakat bu tümüyle kendine özgü savaşta Japonlarla baş edemeyeceğini hesaplayınca ve ayrıca Temmuz ayında başlayan I. Dünya Savaşında Almanya ile muhasın hâle gelince, Japonlarla birlikte husumeti Çingdao’daki Almanlara çevirmiş; Çin Hükûmeti çareyi, 3.Eylûl.1914’de, muhasım güçlere çatışmaları için serbest bir alan tahsisinde bulmuş. Fakat özel alan falan da tanımayan Japonlar Çingdao’yu ve civar demiryollarını 28.Eylûl itibariyle tamamen zapdetmişler.
![]() |
| General Hideki Tojo |
Bu seferberlikte göze giren Yamaşita birkaç girişimden sonra Ordu Savaş kolejine (Harp Akademisi) giriş sınavını kazanarak katılacak; 1916’da 6. derece ile mezun olacaktır. Mezuniyet öncesi aynı yıl, emekli General Nagayama’nın büyük kızı Hisako Nagayama ile evlendi. 1919-1922 yılları arasındaki İsviçre’de Bern, Almanya’da Berlin Askerî ataşelikleri sırasında Alman askerî siyaseti ve örgütlenmesi hakkında uzmanlık kazandı. Yüzbaşı rütbesi ile Bern’deki ataşe yardımcılığı sırasında, ilerde Japon Kara Kuvvetleri Komutanı ve Japonya’nım 17.Ekim.1941-22. Temmuz.1944 tarihleri arasında Başbakanı olacak meslektaşı “ustura” lâkabını alacak kadar faşist yapıdaki Yüzbaşı Hideki Tojo ile yakın arkadaşlık yapacaktır. Birinci Dünya Savaşı henüz bitmiştir; iki yüzbaşı yenilmiş, harap olmuş, ayrıca barış antlaşması ile harp tamiratı ve tazminatı ödeme borcu yüklendiği için ekonomik olarak iyice çökmüş Almanya ve Avusturya’da tur atarlar. Japon Ordusu Alman modeline göre örgütlendiği ve okullarda Almanca öğrendikleri için lisan sorunu yaşamazlar. Alman Batı cephesini de gezip askerî açıklamalar alırlar. Yamaşita arkadaşına: “Eğer Japonya birileri ile savaşa girerse asla teslim olup kendini bu hâle düşürmemelidir” demişti.
1922’de Japonya İmparatorluk karargâhında ve Kurmay Kolejinde binbaşı rütbesi ile hizmet verdi. Japon İmparatorluk Ordu Genel Kurmay Kuruluna atandığında, üstün yeteneğine rağmen Ordu içinde siyasal hiziplerden yanlış birine oynayınca gözden düştü. “İmparatorun Yolu” grubuna bağlanarak “Askerî Denetimci Hizip”ten dostu Hideki Tojo ile rekabete girdi. Tojo hararetli bir şekilde politika ile ilgilenecek; Yamaşita kendini siyasetten uzak tutacaktır.
1928’de Viyana’ya askerî ataşe tayin edildi. Bazı parasal ihtilâflar ve mülkleri üzerine konan haciz sorunları yüzünden tartışmalar yaptığı eşi kendisi ile birlikde Viyana’ya gelmemişti. Yamaşita kariyerine gölge düşüren bu olaydan ve yabancı ülkede yalnız kalışından eşini ve onun ailesini sorumlu tutuyordu. Viyana Üniversitesine ekonomi öğrencisi olarak kaydoldu. Viyana’daki Japon diplomatik misyonundaki üst’ü Japon Büyük Elçisi Ono, Yamaşita’yı, vefat etmiş Avusturyalı bir yazarın Japon asıllı dul eşi ile tanıştırdı. Yurt özlemini gidermek için sık sık ziyaret ettiği bu hanımın evinde rastladığı bir Alman generalinin kızı Kitty ile gönül ilişkisi kurdu. Ama kendini kaptırmadı. Ülkesinde meslekî başarılar onu bekliyordu.
1930’da Albay Yamaşita’ya 3. İmparatorluk Alayı Komutanlığı verildi. Ancak, politikada Dünya Savaşının sonuna kadar sürecek asker vesayetini getiren bir kaynaşma Yamaşita’nın alayına da sirayet ediyordu. “Bombacı Subay” denilen gözü kara bir teğmen Hükûmete karşı sabotaj için Yamaşita’dan açıkca malî yardım bile istemişti. Genel olarak onların görüşlerini haklı bulan komutan para yardımına ve disipline sığmayan tavırlara yanaşmadı. Genç subayları yatıştırmaya çalıştı. Fakat Ordudaki gayrı resmî iki ana gruplaşma derinleşerek General Araki Sadao’nun önderlik ettiği “Kodo-ha/İmparatorluk Yolu” ve General Tetzuan Nagata şefliğindeki “Tosei –ha/Denetim (yani askerî vesayet)” adları ile daha da kapsamlı bir genel siyaset antagonizmi oluştu. Birinci hizip Japon kültür, ruh sâfiyeti ve maddî kalitesine vurgu yapıp Sovyetlere taarruzu öneriyor; Almanya’da yükselmeye başlayan Ulusal Sosyalist akımın etkisi altındaki ikinci hizip teknolojik çağdaşlaşma, merkezî ekonomik ve askerî planlama ve Çin topraklarına yayılmayı hedef alıyordu. Başta, Orduda ağır basan birinci grubun önderi Araki 1931-34 yılları arasında Savaş Bakanlığı yapacaktır. Fakat şiddet hareketleri hiç eksik olmuyordu. Yamaşita’nın Genel Kurmay Karargâhında “Askerî Meseleler Şefliği” gibi çok önemli bir pozisyona tayin edilmiş olduğu sıralarda “Ketsumeidan Jiken-Kan Borcu Birliği” adında bir terör grubu, 9.Şubat.1932’de hedefin e aldığı yirmi iş adamı ve liberal politikacıdan sadece eski bir Maliye Bakanını ve Mitsui Holding Şti. Genel Müdürünü öldürdü. Fakat 1933’de, Almanya’da Hitlerin iktidara gelişi Japonya’da ikinci grubun görüşünü güçlendirdi; Arakinin istifası üzerine “Tösei-ha”cı subaylar Orduda en önemli konumları aldılar. Bu arada Orduda, Kodo-ha grubundan çıkan “Kokutay Genri-ha” isimli bir hizibin de katılması ile bir şiddet hareketleri dizisi hızlandı.
![]() |
| 26.Şubat.1936’da âsi Üstteğmen Yoşitada müfrezesine talimat veriyor |
Sonuç olarak, 1936’da, siyasal muhalefetin yanı sıra kırsal yöredeki yoksulluk ve Devlet suiistimalleri, maaş yetersizliği, kapitalizm karşıtlığı sebepleri ile bazı küçük rütbeli radikal subaylar ayaklandı. Bunlar, eski iki başbakanın da dahil olduğu bir çok yüksek rütbeli bürokrat ve subayı öldürdüler. Fakat Yüzbaşı Nonaka emrindeki bir grubun mevcut Başbakan Keisude Okada hazırladıkları suikast başarılı olamadı. Onu sanarak bir albayı vurdular. İmparator Hirohito yerine prens Çiçibu’yu geçirmeye de niyetlenmişlerdi. Ama Saraya da giremediler. 29.Şubatta teslim olup yargılandılar. İsyancıların 19’u idama, 40’ı hapse mahkûm oldu.
Hiç bir darbeye bulaşmayan Yamaşita darbecilere hoşgörü göstermesi nedeniyle İmparator Hirohito’nun güvenini yitirmişti. Taşra hayatını bilirdi. Yoksul bölgelerde, özellikle, Japonya’nım çorak kuzey adası Hokkaido’da, açlık sınırına gelmiş çiftçiler rüşte ermemiş kızlarını, bin kadar büyük kent madrabazına satarlardı. Kızlar, geyşa ya da fahişe olmak üzere eğitilmeye Tokyo’ya gönderilirdi. Yozlaşma her kesimde vardı. Ordu da karışıktı.
Çin ile olan uzlaşmazlığın sona erdirilmesini ve ABD ve Büyük Britanya ile barışçıl ilişkilerin tesisini isteyen Yamaşita tümüyle yayılmacı bir siyaset doğrultusunda kurulmuş Kwantung Ordusunda, ilerde, 1938-40 arası, IJA (İmparatorluk Japon Ordusu) 4.Tümen komutanlığı gibi kendisi için önemsiz bir göreve atanacağından elbette habersizdi.
Bu münasebetle, Japonya’nım Asya Anakarasına köklü bir biçimde nüfuz etmesine medar olan Mançukuo kukla devletinin kuruluşu ve bu operasyonun enstrümanı olan Kwantung Ordusu hakkında biraz açıklamalarda bulunalım. Kwantung Ordusu kağıt üstünde İmparatorluk Genel Karargâhına ve Orrdu Genel Kurmay Başkanlığına bağlı idi ise de IJA’nın en büyük ve prestijli ordu grubu olarak genellikle merkezden gelen emirlere kulak asmaz; işgâl ettikleri topraklarda fiilî durumlar yaratırdı. Komutanları, yukarda adını andığımız Hideki Tojo ve II.Dünya Savaşı sırasında “Savaş Bakanlığı” yapacak olan Seyşiro Itagaki gibi çok üst düzey askerler ve politik kişiler olmuştur.
![]() |
| Mançukuo’nun Kukla İmparatoru Gioro Puyi |
Çinlilerin, sonradan Cumhur Başkanı olacak itibarlı politikacısı Sun Yat Sen’in büyük desteği ile Çinde gerçekleştirilen 1911 Hsin Hay Devrimi ile King Hanedanı devrilmiş; Cumhuriyeti kurulmuş; fakat merkezî idareden kopmalar olmuştu. 1916’dan itibaren Mançurya Jang Tsuolin adında şiddetli bir Cumhuriyet karşıtı, King hanedanının ihyasını isteyen savaş baronu tarafından yönetilir olmuştu. 1924’de Çinin öteki topraklarını da istilaya geçen Zuolin Pekin’i de kontrolüne aldı. Ağır vergilerle halkı ezmeye başlayınca, Mayıs 1928’de Ulusal Devrimci ordusu Baş Komutanı Çan Kay Şek, Jang’ı mağlup etti. Jang Japonya’nım vekili gibi hareket etmesine karşın, Çin ulusalcılarının ilerlemelerine engel olamadığı için, Haziran ayında, içinde Kwantung ordusunun küçük rütbeli subayları da bulunan bazı suikastçılar tarafından bomba ile öldürüldü. Bunun peşinden örgütlenmeyi güçlendiren Kwantung Ordusu, Tokyodan gelen politik ve askerî talimatlara uymayarak 1931’de Mançurya’da kapsamlı bir istilâya girişti. Bu olup bittiye Merkezî yönetim sessiz kaldı; 1932’de “Mançukuo” adında kukla yönetimin kurulması ile o bölgenin pasifize edilmesini takdir dahi etti. King Hanedanından gelme” Aysin Gioro Puyi” ismen Mançokuo’nun İmparatoru oldu ama gerçek yönetim tümüyle, Japonya’nın Mançukuo Büyük Elçisi görevini de üstlenen Kwantung Ordusu Baş komutanında idi. Mançurya, II. Dünya Savaşı sonunda, 1945’de Çin’in egemenliğine geri dönecektir.
İşte Yamaşita’nın 1938’de görevlendirileceği Kwantung Ordusunun buraya kadarki marifetleri… Onun çapına az gelen bu görevde gerilla savaşı yapan Çinlilerin mücadelelerini takdirle anmış; fakat bu önemsiz görevin, gerçek kalibresini kanıtlayacak bir yayılmacı mücadeleye, gönülsüz de olsa, efsanevî bir katkı verecek, bir sıçrama tahtası olduğunu görmüştür.
7.Temmuz.1937-2.Eylûl.1945 tarihleri arasında cereyan eden ve Yamaşita’nın kısmen katıldığı “İkinci Çin-Japon Savaşı”nın ilk bölümlerini verelim.
Sürecek