19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Bakan Günay çok kızdı

Turizm Kongresi’ne ilgi oldukça fazlaydı; belediye başkanları hariç.
Antalya ve civarındaki tüm turizmciler neredeyse tam tekmil katılmışlardı. Çoğu da konuşmaları sonuna kadar dinlediler, notlarını aldılar. İlgileri turizmin geleceğini ve geleceğin turizmini şekillendirecek.
Son konuşmacı Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, notlarına bakmadan konuşuyordu. Bakan Günay, konuşmasının bir bölümünde durdu ve kalabalığa sordu; “Aranızda belediye başkanı var mı” diye.
Herkes bir birine bakındı. Havaya kalkan el aradık. Yoktu... Havaya kalkmış bir tek el yoktu...
Bakan bey çok kızdı ve aynen şöyle devam etti: “Konuşmacı olmak, konuşmak şart mı. Buraya gelip not alsanız alt yapıda ne eksik, çevre düzenlemesi vs bunları öğrenseniz fena mı olur. Vali bey burada. Ondan daha fazla mı işiniz var. Turiztik beldelerin belediye başkanlarına turizm adına çok iş düşüyor. Hiçbirşey yapamazsanız, güzel balkon yarışması, düzenlersiniz. Buda bir şeydir. Burası Antalya, turizm kenti. Yerel yönetimlere çok iş düşüyor.”
Belli ki Bakan Günay öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Akaydın’ın kongreye katılmamasına içerlemişti. Asıl kızgınlığı ondan geliyordu.
İlk aklıma gelen Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Sururi Çorabatır’a sormak oldu. Belediye başkanlarını davet etmemişler miydi acaba. Çünkü sadece muhabelfet belediyeleri değil, AKP’li belediyelerden de ses yoktu kongrede. Çorabatır, “Hepsini davet ettik, etmez miyiz. Milletvekillerimizi de davet ettik. Hatta TBMM turizm komisyonu üyelerini bile davet ettik. Ama gelmediler nedense” diye karşılık verdi.
FISILTILAR NE DİYOR
Fısıltılar artmıştı salonda. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın neden katılmamış olabileceğini konuşuluyordu. Geçen yıl yine Bakan Günay kürsüden belediyeleri hakarete varan şekilde eleştirmiş ve “Beceriksizlikle” suçlamıştı. Ortak kanı Mustafa Akaydın’ın bu yüzden katılmamış olabileceği yönünde oldu.
Bakan Ertuğrul Günay, hiç aksamadan ve atlamadan hemen her konuya dokundu, sorunlara yanıt verdi konuşmasında. 2012 turizm rakamlarının beklenenden daha iyi olduğunu belirtti ve bundan da memnun olduklarını dilye getirdi. Bizce de sayın Günay haklı. Çünkü 2011 rakamları olmasa da 2010 rakamlarına ulaşılması bile başarı olacaktı. Çünkü Avrupa’da ve dünyada kriz var. Buna karşın Türkiye’nin turizmde umduğundan biraz fazlasını aldı gözüyle bakıyoruz.
SAHİLLER HALKINDIR
Konuşmasının bir çok bölümü alkış aldı Bakan Günay’ın. Ama bir bölüm vardı ki hiç alkış almadı. Sahil kullanımı ile ilgili var olan durumdan hoşnut değildi bakan bey. “Bizim insanımıza denizi yasak edecek bir tatil köyü olamaz” diyerek, sahillerin kamuya, yani halka ait olduklarını hatırlattı. İşte bu söylemin hiç alkış almadığını da belirtelim. Umarız bu söyledikleri uygulamaya geçer ve herkes her yerden yararlanır. Kapalı kapılar ardında bir tatil şekli sona ermiş olur.
İNTERNETİN ÖNEMİ
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen, turizm sektörü için internetin ve dolayısıyla da cep telefonlarından gerçekleşen bağlantıların önemini anlattı. Kısaca şunu vurgulamaya çalıştı; “Kazanmak istiyorsanız internete, dijital dünyaya yatırım yapmalısınız.”
Bu işe girilmemesini, Milli Piyango bileti almadan ikramiye çıkmasını beklemek, gibi birşey olarak gösterdi sayın Özmen.
BEDAVACI TURİST BİLE GELSİN
Tur Operatörü olarak konuşan Kayı Group Yönetim Kurulu Başkanı Talha Görgülü, yatak sayısını arttırmaktan sana. Turizmin çeşitlendirilmesini istiyor, en az para harcayanın da en çok para harcayanın da Türkiye’ye gelmesini diliyor. Bir kişinin geceleme yapmasa dahi günde 3 simit yemesi bile o kişinin 10 Euro bırakacağını vurguladı Görgülü. “Bir” liranın “Sıfır” liradan daha iyi olduğunu hatırlattı. Eh haksız değil. Ama turizmi çeşitlendirelim derken neleri kastetti onu öğrenemedik. Çünkü bir kesim de var ki yatak sayısı belli bir süre için durdurulsun ki fiyatları yukarı çekebilelim, diyor.

Yayın Tarihi : 30 Kasım 2012 Cuma 16:50:37
Güncelleme :30 Kasım 2012 Cuma 17:10:34


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?