2009 için hazırlıklarını sürdüren turizmciler, krizde büyümenin formülünü “Tam tanıtım zamanı” olarak açıklıyorlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım bütçesinin dolar bazında düşük kalmasını ise “20-30 milyon dolar harcamamak için gelecek 2-3 milyar doları kaybetmiş oluruz” şeklinde eleştirdiler.
Bütçelerinin başka kalemlerinde daralmaya giden otelciler ortalama yüzde 2 ila 4’ünü ayırdıkları tanıtım-reklam ve pazarlama kalemine dokunmadılar. Otelcilerin kaygısı, turist sayısı artsa bile kişi başına ortalama geceleme sayısının 7’lere kadar düşmesi.
Antalya’ya gelenlere ilk ‘Hoşgeldiniz’ diyen havalimanı işletmecisi ICF Airports’un Genel Müdürü Ferda Yakar ve Kurumsal İletişim Yöneticisi Tuğba Soğukpınar, krize rağmen kurum olarak bazı yatırımların devam edeceğini söyleyip yakın bir zamanda açıklanacağını anlattılar. Genel Müdür Yakar, Berlin, Kiev ve Moskova’daki fuarlarda daha faal olmaya karar verdiklerini bu amaçla da Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği AKTOB ile işbirliğine gittiklerini vurguladı. Yakar, havacılık sektörünün fuarı olan Kuala Lumpur’daki Routes 2008 fuarına katıldıklarını, amaçlarının yeni hava yolları şirketlerinin Türkiye’ye ve Antalya’ya gelmelerini sağlamak olduğunu söyledi.
ŞİKAYET ÇOK DÜŞÜK
Kurumsal İletişim Yöneticisi Tuğba Soğukpınar, “Marka havalimanında başlar” dedi ve ICF Airports’da müşteri memnuniyetinin çok yüksek olduğunu, “Milyonlarca insanın giriş çıkış yaptığı havalimanımızda yiyecek içecek ile ilgili gelen şikayetlerin sayısı sadece 5 – 6” sözleriyle anlattı. Soğukpınar, “Şaşalı olmayabilir ama, tur operatörleri ve oteller fuarlara katılmalı, yer almalı” diyerek, tanıtımdan kaçma zamanı olmadığını vurguladı.
IC Hoteller Genel Koordinatörü Abdullah Keleş, Genel Müdür Barış Narin, Yardımcısı Ece Ataksoy Küçüker ve Satış Pazarlama Sorumlusu Binnur Ocak ile sohbetin konusu fuarlar ve pazarlama teknikleriydi. Keleş, Türkiye Otelciler Federasyonu’ndaki (TUROFED) ayrılmalar için “Otelciler birliği çıkmak zorunda. Er veya geç çıkmak zorunda. Geç kalındıkça turizm zarar görüyor” şeklinde düşüncelerini açıkladı. Bakanlığın tanıtım bütçesinin arttırılması gerekirken düşük kalmasının yanlışlığına değindi ve şunları söyledi: “20 milyar dolar döviz getiren bir sektörde 20-30 milyon dolar daralma gelebilecek 2-3 milyar dolarlık gelirin gelmesini sıkıntıya sokabilir, gelmeyebilir.”
WORKSHOP’LAR ÖNEMLİ
Kimi görüşlere göre fuarların önemini kaybettiği söylemlerine karşı Genel Koordinatör Abdullah Keleş, fuarların buluşma noktası ve şov alanı olması bakımından önemini koruyacağını anımsattı. Keleş, Workshop ve salescall faaliyetlerinin ön plana çıkmaya başladığını söyledi. 2009’u nasıl gördüğünü ise şöyle anlattı Keleş:
“Sayı olarak 2008’e göre gerileme olmasada geceleme bazında düşme olabilir. 2007 yılında ortalama bir kişi 11 gün kalıyordu. 2008’de bu rakam 9’a düştü. 2009 da ise 7 veya 8’e düşebilir.”
Abdullah Keleş, Rusya pazarında düşüşün olabileceğini ama Avrupasız turizmin asla yapılamayacağını da sözlerine ekledi.
DUBAİ’DEN FAZLAMIZ VAR
Rixos Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Demirok Antalya ile Dubai’yi karşılaştırdı, “Bizim artılarımız çok çok fazla” dedi. Şu sıralarda Dubai’nin yüksek sezon içinde bulunduğunu ama yine de yüzde 30’a varan oranlarda fiyat indirimine gittiğini anımsattı. Demirok, “Fırtınanın tam ortasındayız. Ciddi bir krizin içindeyiz. Tam tanıtım zamanı. Bütçeyi 2’ye katlamamız lazım. Ama bakanlığın tanıtım bütçesi küçüldü. Pazarlama çalışmalarını başlatan İspanya ve İtalya rezervasyonlarını arttırdı, biz geç kalıyoruz” uyarısında bulundu.
Demirok, “Bugünü satmak için dünden başlayamazsın reklama tanıtıma” diyerek en az 6 ay veya bir yıl öncesinden çalışmaların başlanması gerektiğini dile getirdi. “Rekabet inanılmaz boyutta. Önde gitmezseniz kazanamazsınız. Her müşteri için savaşmak gerekiyor. Daha hızlı olmak lazım. Hantal yapıda olmamalıyız” diyerek Rixsos olarak bütçelerinin yüzde 4-5 kadarını reklam ve tanıtıma ayırdıklarını anlattı.
Demirok, farklı tanıtım ve reklam çalışmalarına ağırlık verilmesini önerdi. İnternetten satışların her geçen yıl arttığına dikkat çekerek, sanal dünyada kurdukları Sanal Rixsos otelini aylık 30 bin kişinin ziyaret ettiğini vurguladı. Sanal Rixsos’un yöneticisi Eyüp Kaplan, “Türkiye’nin ilk ve tek sanal oteliyiz” diyerek ilginin oldukça yüksek olduğunu söyledi. İrfan Demirok, “Bir fuara katılsanız 30 bin kişi ziyaret etmez. İnternet bu açıdan çok önemli” dedi.
Turizmden kimse korkmasın
Turizmin 4 ayağında faliyeti bulunan Kıyı Gourup Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği 2’nci Başkanı Talha Görgülü, “Türkiye turizmden 50-60 milyar dolarlar bekliyorsa daha fazla bütçe ve daha profesyonelce tanıtım, piar yapmalı” dedi. Bütçeden kısılacak en son kalemin tanıtım reklam harcamaları olduğunu savundu, “Turizmden kimse korkmasın, geriye gitmez artık” diye moral verdi.
Dubai’nin reklamla adından söz ettirdiğini dile getirip, “Orada birşey yok ki 4 tane oteli var. Reklam sayesinde aranan bir turizm merkezi oldu” diyen Talha Görgülü, 2009 yılının zor olacağını, korkmadan tanıtıma devam edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Ben olsam” dedi Talha Görgülü, “Ben olsam Belek’i komple satın alır, yeniden projelendiririm. Eğlence, yeme-içme, alışveriş gibi mekanları yeniden oluştururum” diye konuştu. Sonra da kumarhane konusuna değindi: “Türkiye’de kumarhane olmalı, ama Antalya’da olmamalı. Mersin’de olabilir, Kapadokya’da olabilir. Ve o bölgeyi canlandırmış geliştirmiş olursunuz.”
KIYILARDA YER KALMADI
“50 milyon turiste ne zaman ulaşırız” diye sordum Görgülü’ye. Biraz düşündü ve şöyle karşılık verdi: “Böyle olmaz. Önce turizmi 12 aya yayacaksınız. Şimdiki halimizle zaten oteller yetmez 50 milyon kişini misafir etmeye. Yok böyle olsun derseniz, yeni oteller yapacaksınız. Bu da çevreyi daha çok betonlaştırmak demektir. Zaten kıyılarımızda yer de kalmadı. Doğaya daha fazla zarar vermemeliyiz. Devletin alacağı radikal kararlarla turizm 12 aya yayılabilir.”