19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Ölüdeniz’in farkı fiyatı

 Dünyanın en güzel plajlarına sahip Ölüdeniz’de iki ayrı dünya var. İngiliz tatilciler için herşey o kadar güzel ve hatta ucuz ki, genç çiftler evlilik törenlerini burada yapmayı tercih edilyor. Ama yerli tatilciler için Ölüdeniz, ülkenin en pahalı tatil yöresi özelliğini koruyor. Kimi yerdeki fiyatların İngilizleri bile çıldırttığını, Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz da itiraf ediyor.
Sezonun tam ortasında Ölüdeniz’de gündüz gece dolaştık. İngiliz konuklar yine ağırlıkta. Çoğunluğunun evleri var. Plajların bulunduğu Belcekız ve az ötesindeki Ölüdeniz olarak bilinen Kıdrak Tabiat Parkı’nda işletmeler dopdolu. Oda+kahvaltı pansiyon fiyatlarının, Antalya’daki birinci sınıf tatil köyü ve/veya 5 yıldızlı otellerin herşey dahil fiyatlarıyla eşit olduğunu görünce hayli şaşırdım.


DÜĞÜN TURİZMİ
Ölüdeniz’in kıyıcığında bir İngiliz Düğünü’ne tanıklık ettim. Aslında buralarda bir “Düğün Turizmi” hareketi varmış. Gelin Kirsty Jones ve damat Jonathan Mark Williams’ın nikahı Nüfus Müdürü Yener Sargıncı tarafından kıyıldı. Dostumuz Alican Ölmez, “Çoğu orta halli olan İngiliz çiftler burada evlenmeye karar verdikleri zaman, onların kraliçeler ve krallar gibi bir düğün gerçekleştirmelerini organize ediyoruz” dedi.
Nikah töreninden sonra yakınlarıyla eğlence devam etti, kendi müzikleriyle doyasıya dans ettiler. Kimi çiftler dansöz oynatmayı da tercih ediyorlarmış. Öğrendiğimize göre yılda 200-250 arasında evlilik burada gerçekleşiyor. “Neden Türkiye’de evlenmeyi tercih ediyorlar” sorusuna yanıtını Nüfus Müdürü Yener Sargıncı’dan öğrendik: “Çiftlerin anlattıklarına göre, orada kilisede bir evlilik töreni yapmanın maliyeti 20 bin Paunt’u buluyormuş. Burada ise 10-15 konuk getirip, 5 bin Paunt civarında bir masraf ile evliliklerini gerçekleştiriyorlar.”
Yener Sargıncı, kırmızı kapaklı uzun evlilik cüzdanını genç çifte verdi, damat gelini öptü ve alkışlar arasında ‘eş ve koca’ oldular. Törenden sonra ayrılırken gelin arabasının içinde konuştuk genç çiftle ve mutluluklar diledik. Duygularını, “Doğanın tam ortasında evlendik, doğa kadar sağlam ve güzel bir yaşamımız olur” diye özetlediler. “Çocuk” deyinde, gülüştüler ve “O da olacak” dediler.
BAR RESTORANLARDA ANİMASYON
Belcekız’ın orta yerindeki çarşı yolu çok hareketliydi. Genç ziyaretçiler daha çok gibi geldi bana. Yabancı da vardı ama yerliler fazlaydı biraz. Alışveriş oldukca canlı, küçük tezgahlarda el işi ürünler ilgi çekiyordu. Yiyecek ve içeçek mekanları ‘Restoran ve bar’ olarak hizmet veriyor. Ama fiyatları dudak uçuklatıcı ne yazık ki. Örnek; bir küçük su 2 lira, bir porsiyon makarna 14 lira, testi göveç 28 lira, bir adet lahmacun 4,5 lira. Alkollü içeceklerin fiyatlarını sormaya bile korkuyor insan.
İlerleyen saatlerde bir gürültü başladı ki sormayın. Her mekandan değişik müzikler, gösteriler vs. Restoranlar bir bakmışsınız ‘Bar’a dönüşmüş. Tatil köyleri ve otellerde görmeye alıştığımız animasyon gösterilerini, Ölüdeniz’de barlarda rastladık. Aslında daha sonra öğrendik ki bu mekanlardan bazıları gecenin ilerleyen saatlerinde ‘Disko’ya dönüşüyormuş.
Efsane haline gelen unutulmaz Elvis Presley kostümlü bir gösterici özellikle genç kızların ilgisini çekmeyi başarmıştı. Bir saate yaklaşan gösteride Elvis’in müziklerini izleyenleri mest etti. Genç İngiliz kızlar sahneye çıkarak müziklere eşlik de ettiler.


TEHLİKE ÇANLARI
Fethiye’de yaşayan turizmci Yalçın Özhan ile Ölüdeniz ve Fethiye’nin turizmdeki geleceğini konuştuk. Özhan’a göre yapılan yanlışlıklar nedeniyle turizmde tehlike çanları çalmaya başladı. Konaklama sektöründe olsun, yiyecek içecek sektöründe olsun, işletme politikasında ters giden durumları anlattı. İşletme masraflarının haksız bir şekilde arttığından söz etti. Özhan’ı dinledim: “Hani hep deriz, tamam pahalıya satalım filan diye. Ama her şeyin bir limiti var. Haksız yere fiyatların artması ile bölgeye gelen müşteriyi kaybettik mi bir daha çekemeyiz. Yani, kiramız yüksek ilgi de var, deyip 5 yıldızlı otel fiyatına pansiyon satarsanız olmaz. Bir sezon iki sezon satarsın, sonra müşteri kaybolur. Asıl önemli olan dengeli bir fiyata bölgeye müşteri gelmeli, ama çarşıda pazarda para harcayarak, eğlenerek mutlu bir şekilde dönmeli. Kazıklandığını hissederek memleketine dönerse, tekrar gelmek ister mi kazıklandığı yere.” Yalçın Özhan haklı mı haklı.
DOLULUK VAR KAZANÇ YOK
Ölüdeniz’in Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz’la buluştuk, birer kahve içtik. Hakkında halen devam eden davalar ile ilgili konuştuk ama yazılmasını istemedi Başkan Yılmaz. Aslında Yalçın Özhan söylemişti, “Sayın başkan benim tahminlerime göre belediyeye şimdiye kadar kendi cebinden 1 milyon liraya yakın nakit para desteği yapmıştır” diye. Başkan Yılmaz, mütevazılığından “Aman yazma Bülent bey” dese de bu miktarın biraz daha fazla olabileceğini anımsattı.
Ölüdeniz’de herkes biliyor, Başkan Yılmaz sahibi olduğu işletmelerin bir bölümünü elinden çıkarıp borçlarını ödediğini. Sohbet ederken bu konuya hiç girmedik, kendisi de konuyu açmadı açıkcası.
Beldenin turizmdeki geleceğini dertleştik; “Dolulukta sorun yok ama millet para kazanamıyor” dedi. Konaklama olsun, lokanta ve barlar olsun fiyatları aşırı bulduğumuzu söyledik, “Haklısınız, bence de pahalı” dedi ve devam etti:
TÜRK TATİLCİ TATİLE ÇIKAMIYOR
“İngilizler sakinlerimizin çoğunun kendi evleri var zaten. Yerli müşterilerimizin de ilgisi hayli fazla. Ama bizim sezon bu yıl bir aya indi. 5 Temmuz-5 Ağustos arası. Okullar Haziranda kapanıyor, üniversite sınavları da Temmuz’a kadar sarktı. Hatta şimdi de tercihler yapılıyor. Ağustos ayında da ramazan ayı başlıyor. Dolayısıyla Türk tatilcinin tatile çıkacak zamanı yok. Kriz yeni mi geldi bilmiyorum. İç turizmi uzatamıyoruz. Yabancı turistte sıkıntımız yok ama yerli turizmimizi arttırmalıyız. Daha iyi programlamalıyız.”
Muğla Özel İdaresi, Çevre Koruma Kurumu tarafından ihale edilerek kiraya verilen 150 dönümlük Belcekız Plajı’nın belediyeye devredilmesi gerektiğini bunun için de hukuki sürecin devam ettiğini anımsattı Başkan Keramettin Yılmaz. “Dünyanın en güzel plajlarınaı sahip Ölüdeniz, Türkiye’nin de gururudur” dedi.
Burada turizmin zarar görmemesi gerektiğini söyledi ve plajlardaki gözlemini şu sözlerle aktardı: “Belceğiz Plajı, halk plajıdır. Örneğin Kumburnu Plajı en pahalı plajlardan biridir. 2 şezlong 1 şemsiye 18 TL’ye kiralanıyor. Daha ucuz olan Hisarönü’nde Ovacık’ta kalan turistler plajın pahalı olması nedeniyle inmeyip, havuzları tercih ediyorlar. Halkımız için de bu bedel yüksek. Kumsalın belediyeye tahsisini bekliyoruz.”

 

Yayın Tarihi : 30 Temmuz 2010 Cuma 13:14:06