19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Son kasketli çiftçi Veli 'Turizm' dedi

“ÖNCE köylüyüm sonra turizmci” dedi Veli Dayı, ve ekledi; “Kasketimi de çıkarmam haa.” Yüzündeki gülümseme, hüznün ve umudun yansımasıydı. Turizm merkezi Belek’e bağlı Eminceler köyünden Veli Uysal’ın yaşı 65 olmuş ve artık toprakla uğraşmaktan bıkmıştı. Şimdi, bu yaşta, ‘Kır lokantası’ açmış adını da “Veli Dayı’nın Yeri” koymuştu. Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Belek’in mücavir alanı içinde bulunan Eminceler köyünde yıllardır tarımla uğraşıp çabalamış elde avuçta bir şey kalmamıştı. Veli dayı 3 dönemde muhtarlık yapmıştı. Bugün Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden olan Belek’te 20 yıl kadar önce turizmin gelişmesi için elinden geleni yaptığını anlatıyor. Zamanın turizm bakanlarını Antalya valilerini bakanlık yetkililerini isim isim sıralıyor ve, “Biz hiç zorluk çıkarmadık, turizm gelsin istedik. Geldi de. İyi de oldu. Gençlerimiz iş buldu aş buldu. Heç değilse sigortaları var, hastalanınca doktor buluyorlar” dedi bir çırpıda. Köye ve komşu köylere turizm girmişti yavaş yavaş ama kendisi tarımla uğraşmaya devam etmişti. Ama artık tarımdan elde edilen gelir yetmiyordu. Gelir günden güne düşüyor, çocuklar da tarımla toprakla uğraşmaya yanaşmıyordu. Baktı olmuyor, çocukları Mustafa (35) ve Osman (31) ile birlikte çalıştıracağı kendi arazisi içinde, yol kenarına rastlayan bölümüne bir ‘kır lokantası’ açtı. İlk günlerde konuklarını ağırladı, tesadüfen gelenlere de ‘hoş geldin’ deyip ikramda bulundu. O ilk günlerde tesadüfen tanıştık Veli Dayı’yla. Lokantanın tabelası henüz asılmamıştı, “Veli Dayı’nın Yeri olacak lokantanın adı” diye bilgi vermişti. - Hayırlı olsun Veli dayı, inşallan bol kazançlı olur. - Sağol, sağol, hayırlısı inşallah. Bizde turizm dedik bakalım. Çocuklar çalışcek işte. Bize değil de artık çocuklara yani. - Belek gibi bir merkezde geç kalmışsınız turizme girmekle. - Oğul, 1986 yılından beri turizmin içindeyim ben. Yeni değil yani. Bu bölgelerin gelişmesi için çalıştık çabaladık. Ben muhtardım o zamanlar. Hep destek verdik. Vali Bahaddin Güney’le çok çalıştık o zamanlar. Ama biz kendiniz toprakla uğraşmaya devam ettik işte. Aslında 90 yılından beri turizm yapıyoruz sayılır. Otellere domates, biber satıyorduk. - Peki ne gibi değişiklikler oldu turizm gelişince? - Ooo. Ekonomik bakımdan çok büyük değişim oldu. Eskiden herkes naylon ayakkabıyla gezerdi, at arabasına binerdi. Şimdi öylemi ya. Köyde at arabası kalmadı artık. Heç yok diyenin 2 arabası var otellerde çalışan. Halk zengin oldu. Akşama kadar çapa yapardı köylü, sigortası yoktu. Turizm geldi, köylü para yaptı. - O zamanlar ahlak bozulacak diye bazı köyler karşı çıkmışlardı turizme. - Bak söyleyeyim ahlaksızlık köye girmedi. Herşey gizli. İbadet de gizli zina da. Ama yokluk zor. İstemeye istemeye gidenler de oldu o zamanlar otellere çalışmaya. - Bu bölgenin köylüsü de pamuk zengini olarak bilinir - Öyle bilinir ama, tarım işi zahmetli iş. Rezillikten başka bir şey değil. Mühtahsil olmak karın doyurmuyor. Hamallık yapıyoruz yani. Benin yine var biraz toprağım, ekip biçiyom. Ben önce köylüyüm, kasketimi de çıkarmam. Şimdi turizm yapıyoz. Veli dayı, konuklarıyla ilgilenmek için izin istedi kalktı yanımızdan. Oğlu Osman’a da talimatını verdi; “Bugün hiç bir müşterimizden para almayın ha, herkes konuğumuzdur.”
Yayın Tarihi : 11 Eylül 2005 Pazar 21:15:02
Güncelleme :12 Eylül 2005 Pazartesi 12:12:40


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?