19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Tatil ciddi bir iştir

Turist bilinçlendi, tatili ciddiye alıyor. Gideceği yer için araştırma yaptıktan sonra karar veriyor. Doğayı tahrip eden yerleri kara listeye alıyor. Hijyen ve güvenlik tercihte en önemli neden.
Tatil kararında erkeğin sözü geçmiyor. Tatile gelen ailelerin çoğunluğunda, ‘çocuk ne derse o’ oluyor... Aileler tatilde huzur ve doğallık aranırken, gençler eğlenceli ama sağlık hizmetinin de sunulduğu güvenlikli yerleri tercih ediyor.
TUİ’nin Türkiye Danışmanı Hüseyin Baraner, Türk turizminin yüzde 70’inin aile turizmine dönüştüğünü belirtiyor. Ve aile içinde çocukların, ‘Türkiye’yi isterim’ diye tutturduğunun altını çiziyordu. Otellerde konaklayanların yüzde 35’ini çocuklar oluşturduğuna dikkat çekti.
Turizm yatırımcısı Hüseyin Aydoğan’ın Titreyen Göl, Cennet Kırı mevkiisindeki Eha Nashira Oteli’ni, Avusturyalı liseyi bitiren gençler doldurmuştu. 18-21 arasındaki gençlerin tatil yapma biçimi, bol bol içki ve sabahlara kadar diskoya takılmak şeklinde oluyordu. Selçuklu mimarisinde yapılan tesisin her yerinde kilim motifi vurgulanmış. Öyle ki havadan bakıldığında otelin silüeti ve havuzun şekli kilim deseni görünümünde. Kamping işletmeciliği ile turizme başlayan Aydoğan, 20 yılda 5 yıldızlı otel yatırımına sahip oldu. Türkiye’nin en büyük otel işletmecilerinden olan Joy grup ile birlikte çalışıyor.Otelin mimarı Erdal Küpeli, Ezgican Aydoğan, Yeşim İnan Aydoğan ve Ebru Odabaşı’ndan oluşan ekip ile birlikte mimari olguyu geliştirmişler.
ÖZEL MİSAFİRLER TERCİH EDİYOR
Otelin mimari yapısı sayesinde misafirlerin profili de sanatçı ruhlu insanlardan oluşmaya başladığını anlattı Hüseyin Aydoğan. Dinlenmeyi seven, gürültü istemeyen, kitap okuyan, yaşam sevincini etrafıyla paylaşan özel misafirlerin tesisi tercih ettiklerini söyledi. Hatta devamlı gelen 20 yıllık misafirlerinin bile olduğunu anımsattı.
Sideli turizmciler ile Manavgat Doğa Sporları Kulübü bu yıl ilk kez tenis turnuvası düzenlemişlerdi. 81 kişinin katıldığı turnuvanın son gününde final karşılaşmaları ve kupa töreni Sunrise Queen Hotel’in kordlarında yapıldı. Tenis Federasyonu İl Temsilcisi Hakan Yılmaz ile turnuvanın organizatörü Şener Dönmez, turnuvaya katılanları kutladı, gelecek yıllarda da turistlerin de katılabileceği şekilde devam edileceğini vurguladılar.
HİJYEN VE GÜVENLİK
IC Hoteller Genel Koordinatörü Abdullah Keleş ile geçen hafta Mavi Bayrak verilen IC Green Palas Hotel’in iskelesinde, tatilcilerin değişen isteklerini ve beklentilerini konuştuk. Tuirzm de krizin fırsata dönüşme şansının çok zayıf olduğunun altını çizdi. Ülkemiz tesislerinde hizmet ve kalitenin iyi olduğunu ama bunun markalaştırılamadığını anlattı Keleş.
Tatile çıkmayı kararlaştıran Avrupalının hijyen ve güvenliğe önem verdiğini söyledi Abdullah Keleş. Mavi Bayrak ile birlikte Haccep, İSO22000 ve İSO14000 gibi çevre ve hijyenliği gösteren belgelerin önemine değindi.
Antalya sahillerindeki tesisler, aile tatili için çok tercih ediliyor. Belek’deki Santai Family Resort’da 28 tane aile odası olduğunu ve bu odaların ilk satılan odalar olduğunu söyledi Abdullah Keleş. Aileler tatile nereye gidileceğine nasıl karar veriyor, sorusunu Keleş, “birinci sırada çocukların tercihi önemli. İkinci sırada ise hanımlar. Erkeklerin sözü geçmiyor” diye yanıtladı gülümseyerek.
IC Green Palas Genel Müdürü Noyan Kitapçı, “Tesis temiz olursa hijyenliği hissedebilir olarak yansıtabiliyorsanız, ailelerin tercih ettiği mekan oluyorsunuz. En küçük bir olumsuzluğu yok etmek birkaç yıla mal olabiliyor” diye araya girdi. Abdullah Keleş, “Türkiye olarak hatalarımız var. Ciddi hatalarımız oldu. Örneğin 2 yıl önce elekrtik kesintileri olmuştu Temmuz Ağustos aylarında. Klimalar çalışmadı. Şimdi bakıyoruz bu aylarda müşteri bulmada sıkıntı çekiyoruz” dedi.
FİNANSAL SIKINTILARA DİKKAT
Krizin de etkisiyle turizmde yüzde 10 dolayında düşüşler yaşanırken, özellikle turizme yönelik ticaret yapan kesimde sıkıntı yaşanıyor. Alice Deri ve Kuyum şirketinden Hüseyin Acarlıoğlu telefon görüşmemizde, “Sıkıntı var Bülent bey” diye yakınıyordu. Ve şöyle devam etmişti: “Sezon sıkıntılı geçiyor. Korkum, sezon sonu yaprak dökümü yaşanması. İşyerleri kapanabilir. Ödemeler yapılmadan kaçanlar olabilir. En önemlisi de bölgede işsizlik artabilir. Bu da turizm sektörünün geleceğini etkiler.”
Abdullah Keleş’e bu konudaki değerlendirmesini sordum, “Antalya ticaretinin yüzde 60-65’i turizm kaynaklı. Sezon sonu finansal sıkıntıların yaşanma olasılığı yüksek” karşılığını verdi.
TATİLDE SANAT
Otelin bahçesinin bir köşesinde kurulan El Sanatları Atölyesi’nde Belaruslu Sveta Koleda ve Makedonyalı Zoi Pavlovska (13) ipek üzerine desen yapıyorlardı. Atölyenin eğitmeni Tülay Elmas gerekli bilgileri veriyor, kontrol ediyor. Elmas, “Otel misafirlerimiz tatilde de olsa hobilerini geliştirmeyi tercih ediyorlar. Her tatile gelen güneşin altında yatmaktan mutlu olmuyor. Aktiviteleri tercih edenler çoğunlukta. Buraya gelip tatili süresinde günde birkaç saat ayırarak boyama yapıyor ve giderken güzel bir dokuma yanında götürmüş oluyor” diye anlattı çalışmayı.
1x1 metre büyüklüğünde bir ipek kumaş üzerine desen boyaması yapan Belaruslu Koleda, yaptığı çalışmaya tamamiyle kendini vermişti.
KONYAALTI’NDA MİNİ OTELLER
Konyaaltı sahilinin arka sokaklarında 15-35 arası odası sayısı değişen birçok şirin ve sevimli oteller var. Burada tatili tercih edenler, kent hayatından memnun olan bir kesim. Tatil köyleri ve otellerine oranla fiyatları daha hesaplı. Polen Otel de bunlardan birisi. Burdurlu ticaret adamı ve hayırsever Salih Konca, “Reklam istiyor turizm sektörü reklam. Tanıtım olmadan olmuyor” dedi. Salih Konca 81 yaşında. Bugüne kadar yapmadığı iş kalmamış. “Ben cahil bir ailenin çocuğuydum. Okudum devletimin sayesinde. O nedenle okul işine yardım yapmayı tercih ediyorum” dedi.
Kendisi anlatmayı sevmiyor ama Lara’da eşinin de adının yer aldığı Saime - Salih Konca Süper Lisesi’nden sonra Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin makina bölümüne de 100 bin TL’lik yardım yapmış.
Turizm işine girmiş Salih Konca ama pek de memnun değil; “Al sat ticareti yapmak daha iyi” diye yakındı. Rus turistlerden kent içinde kalmayı sevenlerin olduğunu anlattı, “Ama para yok, paraları yok. Kenar mahallede yaşayanlar geliyor. Bu böyle nereye kadar gider bilmiyorum” dedi.
 

Yayın Tarihi : 6 Temmuz 2009 Pazartesi 12:20:04