19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Turizm Türk halıcılığını bitirdi

Isparta ve Burdur Türk halıcılığının merkeziydi. Turizmin parlak yıllarında halı ve kilim satışları patlamıştı. Köylerden kullanılmış halı ve kilimler toplanıp, ‘Eski’ olarak turistlere satıldı. Yıllar geçti. Kazıklandığını anlayan yabancılar küskü, kırıldı.
Akdeniz yörüklerinin evlerinde halı kalmadı. Dokudukları halıları hemen satıp düğün dernek yaptılar. Kendi evlerine ‘makina halısı’ döşediler. Sonra ithal Çin halısı piyasayı doldurunca halıcılık sektörü bugün, kendi deyişleriyle ‘dibe’ vurdu.
Isparta’da 1922 yılından beri faaliyet gösteren Bilginer ailesinin üçüncü kuşağı Serdar Bilginer, Isparta halısının 25 yıldır dokunmadığını anlattı üzülerek. Halı Sanatçısı öğretmen Ahmet Aksakal ise halı üzerine yaptığı portre çalışmalarıyla el dokumacılığını yaşatmayı sürdürüyor.
Dede Mehmet Bilginer’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla aynı tarihlerde halı ticaretine başladığını anlattı torun Serdar Bilginer. Babası Metin Bilginer ile işyerlerine ithal halı karıştırmadan sürdürüyorlar faaliyetlerini. Ülke ekonomisini korumak için ithal halıya karşı direndiklerini söyledi Serdar Bilginer. Ve yüreğinin sesiyle konuştu: “Can çekişse de sektör, ülkemizde halı ve kilim üretilmeli. İthal halı satacağımıza karpuz satmayı tercih ederiz.”
İş yeri müze gibi, eski Isparta Halıları’nı gösterdi Bilginer. “Satmam bunları. Anısı bize yetiyor” dedi. 100 yıllıktan daha eski bir halı çıkardı. Küçük bir halı ve üzerindeki şekil 1 Osmanlı Lirası’nın kopyası. “Dedemin annesi dokumuş bunu” dedi Bilginer. Duvarda da yıllarca evlerinin salonunu süslemiş büyük bir Isparta Halısı asılı.
MÜZELİK OLDU
Isparta halısının neden satılmadığını anlatıyor Serdar Bilginer; “Hanımlar hafif halı istiyor. Isparta halısı kalın ve ağır olur. İşçilik dersen zayıftır, kalın iple Bazı müşterilerimiz geliyor, özellikle Isparta Halısı soruyorlar. Sakladığımız eski halıları gösteriyoruz. Müzelik oldu yani artık Isparta Halısı.”
“Türkiye’nin halıları yok mu oldu” diye sordum, Bilginer, “Hayır hayır. Yitip gitmedi halılarımız. Ama artık eskisi gibi halı dokuyan yok. Halı artık bir el sanatı oldu” diye karşılık verdi. Sonra saydı aklına gelen unutulmayan Türk halılarını: “Yağcı Bedir, Döşemealtı, Milas, Yahyalı, Bergama, Taşpınar ve Arısama.”
Ve devam etti: “Yörüklerin kültürünü yansıtan bir gelenek bir el işidir halı ve kilim. Pamuğun ip olması çok eski değildir. Yörük kültürü ortaya çıkıyor burada. Kendi koyunu veya keçisinin yününü kırpıp ip yapıyor. Doğal yollardan boyayıp sonra da dokuyor. Halı veya kilim çıkıyor ortaya. Desen için model yok ortada. Kendi dokuyanın dünyasını yansıtıyor doğal olarak.”
Türkiye’nin en ünlü halısı olarak bildiğimiz ‘Hereke’ yi sordum. Bilginer’den aldığım yanıt şöyle: “Hereke’nin emeği var. Ama o saydığım halılar gibi duygu dolu işlenmiş değildir. Model üzerinden yapılıyor ve emeği vardır sadece, duygusu yoktur. Hele birde makina halılarıyla el emeği halıları karşılaştırmamak lazım birbirleriyle.”
İthal Çin halısı deyince Bilginer’in yüzü asıldı, başını dışarıya doğru çevirdi. Canının çok sıkıldığı anlaşılıyordu; “O halıları satacağımıza karpuz satmayı tercih ederim.”
TURİZM HALIYI BİTİRDİ
Turizm sektörü, ‘Kazıklama’ politikası sayesinde halıcılığa büyük darbe vurduğuna inanıyor Bilginer’ler. Bu yüzden turizmcilere kırgın ve kızgınlığını saklamadı: “Köyden halı kilim topladılar, kendileri dokudular. Sonra o kadar komisyon ve prim işlerine girdiler ki maliyetin tam 7 katı fazlasıyla sattılar, yine de kazanamadılar. Ama turisti küstürdüler. Makina halılarını bile el halısı diye sattılar. Her halıya bir hikaye uydurdular. Kalite düştü. Halı pazarına herkes girince işin profesyonelleri kontrolü kaybetti. Ve artık dünyaya halımızı satamıyoruz.”
======
Halı bir sanat ürünüdür

Kartvizitine “Halı Sanatçısı Öğretmen” diye yazmış Ahmet Aksakal. Kişiye özel portre halı dokuyor. Orta büyüklükte bir halıyı iki kişi 10-14 ayda ancak tamamlıyor. İpin rengi, boyası ve kalitesi hepsi birinci sınıf. İpek üzerine ince yün ip dokunan bir insan portresinde 25’den fazla renk kullanılıyormuş.
“35 yıldır bu işin içindeyim” dedi Köy Enstitüsü mezunu Ahmet Aksakal. Öğretmenlik yıllarında ‘solcu’ olduğu için sık sık sürgün edilmiş. “Artık bıktım sürgün edilmekten, ayrıldım öğretmenlikten ve bu işlere girdim” diye anlattı geçmişini.
Portre halıları hayata geçiren Ahmet Aksakal, “Bugün Türk halıcılığının şerefini kurtarıyoruz bu çalışmalarla. Burdur’un Yeşilova ilçesindeki atölyede genç kızların ellerinden çıktıyor bu sanat eserleri” diye açıklık getirdi. Türk halıcılığı kurtarılmak isteniyorsa, halı dokuyanların ‘Sanatçı’ kabul edilmesini önerdi Aksakal. Çünkü, sosyal güvencesi olmadığı için halı dokuyacak kimseyi bulamamaktan yakınıyor tüm halıcılar.
HALI DOKUYAN SANATÇIDIR
Türk halıcılığının yitip gitmesini önlemek için, ‘Kolların sıvanması zamanı gelmiştir’ dedi Ahmet Aksakal. Ve devam etti: “Bütün Isparta’yı, Burdur’u, Antalya’nın Döşemealtı’nı dolaşın. Halı dokuyan mı kalmış, yok. El işi sanat ürünü halı yapan ben varım. Ama benim de güçüm yetmiyor artık. Halı işini Çin’e kaptırıyoruz.”
Aksakal’ın Halı Sarayı’ndaki mağazası sergi salonunu andırıyor. Atatürk’ün, İstiklal Marşı’nın ve Türk Bayrağı’nın işlenmiş olduğu halılarla kaplı her yer. Türk siyasetçileri ile Albert Einstein, Mozart, Michel Jackson, Tarkan gibi bilim ve sanat dünyasından ünlülerin de portreleri bulunuyor.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun AKP logolarıyla süslü halı posteri gözümüze çarptı. Aksakal, “Elimizde kaldı bu portre. Halı için bir resmi kurum sipariş verdi. Yapılmaya başlandı ve tam yarısına geldik, Erkan bey partisi AKP’den ayrıldı. Mecburen devam ettik. Ama siparişi veren kurum halıyı almadı tabi. Elimizde kaldı. 11 ayda bitirilen bir halı bu” diye anlattı Mumcu posterli halının hikayesini.
Bir de İbrahim Tatlıses’e 3 yıl önce kendi portresinin yer aldığı halıyı vermiş ama parasını alamamış Aksakal. Br yıla yakın bir sürede tamamlanan 30 bin YTL değerindeki halının bedelini sanatçı Tatlıses’den alabilmek için geçen yıl dava açmış. Halen mahkeme sürüyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de portresi alıcı bekliyor. Halıda 13 kişinin emeği var. Tam 11 ayda bitirilmiş. Ahmet Aksakal, zengin Rus işadamlarına ulaşmaya çalışıyor. Yeni projesi, “Dünyamızı güzelleştirenler” başlığı altında 20 bilim adamının portrelerini halıya dokumak. Bunun için sponsor işadamı aranıyor.
MİNYATÜR HALI
Isparta’yı ziyaret edenler ‘Isparta Halısı’ yerine minyatür halı tezgahı alıyor. Ziya Güneştepe ile çarşıdaki işyerinde konuştuk, “Bu çarşının her yeri halıcıydı. Şimdi bakın öğrenciye hizmet eden kafeteryalar kapladı. Halı da olmayınca biz Isparta halıcılığını minyatür hediyelik halı tezgahlarıyla akıllarda tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Güneştepe’nin yakındığı konu, yurtdışı kargo ücretinin yüksekliği oldu. Güneştepe, “25 YTL ye sattığımız minyatür için 40 YTL kargo isteniyor” diye şikayet ediyor.

Yayın Tarihi : 17 Eylül 2007 Pazartesi 19:21:33
Güncelleme :17 Eylül 2007 Pazartesi 19:28:29


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?