Van, 7.2 şiddetinde bir depremle sallandı.
Erciş ilçesi büyük zarar gördü. Köylerde zarar büyük. Van merkez de fotoğraf herşeyi açıklıyor; ayaktaki yapılar sağlam yapılmış, yerle bir olanlar besbelliki çürüktü.
500’e yakın can yok oldu o çürük binaların altında.
Tüm yurttan destek yağıyor bölgeye.
Orada görev yapan meslektaşlarımızdan öğreniyoruz ki ‘organize sıfır.’
Yardımlar deprem mağdurlarına ne yazık ki ulaştırılamıyor.
Kötü niyet olduğunu sanmıyorum, aklıma bile getirmek istemem açıkcası.
Antalya Büyükşehir Belediyesi hemen itfaiye-kurtarma ekibini yola çıkardı, ekmek ve kumanya, battaniye ve giyecek gönderdi. Türkiyenin birçok köşesinden belediyeler Kızılay’a destek olsun diye seyyar aşevlerini yolladı. Bölgelerinde yardım kampanyası başlatanlarda yok değil.
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Van’a kadar gitti. Oradaki içler acısı durumu gördü.
Ve dedi ki, “Bin (1000) depremzedeyi Şişli’ye götüreceğim, evlere yerleştirip, bir yıl bakımlarını üstlenecek, çocuklarını okullara bizzat kaydettireceğim”
Muhteşem bir şey...
Kürt-Türk meselesini aklına getiren bile yok değil mi...
Hep söylenir ya, “Kardeşlik, birlik, beraberlik” gibi yüce sözler; bir anda öne çıkmış değil mi?
Pekiii, gelelim turizm sektörüne.
Antalya’nın o bol yıldızlı tesislerine...
Kış sezonunda turist kabul etmeyen binlerce yatağın sahibi turizmciden ‘Çıt’ yok. Ağızlarını bıçak açmıyor. Arasan da telefona bile çıkmıyorlar. Çıkanlar da, “Karıştırma allah aşkına” diyorlar.
Antalya’daki turizmciler bir sınavdan geçiyor.
Kimse kusura bakmasın, şunları hatırlamaktan ve hatırlatmaktan geçemeyeceğim.
Ey, turizmciler; bu kentte turizm ticareti yaparak para kazanıyorsunuz, ama kente 5 kuruşluk faydanız var mı?
Turizm belediyeleri, bunların tonlarca çöpünü toplar. Ama onlar beş kuruş ödemez, çöp bedeli vatandaşın cebinden çıkar.
Antalya’nın doğasını, dağlarını, kumunu, güneşini ve dahi tarihini satıp ceplerini doldururlar, sonra turiste dönüp; “Aman haa otelinizden çıkmayın, şehre gitmeyin, bilmediğiniz şeyleri yemeyin, alış veriş yapmayın. Güvenliğinizden sorumlu değiliz, sağılığınız bozulabilir ve kazıklanırsınız” diyerek memleketi kötülerler ve korku salarlar.
Turizm sektörünün yanlışlarını yazan eleştiren medya temsilcilerini, “Vatan haini” derler ama sahte içkiyi, bozuk gıdaları turiste sunup onları zehirledikleri akıllarına gelmez.
Onlar için “turist = Euro’
Türkiye’nin bir turizm bölgesi olan Van’da deprem olmuş. Evler yıkılmış, yüzlerce insanlar yaşamını yitirmiş ve binlercesi de evsiz kalmış.
Şartlar kötü, kış bastırmış.
Ama bizim turizmciler, Van’ı ve karda yağmurda çadır bulamayıp sokakta kalanları görmezden geliyor nedense.
Turizmcilerden ve onların dernek ve birliklerinden ses seda çıkmadı henüz.
“TIK” yok yani...
Van Yetiştirme yurdundaki 100 kadar çocuk geldi Antalya’ya. Bayram ardına kadar otellerinde konuk edecekler sadece.
Oysa kış sezonuna girerken kapanan tesislerde binlerce yatak bomboş. Kapalı kalacağına Vanlı depremzedeyi davet eden yok.
“Evim evindir” kampanyasına destek veren duyarlı halkımız Vanlı ailelerle konutlarını paylaşırken, afetzedeleri aklına bile getirmeyen turizmcilere ne demeli.
Kazandığınız paraları bu memleketin toprağından, denizinden havasından ve insanının güzelliğinden kazanıyorsunuz.
Tamam, yatırım sizin, ‘Parayı bastım yaptım’ diyebilirsiniz. Ama araziyi üç kuruşa devletten tahsis aldığınızı unutmayın. Yasaya karşı gelip hakkınız olmadığı halde sahilleri de sahiplendiğinizi de unutmayın.
Ve turizm teşviklerini de unutmayın beyler.
Hadi tüm bunları aklımıza getirmeyelim, herşeyi görmezden gelelim de, sizler de hiç olmazsa depremzedeler için birşeyler yapın.
Odalarınızı açın kışı geçirsinler.
Onları karakışın ortasında buz gibi çadırda bırakmayın.
İnsan olduğunuzu gösterebilecek misiniz bakalım...
Bu sınav sizin için ey turizmciler...
O nerde, bu nerde, O onu alsin bu birkac kisi alsin. Yillarca okullarda ögrendigimiz, ve hep beraber olmaz sözümüzü hatirlatmakta fayda görüyorum. Bu islerde buna benzemiyor sakin demeyin lütfen ! TASIMA SUYU ILE DEGIRMEN DÖNMEZ. Birisi bir yilligina bir kac kisiye bakacakmis. Birisi bilmem ne yapacakmis. Parca parca param parca dan baska bir sey getirmez. Hic bir sey yapilmayanlara haksizlik bile getirir. Bir sene sonra Hadi vadeniz doldu gidin demekmi olacak sonra ne olacak. Bir problem daha yasanacak. Hic bir sey bilmezseniz bari yabanci memleketlerden örnek alin.( Aslinda seytanin yattigi yeri bilenlerdeniz) Normal yasantidaki Sosyal yasanizi cikarin, Bir afet geldiginde A"dan Z " ye yapilan sosyal yasa bu islerde otamatikman devreye girecek sorunlar corab sökügü gibi cözülecektir. Kenardan ben eski binalari yikacam yenilerini yapacam gazel okumanin hic te anlami yok. Bu cagda insanoglu bu isi hayal bile etse haylinde bile yapamaz. Neron bile Romayi yakmis. Ki o zamanlar ne kadar nüfüsu vardi bilmiyorum. astigi astik kestigi kestik idare seklinde iken O bile bu isi becerememis.