1
Şubat
2026
Pazar
ANASAYFA

Burdur Müzesi Müdürü Hacı Ali Ekinci ile Söyleşi (2)

2-ÖRENYERLERİNİN ZİYARETİ

Ülkemizde ören yerlerinin ziyaretiyle ilgili olarak da çok önemli sorunların bulunduğunu düşünüyorum. Özellikle kendi halkımız, ören yerlerine “Görülecek hiçbir şey bulamıyorum. Hepsi de aynı: taş üstünde taş” düşüncesiyle yaklaşmaktadır. Bu yüzden ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğu yabancılardır.

Peki yerli ziyaretçi bu düşüncesinde haksız mıdır, derseniz; bence pek de haksız değildir. Çünkü bu durum insanların ilgisizliğinden değil, bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır.

Örneğin bir cadde üzerindeki evlerin, hatta genel anlamda ülkedeki tüm evlerin yaklaşık hepsi de birdir. Ama insanlar, “Ev dediğin hepsi aynı; pencerelerden, duvarlardan ve odalardan ibaret, görmeme gerek yok” demiyor, her evi görmek istiyor. Çünkü orada ne aradığını, neye bakmak istediğini biliyor. Fakat neyin ne olduğunu bilmiyorsanız ören yerleri gerçekten bir taş yığınıdır.

Şimdi bu tespitler doğrultusunda, ören yerlerindeki her eser veya yapı hakkında, ayrı ayrı ve olabildiğince ayrıntılı, açıklayıcı bilgi levhaları dikilmesi, buralara ilgiyi artırmaz mı? Ya da sizin bu konuda başka düşünce ve önlemleriniz var mıdır?

Bizim ülkemizde çoğunlukla biz insanlar, bir kültürel varlığı ziyaret etmek, ondan geçmiş ve gelecek için basit de olsa bir düşünce oluşturmak bilincine sahip değiliz. Bu kültür varlıklarına hala farklı gözle bakmaktayız. Bu yanlış olguyu eğitim yoluyla çözmeliyiz. Bir yandan da kültür varlıklarımıza gereken önemi vererek onların gezilip görülmeye değer ölçütlere getirmemiz yapılması gereken en baştaki çalışmalar olmalıdır. Bunların restorasyonlarını yaparak gezilip görülmeye değer katmalı, yeterli bilgilendirme panoları oluşturarak ziyaretçiye bilgiler sunmak gereklidir. İşte o zaman insanlar bu yerlere taş yığını gözüyle bakmaktan vazgeçecektir.

Antik kentler genellikle kuş uçmaz kervan geçmez diye tabir edilen dağ başlarında bulunmakta olup, sorup danışacak bir görevlisi olmadığı gibi, yöre halkından birisinin oralarda bulunması da, tamamen şansa kalmış bir durumdur. Buralarda gezilecek harabeyi bulmak, harabe uzaktan görünüyor olsa bile, oraya çıkacak yolu bulabilmek gerçekten büyük bir işkenceye dönüşmektedir. Ben Sart antik kentinde, Artemis tapınağından Akropole çıkmak için bir çalılığın içinde, yarım saatten fazla dolandığımı hatırlıyorum. Oysa yüz gram kırmızı boya, akropole çıkan patikadaki taşlara belli aralıklarla damlatılmış olsa, yol bir işkence olmaktan çıkardı diye düşünüyorum. Siz de bu bağlamda, Burdur’da ziyarete açılmış antik kentlerde, ziyareti kolaylaştırıcı önlemler alıyor musunuz?

Ülkemiz genelinde sayıları binlerce, bölgemizde sayıları yüzlerce olan çoğunlukta höyük, Tümülüs, antik kent, nekropol, kutsal alanlar ve anıtsal nitelikte taşınmaz kültür varlıkları bulunmaktadır. Bunların büyük çoğunluğunun başında görevli personel olmadığı gibi, bu yerlerin birçoklarının da, gezilip görülebilecek yeterli yolu veya yön levhası dahi bulunmamaktadır. İlimiz sınırları içindeki belli başlı antik kentlerin ( Sagalassos, Kibyra, Kremna, Boubon, Balbura, Olbasa, Milias, Sia, Codrula gibi ) birçoklarının ulaşabileceği yolu ile onlara kavuşmayı sağlayabilecek yön levhaları vardır. Önümüzdeki yıllarda bu kentlerin birçoklarında yol ve çevre düzenlemesi yapılacak. Ancak, düzenli bir ziyaret için öncelikli olan bu yerlerde bilimsel düzenlemeli kazıların ve buna bağlı olarak ta restorasyonlarının yapılması gerekmektedir.

Sagalassos’ta aşağı agora

Sayın Ekinci, Burdur’daki antik kentlerin, yukarda sayılanlar dışında sorunları, durumları ve bunlara yönelik belirtmek istediğiniz düşünceleriniz varsa, bunlardan da kısaca bahsedebilir misiniz?

Burdur İlimizin geçmiş tarihini yeterli düzeyde tanıtmak ve ziyaret hizmetine açmak için başta Burdur Valiliğinin ve Yerel Yönetimlerin son yıllarda yoğun çalışmaları bulunmaktadır. Bu çalışmalar kitap, broşür, gezi rehberi, tv çekimleri, web siteleri, konferanslar, tanıtım gezileri gibi birçok faaliyetler yürütülmektedir. Gelecekte Burdur İlimizin kültür ve turizm değerleri gezilip görülmeyi arzu edenler tarafından yoğunlukla ziyaret edilecektir.

Sayın Ekinci, bu güzel ve faydalı söyleşiye zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
 

Yayın Tarihi : 25 Mayıs 2011 Çarşamba 10:41:27


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?