1
Şubat
2026
Pazar
ANASAYFA

İsrail, İnsanlığın İflasının İspatıdır.


İsrail altmış yıllık düşüncelerimi alt üst etti, tüm doğrularımı yanlışa çevirdi, doğrusu beynimin içine etti. İsrail vahşeti, İran Molla yönetimini ve Saddam gibi sadist bir diktatörü savunmak zorunda bıraktı beni. Ya da savunmasam bile, yaptığı insanlık dışı, kabadayılıklarla haklı çıkardı onları.

Düşüncelerimin en olmazsa olmazı, Hitler faşizmiyle, Siyonizm fobisiydi. Hitler Faşizmi de geçildikten sonra, artık Siyonizm’den de emin değilim. İsrail’in bu son cinayetleri, ikisini de olura çevirdi. Hani bizde İslamcıların, olur olmaz her şeyin altında bir Siyonizm parmağı aramaları, ayağı taşa takılıp düşse Siyonizm’den bilme hastalığı vardır ya, işte artık ona da inanacağım neredeyse.

Ve çıkıp da bana, bahsetmesin kimse; Hamas’tan, Hizbullah’tan, çeteden, terörizmden…

Orada ölen üç günlük bebekte mi Hizbullah, Hamas, çete veya terörist. Çocuklar, hastalar, sakatlar, hayvanlar, bitkiler de mi terörist? İsrail bombaları atarken hiç hedef gözetiyor mu? Kendinden başka hiçbir şeye değer veriyor mu İsrail. Dünyasal ve insansal veya doğal hiçbir değerin, kıl kadar değeri kalmamışsa bir toplumda, ona insan topluluğu demek ve insanca durumlar beklemek elbette ki olanaksızdır.

Ve çıkıp da bana, bahsetmesin kimse; Hamas’tan, füzelerinden, İsrail’in kendini savunma hakkından ve terörden. Gazze’de herkes Hamas, herkes terörist mi? Terörizmle mücadelede en çok eleştirilen Türkiye’de bile, yirmi senede ölen sivil sayısı, İsrail’in bir ayda öldürdüğü kadar değildir. Yine Türkiye bir yıldır, Kuzey Irakt’a, PKK üzerine bomba yağdırmaktadır; ama hiç sivil veya çocuk ölümü gündeme gelmemektedir. Ne İspanya’da ETA’ya, ne Kuzey İrlanda’da İRA’ya karşı da, bu kadar vahşi bir tavır sergilenmemiştir.

İsrail, devletler dünyasının gaddar, acımasız ve pis yüzünü de açıkça ortaya çıkardı. Devletlerin insanlığı ne hale getirdiğini gözlerimize soktu. İnsanların her şeyi kanıksadığını yolunan bir kabağın öteki kabakları, koparılan bir elmanın daldaki öteki elmaları, kümesten kesim için alınan bir tavuğun öteki tavukları rahatsız etmediği gibi, artık topluca ve acımasızca öldürülen, çocuklar, kadınlar ve doğmadık bebekler bile kimseyi rahatsız etmez oldu. Her şeye bir kılıf uyduruldu, her şey bir çıkara tutuldu ve her şey kanıksandı. Dünya sustu.

Dünyada tüm devletler, savaşın, dolaysıyla vahşet, kan ve gözyaşının temel nedeni olmakla beraber, bu tavrı bu biçimde en sorumsuzca sergileyeni iki tanedir. Biri İsrail, diğeri ABD. İkisi de Terörist bahanesiyle, asker sivil, yaşlı çocuk, hastane okul ayrımı yapmadan, istedikleri her yeri bombalarlar.

Gazze bu gün yaşadıklarını kim bilir daha önce, kaç kez yaşamıştır. ABD’nin Irak’ta yaptıkları da farklı değildir. Onun kullandığı yüz binlerce ton bombanın da, nereye ne amaçla atıldığı belli değildir. Ne hedef, ne adres gözetir. Bu yüzden Irak’ta ölen sivil sayısı belki de milyonu aşmıştır. Eminim ve iddia ediyorum ki devletler olmasa, bu insanlar buralarda kendi halinde yaşasa, asayişsizlikten bunun onda biri kadar bile ölüm olmazdı.

Bu yazımı da yine “Bağdat, Dicle ve ABD” adlı şiirimden bir bölümle bitiriyorum.

Sokakta çöp bidonlarını
Siper edinmiş
Korku soluyan
Dilsiz çocuklar vardı.
Kediler, köpekler ve leşlerle
Sokağın sessizliğini
Ve çöpleri paylaşıyorlardı.
Sessizliğin orta yerine
Yakın bir yerlerde
Bir canlı bomba patladı.

Silah Saddam’dı
Silah petroldü
Silah Amerika’ydı
El Kaide’ydi.
Silah Kürt, silah Alevi
Silah Sünni idi.
Silah kültürdü
Silah dindi, yönetimdi
Ve silah olup her şey
Bağdat’ın üstüne, üstüne gelmekteydi

Diyorsunuz ki
Ah, keşke…
Keşke kıyamet gelse
Keşke yaşayan herkes ölse!
Keşke bu çile bitse
İnsanlık geleceğe
Bu utançla yürümese!
Neden yaşamak isteriz ki
Böylesi bir vahşetin içinde
Dünya yaşaması bir yer değilse?
Uygarlık silah
Uygarlık ölmek öldürmekse?

Fakat, heyhat!
Susmuyor yaşam
Ve yine akıyor Dicle.
Bir hurma ağacı
Yükseliyor yine göğe
Ve dağılıyor etrafa
Bir çöp bidonundan
Yükseliyor bir bebek sesi…
Yükseliyor perde, perde…
İşte tam o sırada
Bezgin bir Amerikan askeri
Sigarasını ateşlemekte!
Ve bir bebeğin ağlama sesi
Ölülerden temizlenen sokağa
Hayat vermekte.
Bir bebeğin ağlama sesinde,
Yaşam, kendini yenilemekte

Yayın Tarihi : 10 Ocak 2009 Cumartesi 12:14:15


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Gökhan IP: 85.108.152.xxx Tarih : 13.01.2009 12:38:42

İsrail,başlı başına bir hata zaten.Hatta İbraniler hatanın bizzat kendidir.Bütün insanlık yaratılırken sanırım yanürün olarak açığa çıktılar.


H.Emin SERT IP: 193.255.125.xxx Tarih : 13.01.2009 09:29:32

Bu yazınız için tebrik ediyorum. Gerçekten BM İnsan Hakları vs gibi çağımızın değerleri yok sayıldı. Vahşete seyirci kalındı. İnsanlığın Küresel Gelişime ihtiyacı var.