4-ABDULLAH ONAR İLE KIBRIS ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ
Kıbrıs sorunu veya başka sorunların değerlendirilmesinde genellikle devlet politikaları ve yönetenlerin görüşleri esas alınır. Orada yaşayan insanlar veya halk ne düşünüyor bunun üzerinde durulmaz. Çünkü tüm dünyada yaşam, insan üzerinden değil devlet üzerinden düşünülüp hesaplanır. Ülkelerin gelişmesi oranında insanlar da bu hesaba kısmen dâhil olur.
Bu yüzden bu gezi boyunca halkın değişik kesimlerinden insanlarla görüşüp, düşüncelerini almaya çalıştım. Kaldığımız otelin sahibi Abdullah Bey, bu açıdan önemli bir fırsattı.
Onar Village’in sahibi Abdullah Onar Beyle, Kıbrıs’ın şu andaki durumu, sorunları ve çözümleri üzerine bir söyleşi yapmak istediğimi ilettiğimde, memnuniyetle kabul ettiler. Kendilerine önce, doğma büyüme Kıbrıs’ın yerlisi mi; yoksa 1974 Barış Hareketinden sonra Türkiye’den gelenlerden birisi mi olduğunu sordum.
“Bizim Kıbrıs’taki geçmişimiz, kuşaklar öncesine dayanmaktadır. Ben Kıbrıs’ın Karpas bölgesindeki Kaleburnu köyündenim. Girne’ye sonradan geldim.”
Eğitim durumunuz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
“İlkokulu Kaleburnu köyünde okudum. Orta öğretimi Lefkoşa’daki İngiliz Okulunda tamamladım. Yüksek öğretim için İngiltere’ye gittim. Orada yedi buçuk sene kaldım ve mimarlık okudum.
O zaman otelin mimari tasarımları da size ait olmalı.
“Evet. Benden başka çok sayıda mimar da görev aldıysa da, sonuçta ben karar verdim.”
![]() |
| Beşparmak dağlarının eteğinde Onar Otel. |
Sayın Onar, Kıbrıs’ta Türk olmak nasıl bir duygu. Korkularınız endişeleriniz var mı? Gelecek için kaygılar taşıyor musunuz?
“Kıbrıs’ta Türk olmak çok güzel bir duygudur. Bundan dolayı ne bir aşağılık duygusuna ne de bir komplekse kapılmamız söz konusu değildir. Aksine gurur duyarız. Hiçbir korku ve endişemiz de yoktur. Türkiye arkamızda olduğu müddetçe hiçbir gelecek kaygımız da olamaz.”
Peki, Türkiye arkanızda olmazsa ne olacak? Örneğin şu son mitinglerde Türkiye’nin uygulamalarından rahatsız olanlar ve Türkiye’nin çekilmesini isteyenler var.
“Onlar çok küçük bir gruptur. Aklı başında hiçbir Kıbrıs Türk’ü, Türkiye’nin çekilmesini istemez. Çünkü burada hiçbir sistem Türkiyesiz yürümez.
Peki, Türkiye’nin tavır ve tutumlarından dolayı sizin hiç rahatsızlık duyduğunuz olmuyor mu? Ya da Türkiye karşıtlarının hiç haklı tarafı yok mu?
“Öncelikle Türkiye’nin tutumundan benim hiçbir rahatsızlığım yok. Ama Türkiye karşıtlarının haklı oldukları taraflar var tabii. Fakat bunları çözmeye çalışmak yerine Türkiye gitsin demek, sorunları daha da büyütür. Tekrar söylüyorum, Kıbrıs’ta gerek bağımsız gerek birleşik hiçbir çözüm, Türkiye’nin garantörlüğü olmadan bizim açımızdan başarıya ulaşamaz.”
![]() |
| Onar Otelin terasında Todosk grubu. |
Size göre Kıbrıs için ufukta bir çözüm görünüyor mu? Ya da Kıbrıs için çözüm nedir? Adada iki bağımsız devlet mi; iki taraflı ilhak mı; yoksa birleşik bir Kıbrıs devleti mi?
“Bir kere Avrupa ve dünya, birleşik tek Kıbrıs dışındaki seçenekleri kabul etmiyor. Bu yüzden çözümün bu yönde aranması gerekir.”
Peki sizce çözüm olanaklı mıdır? Çünkü bir zamanlar Sayın Denktaş çözümsüzlük olarak algılanmıştı. Bu yüzden bir uzlaşma zemini yaratması için, Sayın Talat Cumhurbaşkanı oldu. Fakat bir süre sonra o da Denktaş’ın çizgisine çekilmek zorunda kaldı sanıyorum.
“Ben hayatım boyunca hep siyasetin dışında kaldım. Bu yüzden Denktaş-Talat ya da TC Hükümetlerinin bu konudaki görüşlerini yargılamıyorum.
Yunan ve Kıbrıs Rum hükümetlerinin, İngiltere, ABD ve AB’nin işi yokuşa sürmeleriyle de ilgilenmiyorum. Ben barış ve çözüm yanlısıyım. Ve taraflar yeterince istekli davranırsa çözüme ulaşılabileceğini düşünüyorum.”
Nasıl bir çözüm hayal ediyorsunuz?
“Türkiye’nin garantörlüğünde birleşik bir Kıbrıs.”
Nazmi Bey, yazilariniza yorum iletmeye calistim...Nedense size ulasamadim. Bana yazarmisiniz lutfen...Saygilar, selamlar hakki erdal