1
Şubat
2026
Pazar
ANASAYFA

Persler (MÖ 550-300)

İran coğrafyası doğal sınırlar bakımından bir bütünlük göstermesine rağmen, yeryüzü şekilleri, iklim ve yaşam koşulları açısından bir bütünlük göstermediğinden, burada siyasi birliğin kurulması ve tüm İran Yaylasının bir yönetim altında birleştirilmesi, birinci bin yılın ortalarına doğru (MÖ 700-650) Med’ler tarafından gerçekleştirilebilmiştir. Merkezi Ekbatan olan Medlerin son büyük kıralı Astiyag idi.

Ekbatan, Hemedan’ın ortasında bir Hüyük gibi

Astiyag bir Pers prensinden olan torunu Kurus tarafından tahttan indirildikten sonra, Kurus Pers devletini kurdu ve kısa sürede büyük bir imparatorluk haline getirdi. Başkent Pasargat’a taşındı. Sonra da Persepolis’e taşındı. Sus kenti de Perslere başkentlik yaptı. Buralar genelde Şiraz çevresinde bulunuyor ki, Şiraz bugünkü Pars (Pers) Eyaletinin de merkezidir.

Fakat her ne kadar Mısır, Mezopotamya ve Anadolu’ya göre birliğini daha geç sağlamış olsa da, ilkçağ tarihinde İran’ın önemi bunlardan daha az değildir.

Çünkü İran’ın bir bütün olarak olmasa bile güney batısında Elam kültürü Sümerlerle yaşıt bir kültür olup, İran’ın tarih çağlarına girişi de Elamlılar sayesinde MÖ lll. binlerde başlamaktadır.

Pasargat’ta Kurus’un anıt mezarı

Ayrıca İran’da siyasi birlik her ne kadar bunlardan daha sonra sağlanmış bile olsa, İran siyasi birliğini sağladıktan sonra, Mısır, Mezopotamya ve Anadolu gibi tarihin en eski bu üç büyük uygarlığını da kendi yönetimi altında birleştirmiştir.

İşte İran’ın dünya kültür uygarlığına yaptığı en büyük hizmet de budur. Yani bu üç büyük uygarlığı bir çatı altında toplayarak, bunların karışıp kaynaşmasından, daha ileri bir uygarlığın doğmasına yol açmış olmasıdır. Bu yüzden birliğini geç sağlaması, tarih çağlarının geç başlaması anlamına gelmediği gibi, dünya kültür uygarlığına katkısını da azaltmamıştır.

Persepolis

Ben Pasargat ve Persepolis’i gezme olanağı buldum. Pasargat Şiraz’a 140 km uzaklıkta yüksekçe bir ova. Taksiciler Şiraz’dan Pasargat’a 50 dolar isteyince ben de Isfahan otobüsüyle bir dolar’a, Pasargat yol ayrımına dek gidip oradan 4-5 Km. kadar yürüyerek Pasargat’a vardım.

Geniş bir ovaya yayılmış olan Pasargat’ın girişinde ziyaretçileri ilk Kurus’un anıt mezarı karşılıyor. Buradan sağa dönerek ilerlediğiniz zaman ovaya yayılmış sarayların ve kent yapılarının kalıntılarını görüyorsunuz.

Persepolis ise Şiraz’a 60 km. Bu kez Pasargat’tan köye kadar, bir Kaşgay Türk’ünün traktörüyle dönüp, oradan taksiyle anayola çıktıktan sonra, yine Isfahan’dan Şiraz’a giden otobüslerle Persepolis yol ayrımına kadar gittim.

Persepolis muhteşem bir şehir. O güne dek dünyanın gördüğü en büyük imparatorluk olan Pers İmparatorluğunun gücünün ve görkeminin simgesi gibi bir şehir. İskender İmparatorluğuyla bir karşılaştırma yapılırsa, Pers İmparatorluğunun büyüklüğü daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.

Bu konuda elimde gerçek ve net ölçüler olmasa da, Pers ve İskender İmparatorluğunun topraklarını haritada karşılaştırdığım zaman, hemen hemen aynı büyüklük gibi görünüyor. Bu yüzden sanıyorum ki, İskender İmparatorluğu topraklarının en az %90’ı Perslere aitti.

Nakş-ı Rüstem’de Pers Krallarının mezarları

Pers imparatorluğu hakkında yazılanlara ve elde mevcut verilere baktığım zaman, iki önemli özellik öne çıkıyor. Birincisi, yönetim bölgelerinin başında Pers bir vali (Satrap) bulunsa da, herkesin kendi yerel yöneticileri tarafından yönetildiği, özerk ve hatta özgür sayılabilecek gevşek bir merkezi yönetim. İkincisi, ödenebilir miktarlarda, ama mutlaka ödenmesi gereken düşük vergiler.

Yani halkları rahatsız edecek her hangi bir yönetim baskısı veya kültürel baskı söz konusu değildir. Bu durumu bir de dağlık Pisidya için düşünecek olursak, sanırım Pers yönetimi Pisidya’da hiç hissedilmediği gibi, o zaman bilinen dünyanın neredeyse yarısına yakınına sahip olan Perslerin de, dağlık Pisidya ile uğraşmak gibi bir niyetinin olmadığı anlaşılmaktadır diye düşünüyorum.


nazmioner@mynet.com  

Yayın Tarihi : 2 Kasım 2013 Cumartesi 00:03:49


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Teoman Törün IP: 88.253.125.xxx Tarih : 2.11.2013 11:43:01

Bu bölümde açıklananlardan Perslerin Anadoluyu istiasının (belki oradaki başka kültürlerle kaynaşmaya yol açmış olabilir ama) kültürel ve sosyal bir yok ediş olmadığı anlaşılıyor.