1
Şubat
2026
Pazar
ANASAYFA

Turuncunun Ressamı

Değerli okuyucularım, anayasa ve uzlaşma yazılarının arasında bir nefes almak için, güzel bir sanat etkinliğini sizlerle paylaşmak istedim.

Antalya’daki Salih Yön Sanat evinin, bir yıllık çalışmalarının özeti ve sonuç belgesi niteliğindeki yılsonu resim sergisi, 5 Haziran günü kalabalık bir sanatsever topluluğunun katılımıyla açıldı.

15 Haziran 2009 tarihine dek ziyarete açık tutulacak olan serginin açılışında konuşan eski belediye başkanlarından Mehmet Atay: belediyelerin sanatçılar için daha iyi çalışma ortamları sağlaması konusunda çalışmalar yapmasını istedi.

Murat Paşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen de konuşmasında, sanatçı köyü ve sanat sokakları yapma konusunda halka vaatleri olduğunu ve bu yönde çalışmalar yapılacağını söyledi. Umarız vaat olmanın ötesine geçerek, dünyanın bu önemli turizm merkezine yakışan mekânlar oluşturulur. Sanat ve sanatçıların önü açılır.

Sergide: Sanat Evinin sahibi Salih Yön’ün kendi resimleriyle birlikte, atölyeye devam eden yetişkin öğrencileri ve çocuk grubunun resimleri de sergilenmektedir.

Sergi hakkında bilgi aldığımız Salih Yön, bu serginin Antalya’da 5. yılsonu sergisi olduğunu, sergilerinin yılın belli dönemlerinde yinelendiğini ve zaman zaman da, GÜSAD üyeleriyle birlikte karma sergiler açtıklarını, hatta bazen Antalya dışında, İstanbul, Ankara gibi büyük merkezlerde ve yurt dışında da, karma sergiler açtıklarını söyledi.

Manzara resimlerinin ağırlıkta olduğu sergi: ressamların duygularını renklere döktüğü, renklerin şarkıya şiire dönüştüğü, sanatın çiçeklenip açtığı, baharda bir kır bahçesinin tatlı serinliğini, tazeliğini, doğallığını ve güzelliğini çağrıştırıyor insanda.

1965 yılında Burdur’un Çeltikçi ilçesinde doğan Salih Yön, İlk ve ortaöğretimini burada yaptıktan sonra, İzmir Hava Teknik Okullar komutanlığını bitirdi. Resim sevgisini ve yeteneğini, iki yıl ressam Hikmet Çetinkaya ve iki yıl da ressam Sabri Akça’nın atölyesine devam ederek geliştiren Salih Yön, bu güne dek pek çok sergi ve sanat etkinliğinin içinde yer almıştır.

Ankara Ressamlar Derneği GESAM ve Güzel Sanatlar Derneği GÜSAD üyesi olan Salih Yön, GÜSAD’ın yönetim kurulu Başkanlığını da yürütmekte olup, yurt içi ve yurtdışındaki resmi ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır.

Genellikle tek renk hâkimiyetine dayalı olarak resimler yapan Salih Yön, daha çok sarının aşığı gibidir. En açık sarıdan, en koyu kırmızıya, hatta bazen kahverengi ve bordoya kadar uzanan bir parkurda, sarıyla kırmızının dansı, yarışı, ayrışımı ve karışımı gibidir onun tabloları.

Ona sarının, ya da kırmızının ressamı diyebilirsiniz. Ama ben ona, ikisinin ortasında, sarı ile kırmızıya, aynı mesafedeki turuncuyu daha uygun bulduğum için turuncunun ressamı diyorum. Resimlerini de, turuncuya yolculuk olarak görüyorum.

Sergideki tablolarından, “Belören’de bağ evi,” tamamen turuncu bir tablo. Sarıdan kırmızıya dek turuncunun tonları var. Köy evleri yamaçta minyatür gibi sıralanırken resmin ağırlık noktası önde taş duvarlı, büyükçe bir bağ evine odaklanmış.

Karaalioğlu parkından Kemer’in görünüşünü sergileyen tablosunda ise, tamamen sarı egemen. Deniz ve dağlar, hatta gökyüzü bile sarı. Yer yer turuncuya dek uzanan renkler, sarının tonları gibi.

“Neden sarı” diyorum Salih Yön’e: “Ben zoru seviyorum. Sarı en tehlikeli ve kullanımı en zor renktir. İyi kullanılmazsa tabloyu berbat edebilir” diyor.

“Sonbaharda Sinan Değirmeni” adlı tablosunda da, turuncu hâkimiyeti hemen göze çarpıyor. Yolun açık renkli soğuk yeşili, sarı sıcak renklerle tam bir uyum sergilemese de, turuncuların sıcaklığına isyan edemiyor. Arka plandaki sararmaya yüz tutmuş ağaçların yeşili de, öylesine sıcak bir yeşil ki, sarı ile kırmızı arasında dolaşan renklerin arasında kaybolup gidiyor.

“Neden bu tarz ve resim tekniğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz” diyorum.
“Resim tekniğim kendi geliştirdiğim bir tarz olup, görünen her şeye, görünüşü kadar duygularımı da katarım. Gözümün gördüğü kadar gönlümle de bakmak ve görmek isterim. Bir tabloda her rengi kullanırım; ama sonuç olarak tek bir renk hâkimiyeti vardır. Resim hâkim rengin tonları gibi görünür” diyor.

Resimleri o kadar kendine özgü ki, karma bir GÜSAD sergisinin toplu resimleri arasından, sarı sıcak renkleriyle hemen fark ediliyor. Sarı, bir tutkuya dönüşmüş onda, sarı bir sancı, bir hüzün, bir özlem tablolarında. Sarı otun, sarıçiçeğin, sarı gülün sarısı, sabah güneşinin şavkının, alevin, gurubun sarısı, sevgilinin saçları, sarı elbisesi, sonbaharda bir kavak yaprağı.

Almanya’nın Köln Kentinde de zaman, zaman sergi ve kurslar açan Salih Yön’e, öğrencilerinden birisi boş bir dükkânını atölye olarak vermiş. Şimdi orada resimleri sergileniyor ve zaman zaman da gidip, orada eğitim veriyor.

Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göçer denilse de, Salih yön Türkiye’yi terk edememiş. Almanya’ya ara sıra gidiyor. Misyonunu Antalya’da idealist bir biçimde sürdürüyor.

Realist, naturalist bir manzara ressamı olan Salih Yön’ün resimlerinde, fotoğraf çeker gibi alınan doğallığa, sarıyla kırmızının sıcaklığı eklenmiş gibidir. Doğayı daha samimi ve daha sıcak algılatır insana. Ayrıca sarının hüzün, özlem, zeka, incelik ve pratiklik gibi tüm özellikleriyle, turuncunun neşesi, bilgeliği, uhreviliği rahatlıkla hissedilebilir tablolarında.

Sanatın her alanına duyarlı olan Salih Yön’ün sergisi, Etnoğrafik eserlerle zenginleştirilmiş bir sanat ortamında, sarıyla kırmızının rekabeti, uyumu, ortaklığı ve dansı gibi, beynimizde akıp giden bir duygu nehri gibi, bir his denizinin ortasında boğulmanın resmidir sanki.

Umarım ve dilerim, bu tarzını daha da geliştirerek, kültür ve sanatımıza daha büyük katkılar sağlar. Yoksa sanatsız ve sanatçısız bir dünya, çok yavan olur diye düşünüyorum.
 

Yayın Tarihi : 9 Haziran 2009 Salı 10:45:28


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?