Medya toplumun her alanında insan davranışlarını, düşüncelerini ve yaşam biçimlerini etkileyen bir güç durumuna gelmiştir. Görsel ve teknik olanakların her geçen gün daha da gelişmesiyle bilgilerin ve görüntülerin durmaksızın aktığı bir bilgi kanalı halini alan medya, kitleleri doğru-yanlış aşırı bir bilgi bombardımanına tutmaktadır. Bu yoğun bilgi akışı düşünme yeteneğini ortadan kaldırmaktadır. Bu yoğun bilgi akışıyla verilen mesajlarla kişilerin tepkileri belirlenmektedir.
Medyanın kitleleri yönlendirmede kullandığı yöntemlerden biri var olan gerçekliği örtmesidir. Bugün medya; yanlış bilgilendirme, çarpıtma yöntemlerinin yanında çoğu kez de yönlendirmeme yöntemini tercih etmektedir. Medya, bilgi ve haberin akışını, içeriğini kontrol etmekte ve böylece de halkın haber alma özgürlüğünün önüne bir set çekmektedir.
Medya, bilgilendirmeyerek gerçeklikle ilgili bilinç oluşmasın önüne geçer. Böylece halkın sorgulama ve düşünme yeteneğini yok eder. Hatta, kendi hayatı üzerine düşünme ve sorgulama yeteneğini yok ederek, olaylar arasındaki neden sonuç ilişkisini algılamasını engeller. Bu ilişkiyi kavrayamayan bir halkın, tarihini kavrama ve tarihini değiştirmek amacıyla harekete geçmesi de güçleşir.
Tıpkı her seçim öncesi medya ve siyaset ikilisinin karşılıklı çıkarları gereği yaşanan her zamanki senaryolar gibi. Özellikle seçim dönemlerinde sıkça karşılaşılan medyanın bu tutumunda uygulanan yöntemlerden biri de suni gündemler oluşturmaktır ki, bu yöntem gereği olarak gündem konusu tekrar tekrar sunularak düşünce yönlendirilir. Tek bir konu veya parti üzerinde günlerce yayınlanan haberlerle, insanların yalnızca bu konu üzerinde düşünmesi sağlanır, yani düşünce yönlendirilir.
Türkiye’de bugün basın, bir sermaye kuruluşu gibi kâr amacı gütmektedir ve gerçek var olma nedenini unutmuş durumdadır. Günümüzde gazetecilik sorumluluklarını maalesef ihmal etmektedir, hatta basın gücünü kendi çıkarları için kullanır duruma gelmiştir. Haberler, gazete patronlarının, şu veya bu partiyle yakınlık ya da uzaklıkları sonucunda şekillenmektedir. Böylece haberler objektifliğini yitirmektedir. Haberler, kâr ve güç amacıyla kullanılmaktadır. Oysa halkın doğru ve eksiksiz bilgi ve haber alma özgürlüğü vardır ve bunun en insani haklarından biridir. Demokratik toplumlarda, toplumun üyelerinin gerçeğe ulaşması ve siyasal ya da toplumsal karar alma sürecine katılabilmelerinin ön koşulu haber alma özgürlüğüdür.
Seçmen tercihlerini saptama ve oluşturmada araştırmanın rolü
Yaşamın neredeyse her ayrıntısıyla ilgili olarak, özellikle ticari kuruluşlarca sundukları ürün veya hizmetin hedef kitlesini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen araştırmalar, seçim döneminde siyasi partiler tarafından da – özellikle iktidara oynayan partiler – oldukça rağbet görmektedir.
İletişim biliminin en önemli yan sektörlerinden biri olan halkla ilişkilerin özellikle reklamcılıkta sıkça başvurduğu yöntemlerden biri olan anket yöntemi seçim dönemlerinde siyasi partilerin ilgi gösterdiği bir uygulama durumundadır. Gerçekleştirilen anketlerle; halkın ne istediğini, yeni hükümetten neler beklediğini, umutlarını, neden usandığını, saptayarak buna uygun bir politika belirlemekte ve hazırlamakta oldukları seçim kampanyalarında, konuşma metinlerini ve halka vaatlerini bu anketlerin sonucuna göre belirlemektedirler. Bu bilinen bir gerçektir.
Bir yöntem de çeşitli kuruluşlarca – bu kuruluşların pek çoğu taraflı sonuçlar bildirmektedir- yürütülen anket çalışmalarında taraftarı olduğu veya kendisinden söz konusu araştırmayı gerçekleştirmesini isteyen partinin durumunu diğerlerinden daha avantajlı durumda gösteren bir anket çalışması gerçekleştirilir ve bu anket sonuçları, o partinin destekçisi olan medya kurumunca yanlış bilgi olduğu halde halka iletilir.
Bu gibi araştırmalarda kullanılan bilinç altına yönelik mesajların geçici de olsa düşünme biçimini etkilediği bilinmektedir. Bilinçaltı ile ilgili olarak gerçekleştirilen araştırmalar, bu gibi araştırmaların bilinçli olarak insanların bilgileri daha iyi algılamasını sağlamak amacıyla çarpıcı bir rol oynadıklarını ve böylelikle de istekleri kontrol altına alabildiklerini göstermektedir.
Bütün toplamların sosyal yaşantıları geniş ölçüde siyasal sistem tarafından etkilenmekte ve düzenlenmektedir. Siyasal sistem bir toplumda düzeni koruyabilmek veya değiştirmek için kitle iletişim olanaklarını kullanmaktadır. Siyaset adamlarının toplum içinde iktidara gelme çabalarında kitle iletişimi kullanmaları uzun zamandan beri gerçekleşmekte olup bu durum daha uzun zaman devam edeceği muhakkaktır.
Seçmen tercihlerinde siyasal kampanya ve lider imajının etkileri
Siyasi Partinin lideri halkın gözünde o partinin her anlamda sözcüsü ve partinin imajı, amaçları, güvenilirliği olarak algılanmaktadır. Parti lideri, partide her zaman en görünün kişi, en ön planda olan ismi olmakta ve halkın parti ismiyle birlikte isim olmaktadır. Bu yüzden parti liderinin hatasız ve mükemmel gösterilmesi, o partinin seçimlerdeki başarısında son derece önemli bir rol oynamaktadır.
Her seçim döneminde hummalı bir biçimde yürütülen kampanyalar ise, partinin izlediği ve ya izleyeceği politikayı, partinin amacını, yapacaklarını veya en azından vaatlerini topluma duyurabilmek bakımından önem taşımaktadır. Ne kadar iyi olursa olsun, ne denli önemli amaçları ve planları olursa olsun bunlar duyurulmadıktan, anlatılamadıktan ve halka ulaştırılamadıktan sonra bir anlam taşımaktadır, çünkü iktidara gelecek olan partiyi halk seçecektir.
Şurası bilinen bir gerçektir ki, genelde halk en fazla göz önünde olan kendini en iyi şekilde duyurabilen partilere yönelmektedir. Bu yönelme genelde, kararsız olan seçmen kitlesince gerçekleşmektedir ve bunlar her seçim zamanı oldukça fazla bir yekun teşkil etmektedir. Gerçekleştirilen siyasi kampanyalar daha çok bu kararsız seçmenlere yönelik olup, amaç bu kesimi ikna yoluyla oylarını partiye seçmektir.
Etkili bir iletişimde iktidara gelmeyi amaç edinen siyasiler, bunun için gerekli olan kanallardan kitle iletişime başvururlar. Bunu özellikle seçim dönemlerinde uyguladıkları seçim kampanyalarında daha net görebiliriz. Seçim kampanyalarıyla oluşturulan imajlar Kitle iletişim araçları yoluyla seçmene ulaştırılır. Parti programlarında oluşturulan olumlu imajla halk etki alanına çekilmeye çalışılır.
Dolayısıyla büyük önem taşıyan seçim kampanyalarının hazırlanmasında başarılı reklam ajanslarına başvurulur. Reklam ajansları partileri halka sunulan bir ürün gibi tanıtır. Parti liderleri, ajanslar tarafından halka arz edilecek bir ürün gibi hazırlanır.
Giyim kuşamı, çevresiyle kuracağı ilişkileriyle ve konuşmalarıyla halkın üzerinde son derece olumlu bir imaj bırakılması amaçlanır. Seçmenlerin büyük kısmı da parti programından çok liderin özel hayatıyla ilgilenirler. Partilerin ideolojileri ve programları çoğu seçmen tarafından çok iyi bilinmez. İnsanlar genelde oy verdikleri partileri iyi tanımadan oy verirler. Parti liderinin hafta sonu gezileri, arkadaş ilişkileri, halka yaklaşımı, çocuklar ve yaşlılarla kurulan sıcak ilişkiler kamuoyuna sunulur ve halkın parti lideri dolayısıyla partiye çekilmesi sağlanır, kampanyalar ve kitle iletişim araçları bu anlamda son derece önemli bir rol oynamaktadır.