Ombudsman, gerçek anlamda haklı şikayetlerin sözcüsü, hakkın savunucusu, halkın koruyucusudur. Kendisine hem halk hem de devlet güvendiği için, bazı toplumlarda büyük başarı kazanmaktadır.
Bu kurumun çıkışı İskandinav ülkeleri, özellikle İsveç'tir. Yargı kararlarına ve yasa ile görev verilmiş hakem kararlarına saygının yerleştiği, demokrasinin tam olarak oturduğu ülkelerde bu kurum görev yapmaktadır.
Devlet, kendisinden ilgi ve desteğini esirgemediği için bu kurumun dünyanın en ileri refah ülkelerinde başrılı olması tesadüf değildir. Bir bakıma da, belki o ülkelerde, kamu hizmetleri ombudsman sistemi iyi işlediği için başarılıdır denilebilir.
Genelde ombudsmanlar seçilmişler; halkın, devletin, milletin iyiliği için çalışmışlardır. Özellikle belediye işlerinin düzelmesi bakımından, ombudsmanlık sistemi bir çok yerde çok iyi sonuçlar vermektedir.
Ombudsmanlık bir paye, bir rütbe veya rozet değildir. Bu kurumun, ülkedeki hukuksal yapının gelişmişliği ile doğrudan bağlantısı vardır. Ombudsmanlığın yerleşiklik kazandığı bir ülkeye bakıldığında, oradaki devlet yapısında şeffaflık, hesap verebilme olgusu, hakkaniyet ve adalet görülecektir.
Türkiye'de de dönem dönem tartışılan, İsveç Krallığı'nın 1809 yılında siyaset ve hukuk dünyasına kazandırdığı 'kamu ombudsmanlığı'dır.
Konuyu daha anlaşılır kılmak için bir örnek vermek gerekirse; Türkiye'de vatandaşın idare ile olan ihtilaflarına idare mahkemeleri bakar ama idare bunların mahkeme kararlarına dahi uymaz ve uygulamaz. Üstelik idare mahkemelerin kararlarının uygulanmaması müeyyideye bağlanmıştır. Buna rağmen uyulmaz. Hal böyle iken yani adalet kavramı henüz oturmamışken, yaptırıma rağmen mahkeme kararlarını uygulamayan bir idari teşkilat varken, yaptırımı olmayan bir ombudsmanlık kurumunun hukuki anlamda ne kadar etkili olabileceği tartışmaya açıktır.
Ombudsmanlık kurumunun eleştiri getirilebilecek yönleri de vardır: Ombudsmanın, başvuruları karara bağlaması zaman alacağı için hak düşürme riski vardır. Merkezi yönetim güçlü olduğu için ombudsman beklendiği gibi çalışamaz. Müeyyide uygulayamadığı için yaptırım gücü sınırlıdır.
Böyle bir kurumun eksikleri olsa da, örneğin büyük şehirlerimizin belediye hizmetleri için faydalı olabilir. Olumlu işler yaparak millete hizmette bulunmak isteyen, emekli veya halen çalışan başarılı, saygın kişilere ombudsmanlık anlamında fahri görevler verilirse belediye hizmetleri denetlenebilecek ve kamuoyuna yürütülen çalışmalar yansıtılabilecektir.
Sonuç olarak; etkili denetim ve anlaşmazlıkların daha çabuk ve tatmin edici çözümü için yargı reformunun biran önce gerçekleştirilmesi daha faydalı olacaktır.
Yayın Tarihi :
27 Haziran 2006 Salı 10:20:32
Güncelleme :27 Haziran 2006 Salı 10:40:56