20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Ergenekon'da uzlaşma mı var?

Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar çırpınıp duruyor… “Ergenekon’un 'bir numara'sı Veli Küçük değil” diyor yazılarında ve verdiği röportajda…

Aslında konu ile ilgilenenlerin tümü biliyor "bir numara"nın ismini…

Basının kulağı delikleri dahil Ankara’da sağır sultan bile duydu o ismi…

İktidara gelirken kefen giymeyi göze alan, bunu partisinin grup toplantısında efelenerek söyleyen “cesur” mu “cesur” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile cumhurun ve devletin başı yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül duymadılar mı o ismi?

Haydi Adalet Bakanı'nı geçtik.. O garibim daha hangi koltuğa oturduğunun farkında da bile değil.

Efendim, en yüce makamlarda oturanların o ismi duymaması mümkün mü?

Birisi hükümetin birisi devletin başında…

Eğer onlar duymamışlarsa kim duyacak, kim bilecek!

Şamil Tayyar diyor ki; o "bir numara"nın isminin baş harflerini söylesem herkes bilecek… Yani o kadar tanınan bir kişi..

O kadar yazılıp çizilmeye susulup, hâlâ o isim açıklanmıyorsa o zaman akla başka durumlar gelir?

Diyorlar ya: AKP’liler Ankara’ya alıştı…

İşte o “derin Ankara"ya alışmak çok kötü… Duruş bozar… Hele hele duruşu sağlam olmayanı tümden bozar...

Acaba Ergenekon konusunda, "al takke ver küllah" uzlaşması mı var diye insanın aklına bir çengel takılır böyle durumlarda?…

Şemdinli davasını açan ve arkasında durulmayan savcı vardı ya… Hani o savcının satılması durumu vardı ya!...

Ankara’ya alışmak işte böyle bir şey mi?… “Derin Ankara" ile uzlaşmak böyle bir şey mi?… Uzlaşmalarla güçe tapınmanın yolu böyle mi döşeniyor derince Ankara'da?

İnsan hakları, hukuk diye gelip, guguk sesine razı olmak böyle bir şey mi?…

"Danıştay, Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde 'çete kurmak' suçundan Susurluk davası kapsamında yargılanmasını istedi...."

Haber böyleydi gazetelerde…

Boş değil içi dolu siyasi cesaret için önünüzde koskacaman bir kapı açıldı...

Arkanızdaki sandık desteği yüzde 47... Bu kapıyı açın sessiz çoğunluğun desteği yüzde 70'lere  vurur...

Haydi… Ne duruyorsunuz?

İktidar sizsiniz… Daha ne istiyorsunuz, ne bekliyorsunuz?

Beklemeyin ki, Susurluk için ikinci bir kapı açılsın?

Kimilerine göre 15 bin kimilerine göre 8 bin olan faili meçhul cinayetlerin şehir sorumlusu ile kır sorumlusu kimdi?

Haydi… Ne duruyorsunuz? Açın o dosyaları…

Açın ki Türkiye’de özgürlüğün ve hukuğun önü tümüyle açılsın…

Açın ki bundan sonra siz dahil kimse siyaset için kefen giymeyi aklına getirmesin?

Ne yazık ki, Ankara’da “Ergenekon’la uzlaşma var” sözü giderek ağırlık kazanıyor…

Unutulmasın; Ergenekon’la uzlaşanlar suç işlediklerini de bilsinler…

Unutulmasın; surumlu makamda olup da bildiklerini söylemeyenler suça ortak olurlar ve  bir gün hesap verirler…

Ahh… Ankara’ya gelene, koltuklara oturana dek hak, hukuk sözü verip; sonradan güçe tapan “küçük dağları ben yarattım” siyasetçileri…

Yayın Tarihi : 15 Şubat 2008 Cuma 18:11:20
Güncelleme :16 Şubat 2008 Cumartesi 10:01:38


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Faik Aşçı IP: 85.97.75.xxx Tarih : 26.02.2008 18:11:21

Doğru söze ne denir.Hadi bakalım atıp tutmak yerine iş yapın,biraz cesaret.TC nin içine dolmuş bu cerahati akıtın şerefi size ait olsun.