Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün dünyada olan çatışmaların farklılıklardan değil, farklı yorumlamalardan kaynaklandığını belirterek, "Terör kavramının önüne hiçbir dini sıfat yakıştırmak, dünyada hiç kimsenin hak ve salahiyetinde değildir. 'İslami terör' çok yanlış bir kelimedir, kabul etmemiz mümkün değildir. 'Hıristiyan terörü' de desek bunu da kabul etmemiz mümkün değildir" dedi.
1. Hatay Medeniyetler Buluşması'nın açılışında konuşan Erdoğan, Babil Kulesi'nden sonra bugün Antakya'daki toplantının en önemli olayı teşkil ettiğine işaret ederek, "Babil Kulesi'nde diller ve yollar ayrılmış ve insanlık bir daha birleşmemek üzere yeryüzüne yayılmıştır. Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de de niçin kavimlere ayrıldığımız açıklanmaktadır. Milletlere ayrılmamız çatışma değil, tanışma ve diyalog kurmak içindir. Eğer biz gereği gibi gereğini yerine getiremezsek bu eziyete dönüşecektir. Bugün burada davete icabet edilmiştir. Kendimize bir soruyu özellikle sormak gerekiyor. Dünya neden bir gözyaşı vadisi olmuştur? Tarih boyunca çektiğimiz acılar, farklı din ve dillere ayrılışımızdan değildir. Her birimiz farklı kültür ve medeniyeti geliştirdik. Her birimiz kendi tarihimizi yaşadık. Farklılıklarımız kaçınılmazdır. Ancak bu bizi çatışmaya zorlamamalıdır. Medeniyetler çatışmasını arzu edenlere hep birlikte "Medeniyetler çatışmasına hayır, medeniyetler ittifakına evet" demeliyiz" dedi.
Bugün dünyada olan çatışmaların farklılıklardan değil, farklı yorumlamalardan kaynaklandığını vurgulayan Erdoğan, "Dünyada terör varsa, bu kutsal dinlerin emri olduğu için değildir. Çatışmalar, yapılan yorumların neticesindedir. Hiçbir semavi din, insanların öldürülmesine cevaz vermez. Dünyada terör varsa, din adına yapmak mümkün değildir. Terör kavramının önüne hiçbir dini sıfat yakıştırmak, dünyada hiç kimsenin hak ve salahiyetinde değildir. Dünyada özellikle 11 Eylül'den sonra terör kelimesinin önüne İslam getirilmektedir. 'İslami terör' çok yanlış bir kelimedir, kabul etmemiz mümkün değildir. 'Hıristiyan terörü' de desek bunu da kabul etmemiz mümkün değildir. Bugüne kadar anti semitizm insanlık suçu olarak kabul edilmiştir. İslami fobiyi de insanlık suçu ilan ediyorum. Bunu tüm insanlığın kabul etmesi lazım. Ortak aklı geliştirmemiz lazım. Felaket tellallığının senaryolarında yazdığı gibi dünya tarihi medeniyetler çatışmasına doğru ilerlemek zorunda değildir. Gelişmelerin bunların tam aksine ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.
İnsanlığın küreselleşme çağında olduğuna dikkat çeken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnkar çağında değiliz. Her birimiz birbirimizi kuşatmışız, küreselleşme çağındayız. Eğer bu nehri kendi yatağından bırakırsak, bu akışa karşı mücadelede felakete uğrarız. Hep beraber baraj setleri oluşturarak buradan istifade etmeliyiz. İnsanlık yeniden aynı dili konuşan bir aile konumuna gelmiştir. Tarih, gelişimi sonucunda tekrar başa dönüyor. Dünya küçük bir köy haline geliyor. Bütün bunlara rağmen ve olumsuz etkilere rağmen küreselleşme tarihi bir fırsat sunuyor. Küreselleşme barış mıdır, yoksa çatışma mıdır? Tabi ki küreselleşme barış olmalı, hepimizin temennisi bu olmalı. Küreselleşmenin sunduğu üçüncü bir seçenek vardır, çokluk içinde birlik, birlikte de çokluk. İşte bunu yakalamak zorundayız."
Açık açık konuşma zamanının geldiğini belirten Erdoğan, "Artık birbirimizi anlamanın, aynı dili konuşmanın zamanı gelmiştir. Babil Kulesi sendromunu aşma zamanı gelmiştir. Şimdi daha barışçı dünya sorumluluğu bizlere düşmüştür. İspanya başbakanı ile medeniyetler ittifakı girişimini başlatmış bulunuyoruz. Bu girişimde başarılı olmak zorundayız. Çatışma ve şiddete teslim olmamalıyız. Önümüzdeki dördüncü seçeneği beklememeliyiz. Unutmamalıyız ki insanlığın ortak kaderi buna bağlıdır. Zaman tanışma ve diyalog zamanıdır. İnsanlık değerlerini yüceltmek zorundayız" şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Hatay İl Özel İdaresi'nce yaptırılan Hatay Havaalanı'nın Ulaştırma Bakanlığı'na devredilmesi protokolüne katıldı.