29
Ocak
2026
Perşembe
ANASAYFA

10 Kasım’da Atatürk yazısı yazmak istemiyorum!..

Bugün 10 Kasım; Büyük Atatürk’ü kaybedişimizin üzerinden tam 75 yıl geçmiş… Bu anlamlı günde Atatürk hakkında yazı yazmak istemiyorum. Sayfalar dolusu yazabilirim ama yazmak içimden gelmiyor. Neden diye sorarsanız; bütün dünyanın övgü ile sözünü ettiği, ezilen toplumların kurtarıcı olarak bayrak yaptığı, hakkında en çok kitap, makaleler yazılmış olan bu büyük adamı, içimizden bazılarının hala anlayamamış veya anlamamış gibi davranmaları benim içimi acıtıyor.

Biraz tarih bilebilseler; tekkelerdeki hoca efendilerin, hanım anaların cahil beyinlere şırınga ettikleri yalan yanlış ithamlardan sıyrılamamış olmaları beni gerçekten üzüyor.

Avrupa’dan önce kadınlara özgürlük tanıyan, onları yücelten, erkeğin kölesi olmadıklarını gösteren Atatürk’ün devrimlerine cehaletlerinden ötürü sırt çeviren, simgesel örtüler içerisindeki kadınları, kızları görünce o büyük adam için içim sızlıyor.

Yazın en sıcak günlerinde örtüler, süpür süpür mantolar içerisine hapsettikleri kadınların önünde yürüyen tiril tiril yazlık giysili erkeklerin tavırları, daha doğrusu egoizmi beni üzmek bir yana deli ediyor…

Orta çağ karanlığı içerisinde takkeli, cübbeli, sakallı, cemaat üniformalı (!) erkekleri görünce İstiklal Savaşı bunlar için mi yapıldı diye düşünüyorum.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinden, Bursa Nutkundan habersizlerin o büyük adam hakkında atıp tutmalarını duydukça kahroluyorum.

Atatürk olmasaydı bugün ne durumda olacağımızı idrak edemeyen zavallılar arasında yaşamak beni gerçekten çok üzüyor.

Devlet nişanı, Cumhuriyet Nişanı ve Liyakat nişanından Atatürk’ün resminin kaldırılmasına, bazı kuruluşlardan TC’yi indirmeye çalışanlara ne denir?

Belki bir gün meclise yeni bir yasa getirilir ve paraların üzerindeki resmi de bir başkasının (!) resmi ile değiştirilir. Eski bir futbolcu-milletvekilinin dediği gibi büyüklerimiz bizden iyi bilir denilerek parmaklar kalkar!..

Nitekim bir genel başkan yardımcısı, madalyalardan kaldırılan resim için bu konuda kanunu mu var demiş!

Padişah boyunduruğunda ezilmiş, okuma yazmanın yüzde bir bile olmayan, “genlerine padişahım çok yaşa” sözü yerleşmiş, düşünmeyen insanları; çağdaş bir ülke yaratmaya çalışan, kısıtlı imkânlarla yurdu demiryollarına kavuşturan, sanayi tesislerini kuran, tarıma önem veren, kapitülasyonlara son veren Atatürk’ün devrimlerini kemiren, ucundan kenarından ortadan kaldırmaya çalışanları gördükçe Ona layık bir yazı yazma isteği içimden gelmiyor.

Televizyon kanallarına çıkarak o büyük adamı tenkit etmeye çalışan, ne yazık ki, bazıları akademisyen ve gazeteci olan zavallıları gördükçe içim sızlıyor…

Kafalarına Atatürk ve devrim düşmanlığı yerleşmiş bazılarının 10 Kasım’da Anıtkabir’de sap gibi zoraki durmalarını ekranlarda gördükçe tepem atıyor…

O Büyük Adamın ölüm yıldönümünde bunun için yazmak istemiyorum.

Yazmış olsaydım ne diyecektim; Atam bizi affet sana layık olamadık mı demeliydim.
 

erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 10 Kasım 2013 Pazar 00:07:07


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Baki Karakol IP: 78.182.222.xxx Tarih : 11.11.2013 22:12:21

Erdem Bey; yazınız için sizi kutluyorum. Ve... İzin verirseniz, yazınızın altına imzamı atmak, "şalvarlı" olduğunu yazan Selçuk Şenel'e yanıt vermek istiyorum:

Size "Selçuk Şenel Bey" diye hitap etmek isterdim; kızacağınızı düşündüm, çünkü kendiniz "şalvarlı" diye tanımlıyorsunuz. Siz şalvarlılar, bu aralar, AKP iktidarından aldığını yürekle herşeye kızar oldunuz. Biraz sakin olun. Eğer siz, "her şeyin" demeyeyim de, çok şeyin ayırtında yani farkında ve bilincinde biri olsaydınız, "farkında değilsiniz", "bilgisizsiniz" diye yazmazdınız. Hele de, Ulusal Kutuluş Savaş'mızın kahramanlarını "şalvarlı, cübbeliydi"ler demezdiniz. Bilmeliydiniz ki, Ulusal Kutuluş Savaşı, bir orduyla verildi ve o ordu Türk ordusuydu, Türk ordusunun da bir giyim kuşamı vardı.

O şalvarlılar, madem kurtuluş savaşı verecek beyinde ve yürekte birileriydiler, ülkeyi niye kutuluş savaşı verme noktasına getirdiler?

Düşmanla işbirliği yapan, düşman gibi yakıp yıkan, talan eden cübbeliler değil miydi?

Başınızı çevirin Ortadoğu'ya bakın... Ortadoğu'yu kana bulayan emperyalistlerle işbirliği yapan, Müslüman kanı akıtan gene cübbeliler değil mi?

Türk biliminin ve Türk bilimcilerinin bırakın uzaya çıkmalarının öne bir adım atmalarının önündeki en güyük engel, Türk ve Müslüman karşıtı emperyalistlerden sonra, emperyalistlerin işbirlikçisi cübbelilerdir.

Size önerim: Başkalarını Müslümanlığa çağırmadan önce siz Müslümanlığı iyi öğrenin; ondan sonra başkalarını Müslümanlığa çağırın. İnanın o zaman çok doğru ve çok hayırlı iş yapmış olacaksınız. Sizden ricam: Beni, size yanıt verme zorunda bırakmayın...


selçuk şenel IP: 78.168.159.xxx Tarih : 13.11.2013 01:36:11

 sayın baki bey türk ordusunun resmi giysisi demişsiniz sizce askerlik bittiğinde dedelerimiz o kıyafetlemi dolaşıyorlardı. siz ce cübbe veya şalvar giymek teknolojiyi kullanmada bir engelmi. sizin ulusalcılar yıllarca iktidarda iken sizin tabirlerinizle dincilerle uğraşırken niye tıp alanında veya teknolojik anlamda bir şey üretemediler. niye bu dönmede bu konularda atılım var.sizin ulusalcılar çok dindar olduklarından dolayı camileri bombayla yıkıp yenilerini yapacaklardı herhalde. osmanlının son dönemindeki gerilemeyi cübbelilere mal etmenizin sebebi mesnetsiz uydurma hikayelerinizle dindarlara saldırma gayretiniz. sizin genelde kalbiniz temiz olur dedeniz hacı babaneniz 3 kere hatim etmiştir.5 vakit namaz Allahın emri kılın dendiğinde benim kalbim temiz dersiniz kahrolsun şeriat dersiniz ama sizden ala müselman olmaz bu diyarda neyin müselmanlığıysa. he bi de meşhur lafınız Allahla kul arasına girmeyin. Ama Allah biz müslümanlara emri binmaruf nehyi anil münkeri emretmiş. işin doğrusu tayyib erdoğan sizi çıldırtıyor. ama şu tayyibin yaptıklarını ulusalcı biri yapsaydı yere göğe sığdıramazdınız.


selçuk şenel IP: 78.165.134.xxx Tarih : 11.11.2013 16:06:33

 sayın erdem bey siz farkında değilsiniz ve yahutta bilgisizsiniz çünkü kurtuluş savaşını veren dedelerimzin çoğu şalvarlı ve cübbeliydi. kafanız almasada siz uzaya çıkın sizi cübbe engellemez. ben de o şalvarlılardan biri olarak sizi müslümanlığa davet ediyorum.


yasar ertas IP: 5.61.150.xxx Tarih : 10.11.2013 05:47:41

 bu günün anlamini kisa ve öz yazmaniza ve animsatmaniza tesekkürler  Atatürk ve yaptiklarini bazi kisiler sevmeyebilir taktir etmeyebilir bu kisiler sevmedikleri icin de bazi konularda sevmediklerini belli etmek ellerine imkan gectiginde belirtme haklarini onlara vermez belirtme haklari  bir tolerans cercevesinde olmassa olmazlar olabilir buda isin yasami cesnisidir

buna ragmen sevenler takdir edenler olabilir bu sevme takdir hakkida asiri derecede her hakka sahiplik anlami tasimaz   buda yasamin bir parcasidir

sevmek sevmemek kelimeleri varsa bu kelimelerde insan temel prensipse sevende sevmiyende olacak ama bunlarin sinirlarini yine insanlarimiz Ayar a getirecek

osmanli tarihindede güzellikler iyi taraflari elbette olmustur osmanlinin bitisinden Atatürk sayesinde bir güzellik daha gelmistir atatürkün ölümünden sonra bu güzellikleri daha da güzelliklere götürebilmisizmiyiz bir söyle etrafimiza bakalim karar verelim bunu sadece ben yazilarda ögünmelerde vs sevmeklerde görüyorum diger konularda var derseniz biraz düsünmem gerek iste bu konudan sevmiyenlere koz veriliyor gibime geliyor

en güzel siyasi örnek atatürkün kurdugu CHP bu en güzel temeli atmis burdan yürüyün demis  allahini severseniz CHP nin yürüyüsüne bakin bereket temel saglammiski bu temele yapilanlar yikiyor yapiliyor yikiliyor  ortaya bir sey cikmiyor hep iktidarda olacak bir sey olamaz ama amani amasida bu kadarda olmazki 

bu gün 10 kasim   bu günün benim icin iki anlami  vardir atamizin ölmesi benim icin  hüzündür (Allah rahmet eylesin)tam isleri yerli yerine oturtmaya  baslamasi baslamisken   yarida birakarak zamansiz ayrilmasidir buda allahin taktiridir diyorum yarim kalan isleri bunca sene gecti tamlayamadik gitti  edebiyat sözlerde ve yazilarda aldik basimizi gittik  bu edebiyatta Atam yerinden kalksa yav ben bunlarin cogunu demedim dermi der gibime geliyor islerimize ve halimize bir baksa yav siz benim basladigim isleri ne hale getirmisiniz der mi der   sevmiyenlerinede  fazlasiyla  sevenlerinede  saygi ve sevgilerimi iletirim  


Yılmaz Ergüvenç IP: 78.181.155.xxx Tarih : 10.11.2013 12:44:06

Sevgili Erdem. Bu berbat ortamda belki de haklı olarak karamsarlığa kapılıp bir Atatürk yazısı yazmak içinden gelmese de yine de için durmamış, her şeyi açık seçik söyleyen, dört başı mâmur bir yazı kaleme almışsın. Kutluyorum. Bu ülkede Atatürk'ü yüreğinde taşıyan insanlar var oldukça karamsarlığa kapılmayalım. Eninde sonunda akl-ı selim gâlip gelecek, nehir yine doğal mecrasını bulacaktır.