19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Afganistan'a Asker Gönderecek miyiz?


ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, altı yıllık bir aradan sonra. Ortadoğu turunun ardından Türkiye’ye geldi. Başkan Yardımcısının bu ziyaretinin amacının ne olduğu bilinmiyor. Ankara’da Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüştü ve büyük olasılıkla da bazı konularda Türkiye’nin nabzını tuttu. Hükümet her şeyi topluma açıklamakla zorunlu değildir. Gizlilik devlet yönetiminde, bazen iç ve dış politikada asıldır. Bu bakımdan Dick Cheney’in Türkiye ziyaretinin asıl nedeni yorumdan öteye gidememiştir.

Kuşkusuz, Başkan Yardımcısı Türkiye’ye turistik gezi yapmak için gelmedi. Turizm sezonu daha açılmadı!..

Bizleri yönetenleri özlediğinden de gelmedi!..

Eşinin Ankara’da halı ve hediyelik eşya alması için de gelmedi!..

ABD’nin ikinci adamı olarak nitelenen Başkan Yardımcısının gündeminde neler olduğu yazılı, görsel ve internet basınında tartışılıyor. Köşe yazarları bu konudaki görüşlerini farklı biçimde ele alıyorlar. Bazıları İran’ın ana gündem maddesini oluşturduğunu ileri sürüyorlar. Dick Cheney en son 19 Mart 2002’de Ankara’ya gelerek ABD’nin Irak’a yapmayı planladığı savaş için Anadolu topraklarının kullanılması yönünde nabız yoklamıştı.

Bu kez Türkiye’ye gelmeden önce Afganistan, Umman, Suudi Arabistan, İsrail ve Filistin’e giden Başkan Yardımcısının sınır ötesi operasyonlarla ilgili bilgi alışverişi, anlık istihbarat, Kuzey Irak’ın geleceği ve ABD’nin füze kalkanı projesinin ele alınacağı söylenenler arasında olduğu sanılıyor. Ancak bu ziyaretin ana maddesinin Türkiye’nin Afganistan’a asker göndermesi talebinin olup olmadığı bilinmiyor. Büyük olasılıkla da Türkiye’yi Afganistan’a asker göndermesi konusunda ikna etmeye çalıştığı sanılıyor. Buna rağmen Başbakan, “Böyle bir talep olmamıştır. İnşallah bundan sonra bunun üzerinde tekrar spekülasyonlar olmaz” diyerek bu konudaki iddiaları çürütmüştür.

Afganistan’da halen 730 Türk askeri görev yapmaktadır. Ancak bunlar ABD ve NATO’nun Taliban’a karşı yürüttüğü operasyonlara katılmıyor. Bizim askerimiz orada daha çok Afgan halkına yardım amaçlı olarak bulunuyor.

Sırası gelmişken hatırlatmakta yarar vardır; Atatürk ve arkadaşları yeni Türkiye Cumhuriyetini kurduklarında Afganistan Türkiye’yi ilk tanıyan ve yeni başkent Ankara’da ilk büyükelçiliği kuran bir devlettir.

Dick Cheney’in sürpriz ziyaretinden sonra Türkiye’nin Afganistan’a asker gönderip göndermeyeceği konusu kafaları biraz karıştırdı. Oysa bu ziyaret öncesi Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Afganistan Dışişleri Bakanı Rengin Spanta’yı Ankara’da ağırlamış ve birlikte düzenledikleri basın toplantısında önemli açıklamalarda bulunmuşlardı. Bu ziyaretin Dick Cheney’den önceki bir tarihte yapılmış oluşu biraz anlamlı olabildiği gibi bunu rastlantı olarak düşünenler de olabilir. Ancak gerçekçi dış politikalarda önemli olaylar rastlantıya getirilmez ve önceden planlanır. Rastlantı ön plana çıkarsa bunun adı politika ciddiyetsizliğidir. Dışişleri Bakanı Ali Babacan, kısaca Afganistan’da NATO askeri gücünün varlığı neden diye soracak olsanız, orada ciddi bir terör sorunu var. Oradaki NATO’nun varlığı ise terörle mücadeleden kaynaklanıyor gibisinden bazı imalı açıklamalarda bulundu. Bu arada NATO’nun yüklediği bazı sorumlulukları olduğunu ve Türkiye’nin üzerine düşen görevi yerine getirmek gibi bir bakış açısı var diye sözlerini sürdürmüştü.

Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ise, basın mensuplarının Afganistan’a asker gönderilip gönderilmeyeceğini sorusuna, bu konuya sıcak bakmadığını da göstermiştir. Genelkurmay Başkanımıza göre;

“Bizim Afganistan’daki askerimiz Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) kapsamında. Uluslararası Güvenlik Kuvveti, Kabil bölgesinde... ISAF’ın görev tanımına baktığımız zaman, terörle mücadele görevi yoktur. Dolayısıyla bizim askerimiz orada terörle mücadele etmek için bulunmamaktadır. Eğer ilave asker gönderildiği takdirde bunlar terörle mücadele etmek için kullanılacaktır. Şimdi istenen özellikle güney Afganistan’da çarpışmaların şiddetli olduğu yerdedir. Zaten Türk silahlı Kuvvetleri şu anda binlerce insanı ile terörle mücadele ediyor. Bir başka alanda, başka amaçla terörle mücadele ne kadar doğru olur. Ben bunu herkesin takdirine bırakıyorum ama kişisel görüşüm böyle bir şeyin olmamasıdır.”

Türkiye’yi yöneten AKP hükümeti, TBMM’deki çoğunluğuna dayanarak Afganistan’a asker gönderilme konusunda bir talep gelirse nasıl bir karar verir bilemeyiz. Ancak asker buna sıcak bakmamaktadır. Toplumun büyük çoğunluğunun görüşü de bu yöndedir. Daha önce biz bu filmi görmüş; Sovyet Rusya’nın Kars ve Ardahan’ı istemesi ve Türkiye’nin NATO kapsamına girmesinde yarar görülmüştü. Bunun içinde Kore’de TBMM’den yetki alınmadan NATO’ya girmek uğruna bir tugay gönderilmiş, askerimizin bilmediği topraklarda, Amerika’nın yanında Kuzey Kore ile Kızıl Çin’e karşı savaşmış, hiç uğruna şehit düşmüş ve sakat kalmıştı. Kore’ye asker gönderilmesinden sonra da Türkiye NATO bloğu içerisine alınmıştır. Türk askerinin Kore’ye gönderilmesi daha sonra Adnan Menderes hükümetinin epeyce başını ağrıtmıştı. Ancak 27 Mayıs darbesi sonucu Demokrat Partinin kapatılmasından sonra Yassıada Mahkemelerinde dönemin siyasi ilişkilerinden ötürü bu olaya değinilmemişti.

Türk toplumunun büyük kesimi vatan savunması uğruna gözünü kıpmadan katılmıştır. Tarihimizde başta Çanakkale, Balkan ve İstiklal savaşlarında olduğu gibi bunun pek çok örneği vardır. Nitekim son güneydoğu olaylarında kızlı erkekli onca insan askerlik şubelerine başvurarak askere alınmayı istemiştir. Türk milleti böylesine asil bir millettir. Ancak içlerinden çürük raporu alarak askerlikten kaçanlar, siyasi iktidarların para kazanmak uğruna kısa bedelli askerlik ve kısa dönem gibi uygulamaları bizleri rencide etmektedir. Onları bir kenara bırakalım, o gibiler bizlerin askerlik duygularımıza yanıt vermemektedir.

Afganistan’a asker gönderilip gönderilmeyeceği konusu siyasi gündemin yoğunluğundan şimdilik geri planda kalmıştır. AKP hükümetinin Anayasa değişikliğindeki kararlığı, buna sivil toplum örgütleri başta olmak üzere birçok kesimden gelen tepkiler ve ne olduğu tam bilinmeyen Ergenekon soruşturması, sabaha karşı gözaltına alınan toplumun tanınmış kişileri beraberinde bir takım çelişkileri de getirmiştir. Bu nedenle Afganistan’a asker gönderilip gönderilmeyeceği konusu askıda kalmıştır. Belki de önümüzdeki günlerde gündeme taşınacaktır. Afganistan’a asker gönderilecekse, buna karar verenlerin, bu karara olur diyenlerin yakınları askere alınıp birliğe dahil edilmesi tepkileri ortadan kaldıracaktır. Bu vatan hepimizin olduğuna göre askerlik görevi de eşit şartlarda yapılmalıdır.

Afganistan’a asker gönderilecek olursa bu askerlerin Taliban’a karşı ABD ve diğer müttefiklerin yanında savaşacağı açıktır. Bu durumda her zaman canını, kanını ortaya koyan Mehmetçik orada nasıl savaşır o da bilinmez!..

Yayın Tarihi : 1 Nisan 2008 Salı 00:30:47


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yargıç IP: 88.230.157.xxx Tarih : 5.04.2008 02:31:04

İslam adına elli santimlik türbanda fırtınaya yelken açanlar!!!Nerede sizin müslumanlıgınız ABDyle birlikte müslüman katletmeye gelince varsınız PKK terörünü yok etmeye gelince teskereyi vermezsiniz Irakta milyonlarca masumu katleden,kıza kadına tecavüz eden ABDye her türlü destegi verende sizsiniz.Yoksa oradakiler müslüman degilmi?


mehmet ersindigil IP: 84.62.40.xxx Tarih : 1.04.2008 11:10:10

Deyerli Agabey Afganistana Türk Hükümeti Asker gönderme karari alirsa bu Türk Halki icin bir intihardir.Cünkü bir ülke kendi sinirlarini koruyamiyorsa o ülkelikten cikmis demektir.Afganistan,da olanlari tabiki onaylamiyorum,Ama böyle büyük bir ülke kendisini korumaya acizse yapacak birsey yok demektir.Asil konu Amerika bakti Taliban militanlariyla bas edemiyor,orya gittigine bin pisman,Avrupadan,da destek yok ne yapacagini sasirmis durumda. Ama AMERIKA IRANA Saldirirsa TÜRKIYE icin asil korku o zaman basliyor,Ve ücüncü dünya savasi olarak görüyorum.O Zaman tüm avrupa kücük büyük devlet demeden AMERIKANIN Yaninda yer alacaktir.Nasil Osmanli imparatorlugunda oynadiklari oyunu bu sefer TÜRKIYE IRAN IRAK VE SURIYE,ye Oynanacagini saniyorum.Insallah yanilirim bence görülen köy kilavuz istemez derler malesef bende ögle görüyorum.Biz TÜRK Halki olarak yapmamiz gereken birsey varsa oda birbirimizi sevmek ve birinci dünya savasinda nasil kenetlendiysek VATANIMIZI Nasil savunduysak ayni sekilde kenetlenmemiz gerekiyor.Büyük bir kasirga geliyor dikkatli olmamiz lazim yoksa hepimizi yutar saygilarimla.


Gökhan IP: 88.244.211.xxx Tarih : 1.04.2008 21:08:56

Sayın Yücel, siz de bilirsiniz ki,tarihte imparatorluklar başka imparatorluklara savaş açtığında,kendilerine bağımlı devletlerden asker takviyesi alırlardı.NATO ve BM kurulduktan sonra üye ülkelerin kamuoyundan zarar görmemek için ortaklık kılıfı ile asker istemeye başladılar büyük ülkeler.Kore savaşı na da sözüm ona demokrasiyi yaymak ya da kurtarmak amacı ile girişildi ama başlıca Avrupa ülkeleri ve ABD nin küresel ekonomik çıkarlarını korumak amacından başka bir amacı yoktu.Ortaklık oyunu ile bu çıkarları için üye ülkelerden asker istemişlerdi.Aslında bir iç savaş niteliğindeki bu savaşa hiç uğruna taraf olarak katılan ülkelerden biri de biziz malesef.Oysa böyle bir askeri operasyona asker göndermek sadece hükümetlerin değil canı doğrudan tehlikede olan halkların kararında olmalıdır.Afganistan meselesi de bu bakımdan incelenirse,bugüne kadar Türkiye nin Afganistanda bulundurduğu gücün niteliği ve işlevi olması gerektiği gibidir.Sağlık eğitim ve imar yardımı.Çünkü millet olarak başka ulusların zor durumlarından faydalanmak bize yakışmaz.Yani birşeyler karşılığı yardım ancak Emperyalist ülkelerin işidir.Ayrıca kardeş kavgasına da karışılmaz bu bir kuraldır.Bu açıdan bakınca Genel Kurmay ımızın görüşleri tamamen haklı ve yerindedir.Vatandaş olarak destekliyorum.