Türkiye’nin gündemine bakın...
İçeride ve dışarıdaki sorunlar çığ gibi büyüyor, Gürcistan ve Osetya bölgesi alev alev yanıyor; ateş kapımızda... Türkiye de ise Playboy (!) gündeme gelip oturmuş!..
Bu da nerden çıktı diyeceksiniz?
Playboy’u gündeme oturtan kim?
AKP’nin akademik unvanlı milletvekili, gençliğin korunmasına kafayı takmış... Çocuklarımızı korumak için zararlı cinselliğe (!) mücadele başlatmak istemiş...
AKP Genel Başkan Yardımcısı, Prof. Edibe Sözen’in hazırladığı “Gençleri Koruma Kanun Tasarısı” pornografik yayınların imza karşılığında alınmasını ve TC.kimlik numarasını satıcıya bildirilmesini, okullarda ibadethanelerin açılmasını önermiş!.. Satıcı da kime sattığını Gençlik Spor Genel Müdürlüğüne yazılı olarak bildirecekmiş...
İş bununla kalmıyor; Prof’.un hazırladığı kanun taslağında ayrıca devletin, gençlerin sağlıklı ve dengeli gelişimleri için, her seviyedeki okullarda, her dine mensup öğrenciler için ibadethane kurmakla yükümlü olduğunu belirtmiş!..
Böyle şey olur mu demeyin. Bakın taslakta daha neler var;
Yanında velisi olmayan çocuklar, on sekiz yaşını doldurmamışlarsa otellere, on altı yaşını doldurmamışlarsa 22.00- 05 arası lokanta ve restoranlara giremeyeceklermiş...
Kamuya açık diskolara, müzikhollere, taverna ve saz evlerine de on sekiz yaşını doldurmamışlarsa giremeyecekmiş... Velisi ile gelen olursa ancak saat 24.00’e kadar kalabilecekmiş...
Yasağa uymayan işletmecilere de bir yıla kadar hapis cezası varmış...
Gazete ve dergiler cinsel içerikli yayın yapamayacaklarmış...Yasağa uymayan yayıncılara para ve hapis cezası konulacakmış!..
Basını kim kontrol edecek?
İşte bir sorun da burada çıkıyor. Kuşkusuz, bunu yapabilmek için belki de ileride İran’daki din polislerinin yerini, bizde de basın ahlak polisleri alacak!..
Pornografik yayın yapan dergiler, kırmızı poşetler içersinde satılacak, almak isteyenler kimlik numaralarını satıcıya söyleyecek, imza karşılığında dergisinde kavuşabilecekmiş...
Pornografik içerikli VCD, DVD gibi videoların satışı izne tabi olacak, bunları alanlar da yine imza karşılığı belirlenecekmiş...
Internet kafelere ise on sekiz yaşından küçüklerin girmesi yasaklanacakmış... Yasağa uymayan işletme sahipleri de bir yıl hapisle cezalandırılacakmış...
Bütün bunlardan arındırılan gençlerin sağlıklı ve dengeli olabilmeleri için de okullarda ibadethaneler açılacakmış... Bunların sorumluluğu da özel okullar, vakıf üniversitelerinde mütevelli sahiplerine verilecekmiş...
Ne garip, bu kanun taslağını hazırlayan üniversite öğretim görevlisi olan ve sonradan AKP’den siyasete bulaşan bir hanım milletvekili... Bu tasarı için Almanya’da incelemelerde bulunmuş... Ne hazin, sayın milletvekili ne bu konudaki Türk yasalarını ve ne de Alman yasalarını yeterince biliyor.
Güler misiniz, ağlar mısınız?
Türkiye nerelere taşınmak isteniyor? Hem de bir üniversite öğretim üyesi tarafından!..
Internet, çağın en önemli teknolojisi olup, dünyaya açılan bir penceredir.
Çağdaşlaşmanın, bağnazlıktan, saplantılardan kurtulmanın yoludur. Kuşkusuz, akıl ve bilimin ışığı altında doğru kullanılırsa...
Milletvekilinin yasa teklifine göre internet kafelere gençlerin girmesine yasaklama getirilecek olursa çağdaş, bilgili çocuk yetişmenin yolu kesilmez mi?
Kaldı ki, bugün en dar gelirli ailelerin evinde bile bilgisayarlar var. En cahil aileler bile çocuklarının bilgilenmesi, başarılı olması için bilgisayar alıyorlar.
Milletvekilinin yasa teklifi bana Osmanlıya geç giren matbaayı anımsattı. Matbaa neden engellenmişti bilir misiniz? Toplum cahil kalsın, “padişahım çok yaşa” desin, bağnazlıktan, dini hurafelerden arınmasın diye... Daha doğrusu aydınlanmasın diye...
Günümüz çocukları, artık seni leylek getirdi, çeşme yalağından da biz aldık masallarına inanmıyor. Dünyanın birçok ülkesinde cinsel eğitim dersleri veriliyor. Sizler hala bunu bizim müfredat programlarına sokamadınız. Ama çağımızın uyanık, televizyon ve bilgisayarlarla eğitilmiş çocukları sizleri fersah fersah aşmış durumdadır.
Playboy gibi dergileri imza karşılığında, kimlik numarasını almak ise, trajik ve komiklikten de öte... Acaba ileride Ergenekon olayı fos çıkarsa, bu kez toplumu sarsan Playboy davası mı açılacak? Elde de hazır belgeler; oh ne âlâ...
Merakımı mazur görün sayın Profesör, siz hiç o tür dergilere baktınız mı? Bakmadım derseniz o yasa teklifini nasıl verdiniz? Ola ki, göz ucuyla baktınızsa, acaba bu çocukların yalan yanlış bilgilerle cinsiyeti öğreteceğinize, okullarda, insanların üremesini bilimsel olarak açıklanması, daha doğrusu cinsiyet dersleri verilmesini hiç düşündünüz mü?
Yasa teklifinin asıl noktası ne cinsellik, ne de çocukların internet kafelerde zehirlenmesi falan değil; işin ana noktası okullarda ibadethane açmak... Gencecik beyinleri İslamiyet adına hurafelerle donatmak...
Cumhuriyet yasalarına göre tekke-dergâh açılmasının yasak olduğunu herhalde biliyorsunuzdur. Bu dergâhlarda icazetli denilen hoca efendilerin eğitimsiz kesimin nasıl beyinlerini yıkadığından haberiniz vardır. Onları önlemek için bir yasa teklifi hazırlamış olmanız akademisyenliğinize daha uygun düşmez miydi?
Esas söylemek istediğinizi de zaten sona saklamışsınız.
Milletvekilliği bir meslek değildir, yalnızca millet adına vekil olarak yapılan bir görevdir. Sizin mesleğiniz akademisyenlik, bir akademisyenin böyle düşünmesi acı; hem de çok acı...
Anayasa Mahkemesinin, partisine verdiği ihtardan sonra böyle bir yasa teklifi ile ortalığı bulandırmanın hiç âlemi yoktu. Ama insan şaşar... Sonradan kendi yaptığı yanlışı anlamış veya büyüklerince ikaz edilmiş olacak ki, bu garip yasa taslağını geri çekmiş. Çekme nedenini de AA’na verdiği demeçle şöyle açıklamış;
“Son üç gündür basına yansıyan şekliyle 46 maddelik bu yasa teklifine ilişkin yanlış algılamaların daha fazla devam etmemesi için taslağı partimin yetkili organlarına ve parlamentonun gündemine getirmemeye, dolayısıyla süresiz olarak gündemden çekmeye karar vermiş bulunuyorum.”
Ne demişler; yanlış hesap Bağdat’tan döner...
Uzun zamandır İnternet sitelerinde dolaşan ve bir okuyucumun da bana gönderdiği e-mailde yeni bir alfabeden (!) söz ediliyor. Belki sayın akademisyen ileride bu tür konulara döner, o zaman ilkokullarda alfabenin değişmesi konusunda da teklifte bulunabilir. Kendisine yardımcı olmak amacıyla bana gönderilen e-maile sütunumda yer veriyorum. Oldu olacak eksik bir şey kalmasın;
Börtegül başını ört
Ört Börtegül ört
Bak Berkecan ne güzel sarık
Sende sar Berkecan
Hedenur yakanı kapa
Kapa yakanı kapa
Işık ılık zemzem iç
Cemile mevlitte pilav yap
Koş Kamuran koş
Kuran kursuna koş
Oruç aç Ali
Sadık Hoca iftar topunu patlat
Oya çarşaf tak
Mülayim minareye çık
...... yasa çıkar
Onayla ... onayla
Kömür dağıt, oy topla
Dağıt ihale dağıt
Sat sat sat
Petek ip atlama!
Kıçın görünür sonra!
Atlama Petek atlama!.
Ali bana bak
İpek başını ört
Murat kadrolaş,
Aman boş durma
Emrah camiye koş.
Koş Emrah koş
Işık ılık süt iç
Elhamdülillah de...
Uyu halkım uyu
Uyu uyu yat uyu...
Nasıl alfabe? Uyar değil mi?
Playboy diye başladık, nerden nereye geldik!..
erdemyucel2002@hotmail.com
bu işlerin çivisi çıkmış yeni erg suçlamalarını tvden dinledim aklı olan buna güler gündem bunla meşgul ama trknin vatandaşının hakkını soran yok belli kesimin daha evvel yazdığın bazı bilgleri yeni birşey gibi veriyorlar. Bu kadar sabır peygamber sabr ı olur
Sayın Yücel,bu saçmalıklarla biz uğraşırken elalem yeni buluşlar yeni keşifler yapıyor.Malesef bizi bugüne getiren şey bize demokrasi diye yutturdukları,oligarşik demokrasi diyebileceğimiz melez bir sistemdir.Halkı suni gündemle uyut,malı götür.1950 ve sonrası durum budur gerisi laf-ı güzaf.Sizin gibi aydın kişiler ve durumu kavrayabilenler dışında kimsenin gerçeklerle ilgilendiği yok gördüğüm kadarı ile.
kime neyin yakışmadığını bilemem ama 2 gündür biz türk milletine çektirilen işkence ne olacak ? Alınan güvenlik tedbirine ben gülerim sağ yasak soldan trafik serbest aradaki mesafe 20 mtre adamı al helikopterle götür gidiceği yere yok şeytana azap gerek halkın haberi yok cebinde parası zaten yok. Binmiş arabaya yol kapalı inse yürüyemiyor coğu yaşlı yol iz bilmiyor ama rahmet anmasını biliyor ben dahil herkes enaz rahmetle anmışızdır