29
Ocak
2026
Perşembe
ANASAYFA

Araplar bize, bazılarımız onlara hayran!..

Meşhur sözdür; "komşunun tavuğu komşuya kaz görünür"… Bu atasözüyle, başkasının malının insana olduğundan daha büyük, daha değerli göründüğü anlatılmak istenmiştir. Belki de insan yaradılışındaki kıskançlığa da değinilmiştir. Çeşitli toplumların başka toplumlara duydukları özlemi de bu sözün içerisine katabiliriz.

Arap ülkelerindeki bazı aydınların, özellikle kadınların Türkiye’nin yaşamına özlem duydukları son derece açıktır. Yaşadıkları ülkelerdeki şeriat hükümlerinin özellikle kadınlar üzerindeki baskısı, onların âdeta ikinci sınıf vatandaş olarak nitelendirilmesi, batı bir yana yakın komşuları Türkiye’ye büyük hayranlık veya özlem duymalarının nedenidir. Kendi ülkelerinde yapamadıklarını turist olarak geldikleri Türkiye’de yapmakta, bazen de aşırıya kaçmaktadırlar. Örneğin Arap turistlerin yanı sıra üst düzeydekiler de deniz mevsiminde Türkiye başta olmak üzere batı ülkelerine gittiklerinde giysilerini, davranışlarını mümkün olduğu kadar değiştirerek o ülkelerin koşullarına göre hareket etmektedirler. Söylenenlere ve basına yansıyanlara göre dış ülkelere gitmek üzere bindikleri uçakları daha havalanır havalanmaz anında giysilerini değiştirirler. Dönüşlerinde ise modern giysilerle bindikleri uçaklarda ülkelerine yaklaşır yaklaşmaz yine eskiye dönerler. Bu da gösteriyor ki, kendi ülkelerindeki baskıdan hoşnut değiller ve batılı gibi yaşamak istiyorlar. Özellikle örtüler içerisinde, peçeli kadınların kendi ülkelerinde eziyet çektikleri, araba kullanamamaları bir yana kadınsı duygularla süslenememekten şikâyetçi oldukları da açıktır.

Arap erkekleri içki içmiyor derseniz yanılırsınız, yurt dışında pek ala içkilerini içiyorlar, kendi ülkelerindeki evlerinde gizli olarak bu işi yapıyorlar. Yıllar öncesi resmi görevle gittiğim Pakistan’da hava alanında gümrükçü içkiniz var mı diye sormuş, ben yok deyince, belki de devlet misafiri olduğumdan çantamı aramamıştı. Oradaki toplantılarda eğitimlerini yurtları dışında yapmış meslektaşlarımdan her sefer aynı soruyu duymuştum; “kardeş içkiniz var mı?” Yok deyince de bayağı üzülmüşlerdi. Pakistan’da içki yoktu ama yabancı pasaportluların kaldığı otellerde içki serbestti.

Arap ülkelerinin hepsinin birbirinin benzeri olduğunu söylemek de doğru değildir. Örneğin Birleşik Arap Emirlikleri’nde, Dubai’de, Mısır yönetimindeki, Kızıldeniz kıyılarındaki Şharm-El Şeyh’de kadınların çok daha özgür yaşam koşulları içerisinde olmasının yanı sıra içki de yasak değildir. Kuzey Afrika’da son olaylardan önce Mısır, Tunus ve Fas’ta içki satışlarına yasak getirilmemişti. Ancak Cezayir’de yasak olduğundan, çevredeki memleketlerden Araplar hafta sonları Tunus’a içki içmeye geliyorlardı. Son olaylardan sonra liderler devrildikten sonra durum ne yönde gelişti onu bilemiyorum.

Bir dostumdan duymuştum; Ortadoğu ülkeleri hanedanından bir gurup İstanbul’a resmi ziyaret için gelmişler. Misafirleri ağırlamak için meşhur bir et lokantasında ağırlanmışlar. Sofraya sürahiler içerisinde portakal suları getirilmiş. Ardından parça parça et servisine başlanmış… Ancak Araplar bu işten hoşnut olmadıklarını göstermişler. Meğer koyunun sofraya bütün olarak getirilmesi ve portakal sularının içerisine votka konulmasını istiyorlarmış. Geç vakitlere kadar yiyip içtikten sonra da kaldıkları şehrin lüks oteline bu sefer de kadın istemişler. İsteklerinin yerine getirilip getirilmediğini tam olarak bilmiyorsam da odalarında sızdıklarından arzularını bu kez kendileri yerine getirememiş!..

Bir başka dostumun anlattığına göre de Arap ülkelerinden gelen bir üst düzey kişiye boğazda tekne turu yaptırılmış. Rehber boğazın iki yanındaki yalıların tarihçelerini anlatırken sözü kesilmiş bize maval okuma fıkra anlat denmiş!.. Ancak kendileri fıkra anlatmaya başlamışlar, sonra da önlerine getirilen pastayı geri çevirerek viski istemişler.

Kısacası Arapların Türkiye başta olmak üzere, batı ülkelerindeki yaşam koşullarına özlem duydukları da açıktır. Çoğu zaman da bu özlemleri biraz garip kaçmaktadır. Hele hele bir de devlet misafiriyseler!

Buna karşılık Türkiye’de çağdaş düşüncede olmayan bağnaz kesim ne düşünüyor derseniz; onlar da Araplara hayranlık (!) duyuyorlar.

Garip ama gerçek…

Yine bir tanıdığım “ah, şeriat bir gelse” diye yakınıyor, “İran’daki gibi bizde de din polisleri olsa da şu açık saçık giyinen kadınlara sopa atılsa” deyip şeriat özlemi duyuyordu. Peki, şeriat nedir, ne faydası var diye sorduğumda ise; “Kur’an hükmü” demekten başka bir söz söylemiyordu. Daha doğrusu bilmiyor, kulaktan duyduğu sözleri tekrarlamaya çalışıyordu!..

Bazı yerlerde Arap giysilerini andıran kılık kıyafette, tarak yüzü görmemiş sakallı erkekleri ve örtüler içerisindeki kadınları görmüyor muyuz? Arap ülkelerinde güneşten korunmak için başa sarılan sarıkları aynı şekilde Yahudilerin de kullandığını bilmeden başlarına geçirenlerin amaçları nedir?

Televizyonlarda Arapça sözler söyleyerek kendilerini ulema sananları da görmüyor muyuz?

Araplara benzemek… Sözün kısası onlar bize, bazılarımızda onlara benzemek için uğraşıyoruz.

Bunun altında dünyayı, tarihi bilmemek ve hepsinden öte gerçek dini bilmemek yatmıyor mu?

Yeri gelmişken Friedrich Nietzsche bir sözünü anımsamakta yarar var; “Putları yıkmakla hiçbir şey elde edemezsin, ama içimizdeki putperestliği yok ederek çok şeyi başarmış oluruz.”


erdemyucel2002@hotmail.com

Yayın Tarihi : 1 Nisan 2013 Pazartesi 10:43:57
Güncelleme :1 Nisan 2013 Pazartesi 14:27:20


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Mehmet Ersindigil IP: 84.62.48.xxx Tarih : 1.04.2013 17:39:24

Hocam ellerine saglik"Güzel bir konuya deyinmissin.Ne güzel,Araplar bize,bazilarimiz,da onlara hayran.Bir ata lafini isleyerek konuya baslamak istiyorum.Herkes gider,Mersine biz gideriz tersine.Araplarin bize hayran olmalari cok dogaldir.Cünkü Türkiyede parasi olan icin hayat cennettir.Tabiati denizleri,yiyecekleri icecekleri bir arap icin cennettir.Bu sirf araplar icin gecerli degil,Türkiye,yi taniyan dünya insani icinde gecerlidir.

Arap erkekleri baska bir deyisle petrol zenginleri diyelim,icki,nin kralini da icerler sigaranin da.Türkler,de arap turislerini Türkiye,ye cekmek icin özel oteller acmadilar,mi.Yaliniz Türklerin Araplara hayran karsilamalarini biraz hayretler icinde izlemekteyim.Bazi Araplarin petrol disinda neyi var,ki.Buda zenginin mali,fakirin cenesini yorar misali gibidir.Eger seriaat kanunlarini benimseniyorsa oda ayri bir konu.

Insan bir kavrami reddederken,de kabul ederken,de anlamini bilmeli.Seriat aslinda din kelimesidir,Din Allahin emri,yani ilahi emir,ve yasaklar gibi manalara giriyor.Seriati anliyan,da anlamiyan,da bir cok kisinin kafasini hayli karistiriyor.Örnegim yasaklar icinde bir insan yasamak icin hirsizlik yapti diyelim.Onun elini,mi kesmek lazim,bence hayir onu ac birakan kisiler yargilanmalidir.Insan niye hirsizlik yapar,ac oldugu icin,dir.

Ne yazik,ki ülkemizde binlerce üniversite mezunu insanlarimiz var is bulamiyor.is bulamiyan insan yasamasi icin ne yapacak,mecburen hirsizlik yapacaktir.Karnini veya belki colcocugunun karnini doyurmak icin o hirsizligi yapmak zorunda kaliyor.Dilenmeye kalksa elin ayagin düzgün git calis deriz.Yani Ülkemizde bazi kanun maddeleri islemedigi gibi,bir cok ülkede,de seriat istendigi gibi islemiyor saygilarimla.


Teoman Törün IP: 85.103.65.xxx Tarih : 1.04.2013 17:42:32

 İçki satışının ve ithâlinin yasak olduğu Pakistanın büyük liman ve ticaret kenti Karaçide bir gece Suudî Arabistan Başkonsolosunun davetine gitmiştik. Suudîler en koyu şeriatçı olduklarından elbette içki ikramı söz konusu olamazdı. Davet süresi sona ererken birer ikişer gayrı Müslim konuklar Konsolosluk rezidansını terke başladılar. Ben de eşimle birlikde ayrılma hazırlığı içinde hoşça kalın derken Başkonsolosumuz koluma yapıştı: "Müslümanlar kalacak" dedi. Safra temizlendikden sonra salonun yarısını örten paravanlar ortadan kalktı. Bir de ne görelim. Masalar üzerinde, raflarda içkinin feriştahı... Agelli, kefiyeli Araplar içkiyi testilerle kafalarına dikmiş içiyorlar. Neden, çünkü kokteyl partiler içilmesi gereken bir iki tek kadeh onları kesmiyor. Dipsoman mübarekler. İçti mi böyle temiz içilir diyorlar. Araplara ben de hayran olmuştum.