2
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Ateş düştüğü yeri yakıyor

Yaşanan öylesine olaylar var ki, söylenecek söz bulunamıyor, insanın adeta dili tutuluyor, boğazına bir şeyler tıkanıyor, gözyaşlarına hâkim olunamıyor…

Ateş düştüğü yeri yakar deniyorsa da, bu kez ateş vatanını, milletini sevenlerin üzerine düşüyor.

Bayraklara sarılmış tabutlar yan yana sıralanmış. Her birinin başında bir asker bekliyor. Tabutların karşısındaki kalabalıktan, gözleri yaşlı ailelerin arasından birkaç çocuk fırlıyor, tabutlara doğru koşuyor. Tabutların üzerlerindeki yazılara bakıyorlar ve sonra da babalarına ait olanına sarılıp ağlıyorlar. Orada olanlar ve televizyonlarının başındakiler insanın ruhunu derinden sarsan bu acı olayı izliyor, gözyaşlarını tutamıyor…

Babalarının tabutlarına sarılıp ağlayan bu çocuklar Afganistan’daki helikopter kazasında şehit düşen askerlerimizin küçük çocukları. O küçücük yaşlarında içlerinde kim bilir ne fırtınalar kopuyor, neler düşünüyorlar, bilmek veya tahmin etmek gerçekten çok güç…

Bin bir emekle, özveriyle yetişen, arkalarında acılı aileler bırakan bu askerlerimiz yurt savunmasında mı şehit düştüler?

Bizimle ilgisi olmayan, sözüm ona demokrasi getirmek (!) için gönderildikleri, insanların birbirlerini kıyasıya öldürdükleri Afganistan topraklarında şehit düştüler…

Yabancı devletlerin çıkarları için şehit oldular…

Ne garip ki, aynı günlerde 18 Mart Çanakkale şehitleri anıldı. Çanakkale’de şehit düşenler memleketlerini savunmak için üstün düşman kuvvetlerine karşı savaşmışlardı. Çanakkale’ye saldıranların çoğu Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan toplanmış, Anadolu’nun nerede olduğunu bilmeyen, ne için geldiklerinin farkında bile olmayan emperyalist güçlerin oyununa gelmiş askerlerdi…

Kısacası Çanakkale’ye saldıran müstemleke askerleri de, Afganistan’da şehit düşen askerlerimiz gibi bazılarının çıkarları uğruna geride acılı ailelerini bırakmışlardı.

Yeri gelmişken sormakta yarar var; bizim askerimizin, yetişmiş subaylarımızın Afganistan’da ne işi var?

Böyle bir yanılgı çok önceden Kore’de yaşanmıştı. NATO’ya girmek uğruna, II. Dünya Savaşı galiplerinin yanında görünmek, ABD’den yardım alabilmek için bir tugayın yarısından fazlası şehit olmuş, sakat kalmıştı…

Çelişki ve gariplikler birbirini izliyor; Kore’ye meclis onayına bile sunulmadan asker gönderen Demokrat Parti yöneticilerine 27 Mayıs’tan sonra Yassıada Mahkemelerinde hesap sormak bir yana, konu bile edilmemişti. Edilemezdi de; çünkü batılıların işine gelmezdi, sonra dostlarımız (!) gücenirdi…

Kore savaşı bizim savaşımız mıydı? Değildi…

Afganistan savaşı bizim savaşımız mı? Değil…

Türkiye’ye yönelik bir savaş olsa söyleyecek sözümüz yok. Ya değilse? O zaman Afganistan’da askerimizin ne işi var diye bir kez daha sormak gerekmez mi? Bizim savaşımız olmayan yelerde bizim askerlerimiz neden ölüyor? Orası bizim ata topraklarımız diyenler olsa bile böyle bir saçmalığı akıl alamıyor. Türkiye butik bir devlet (!) değil, dünyaya açık devletiz deniyor. Oysa AKP 2001 yılında muhalefetteyken dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Abdullah Gül tezkere görüşmeleri sırasında Türk askerinin yurtdışına gönderilmesine karşı olduklarını belirtmişti…

Dünyaya açık devlet olmak için yetişmiş askerlerimizin ölmesi mi gerekiyordu? İngiltere kraliyet ailesinden bile Afganistan’a gidenler olduğu halde, bizim siyasilerimizin veya üst düzey bürokratların yakınlarından acaba oraya gönderilenler var mı?

Ne demiştik; ateş düştüğü yeri yakıyor…

Bu söz bana yine yıllar öncesini hatırlattı; Demokrat Parti’nin son günlerinde aklı sıra İsmet İnönü’yü suçlamak isteyen bir milletvekili kürsüden “İsmet Paşa, II. Dünya savaşına sokmamakla bu milletin erkeklik duygularını köreltti…” diye bağırıyordu…

Afganistan batağına girerek oraya asker gönderen ülkelerden Kanada askerlerinin hepsini, ABD, Fransa, İngiltere, Polonya, Danimarka, Slovenya, Belçika, İspanya, İsveç, Finlandiya bazı güçlerini geri çekmiş…

Türkiye‘nin ne yapacağı henüz belli değil!..

Yalnızca Afganistan’da mı şehit verdik?

Her yıl Nevruz’u saldırmak için bekleyen yurt içindeki hainler yine fırsat buldular polislerimizi şehit ettiler ve yaraladılar…

Dünya’nın her yerinde yeni yılın başlangıcı ve baharın gelişi kutlanır… Bizde ise, kökeni Orta Asya’ya kadar inen Nevruz’u, ülkeyi bölmeye çalışan hainler sahipleniyor…

Bayramlar dostlukların pekiştirildiği, dargınların barıştığı, insanlığın öne çıktığı günlerdir. Nevruz Bayramı geldiğinde bizde tam tersi, topluma nefret ve kini aşılamak için ayaklananların meclisteki uzantıları hemen ön plana çıkıyor. Ektikleri kin tohumlarının daha da yeşermesi, toplumu birbirine düşürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Devlete yönelik ayaklanmalarda hepsi ön saftalar. Onların ektikleri kin tohumlarından millet olarak artık sıkıldık…

Nevruz ile birlikte Batman, Hakkâri, Şırnak, Mersin, Van ve İstanbul’da yine güvenlik güçlerine saldırılar düzenlendi. Van’da göstericilerin toplandığı alanda metal çivilerle güçlendirilmiş zaman ayarlı patlayıcı son anda fark edildi de olası facianın önüne geçildi. Göstericilerin arasına sızan teröristler uzun namlulu silahlarla ateş açtılar. Olaylar Yüksekova ve Cizre’de sürdü. Bir taraf uzun namlulu silahlarla ateş açıyor, ses bombası, havai fişek, molotof atarak güvenlik güçlerini taş yağmuruna tutuyor, diğerleri tazyikli su ile göz yaşartıcılarla karşılık veriyor. Ne var ki, artık bazı analar uyandılar, çocuklarını öne sürerek birilerinin nasıl nemalandıklarını gördüler. Polise taş atan grubun içerisine dalarak terlik ve sopalarla çocuklarını o güruhun arasından çıkardılar. Bu arada kızını göstericilerin elinden kurtarmak isteyen bir ananın tokadı, her gösteride hazır ve nazır olan bir kadın milletvekilinin yüzünde patlamış…

İşin garibi nerede olay var, BDP’liler tam kadro oradalar…

Cudi’de, şu anda altı özel harekât polisinin, bir gün önce de Cizre’de vurulan polisimizin şehit olduğu haberi yüreklerimizi dağlıyor… Tanrıdan şehitlerimize rahmet, ailelerine de sabır diliyorum.


erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 22 Mart 2012 Perşembe 19:16:24


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
sevgi bulut IP: 90.209.195.xxx Tarih : 22.03.2012 21:14:40

selam sayin erdem yucel yazinizi okudum dogru olan yanlari var tabiki bir o kadarda yanlislariniz olmus nereye gitiyiniz hangi ulke halklari icin olduyunuz benim sorunum deyil ama newroz kutlamalarinda olen yaralanan polisleri yazmisiniz evet halki sindire sindire piskopat yapan bir zihniyete masalik edenler uzulmekten ileriye gidemezler zaten bakin size desemki bugune kadar turk gibi yasadin yigitsen birde tc devleti altinda kurt gibi yasa tabiki yapamasin sicak evinde oturuyorsun internetin basina oh gel keyfim gel  ben ingilterede yasiyorum son baharda bir ayaklanma oldu polis engel olamadi cok buyudu  douston diye bir bolgede kurt esnaflari ayaklanmayi bastirdi  butun gazete haberlerinde soyle bir yazi tesekurler turkler bugun cuma bugunude gorduk sizin sayenizde yani kisacasi kurtlerin her guzel seylerini aldiniz butun guzel kulturlerini kurtulus savasida dahil butun kahramanliklarini icimizi bosaltiniz boyle bir halka sevgiyi saygiyi cok gordunuz onlarda onurunun gururunun mucadelesini yapiyor en azindan saygi duyun  


Mehmet Ersindigil IP: 84.62.12.xxx Tarih : 23.03.2012 15:32:55

Hocam ellerine saglik"Cok güzel bir konu islemissin.Benim aklima cesitli sorular takiliyor.Örnegim,Türkiye Cumhuriyeti demokrasi ile idare ediliyor,Ben sahsen Türkiye,de ne demokrasi,ne özgürlük,ne Hürriyet Vs.Vs.bagimsiz degildir.Oysa kendimizi kandirarak,bagimsiz Türkiye diyoruz.Eger bagimsiz bir Türkiye isek,Kore,de Afganistan,da Bosna,da Askerimizin ne isi var.

Kimse kusura bakmasin,kendi düsüncem,ABD ne derse onu yapmak zorundayiz,Bunun böyle olmadigina dair kösene biri cikip yazip beni aydilatirsa sahsen cok cok sevinirim.Düsünüyorum ABD istedi diye Türk Askeri Korede,ABD istedi diye Bosna,da,ABD istedi diye Asker Afganistanda,Vs VS.Ama yeri gelince,de ABD Türk Askerinin basina cuval geciriyor.Bizim Türkiye,nin özgürlügü bu,mu Bagimsizligi bu,mu .

Oysa Türkiye Cumhuriyeti kendi Askerlerine ihtiyaci vardir,Her gün PKK ile savasyoruz.Durmadan sehit veriyoruz,PKK ya destek veren ülkelere hizmet icin ve onlari korumak icin Askerimizi hizmetlerine sunuyoruz.Yok,Yok,Türkiyenin Bagimsizligi Türkiyenin özgürlügü,bu degil.Cumhuriyetle idare edilen bir ülke bagimsiz özgürsüz olamaz.Ama ne yazik,ki bunlardan mahrumuz.

ABD,ne derse amin demek zorundaysak,Allah icin Reiscumhurumuz olsun,Basbakanimiz olsun,Neden Türkiye bunu yapiyor diye bir aciklik getirsin.Eger ABD dostumussa,ve AB ülkeleri bizleri dost görüyorsa o zaman bu nalet dedigimiz terörü bitirsinler.istelerse 24 saat,te terörün barindigi yerde tas üstüne tas koymazlar.Tanridan Sehitlerimize rahmet dilemek yeter,mi.Gerci daima rahmet ediyorum,geri kalanlarada sabirlar diliyorum saygilarimla.