MHP’ye son seçim öncesinde umut besleyenler, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin zaman zaman yaptığı çıkışlara bir anlam veremiyor...
MHP’lilerin kafalarını karıştıran soruların başında da “MHP, AKP’nin payandası mı sözü geliyor... Kuruluşunda akılcı milliyetçiliği ön plana alan ve Türk Milliyetçiliğini savunan MHP’nin amacından kayıp kaymadığı da partiye gönül vermişler tarafından tartışılıyor. Bunun nedeni de seçim sonrası MHP’nin AKP zora düştüğünde onun yanında yer alması gösterilmektedir. Cumhurbaşkanı seçimi, Türban sorunu ve Anayasa Mahkemesi ilgili Genel Başkanın sözleri de bunların başında geliyor.
Devlet Bahçeli son günlerde yeni bir öneri veya başka bir deyişle bir inciyi (!) ortaya attı. Meclisin tatilde olduğu sürede partisinin genel merkezinde hiç gereği yokken bir basın toplantısı düzenledi. Büyük olasılıkla da bu ortamda ben de varım demek istedi veya gündemde olmayı düşündü. Bahçeli’nin basın toplantısında söylediği sözlerin başında Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerinin kısıtlanması geldi:
“Son dönemde Parlamento ile Anayasal yargı arasında yetki aşımı ve çatışması ekseninde gelişen tartışmalar ve gerginlikler yaşanmıştır. MHP, Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 148 ve 153. maddeleri dahil olmak üzere, bu amaçla Meclis bünyesinde mümkün olabilecek en geniş tabanlı bir mutabakatla yapılması kararlaştırılacak değişikleri samimiyetle ele almaya ve 70 milletvekili ile bu sürece katkıda bulunmaya hazırdır.”
Devlet Bahçeli, bu sözlerinden sonra terör ve şiddeti siyasi amaç olarak gören partiler dışındaki siyasi partilerin kapatılmasına karşı olduklarını belirterek, Siyasi Ahlak Yasası hazırlanmasını, dokunulmazlık tartışmalarına son verilmesini istedikten sonra da AKP’nin mahkûm olması da vahim bir durum demekten kaçınmadı.
Anayasa Mahkemesi, yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemekle yükümlü en yüksek yargı organıdır. Yalnızca hukukun üstünlüğünü sağlayan bir yargı organı olmayıp, anayasayı ve anayasal düzeni, temel hak ve özgürlükleri koruyan bir kurumdur. Başka bir deyişle Türkiye’nin en yüce, tartışılmaz, simgesel bir hukuk anıtıdır. Aynı zamanda anayasayı korumakla yükümlü, onun üstünlüğünü sağlayan, yasaları yorumlayarak günün koşullarına uygun, gelişmeye açık anlam kazanmasına da yardımcı olmaktadır. Türkiye Cumhuriyetinin laik, sosyal ve demokratik düzen içerisinde kalmasının da en önde gelen güvencesidir.
Bu bakımdan Anayasa Mahkemesinin yetkilerinin ve görevinin sınırlandırılması olanaksızdır. Bahçeli’nin bu sözleri daha öncekiler gibi vahim bir yanlışa işaret etmektedir.
Acaba kendi tabanına mı şirin görünmek istiyor, yoksa AKP’ ye mi yanaşıyor?
Anlayabilmek mümkün değil...
Belki de Anayasa Mahkemesinin yetkilerini yeniden düzenlemek, Anayasayı değiştirmek isteyen AKP ile aynı kulvarda olduğunu ima ediyor?
Geçmişteki olaylara baktığımızda MHP’nin AKP’nin kapatılma ihtimalinden tedirgin olduğu, bu ihtimalin ortadan kalkması için bir nebze de olsa çaba gösterdiği bilinmektedir. Bu arada yanlış adımlar atarak tenakuzlara da düşmüştür. Nitekim “AKP mahkûm edildi. Hükümet görevini sürdürmesi risklidir” sözü bunun tipik örneğidir. Son bunalımlı günlerde bazen AKP, bazen de CHP yanında gibi görünmüş, AKP ile CHP arasındaki gerginliklerde ise sesini çıkarmayarak gelişen olayları dışarıdan izlemeye çalışmış, demeç vermekten kaçınmıştı.
MHP bu siyasi görünümü ile önümüzdeki yasama yılında ne yapabilir?
Yaklaşan yerel seçimler nedeniyle AKP’ yi destekleyen, türban üzerinden siyaset yapmaya çalışarak oy kapmaya çalışacaktır. Böyle olunca da yine AKP’nin payandası olacağı intibaını vermektedir.
Kısacası Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesi yetkilerinin kısıtlanmasını içeren sözleri zaman ve zemin açısından yersizdir. Belki de Anayasa değişikliğine gidilerse ben AKP’den yanayım demek istiyor. Ancak bundan ne pay alabilir ki?
Tartışılır...
Bugünkü MHP’nin rahmetli Alpaslan Türkeş’in partisinden yavaş yavaş uzaklaştığı da açıkça görülmektedir. Bir zamanlar milliyetçi düşüncenin sesi olan ülkü ocakları da kontrol altına alındığından artık sesleri solukları çıkmıyor. A.Türkeş’in yanında olanların hemen hepsi partiden ya uzaklaştırılmış ya da küstürülmüştür. Son iki seçimde görüldüğü gibi o kişiler listelere alınmamış veya seçilemeyecekleri yerlere yerleştirilmişlerdi. Bazı bilimsel ve aktif kişilerin başvuruları olumlu veya olumsuz cevaplandırılmamıştır. MHP’nin bir yayın organının olmayışı da yıllardır süre gelen başka bir yanlıştır. Partiyi destekleyen, tirajları çok düşük Ortadoğu ve Yeniçağ gibi gazetelerde ise zaman zaman parti aleyhinde yazıların yayınlanması da oldukça şaşırtıcıdır.
Çoğu kişinin gözünden kaçan, Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesi yetkilerini düzenlenmesinde 70 milletvekili ile hazırım demesidir. Gerçekte oldukça tuhaf bir tanımlama. Yalnızca ben varım, gerisi ben ne yaparsam onu yapar gibisinden bir sözcük... Kısacası onların söz hakkı yok, ben ne dersem o olur demek istemektedir. Bu sözler de diğer partilerde olduğu gibi Türkiye’de ne yazık ki, parti genel başkanlarının kendilerini padişah yetkisine sahip oldukları inancının yerleştiğinin tipik bir örneğidir.
Parti genel başkanının sözünden çıkamayan, kendi görüşlerini partisine ters düşse de söyleyemeyen bir mecliste demokrasiden söz edilebilir mi?
Önümüzdeki 6 Eylül Cumartesi günü önemli bir milli maçımız var; Türkiye-Ermenistan... Dünya Kupası elemelerinden olan bu maçı izlemeye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de davetli. Ancak siyasi kulislerde gitsin mi gitmesin mi tartışması yapılıyor. Bugünkü globalleşen dünyada komşular birbirleriyle iyi geçinmek zorundadır. Devletler artık birbirlerine ekonomik yönden de bağımlıdır. Cumhurbaşkanı’nın maçı izlemeye gitmesi belki de iki ülke arasındaki geçmişe dayalı soğuk ilişkileri ısıtması için güzel bir fırsattır. Ne var ki, Bahçeli, buna da karşı çıkarak gitmesin tezini yürütüyor. Kısacası çağa ayak uyduramayan, geçmişe dayalı, koyu bir milliyetçi görüş...
Yarım yüzyıl öncesi II. Dünya Savaşında birbirlerini yiyen Avrupa ülkelerinin bugünkü iyi ilişkileri ve dostluklarını, AB çatısı altında birleşmelerini hiç mi görmüyor? Milliyetçilik ham bir görüş değildir, milliyetçiliğini koruyacaksın ama günün siyasi ve ekonomik koşullarına da uymak zorundasın. Gerekirse bundan da taviz verebilirsin...
erdemyucel2002@hotmail.com
Sevgili Erdem bey,ellerinize yüreğinize sağlık.Yine çok güzel yazmışsınız.Sizinde dediğiniz gibi,MHP'ye oy verenler büyük bir hayal kırıklığına uğradılar.Malesef,MHP -AKP'nin yedeği.Bahçeli mecliste oturmak için uğraşmış meğerse..Oturdukları yerden olayları seyrediyorlar,arada birde laf olsun diye konuşuyorlar.YAZIK,birde milliyetçi olacaklar....Selamlar.
Sen sagol hocam:Cok güzel bir konuya deginmissin.Bir kac kelime bende ekleyim, Türkiye Cumhuriyetinde Mustafa Kemal Atatürk,ün getirmis oldugu Milliyetciligin üstünde Milliyetcilik tanimiyorum.Bugünkü kosullarda Siyasi Partilerle Milliyetcilik yapilmaz,Eger Siyasi Partiler biz Milliyetciyiz diyorlarsa bence sadece halki uyutmaya calisyorlar.Bugün hangi Parti Atatürk,ün devrim ve inkilaplarina saygi gösteriyor,Yanilmiyorsam hic biri.Siyasetciler sıkısınca Atatürk devrimlerinden bahsederler biraz zaman gecince o devrimleri ve hatta kurmus oldugu Anayasayi yok etmeye calisirlar. Anayasanin neyini beyenmeyip,te deyistirmege calisyorlar.Ha belki Anayasa bugünkü sartlara yeterli degil olabilir üzerine eklesinler.Aslina bakacak olursan siyaset benim isim degil,Hep uzaktan takip ederim Hangi Parti olursa olsun Vatan ve Millet icin güzel birsey yaptimi takdir ederim. Buna ister sag denilsin ister sol denilsin ister fasist denilsin ister kominist benim icin Vatan herseyden önce gelir. Bülbülü koymuslar altin kafese ötmüs ille vatan ille vatan. Alti haftaligina izine gittim,Orada edindigim bilgiler hayret vericidir.Esnaf düsünüyor üretici dagliyor halk kan agliyor ne diyecegimi sasirdim.Allah hayirlisini etsin demekten baska birsey diyemedim. Bu Mübarek Ramazan ayinda Tüm Insanlari islah etsin diyorum saygilarimla.
Sayın Yücel,öncelikle elinize sağlık güzel bir yazı olmuş.Lakin,belirttiğiniz bazı hususlara katılamayacağım.Benim anladığım milliyetçilik,Atatürk ün Cumhuriyetin temel ilkelerinden biri olarak ortaya koyduğu milliyetçiliktir.MHP milliyetçiliği ise içinde dini ögeler bulunan hatta bu ögelerin ağır bastığı yapılandırılmış bir milliyetçiliktir.Öncelikle milliyetçilik siyasi mesele olması nedeni ile hiç bir dini tema ile ilişkilendirilemez.Bu Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyete aykırıdır.Neden bahsettiğimi bilmeyenler 9 ışık kavramını incelesinler.Ayrı ayrı ele alıp yorumunu objektif yapsınlar ki anlayabilsinler.Bugün din merkezli dediğimiz -parti-siyasi oluşumların da bu anlamda anayasaya aykırı olduğu apaçık ortaya çıkacaktır. Şahsi fikrim şudur ki;Maksat Atatürk ilkelerini her köşesinden zayıflatıp içini boşaltıp yerine uydurma kavramlarla dolu ,dış güçlerin amacına hizmet edecek sistem yaratmaktır. Atatürk ilkeleri bitmiş,ya da yanlış mıdır ki de yeni bazı kavramlar onun yerine yerleştirilmeye çalışılıyor? Kafa karıştıran başka soru da sayın Bahçeli nin neden Anayasa Mahkemesi yetkileri hakkında ilginç açıklamalarda nasıl bulunduğu ve amacı şeklindedir. Herhalde bu soruları sorma hakkına bir oy veren vatandaş olarak sahibim diye düşünüyorum. Ayrıca eski tarihlerden bugünlere gelen bir davranışın altını çizmek istiyorum serinkanlılıkla değerlendirilmelidir.Komünist denilen kesimden gençler,önce 6.filo daha sonra diğer ABD aktivitelerine karşı daima ''Kahrolsun ABD Emperyalizmi'' derken ülkücü denen kesim de ''Ya Allah Bismillah Allahu ekber'' karşılığı veriyorlardı ve aynısı devam ediyor.Bunun anlamını iyi düşünmek gerek.Yani ABD emperyalizmi sözüm ona dinin koruyucusu olduğu için kabul edilmeli midir?Asıl olan vatanın bütünlüğü ve tam bağımsızlıktır. Bu anlamda Cumhurbaşkanlığı seçimi,türban meselesinde MHP nin tutumu ne kadar milliyetçi olduğunu ortya koymuştur.Bunun dışında son sözünüz olarak milliyetçilikten taviz verme düşüncesi bile çok ters ve olumsuz geldiğini belirtmeliyim, saygılarımla.
Sayın Yücel;Öncelikle Sayın Bahçeli'nin Yaptıkları Biz "MHP"lilerin Kafasını Karıştırmıyor. Bunu nereden çıkardınız? Siz anlam veremiyorsanız öznel yargılar kullanın.. Bizim Kafamızın Karıştıgı Yok. Siz Kendinizi Bizden Görüyor iseniz ve kafanız karışıyorsa bizden değilsinizdir. Daha İyi Yazılar Yazmanızın Temennisiyle..