29
Ocak
2026
Perşembe
ANASAYFA

Cehalet Üzerine!..


Fatih Altaylı'nın, “Teke Tek” programına çıkardığı, Hümeyni’yi sevdiklerini, Türkiye’nin kurtarıcısı Atatürk’ü sevmediklerini, ulu orta utanmadan söyleyen, üniversiteye devam etmiş iki kadınla ilgili olarak yazdığım “Humeyni’yi Seven Kadınlar” isimli köşe yazım bazı bağnaz çevrelerin tepkisini çekti. Köşeme gönderdikleri yorumlarda üniversitede okuyana nasıl cahil dediğimi sorguluyor, daha doğrusu beni kınıyor.

Bu durumda ortaya yanıtlanması gereken iki soru çıkıyor.

Cahil kime denir?

Üniversitede okuyan ya da bitiren cahil olabilir mi?

Sözlükler cahil sözcüğünün tanımı şöyle: Cahil, herhangi bir öğrenim görmemiş, okumamış, bilgisiz kişilere verilen isimdir. Arapça ve Osmanlıca’da fıkıh terimi olarak kullanılan, cehalet veya cehl “bilmemek” anlamına gelmektedir. Cehl, kişinin inanç, söz veya davranışları ile ilgili bilgisizliğini; cehalet ise kendisinin dışında kalan konularda bilmezliğini tanımlamaktadır. Ayrıca deneyimsiz, toy, yol yordam bilmeyene de bu isim yakıştırılmıştır.

Okuma ve öğrenim görmeyen bu kişiler ile ilgili çeşitli sözler, atasözlerimiz de vardır:

-Bana edebiyat veya fen sormayın ben o konuda cahilim…

-Cahile laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur...

- Ne yarsanız yapın deveye hendek atlatamazsınız, cahile laf anlatmak ondan da zordur...

-Bilgisizce, cahilce...

-Cahil bir kişiye yakışır biçimde...

-Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir...

-Cahilin sofusu şeytanın maskarası...

-Cahil adam ne kadar güzel olsa onunla görüşmekten sakın. Zira cahilin güzel yüzü, fena huyunu gidermez.

-Ahmakları, cahilleri sükût ile karşıla...

Günlük yaşantımızda da cahil sözcüğünü sık sık kullanırız. Örneğin cahilce, cahile yaraşır biçimde, cahildir kusuruna bakılmaz, cahilce iş yapma, o bu işin cahilidir, çocuklarınızı okutun cahil kalmasın gibi...

Mahkemede bile bazı suçlular hakime bir cahillik ettik, bilmiyorduk cahiliz gibi savunma bile yaparlar!...

İslam tarihine baktığımızda da İslamiyet’ten önce Arapların puta taptıkları dönemlere de “Cahiliye Devri” denilmişti. Aynı tarihlerde ise Orta Asya’da peş peşe hüküm süren Göktürk ve Uygur Türkleri tek tanrıya yönelik Şaman dinini benimsemiş, önemli bir uygarlık düzeyine erişmişlerdi.

Eğitim görmemiş şu veya bu nedenlerle eğitim alamamış kişilere top yekûn cahil sözcüğü yakıştırılır mı?

Kesinlikle hayır yakıştırılamaz...

Cehalet diploma almakla giderilemez. Örneğin eskilerin deyişi ile elinde helvacı kâğıdı! yani diploması olmayan pek çok aydın insan vardır. Benim tanıdığım bir kişinin ilkokul diploması bile olmamasına rağmen kendisini öylesine yetiştirmiştir ki, değme öğretim üyesi ile her konuda tartışır. Türk ve Batı Edebiyatını, Türk ve Dünya Tarihini en ince detayına kadar bilir, günlük siyaseti ise düzeyli basın ve televizyonların programlarından izler. Okur, düşünür ve tartışır.

Şimdi siz elinde diploması olmayan bu kişiye cahil diyebilir misiniz? Bir başka tanıdığım arkeoloji eğitimi almamasına rağmen, Mısır Tarihi ve kültürüne merak sarmış, onunla ilgili bilimsel veya popüler ne bulduysa okumuştur. O’ da benim diyen arkeolog ile tartışacak bilgi düzeyindedir.

Şimdi gelelim üniversite öğrencilerine cahil denebilir mi tartışmasına...

Bugünkü eğitim sistemimiz sözcüğün tam anlamıyla bir felakettir. Öğrenciler daha ilköğrenime başladıkları andan itibaren yarış atları gibi sınavlara hazırlanmaktadır. Yaşamlarında kendilerine lazım olacak genel kültür, tarih, coğrafya, edebiyat ve güzel sanatlar yerine sürekli test çözmektedirler. Bu arada çocukluklarını da yaşayamamaktadırlar. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullar, özel dershaneler karşısında ezilmiş, hemen hemen yok olmuştur. Böyle olunca da test çözüp üniversiteye giren öğrencilerden, eğer kendi merakları yoksa genel kültür bekleyebilir misiniz?

Üniversitede ders verdiğim yıllarda Türkiye haritasını çizemeyen, dil bilgisi kurallarını bilmeyen, doğru dürüst Türkçe yazamayan öğrencilerle karşılaştım. Ne genel konularda, ne de Türk ve Batı Edebiyatı örneklerinden birini bile okumamışlardı. İçlerinde Anadolu’nun coğrafi bölgelerindeki illerin isimlerini sayamayanlar vardı.

Suçlu bu çocuklar mı? Yoksa eğitim sistemimizin zavallılığı mı?

Ellerinde işe yaramayan diplomaları olmalarına rağmen en basit genel kültürden yoksun bırakanlar mı suçlu?

Bugün her ile ilçeye üniversite açmaya çalışıyoruz. Alt yapısı, yeterli öğretim üyesi olmayan üniversiteleri açsan ne olur açmasan ne olur. Bugün şu veya bu şekilde herkesin eline birer lise diploması verildi.

Verdiniz de ne oldu?

O diplomalar ne işe yaradı?

Peş peşe açılan üniversitelerden mezun olanlar iş bulabiliyor mu?

Özel sektör eleman alacağı zaman önce hangi üniversiteden mezun olduğuna bakıyor. Bazıları da eğitim sistemimize güvenmediklerinden kendi üniversitelerini açarak kendi elemanını kendileri yetiştiriyor.

Genel kültür yönünden alt yapısı olmayan ve her şeyden önce bilimsel düşünmeyi öğrenmeyen bazı öğrenciler din baronlarının, şeyh efendilerin kucağına düşünce de tarihi gerçekleri, siyasi ve sosyolojik gerçekleri göremeyen, onlardan tamamen uzak bireylere dönüşüyor. Kaldı ki, dini siyasete alet eden, hurafelerle kendilerini ulema sananların önünde ne yazık ki, pek çok üniversite mezunu el pençe divan duruyor.

Şimdi bu tür üniversitelilere aydın diyebilir miyiz?

Sanırım bu yazım ile okurlarımdan Mehmet Ersindigil’in sorularına yanıt vermiş oldum. Son derece aydın bir kişi olduğunu köşeme gönderdiği yorumlarından anladığım Ersindigil, ben ilkokul mezunuyum, ben de cahil miyim diye haklı olarak soruyor. Diplomanın önemli olmayıp, insanın kendisini yetiştirerek, aydın ve çağdaş insan olabilmesinin üniversite eğitiminden geçmediği de bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu arada mailime tel. numarasını yazarsa kendisiyle tanışmaktan çok memnun olacağımı da belirtmek isterim.

Hz. Muhammed’in “Beşikten mezara kadar ilim isteyiniz” sözünü neden hatırlamak istemeyiz?

İşte onu bir türlü anlayamıyorum...


erdemyucel2002@hotmail.com

 

Yayın Tarihi : 16 Haziran 2008 Pazartesi 21:41:52
Güncelleme :16 Haziran 2008 Pazartesi 21:46:14


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
mehmet ersindigil IP: 84.62.7.xxx Tarih : 17.06.2008 09:54:30

Sayin Hocam sizden özür dilerim,Ellerine saglik yazinizi gene zevkle okudum.Hocam dediginiz gibi cahil kelimesi günlük hayatimiza girmistir.Yaliniz bu günkü teknoloji iletisimi cok yakinlastirdi,Siz benden daha iyi bilirsiniz,bundan 50-60 yil önce ne yol radyo televizyon telefon dogru dürüst yoktu.Degil sehirden haber almak bir üst muhallede olan bitenlerden dogru dürüst haberimiz olmuyordu. Oysa bu gün teknoloji,nin getirmis oldugu hizmet 10 yasinda,ki bir cocuk her seyden haber veriyor,Bunlari göz önüne alarak o yorumu yazmistim.Onun icin sizden tekrar özür dilerim,Keske her yazar sizin gibi duyarli olsa,Ve yapilan elestirilerin cevabini yazip sizin gibi cesaretli olsa.Telefon numarami size gönderecem ayriyeten bende sizinle konusmaktan büyük zevk alacagimi bildiririm.Saygilarimi sunarim.


remziye IP: 78.176.196.xxx Tarih : 19.06.2008 00:05:11

Erdem abi,her zamanki gibi hedefi onikiden vurmuşsun.Cahillik,eskiden olduğu gibi günümüzdede hala geçerliliğini koruyor.Okuyoruz ama anlamıyoruz.diplomayı alınca her şey tamam zannediyoruz çoğunluk hala kulaktan dolma fikirlerle ortalıkta dolaşıyor.sizin gibi aydınlar uyarmaya çalışıncada,hemen ayaklanıyorlar .sözün kısası"cahillik başa bela"saygılar..


hüseyin gedik IP: 88.243.5.xxx Tarih : 18.06.2008 21:28:55

ne demek yani üniversiteyi okumak cehaleti karşiya geçmek gibi bir köprü olarakmı algılanıyor HANİ SIRAT MİSALİ ?? bu nasıl anlayış ?? elbetteki gerçek anlamda cehaleti gösteren bir anlayiş .uzunca izahata bile gerek yoktu hocam nasılsa YAHU BEN ÖYLE ZANNETİYORDUM NASILDA YANILMIŞIM gibi bir deyimle çıkacaklar yanlışın içinden .saygılar hüseyin.


Yılmaz Ergüvenç IP: 78.173.249.xxx Tarih : 18.06.2008 15:55:03

Bir atasözü de benden: Eğitim cehaleti örter, eşşeklik bâki kalır.