Günlerdir yazılı ve görsel basın cüppeli ve aynı zamanda cukkası kavi bir hoca efendinin söyledikleri ile taban tabana zıt görüntüleri içeriyor. Ele verir talkını, kendi yutar salkımı atasözü sanki bu hoca efendi için söylenmiş...
Yıllar öncesi Fadime-Kalkancı olayı, Aczimendilerin cahil halka yaptıkları sömürülere böylece bir yenisi daha eklendi. Başta İstanbul olmak üzere Anadolu’yu bir örümcek ağı gibi saran illegal tarikat düzeninin üzerine gidilse kim bilir daha ne çirkinlikler ve dinine bağlı gerçek Müslümanları sömüren düzen ortaya çıkacaktır. Devleti yönetenler, oy kaygısından istedikleri kadar irtica yok, aşırılık var desinler, görünen köy kılavuz istemiyor. Her geçen gün dinine bağlı, kara hocaların, şeyh efendilerin anlattığı hurafelere inanan insanlarımız bunlar tarafından feci şekilde sömürülüyor. Ne yazık ki, bu insanlar din tacirleri, din baronları tarafından sömürüldüklerinin bilincinde bile değiller. Ortaya bu tür çirkinlikler çıkınca, başka bir deyişle takke düşüp kel görününce acaba ne düşünürler?
Cüppeli ve cukkalı hoca efendinin basındaki haberlerini görünce ben bile pes, bu kadarı da olmaz demekten kendimi alamadım.
Gölcük depreminden sonra yitirilenlerin acısı ile insanlarımızın içleri yanarken bu hoca efendi! Ortaya çıkmış. Allah’ın zina ve şer odaklarını yerle bir ettiği konusunda vaazlar vermiş, Gölcük ile Adapazarı’na fuhuş yuvaları demiş ve yasaların el verdiğince de cezasını çekmişti. Söyledikleri ile toplumun cahil kesimini etkileyen, aydın kesimin ise üzülerek seyrettiği bu adam neler neler söylemekten kaçınmamıştı. Kadın ile erkeğin bir arada denize girmesinin günah olduğunu, evlere televizyon sokulmamasını, müzik dinlenmemesini, içkili yerlerden kaçınılmasını salık vermişti. Bu arada sevmediği, kızdığı insanlara da mason yakıştırması yaparmış... Sanki masonluk hakkında bilgisi varmış gibi...
Gün oldu, verdiği vaazlardaki hezeyanlarının kendi yaptıkları ile taban tabana zıt olduğunu müritlerinden birisi oraya çıkarıverdi.
Öğrendik ki, Cüppeli Hocanın cüppesi kadar cukkası da kavi imiş... İsmailağa cemaatinin lideri Mahmut Ustaoğlu’ndan sonra cemaatte etkili olmuş. Beykoz’da 20 dönümlük Hazine arazisine yapılan külliyenin mali kaynakları İstanbul Defterdarlığı’ndan sorulmalıdır.
Hoca neler yapmış?
Hocanın gözlük çerçevesi altın kaplama imiş, Pierre Carni, Versace, Ferre marka gözlükler takarmış. Cemaatinden sorma cesaretinde bulunanlar çıkarsa bunlar taklit dermiş. İsviçre’nin Cenevre Hava limanında dini nikâhlı eşine 16.000$ Chopard marka saat almış...
Acarkent’teki yüzme havuzlu villasında sensorlu musluklar takılıymış... Bunu soranlara da
israfı önlemek için aldım dermiş. Müritlerince alınan villasının söylendiği gibi 650.000 $ değil 125.000$ olduğunu kendisi söylüyor. Meğer zengin bir aileden gelmiş, babası 25 yıl önce 1980 model Mercedes çekmiş altına!.. Babasının Bayrampaşa’da tel ve çivi fabrikası varmış. 12 Eylül’den sonra bazı arkadaşları ile İsviçre’ye kaçmış, sonradan Turgut Özal onları borçlarını ödemek kaydıyla Türkiye’ye getirtmiş.
2004 yılı Kurban Bayramı’nda turla Malta Adası’na gitmiş. Gazetecilerin de işi gücü yok, sorup soruşturmuş, bayramda değil, 25 Ağustos’ta Air Malta uçağı ile tatil için gittiğini öğrenmişler... Böylece dini bütün hocanın yalanını kâfirler! Ortaya çıkarıvermiş…
Müridinin dediğine göre de Hoca Efendi eline kalemi alır, haritanın üzerine atar, kalem nereye düşerse oraya gidermiş. 1998’den sonra Avrupa’yı, Ortadoğu ülkelerini gezmiş. Kalem Avrupa’da İsviçre, Almanya, Hollanda, Avusturya, Kıbrıs ve Malta’nın tam üzerine düşüvermiş. Şans ve rastlantı işte...
Hayatımın hiçbir bir döneminde insanların bulunduğu yerde denize, havuza girmedim demiş. Gelin görün ki, müridi Onu Malta’da halka açık plajlarda denizde yüzerken görüntülemiş... Hoca Efendi yüzmekten yorulunca da deniz kıyısında haşemasıyla sere serpe yatmış, etrafta mayolu, bikinili hanımlar... Maşallah hocanın gözleri fıldır fıldır. Yanında da mayolu kızı... Olur ya O’da can, örtünmekle duygular gizlenir mi?
Hoca jet-ski yapmış, çevresinde yine bikinili hanımlar. Hoca zevkine düşkün adammış... Eğlenceli şeyleri severmiş.
Hoca Efendi’nin denize girme konusunda vaazları varmış; erkek kadın bir arada denize, havuza girmek dinen doğru değilmiş. Bakın neler demiş: “ Doktorlar bana sağlığım açısından mecburen yüzme sporu verdi. Biz denizlere gidemiyoruz. Karışık denizlerde havuzlarda yüzemiyoruz. Sitelerin havuzuna giremiyoruz. Erkek kadın karışıktır. Sırf erkek havuzuna da giremiyoruz. Çünkü erkekler şortla yüzdüğü için avret yerleri! Açıktır. Bu sefer eve mecburen yüzme havuzu yaptırdım. Bende kemik erimesi var; bu sporu yapmazsam birkaç sene içinde hareket edemeyecek hale geleceğim.”
Hocada kemik erimesinin olup olmadığını bilmiyorum ama bilinen bir şey var; o da ar, utanma erimesi olduğudur.
Durun daha bitmedi; Tunus’ta Tunus Gecesine katılmış. Dansözleri seyretmemiş ama telefon numaralarını almayı da ihmal etmemiş. Türkiye’ye dansözleri davet etmiş ve iki gün onları ağırlamış. Söylenene göre de beğendiği ile muta nikâhı yapıyor, sonra da boşuyormuş.
Dini bütün namuslu adam...
Bütün bunlarda ne var diyeceksiniz bence hiçbir şey yok. Sıradan parası olan, gezmeyi seven bir kişi bunları yapsa ne olur. Hiçbir şey olmaz, son derece de doğal. Çoğu insanımız da hocanın yaptıklarını zaten yapıyor...
Amaaa... Aması var...
Bu dümenin suyu nereden geliyor?
Kendisine göre bu gelir İsmailağa Vakfından Kuran tefsirlerinden geliyormuş! Tefsir adı altında vakıftan resmi olmamak kaydıyla 5-10 milyar arasında para alıyormuş. Cemaate de ben bu tefsirlerden beş kuruş para almam diyormuş. Onlar da buna inanıyormuş.
Cemaatten bazıları eline para sıkıştırıyormuş. Milli Görüş’ün Köln merkezindeki sohbet toplantısına katılmasına para topladığı için izin verilmiyormuş. Bu arada İsmailağa müritlerinin bir toplantısında nasıl bağırdığını hep birlikte televizyonlarda izledik. Kasetlerimden beşer onar tane satın alın, dostlarınıza dağıtın. Sakın kopyalamayın, hakkımızı size helal etmeyiz diyordu.
Bir kez daha sormak isterim; Bu paralar nereden geliyor?
Basından öğrenildiğine göre cami cemaati elektrik parası için sıkışmış. Mescide 50 milyar elektrik cezası gelmiş ve cemaatten 150 milyar toplanmış. Para toplamak için en güzel bahanelerden birisi de fakir müride yardım toplamaktır. Türkiye’yi saran tekkelerde şeyh efendi! Veya efendibabalar filancaya yardım edeceğiz diye para topladıkları, buna inanan zavallıların da ellerini ceplerine attıklarını bu tür toplantılara katılan kandırılmış Müslümanlar her zaman söylüyorlar.
Cüppeli, cukkalı Hoca Efendi olayı üzerine hükümet gitmelidir. İsmailağa Cami cinayetinden başlayarak kurulan şirketler, ortaklıklar bir bir ortaya çıkarılmalıdır. Bunlar öyle kolayca geçiştirilecek konular değildir. Bunlar aşırılık değildir. Sanırım en doğruyu hiç beklemediğimiz şekilde Adalet Bakanı Cemil Çiçek söyledi; Çürümüşlük...
Şimdi benim de aklı karıştı, irticanın adı aşırılık mı, yoksa çürümüşlük mü?
erdem@kenthaber.com
Yayın Tarihi :
14 Ekim 2006 Cumartesi 00:04:37
Yorumlarınız
SEVİM IP: 88.232.109.xxx Tarih : 20.10.2006 22:11:34
BUNLAR SAÇMALIK.ALLAHIN DİNİNİ AĞIZLARIYLA SÖNDÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR.BU BİR ALİM CİHAT VE ALLAH İÇİN YAŞIYOR.BU SAÇMALIKLARA İNANMAYIN.YAHUDİ,MASONLARIN TUZAKLARINA DÜŞMEYELİM KARDEŞLERİ.MÜMİNLERE SESLENİYORUM HOCAMIZI KORUYALIM RABBİM HAKKI BİLİYOR İNSANLARIN DÜŞÜNCESİ ÖNEMLİ DEĞİL.ALLAH ONDAN RAZI OLSUN.
harun köprülü IP: 81.214.216.xxx Tarih : 15.10.2006 22:09:04
Sayın Teoman bey ben size katılıyorum yalnız din en orjinal hali ile öğretilmeli ve uyduruk din bilgisi şeklinde değil.Sıkıntı burada ayrıca tarıkat tekke ve zaviyeleri Atatürkçülük adı altında denetim altında tutanlar ülkeye verdiği zararları göz önünde bulunduranlar aynı hassasiyeti Atamızın kökü dışarda diye kapattığı mason localarına karşı göstermiyor.Bu kökü dışarda ketum faliyetlerine göz yumuyorlar.Ben iki yüzlülüğe karşıyım.Ülke topraklarını birkaç kağıt parçası olan dolarlara değişenleri satanları bu kadar öne çıkarıp deşifre etmiyorlar. Cüpbeli Ahmet yenimi onlarca yıldır bu memlekette yaşıyor tek başına bir adam tek kişimi bu memleketi batıran. Her doğan Türk çocuğu 7 bin dolar borçla doğuyor araştırın bakın mukabil her doğan ejnebi çoçuğu 7 bin dolar alacaklı. Adaletmi bu? Bırakın suçu varsa bu adamın mahkeme kessin cezasını bizim gündemimizi böyle basit konulara günlerce kitleyenler asıl mesele olan dışa bağımlılık nasıl ortadan kalkar onu gündeme taşısınlar.Atatürk milletin çarık giydiği zaman Makina Kimyayı fabrikasını kurdu o böyle çalıştı o zamandan bu zamana kaç fabrika kuruldu.Almanın Mersedesi var Japonun Sonysi var Türkiyenin nesi var siz cevap verin.Benim üzüldüğüm böyle kıytırık meselelerle ülke meşgul edilirken her şeyini dışardan almaya alıştırılmış bu millet nasıl ayakta kalacak.Bizi muhtaçlıktan kurtaracak meseleleri müzakere etsek fenamı olur.Kent habere teşekkürler
hasan demirkıran IP: 85.108.222.xxx Tarih : 15.10.2006 22:14:02
sayın yazarım bu gibi haberlere bakıyom hemen kanmışsınız bakınızki oradaki şahsa kimmiş önçe oradaki,yani plazdaki adamın kim oldugu konusunda bir kanıt varmı. adam hoca efendi deyil bir kere oradaki şahıs başkasıdır kesinlikle kabul etmiyom bu şekilde çirkin yazılarınızı kimsenin ne oldugunu sıcagı,sıcagına araştırmadan yorum yapmayın lütfen
Teoman Törün IP: 85.104.137.xxx Tarih : 15.10.2006 12:07:40
Sayın Harun Köprülü, Evren Anayasası sayesinde, Elhamdülillah okullarımızda "Din ve Ahlâk Dsersleri" öğretiliyor. Bizler gibi, sureti mahsusada bu derslerin müfredatta olmadığı zamanlarda da genel olarak tarih derslerimizden ya da ailelerimizden İslâm hakkında bilgiler alırdık. Ezan Türkçe idi; camilerde akla uygun vaızlar verilirdi; yalnız tarikatlar, tekkeler, zaviyeler gibi denetim altına alınamayan kurumlar yasak edilmiş olduğu için zat-ı âlilerinin şikâyet buyurdukları yanlış bilgilendirme mevcut değil idi. Şimdi din tacirlerinin himmet ve gayreti ile denetimsiz din istismarı aldı başını gidiyor. Aslında rejimimiz lâikdir; din dersini isteyen alır isteyen almaz; ahlâka uygun; demagojiden, riyakârlıkdan uzak, dürüst Devlet yönetimi de bunu gerektirir. Bilginiz ola..
harun köprülü IP: 85.108.2.xxx Tarih : 14.10.2006 22:15:45
Bilgi edinmeden fikir beyan edilmez.Ülkemizin okullarından İslamın doğru bir şekilde öğrenilmesi engellensin sonra böyle adamlar çıktıkça hayıflanıp bu insanları suçlayın.Bak bizim Peygamberimiz diyorki''Aldatanda aldananda bizden değildir''İslamı en orjinal şekli ile okullarda başka kuruluşlara bırakmadan devlet öğretirse mesele biter. Doğru sebebi ortaya koymazsak netice asla değişmez.Bu insanların konuştuğumuz paraları kadar batan on iki bankanın bu millete verdiği zarar konuşulmadı.bu insan kadar bu ülkeye zarar verenlerin boy boy resimleri yayınlanmadı
MM KALKAN IP: 92.44.177.xxx Tarih : 25.11.2008 14:44:14
Beyefendi ben bu cemaatin uzun süre içindeydim ve çok şey gördüm.Benim kızdığım nokta olduğu gibi görünmemektir.İşin içine para girdiği zaman birbirlerini tanımazlar.Bu lafım hepsi için değil.Bu yüzden bir takım insanlarla ilşkimi kestim.Ama gerçek ve dürüst olanı da var.İşin içine nefsan-i istek girdiği zaman inanın bazı kuralları kendilerine göre yazıyorlar.Anlatacak o kadar çok şey var ki bu kadar yeter.Saygılarımla.Lütfen gerçek İslam'ı yaşayanları saygı duyalım.