Son günlerde toplumumuz sanki bütün sıkıntılarından arınmış görünüyor!..
Ne işsizlik, ne işini kaybetme korkusu ne kredi kartları ne de bankalardan alınıp ödenemeyen krediler...
Geçim sıkıntısından boşanmalar artıyormuş...
İş yerleri peş peşe kapanırken, bir zamanlar hava parası vererek büyük kiralar ödenen, İstanbul’un en mutena yerlerindeki mağazalar, ofisler kiracı bulamıyor...
Enflasyon ve zamlar da hikaye!..
Varsa yoksa Filistin...
Kısacası, Filistin ile kalkıyor Filistin ile yatıyoruz.
Davos’ta Başkanımızın “Van minut” (One Minute) diyerek moderatore posta koyması, kabile reisi değiliz sözü, İsrail Cumhurbaşkanına sert tepkisi bir anda bunun gibi sorunlarımızı bizlere unutturdu…
Bir zamanlar Kaddafi’nin çadırında, Erbakan’ın başına geldiği gibi onurumuzla oynatmadık, incinmedik...
Başına çuval geçirilen askerlerimizi de yine Başbakan’ın direktifiyle kurtarıldığını da yeni öğrendik!..
Ne mutlu bizlere!..
Türkiye’nin âli menfaatleri, izzeti, itibarı korundu, saygınlığını yeniden kazandı...
Türkün ağırlığını koyduğumuz, o gecenin ardından hava alanındaki görkemli karşılama, yurdun çeşitli yerlerinde yapılan mitingler öyle sanıldığı kadar ekonomik ve sosyal sıkıntılarımızın olmadığını gösterdi...
Toplum fatih, imparator yakıştırmaları ile inliyor...
Türkiye seninle gurur duyuyor sözleri...
Arapların da bizden aşağı kalan yanı yok hani!..
Onlar da bizden aşağı kalmamak için başta Gazze olmak üzere Lübnan’da İran’da kutlama mitingleri düzenliyorlar. Hamas lideri bile saklandığı yerden çıkarak bu gösterilere katılmış... Gazze sokaklarında bizleri yücelten övgüler peş peşe sıralanıyor. Başbakanımız ile Hamas’ın siyasi lideri Halid Meşal’ın fotoğrafları yan yana... Türk Bayrağı ile Hamas’ın yeşil bayrakları yana yana taşındı... İran’daki mitinglerde de Başbakanımızın resimleri ile Ahmedinejat posterleri birlikte...
Filistin’de yeni doğan çocuklara “Tayip Erdoğan” isimleri veriliyormuş!..
Filistinliler Başbakanımıza III. Abdülhamit ismini bile yakıştırmışlar... Oysa ne bilsinler ki, bizler daha II. Abdülhamit’in ne olduğunu çözmüş değiliz... Bazılarımıza göre Kızıl Sultan, bazılarımıza göre de Ulu Hakan!..
Lübnan’da yayınlanan “ El Safir” gazetesi Arap’tan çok Arap diye yazmış...
İngiltere’nin Fınancıal Gazetesi “Davos Çalkalandı” diye başlık atmış...
Arap olduğumuzdan utanıyorduk, onurumuzu, şerefimizi Erdoğan kurtardı diyorlar...Ardından Osmanlı devleti yeniden kurulmalı, Erdoğan halife ve padişah ilan edilmeli, tüm Müslüman dünyanın başına geçmeli diyorlar!.. Bu arada başta İran olmak üzere bazı Arap ülkelerinden de övgüler alıyoruz…
Kısacası bizleri gaza getirmek için ellerinden ne gelirse yapıyorlar...
Ne var ki, mitingleri düzenleyenler, ABD’nin dizi dibinde oturan diğer Arap liderlerini rencide edeceği hiç hesaba katmadılar...
Araplardan beklenmedik tepki gelmekte gecikmedi; Filistin sorununda Türkiye’nin Hamas’tan yana tavır koyması ve bazı Araplar tarafından adeta kahraman ilan edilmesi bazılarını rahatsız etti. Bunun üzerine İsrail saldırılarına sessiz kalan, Batının çıkarlarını gözeten, Arap Birliğinin Dışişleri Bakanlarının Abu Dabi Dabi’deki zirve toplantısında “Arap olmayan ülkeler bölgedeki gelişmelere karışmasın” diyerek rahatsızlığını belirtti.
Kısacası Türkiye’ye sen bu işlere karışma dedi. Anlayan anlamıştır sanırım!..
Arabuluculuk girişimi de böylece fos çıktı galiba...
Bu arada başta eski monşerler (!) olmak üzere bazılarımızın aklına bir soru takıldı; Acaba gerçekten Arap ülkelerinin liderliğine mi soyunuyoruz. Son bir yıldır Arap ülkeleri liderleri ile Türkiye arasında yoğun ziyaretçi trafiği de akılları karıştıran bir diğer noktadır.
Bu arada unutulan bir şey var; biz Türk’üz ve Arap değiliz.. Arap ülkelerinin lideri olmak bize kâr değil zarar getirir.. Böyle bir girişim dış politikamızı zedelediği gibi ekonomik, siyasi ve askeri alandaki ABD ve İsrail gibi bazı müttefiklerimizi bizden uzaklaştırır. Girmemizin zor olduğu AB’yi ise artık tamamen Kaf Dağının ardında görürüz...
Sanırım bu yönde bizi uyaranlar olmuştur. Örneğin Türk-Amerikan ilişkilerinde etkin olan Amerikan Yahudi Komitesi Başkanı David Harris’in yazdığı iki mektup bu konudaki yanlış tutumumuzun bir sonucudur.
Başbakanın Davos’taki çıkışı Türkiye’nin Ortadoğu’daki gücümüzü mü gösteriyordu, yoksa önümüzdeki ay sonunda yapılacak yerel seçimlere mi odaklanıyordu? Bunun sinyallerini Şişhane-Taksim arasındaki metronun hizmete girme töreninde biraz olsun gördük...
Davos, iç politika malzemesi olmamalıydı ama oldu galiba... Ne demişler o kadar kusur kadı kızında da olur...
Kuşkusuz, bunun yanıtı önümüzdeki günlerde verilecektir.
Şimdiden söyleyeyim; bu bir kehanet değil... İstanbul’da Kadir Topbaş’ın, Ankara’da Melih Gökçek’in, Diyarbakır’da da Osman Baydemir’in seçilmesi Davos’tan sonra garantileşti...
İnşallah yanılırım...
erdemyucel2002@hotmail.com
merhaba erdem abi.köşenizi okudum,nasıl bir yorum yapsam diye düşünürken internette temelin fıkrasını okumuştum yazıyım dedim.temel işe girmek için işbulma kurumuna başvurmuş,aylar sonra temeL amerikada trafik polisligi yapmak için işe girmiş.temel amerikaya gitmiş işe başlamış.ilk iş gününde birisi gelsede ceza yazsam diye düşünüyormuş.amerikada kimse trafik suçu işlemedigini gören temel,akşamaca ceza yazamamış.tam mesayisi bitmek üzereyken,bisikletle gelen papazı görmüş.temel papaza dur ehliyet ruhsat demiş.papaz temele sen benim kim olduğumu biliyormusun.temelde kimsin demiş.ben kilisenin papazıyım,sağımda isa,solumdada meryem ana vardır demiş.temelde şimdi senin ananı belledim 3 kişi nasıl bisiklete binersiniz deyip cezayı yazmış papaza:)))))fazla siyasetten anlamadığım içinde siyasetten konuşmayacağım erdem abi.sanatcı toplumun aynasıdır diyerek bende,sn:başbakanımızın davostaki duruşunu tüm türkiye gibi bende alkışladım.ardından sanatcı sn:atila olgacın açıklamasınada şaşırdım:))))birde sanatcı :ismail yurtsevenin açıklamaları ve alman vatandaşlığınıda normal gördüm.atalarımızında dedigi gibi"GAVURUN ATINA BİNEN KILICINIDA SALLAR"demişler.bende bir sanatcı olarak türkiye cumhuriyetinin kurucu önderimiz m.kemal atatürkün sözlerini yazmak istiyorum"SANATI OLMAYAN VE SANATCISINA SAHİP ÇIKMAYAN MİLLETİN EGİTİMİDE OLMAZ"demiş.bende kendimce yaptığım sanattan dolayı ve sanatcı olmamdan dolayı bana sahip çıkacak kişinin atına binerim ve kılıcınıda sallarım vallaha erdem abi:)))))saygılarımla.erdal geyikçi/sanatcı..
dogru yazmissiniz AKP HÜKÜMETI BIR YESIL SERMAYEYE CÖZÜM BULAMAZ
HALIFEDE OLUR
Ne güzel kelimeleri dizmissin Hocam"ellerine saglik.Türkiye olarak AB birligine gerecegine asla inanmamaktayim.Bunada inanan varsa tamamiyle hayal ürününden öteye gitmez..Bunu Devletimiz,de bilmemektedir,Ortada halki avutmak icin böyle avrupa birligine gereceyiz diye avutmaktadir.
Evet gözle görülen birsey vardir,Simdiki Hükümet Arap devletleri ile gidip gelmeler vardir.Yaliniz bunun bir anlami olmalidir,Bence zengin bazi Arap devletlerinden Nasil Türkiyeye para cekeriz diye ugrasilmaktan baska bir sey degildir.Almak istedikleri kredi,mi olur yoksa Türkiyenin önemli bazi yerleri satarak,mi olur onu bilmem.Bu tamamiyle siyaset isidir.Filistin davasina baktigimizda ise bence Türkiyeye arti degil eksi getirmistir.
Hepimizin malumu basina yansiyan haberlerde ögrendigimize göre Arap disisleri bakanlari bir araya gelip arap olmayan bu ise karismasin diye beyanatlar vardir.Bakin Müslüman ülkeler disinda demiyorlarda,Arap olmayan ülkeler diye üzerine basa basa dünyaya duyurdular.
Davos olayida görüsüme göre tamamen siyasidir,Buda Türkiyede AKP arti puan getirmistir,Yani önümüzdeki secimde AKP yi hüsrana degil sevince bogacagini kanaatindeyim.Türkiyede nice Kadir Topbas nice Melih gökcekler cikacaktir.Benim kanaatim gördügüm sezdigim okuyarak edindigim bilgidir saygilarimla.