Meşhur sözdür; “Hacı bekler gibi”, “Hacı yolunu gözler gibi” derler. Bu sözün söylendiği yıllarda haç yolu uzun ve meşakkatliydi. Bugünkü ulaşım vasıtaları olmadığından hacının dönüşü aylar alırdı…
Bizim emeklilerimiz de 2010 bütçe görüşmeleri yapılırken hacıyolunu gözler gibi kendilerine yapılacak zammı beklemeye başladılar. Günler öncesinden bu konuda yoğun bir propaganda yapılmaya başlanmıştı. Başbakanın, geçtiğimiz salı günü yapılacak zammı açıklayacağı müjdesi (!) verilmişti. Nedense açıklamayı maliyeden sorumlu bakan değil de başbakan yapacaktı!.. Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklileri de Salı gününün gelmesini beklediler. Nihayet beklenen gün geldi, herkes televizyonlarının başına geçerek Başbakan’ın vereceği müjdeli haberi izlediler. Çoğu insanımız haberler yemek saatine de denk geldiğinden birbirleriyle konuşur, dinleyenler ise akıllarınca fikir yürütür… Kısacası bizde haberler okunurken evlerde bir curcuna yaşanır. Bu kez öyle olmadı, bütün emekliler ve yakınları pür dikkat Başbakan’ın AKP grup toplantısındaki konuşmasını dinlemeye koyuldular.
Müjdeli haber nihayet açıklandı (!). Ahde vefamızı gösterdik diyen Başbakan’ın açıkladığı zam oranlarına göre ilk altı ay içerisinde maaşa göre %10,4–20,4 oranında zam (!) yapılmış. Kısacası artış 63–101 TL arasında olacakmış…Ekonomik kriz ve ağırlaşan yaşam koşulları dikkate alındığında Temmuz ayında da eklerle 2010 yılında toplam zam %13,7 ile %24.2 arasında olacakmış!.. Bu yüklü iyileştirme zammının (!) maliyeti 3 milyar 42 milyon düzeyindeymiş!.. Bu açıklamadan sonra Başbakan, haklı olarak mali disiplinin bozulmasına izin vermeyeceğiz buyurmuş!..
Ne derece doğrudur bilemeyiz ama memur emeklileri diğerlerine göre daha iyi olduğundan (!) bu kez onların durumunu düzeltecek tedbir alınamamış. Oysa DİSK Genel Sekreteri maaş artışının yeni yıla girerken yapılan yüksek orandaki zamların aile bütçelerinde ortaya çıkan açığı daha karşılayacağını haklı olarak söylemişti.
601 TL alan 661 TL alacakmış…
306 TL alan 368 TL alacakmış…
Bozdur bozdur harca!..
Başka bir deyişle dağ fare doğurdu!..
Bu arada bazı münafıklar(!) haksız olarak veryansın ediyor; kepçeyle alıp kaşıkla verdiler diyorlarmış (!)… Siz onlara aldırmayın…
Yılbaşında yapılan zamlar ve yeni vergi artışlarıyla bir emeklinin yiyeceği, içeceği bir yana doğalgaz, elektrik, su, telefon faturaları ve diğer giderleri zaten garibanların maaşlarını kat kat götürüyor. Bu insanların maaşlarına yapılan zamlarla yaşayabilmeleri bile büyük mucizedir.
Bazı televizyon kanallarında emeklilerin feryatlarını izliyoruz. Karı koca emekli bir aile maaş aldıkları günü soğutucularını açmış muhabirlere gösteriyor.
Tek kelime ile içler acısı…
Bir diğer programda pazardaki kadınlarla söyleşi yapılıyor, hepsi geçim sıkıntısından feryat ediyor…
Feryatlar arş-ı alaya çıkmış…
Aynı televizyon ekranlarında bozguncu bir muhabir(!) tutmuş bir Meksikalı emekliyle konuşuyor. Meksikalı emekli biz emekli maaşımızla dünyayı dolaşıyoruz diyor. Gerçekten de batılı emekli turistler kendi memleketlerinde rahat bir yaşam sürdürdükleri gibi dış ülkelerde tatil yapabiliyorlar. Kısacası batılı emeklilerle bizim emeklilerimizin geçim standartları arasında dağlar kadar fark var.
Yeri mi değil mi bilmem ama önemli bir bakanlıkta genel müdürlük yapmış bir okuyucum bana bir fıkra göndermiş. Fıkrayı sizlerle paylaşıyorum:
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla yardımcı pilotlar inmişler. Yolcular fena halde şaşırmışlar. Nasıl şaşırmasınlar; kaptan pilotun elinde beyaz bir baston, yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması… Tasmanın ucunda âmâlara yardımcı olan bir köpek… Sağa sola çarparak uçağa ilerliyorlar…
Günlerden 1 Nisan değil ama yine de şaka sanmışlar. Doluşmuşlar uçağa…
Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış, yolcuların gözleri camdan dışarıda pistte… Uçak hızlanmış, yolcular endişelenmişler… Uçak daha da hızlanmış… Uçak pistin sonuna hızla yaklaşmaya başlamış… Uçak daha da hızlanmış… Yolcular paniklemiş, bazıları dua etmeye başlamış… Uçak son hıza ulaşmış… Bu arada uçak pistin sonuna gelmiş… Yaklaşık 100 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar… Tam o anda kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş… Pist biterken uçak tekerleklerini yerden kesmiş ve havalanmış…
Kaptan pilot arkasına yaslanmış, derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
“Bir gün çığlık atmayı unutacaklar, o zaman hep birlikte geberip gideceğiz...”
Kıssadan hisse, sakın kimse üzerine alınmasın…
erdemyucel2002@hotmail.com
600 tl alan vergi iadesi olarakta 30 lira daha alıyordu . şimdi ise toplam 661 tl alacak deniyor vergi iadelerine ne oldu aslında zam 30 tl suya ve elektiriğe ulaşıma yapılan zam zaten fazlasını götürdü hele GÖKÇEĞİN yaşlı kartlarını 50 tl den 100 tl ye çıkarması seçim sonrası en üyük kazık sayın başbakan Gökçeğin yaptığı zammı görmüyormu ? emekliyi yanıltmak günah değilmi ? hele subatta beklenen doğalkazık ne kadar ? acıtmasın diyemi zammı ertelediniz * ve sizin doğalgaz anlaşmanız yıllıkmıki hersene zam yapıyorsınız ikdidarsız ikdarlar seçimde bunu hesabını soracağız merak etmeyin hele Başabakana çiçek veren terzi kazım SGK yönetimine seçilence alacağı dört buçuk milyar liranın hesabını emekliye vermeli o maaşı alan kim olursa olsun emeklinin sırtından Başabakana değil çiçek savaroski kol saati verir. sayın Başabakanım. birazda emekliye iyi bak ne anamız ne babamız var....!
Hocam sen sagol var ol;Bu güzel yazin ve bu zam emeklilerin 2010 yilinin fikrasi gibi olmus.Bir al üc bes geri ver.Emekliler bir haftadan fazla sayin Basbakanimizin aciklayacagi zammi bekleyip durdular.Fakat günümüzün teknolojisi ile Basbakanimizi bekleyen emekliler en kisa zamanda ögrenmis oldular.Verilen zammi duyunca gene de eyvah dediler.
Umdugumuz neydi basimiza ne geldi"Ben sahsen daha emekli degilim ama yapilan bu zam karsiliginda sasirip kaldim.Sebebi ise Devlet tarafindan diger hayati mamüllere yapilan zamlari görünce.Ve arkasindan sunu söyledim,Keske emeklilere zam yapilmasaydi,Ve hayati engelleyecek kadar diger mamüllere Devlet zam koymasaydi.
Devlet kaşıkla vermis kepceyle geri almis,Peki emeklinin kârı ne bu zamda.Yok olmaz daha fazla verirsen belki ömrü uzun olur devletin kasasindan cok para cikar düsüncesiyle böyle daha iyi olur diye düsünmüsler sanirim.Devlete verirken iyisin alirken kötüsün.Uzun yasamaman icin bu kadar zam sana cok dedirtecek gibi olmustur.
Sayin Basbakanimiz Maliye Bakanligin işini madem,ki yapiyor,Neden Maliye Bakanligi kurumu vardir.Bu zamlari Maliye Bakanligi aciklamasi gerekirken Sayin Basbakanimiz niye acikliyor.Yoksa birbirilerinden habersiz,mi calisyorlar.Eger Maliye Bakanliginin calismasindan memnun degilse neden Maliye Bakanligini fesh etmiyor.Maliye Bakanligina boşu boşuna maas ödeniyor o zaman.
Genel müdürün fikrasi mükemmel;Gercekten verilen ve yapilan zamlar icin cok uygun bir fıkradir.Emekliler ve işçiler ayriyeten memurlar,da bu yeni gelen zamlarin altindan nasil kalkinacaklar,Allah yardimcilari olsun saygilarimla.
Sevgili üstat, popülizm yaparak ve süslü laflarla emeklilere verilen zam zaten önceden alınmıştı ceplerinden. Sözde Emeklileri temsil ettiğini söyleyen bir zevat da, başbakana teşekkür çiçeği sundu. Bu sahneye tüm emekliler acı acı gülümsedi ne yazık ki! Bir buket kasımpatı çiçeğini niçin, kim ya da kimler adına başbakana sundu bu adam, tam olarak anlaşılamadı? Bir partinin grup başkan vekili de, başbakana bir bukle kasımpatı az gelir ve yakışmaz deyip, plastik kova içinde Teksas kaktüsü sundu:-) Birinci sunum mu, yoksa ikinci sunulu daha makbul ve anlamlıydı onun taktirini de, yoksulluk sınırı altındaki maaşlarla hayat mücadelesi veren emeklilerin taktirine bırakıyorum?
Adamlar ;'Madem siz bu kadar az parayla geçiniyorsunuz,daha da azıyla da geçinirsiniz.''diyorlar.Üretim yok,plan,proğram yok,sadece bol bol dedikodu üretiliyor.Bir milletvekilinin,bir dönem milletvekilliği yapmış kimselerin aldığı maaşla kaç emekli aile geniniyor dersiniz?Bir milletvekili kaç vergi mükellefinin çoluk çocuğunun ekmeğine ortak oluyor dersiniz?Biz bunları hak ediyoruz,hem de bol bol.
Emeklilere zam az veya cok yapmakla bu gemi yürümez. Hic bir dünya memleketinde emeklilerin Emekli maaslari ile lüks hayati yoktur emekliyerek ömürleri son bulur. bunun caresi sosyal yasadir bu sosyal yasa tam tamina cikmadan yapilan zamlar göz boyamadan öteye gecilmez. aziz nesinin bir sözünden o toplum kurtulamaz.Biz deki gibi kazan kaynatilir fakirde yer zengini de yer Kömür dagitimi gibi durumu iyi olanda olmayanda almaya calisir. Pis yerde yatmasi perisan giyinmesine göre karar veren kömür dagiticilara sasmamak elde degil Millet güzel giyinmekten güzel evde oturmaktan korkuyor yardim alamayacak diye eve giren gelir hesabina bakilmali ama bu sistem nerde yok yok bizde Bir sosyal yasali memleketten örnek(Her kisi nin ne kazanci var kurusuna kadar bilinir)
Bir kisinin sosyal geliri 347 eur.dur (bu sadece yasam parasidir) Borcu bile varsa asagi yukari kimse kesip alamaz.
1- kirada oturuyorsa arti kirasi extra ödenir yeni eve ciktiysa camasir mak. buz dolabina kadar esya veya parasi verilir Bozulunca ibraz ettiginde yerine saglami verilir
2- isinma parasi ödenir (isitmada sinir yoktur fazla yakma extra gelirse ayrica ödemesi yasa öder)
3- saglikla ilgili herseyi ödenir (güzellik ameliyatlari haric)
4- ulasim sosyal vs. %50 ucuz olur tv. vergisi ödenir.
5- gerekirse yazlik kislik bir sefere mahsuz giyim parasi donuna kadar ödenir vs. vs.
6- Bir kisi farz edelim 700.00 eur emekli maasi aliyor 450,00 eur kira ödüyor
347,00+450,00= 747,00 eur 47,00 eur acigi var bunu bir yerden alir
Tetersini düsünelim. 1000,00 eur emekli maasi var bu kendi ayaklari üzerinde duran bir bireydir.
Böyle bir durum cikar sa ne iyi olur. adil olur diye düsünüyorum. cikti diyelim her sey güllük gülüstanlikmi olur. Insan oglu hep ister hep ister Veren varsa hep beraber gidip alalim. sevgi ve selamlar yasar...