Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yaptıklarını ve yapması gerekenleri bize ayrılan bu sütuna sığdırabilmek biraz zor… Bir bakan için de böyle bir yazı yazmak biraz haddini aşmak gibidir. Bizler gazetecilik görevimizi yerine getirelim, üzerimizden bir yük kalksın...
Hepimizin bildiği gibi Ertuğrul Günay, son seçim öncesinde tepeden inme AKP saflarına katıldı, önce milletvekili sonra da Kültür ve Turizm Bakanlığına getirildi...
Eski bir sosyal demokrat olan, ancak Deniz Baykal ile anlaşamadığından, yıldızı barışmadığından CHP Genel Sekreterliğinden ayrılmış ve ismi hemen hemen unutulmuş siyasetçiydi. Tayip Erdoğan’ın yeni transferlerle herkesi kucaklayacağım demesinin ardından bir anda sosyal demokratlık düşüncesini bir kenara atarak Milli Görüş çizgisine yaklaşmıştır.
Haklı mı haksız mı biz bilemeyiz... Karar kendisinin...
Nereden nereye...
Siyaset arenamızda sosyalist marşlardan, ilahilere yönelenleri bu toplum çok gördü...
Makam hırsı, kazanç kapılarının açılması, yeniden göz önüne çıkma egosu çoğu insanın saf değiştirmesine neden olmuştur.
Kuşkusuz, bunun tam tersi de olmuştur...
Ertuğrul Günay’ın Kültür ve Turizm Bakanı oluşu toplumda, basında veya kültür camiasında pek çok insanı memnun etmişti. Ne de olsa daha aydın, kültürel olaylara daha başka bir gözlükle bakacağı sanılmıştı. Nitekim Bakan olur olmaz katıldığı bir televizyon programında karşısında bulunan, kültürel alanda isim yapmış kişilerle olan söyleşisinde güzel sanatların çeşitli bölümlerinin başında gelen tiyatro, opera ve bale gibi konularda konuşmuş ve olumlu sinyaller vermişti...
Bu konuşmadan sonra Ertuğrul Günay’dan kültürel kesimin beklentileri olmuştu... Ancak kültürümüzün temeli olan müze ve kütüphanelerimize nedense değinmeyişinin nedenini o programa konuk olarak bir müzecinin çağrılmayışına bağlamıştım.
Kuşkusuz, sosyal demokratlıktan tepeden inme de olsa gelen bir bakanın müzeleri üzerine eğileceği sanılmıştı...
Türkiye’de ne yazık ki, kültür varlıklarının korunduğu müzelere gereken ilgi gösterilmiyordu. Nedense müzelerimiz şimdiye kadar gelen hükümet ve bakanlarca daima üvey evlat muamelesi görmüştü. Büyük olasılıkla yeni bakanın bunları değiştirebilecek kültür birikimine sahip olduğu sanılmıştı...
Aradan epey bir süre geçti, Türk müzelerine yine gereken ilgi gösterilmedi. Yalnızca bir müze kart uygulaması yapılıp müzelerden alınacak az bir ücret karşılığı tüm müzelerin gezilebilmesi dışında hiç bir atılım yapılmadı.
Müzelerde yine yeterli personel yoktu? Diyanete bir yığın kadro alınırken müzeler yine kadrosuzdu... Çeşitli nedenlerle görevlerinden ayrılan müze ve uzmanların yerleri doldurulamıyordu. Müdür atamalarında yeterince yetişmiş eleman yoktu. Müzelerin önemli bölümleri personelsizlikten kapalıydı. Örneğin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde dünyaca ünlü tabletlerin yer aldığı bölüm uzmanlar emekliye ayrıldığından kapalıydı. Bir uzman kolay yetişmiyordu... Bu arada bilimsel ve yöneticilik yönleri ağır basan birçok müzeci özel müzelere veya üniversitelere geçmişti...
Sayın Bakan bunlarla ilgilenmedi...
Ancak basında zaman zaman ön plana çıkmayı başardı. AKP yönetimine bakın ne güçlü adamı kadronuza aldınız gibisinden hareketlerde bulunmaya başladı. Onun bu davranışları partisi içerisinde bazılarının hoşuna gitmiş olabilir. Ancak tek lider sultasının tüm ağırlığı ile hakim olduğu siyasetimizde O’na karşı çıkanlar da olmadı...
Herkes sus pus…
Ertuğrul Günay’ın basında ilk yer alışı, AKP yönetimine karşı yüklenenlere karşı sanki kırk yıllık AKP’li gibi savunmaya geçmesiyle dikkati çekti...
Kendisine uzatılan her mikrofona konuşurken Frankfurt Kitap Fuarında büyük bir gaf yaparak, Roj TV’ye bilmeden konuştu. Kendisine uzatılan mikrofonu tutana hangi televizyondansın demeyi unuttu. Oysa o fuarda Irak pavyonunda koskocaman, Türkiye’nin illerini de kapsayan bir Kürdistan haritasına bazı vatandaşlarımızın tepkisi olmasına rağmen Kültür ve Turizm Bakanı olarak tepkisini ortaya koyamadı.
Geçtiğimiz bayramda Ordu’da vali niye beni il sınırında karşılamadı gafına ise önceki yazımızda yer verdiğimizden bu kez ondan söz etmeyeceğim. O yazımda diyeceğimi demiştim, ama unuttuğum bir nokta da birçok illerimizde il sınırları ile merkezi arasında kilometrelerce yolun olduğudur. Bakan gelecek diye en azından 30-40 km yol gidip sınırda karşılayacak, sonra onun konvoyunda geri döneceksin!..
Çağdaş ülkeler buna güler mi ağlar mı bilemeyiz...
Ertuğrul Günay’ın öncelikle bilmesi gereken kültürün bir eğitim işi olduğu ve bu sorunun mutlaka çözümlenmesidir. Bunun yanı sıra da müzelerimizin, değerli pek çok belgelerin yer aldığı kütüphanelerimizin çağdaş düzeye ulaştırılmasıdır.
Bunun için de aydın, bilimsel ağırlıklı yönetici ve uzmanlara ihtiyaç vardır.
Kültür ve Turizm Bakanı müzelerin dışında kalan ve onların kontrolünde olması gereken ören yerleri, kazı alanlarını kontrol etmesi, sit alanlarının yeterince korunmasıdır. Ayrıca bu gibi yerlere el atmaya çalışan yerel yönetimlere, bir takım çıkarcı sermayeye karşı duymak durumundadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası ise bu görevi Kültür ve Turizm Bakanlığına vermiştir.
Bakanlık bu yasaya ne derece bağlı kalıyor?
Kültür ve Tabiat Varlıklarına Koruma Kurullarına gerçekten işini bilen bilim adamları mı atanıyor?
Yoksa iktidardaki siyasi partinin yandaşları mı buralara üye oluyor?
Eğer öyleyse yerel yönetimlerin ağırlığı olan kurullardan çıkan kararların doğruluğuna ne derece inanılır?
Güllük Mandalya Körfezine bir holdingin doldurduğu molozlar ne oldu? Öyle mi kaldı, holdinge temizlettirildi mi?
2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’da Ayasofya Meydanında çelik ayaklar üzerinde yükselen otel inşaatı basında ayyuka çıkınca, bilimsel kişilerce incelettirileceğini söylemiştiniz. Sahi oradaki otel ek binasının durumu ve altındaki antik eserlerin durumu nedir?
Sultanahmet esnafı oraya otel yapılmasının emri büyük yerden geldi diye dedikodu yapıyor. Biz böyle bir şeye inanmak istemiyoruz ama elin ağzı torba değil ki, konuşuyor işte...
Kısacası Kültür ve Turizm Bakanının karşılama törenlerinden çok kültürel konularda yapacağı işler ve çözeceği sorunlar yumağı bulunuyor.
Haddimizi aştık ama bizden hatırlatması...
erdemyucel2002@hotmail.com