2
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Füze Kalkanı Projesi Türkiye’nin Kazancı mı?

Türkiye’de yazılı ve görsel basın, içe dönük konularla ilgilendiğinden oynanan oyunların üzerinde nedense pek durmaya zaman ayıramıyor. Son günlerde önemsiz sayılabilecek haberler arasında yer alan, gerçekte Türkiye için büyük önem taşıyan “füze kalkanı projesi” basınımızda yeterince yer almadı.

ABD’nin Türkiye üzerinde kurmayı tasarladığı, İran’a karşı olan füze kalkanı projesi gündeme getirilmişken, kısa bir süre öncesi de İran yönetimi, kendisine yönelik olası saldırıya karşı uzun menzilli füzelerini sergileyerek bir bakıma gövde gösterisi yapmıştı. Bununla da kalmayarak İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad; “ İran ordusu ülke ve bölge güvenliğinin hizmetinde savunmaya yönelik, caydırıcı bir güçtür. Bugün dünyada hiçbir güç İran’a el kaldıracak cesarete sahip değil. Bir kez daha vurguluyorum ki, silahlı kuvvetlerimiz dünyanın neresinde olursa olsun bize karşı elini tetiğe götürmek isteyenlerin elerini kesecek” diyerek bir tehdit savurduğu basında yer alan haberler arasındaydı. Kuşkusuz, ABD ve İsrail başta olmak üzere birçok batı ülkesi İran’ın nükleer programından rahatsızlık duyuyorlar.

İran’ın nükleer tesisleri Arak’ta ağır su üretimi olarak yapılmıştır. Bu tesisin nükleer silah yapımında kullanılabilir olduğu söyleniyor. Buşehir’deki nükleer santral için Rusya 80 ton düşük zenginlikte uranyumu İran’a vermiş. Natanz’daki tesiste uranyumu zenginleştiren santrifüj bulunuyormuş… İran bu tesisisin elektrik üretiminde kullanacağını ileri sürüyor. İsfahan ise İran’ın nükleer araştırma merkezi olup bünyesinde birçok nükleer reaktör bulunuyor, laboratuarlarında teknoloji geliştiriliyor.

Bütün bunlar, basında yer alan bilgilerdir. Bunun dışında nükleer tesislerde neler yapıldığını şimdilik pek bilen yok…

Nükleer güç yalnız İran’da değil, diğer ülkelerin çoğunda da var. O halde neden önce Irak ve sonra İran?

ABD İran’a karşı bir müdahalede bulunur mu?

Irak’ta yaşananlardan sonra ABD’nin böyle bir müdahalede bulunması düşünülemez. ABD Irak’taki askerlerini çekmeye başlamasına rağmen, ülke karışıklıklar içerisinde bocalıyor ve bu karışıklık sona ereceğe de benzemiyor. Terör her gün yeni boyutlara erişiyor ve can kayıpları artıyor. Olası bir olay yalnızca Ortadoğu’yu değil tüm dünyayı rahatsız eder ve vahim sonuçlar doğurur. Kaldı ki, İran’ın gücü hiçbir zaman Irak ile kıyaslanamaz…

ABD’nin Türkiye’de kurmak istediği füze kalkanı projesine Türkiye, mekik diplomasisi yapılmasına rağmen net bir yanıt verilemedi. Bu konuda kısa bir süre öncesi Çankaya’da de bir zirve yapılmış, ancak basına pek fazla bir haber sızdırılmamıştı.

Türkiye bu yüzden sıkıntılıdır. NATO’nun kurmayı planladığı füze kalkanı teklifinin arkasında kim var?

Kurulması teklif edilen füze kalkanı kimi korumak için yapılacak?

İran ile İsrail gerginliği dikkate alınacak olursa, İsrail, Türkiye üzerinden mi korunmak isteniyor?

Önümüzdeki günlerde Lizbon’da yapılacak zirvede bu konu gündeme getirilecek mi?

Türkiye bunu kabul ederse savunma yönünden batıya bağımlı olup olmayacağı da tartışılacak bir başka konudur. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen zirve öncesinde Ankara’nın bu konuda bir karara varmasını bekliyor…

Türkiye üzerinden batılılar bir kumar oynarken, Türkiye’yi de çekinmeden ateşe atabilirler. Türkiye ile İran arasında herhangi bir sorun olmadığı dikkate alındığında, iki ülke arasındaki ilişkilerin de bozulması olasıdır.

Füze kalkanı projesi kuvveden fiiliyata dönüşürse, Türkiye’nin hem İran’ı hem de onunla yakın ilişkilerde bulunan Rusya’yı da karşısına alacağı açıktır. Bunun aksine batıdan koparak doğuya kayması da olabilir.

Füze kalkanı kurulacak olursa tetik ve kontrolü kimin elinde olacak?

Kurulması istenilen füze kalkanı Türkiye’de olacak ama kullanma yetkisi NATO’ya verilecek… ABD NATO üzerinde etkili olduğundan tetiğin kimin elinde olacağı da böylece ortaya çıkmıyor mu?

Amaç aralarında hiçbir sorunu olmayan İran’a karşı Türkiye’yi korumak mı? Yoksa İsrail’i korumak mı?

Açıkçası Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi gerginlik yaşanırken birden Türkiye İsrail’in koruyuculuğunu her türlü tehlikeyi göze alarak üstlenmiş olacak…

O zaman İsrail ile arayı, neden bozduk?

Konunun ana noktası da burada düğümleniyor…

Kısacası dış politikamız yönünden can sıkıcı bir olay… İnşallah bu badireyi de kazasız belasız atlatırız…
 

erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 11 Kasım 2010 Perşembe 19:18:34


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Mehmet E. IP: 84.62.53.xxx Tarih : 12.11.2010 16:40:28

Hocam ellerine saglik"Güzel bir konuya degınmissin.Aslinda bu konuyu Türkiye,de herkes tarafindan bilinmesi gerekir bir konu oldugunu düsünüyorum.Cünkü Türkiye,nin kim dostu kim düsmani oldugunu her Türk bilmesi gerekir sanirim.ABD israili korumak icin Türkiye,yi kalkan olarak kullanmak istiyor.

ABD Türkiye,yi Irana karsi düsman ilan etmesi icin her türlü oyunu oynuyor.Su son yillarda iran,la her türlü güzel olan iliskilerimiz var,Bunu bozmak isteyen ABD Türkiyede irana karsi füze kalkanlari kurmak istiyor.Türk Halki bundan emim olmasi lazim,ki bu füze kalkanlari Türkiye,yi korumak icin degildir.israili korumak icin bu oyunu oynamaktadir.

ABD bir kac kez Türk yetkileriyle bu konuyu konustular Türk yetkililer onay vermeyince simdi Sözüm ona Nato tarafindan konulmasi isteniliyor.Nato demek ABD demektir,Konulmasi istenilen füze radarlarini,da otomatik olarak ABD,nin denetimine gececektir.Ve iranla olan güzel olan iliskilerimizi böylelikle sifira indirip iran,da hakli olarak komsusu olan Türkiye,yi ister istemez düsman ilan edecektir.

ABD israili güvence altina aldiktan sonra israil,de daha büyüyüp genislemek icin o bölgede jirit atarak her türlü baskiyi yaparak katliamlara basliyacaktir.Bu arada,da Türkiye Zaten AB ülkeleri tarafindan istenmiyen bir ülke oldugu icin,de tek basina kalma ihtimali,de vardir.O Zaman Türkiye,nin hic bir komsusu yaninda yer alip savunacagini zannetmiyorum.

Türkiye,nin Asya kitasinda itibari yavas yavas yükselen ve kredisi yükselen bir ülke konumundadir.Füze kalkanlari yüzünden kredisini sifirlayabilir.Buna cok dikkat etmesi lazim.Türkiye dimdik durup benim komsularimla iyi iliskiler kurmak istiyorum Hudutlarimizi birbirimize acmak istiyoruz füze kalkanlarina Türkiye ve Türk Halki ihtiyaci yok demesi lazim.

Türkiye AB ülkelerinden kabul görmedigi gibi,Asya,da yavas yavas iyi giden iliskilerini bozmak isteyen ABD ye hayir demesi lazim ve demek zorundadir.Eger evet buyurun koyun bu istediginiz füze kalkanlarini derse o zaman bu badireden kazasiz atlatacagina kimse aklina getirmesin saygilarimla.