19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Galibiyetlere Sevinemiyorum!


Türk Milli Takımı 2008 Avrupa Şampiyonasında, sakatlarına, kart cezalı oyuncularına rağmen beklenmedik sonuçlar alıyor. Spor sayfasındaki köşemde takımımız ile ilgili görüşlerimi dile getiriyorum; isterseniz oradaki yazılarıma göz atarsınız. Bugünkü yazımda Milli Takımımızın aldığı sonuçlara sevinip sevinme konusunda benim bazı tereddütlerim var. Onları sizlerle paylaşmak istiyorum…

Hırvatistan maçı öncesi katıldığım bir televizyon programında, bana ister kızın ister kızmayın ve de suçlayın, benim gönlüm bu maçı kazanmamıza razı değil demiştim. Kuşkusuz, pek çok izleyiciden de tepki almış olmalıyım… Önceki yıllarda da bir sohbet sırasında Prof. Dr. Emre Kongar da “Bir maçı kazanacağız diye ödüm patlıyor, ola ki kazanırsak birçok masum insan ölecek veya yaralanacak” demişti.

Hırvatistan maçı öncesi bir gazete de manşetinde, maçın bitiminde “23.30’da tam siper” başlığı atarak toplumu uyarmıştı. Daha doğrusu Hırvatları yenersek eviniz bile maganda kurşunlarına karşı emin değil, içeride tam siper yapın demek istiyordu.

Futbolda kazandığımız birçok başarıdan sonra şehirlerin göbeğinde nereden çıktıkları belli olmayan magandalar, başka bir deyişle şehir eşkıyaları, şehir teröristleri ortaya çıkıyor ve etrafı kurşun yağmuruna tutuyor. Güvenlik güçlerinin ise toplum zafere susamış ses çıkarmayalım düşüncesi içerisinde sesleri solukları çıkmıyor, tam siper yapıyor. Ertesi günü yazılı, görsel ve internet basınında zaferin nelere mal olduğunu, masum insanların canlarının yandığını veya öldürüldüklerini görüyoruz. Sonra her şey unutuluyor; tâki bir başka zafere kadar...

Hırvatistan maçı öncesi günlük gazetelerden birisinde on yaşındaki talihsiz küçük bir kızın; İzel’in insana üzüntü veren yan yana iki resmi vardı. Gazetedeki bu resimlerden birisinde gülen, gözleri parlayan, şipşirin bir kız çocuğu hemen yanında şişen gözleri kapanmış, başı sargılar içerisindeki diğer resmi...

Küçük İzel’e ne olmuştu?

İstanbul Küçükçekmece’deki evinin bahçesinde, Çek Cumhuriyetini yendiğimiz maçtan sonra havai fişek gösterisini izlerken bir şehir eşkıyasının başına isabet eden kurşununa hedef olmuş, beyin zarı zedelenmiş, yüzü tanınmaz hale gelmişti...

Kuşkusuz, geri zekâlı şehir eşkıyası minik bir kızın hayatını kararttığının farkında bile değildir; onun milli hisleri (!) kabarmış, silahını ateşlemiş... Milli Takımın zaferini, 250 gr.lık beyni ile kutlamıştı...

O akşam katıldığım televizyon programında bu yüzden Milli Takımımızın kazanmasını istemiyorum, bir insan yaşamı, atılacak bir golden çok daha önemli değil mi demiştim.

Bana ister kızın ister kızmayın; hiç de umurumda değil...

Kutlamalar bununla da kalmadı. Ertesi günü görevim icabı basını izliyorum ve bakın nelerle karşılaştım.

Mersin’de on bir yaşındaki Hüday maganda kurşunuyla yaralanmış ve kurşun izini yüzünde yaşamı boyunca taşıyacakmış... Antalya’da Maruf Güvecioğlu, Siverek’te Sultan Baylan evinin damında uyurken maganda kurşunlarına hedef olmuş... Sultan Baylan çenesinden yaralanmış, sağlık durumu ciddiyetini koruyormuş... Adana’da ise üç kişiden ikisi kendilerini vurmuşlar... Hiç olmazsa başkalarına değil kendilerine zarar vermişler.

Mersin’de Ali Karakoyun balkondan kutlamaları izlerken bacağından yaralanmış...

Adana Seyhan’da Elif Burak kalçasından vurulmuş...

Niğde’de Yasemin Gök’ün karnına bir kurşun isabet etmiş...

İstanbul Fatih’te evinin balkonunda bir çocuk annesi, altı aylık hamile Emel Aytürk de yaralananlar arasında...

Maganda kurşunlarıyla kolundan yaralanan dokuz yaşındaki Duygu Kader Öztürk ise “Bu magandalar yüzünden artık futboldan nefret ediyorum. Bundan sonra çok sevdiğim Fenerbahçe’yi bile tutmayacağım” demiş...

Adana’da sokakta yapılan düğünde aşka gelen bir şehir eşkıyası pompalı tüfeği ile ateş açmış, on bir kişiyi yaralamış, altı yaşındaki yeğenini öldürmüş...

Bursa’da ise kendilerine neden gürültü yapıyorsunuz, maç sevincinizi başka yerde paylaşın diyen yirmi üç yaşındaki Ömer Dündargil’in ölümüne neden olmuşlar...

Taksim Meydanında ise yılbaşı tacizcileri bu kez kılık değiştirip milli maç tacizcilerine dönüşmüş... Turist kızlara elleriyle cinsel sapıklıklarını sergilemişler. Bereket versin ki, oradan geçen yunus ekipleri kızları magandalardan kurtarmış, tacizcilerden birisini de gözaltına almış...

Kısaca sıralamaya çalıştığım örneklerin dışında, basına, polise yansımayan daha pek çok olay vardır.

Milli Takımımızın kazanmasını neden istemediğimi şimdi anlatabildim mi?

Maç biter bitmez, çoğu insan eşini dostunu telefonla arayıp; aman camlardan uzak durun, balkona, pencereye çıkmayın, evinizin içerisinde tam siper yapın demedi mi?

Bu magandalar acaba silahlarını ateşlerken bir diğer eşkıya da benim yakınlarımı vurur diye düşünmüyorlar mı? Herhalde 125 veya 250 gr.lık beyinlerine bu olasılık gelmiyor!..

Konunun hukuksal boyutuna gelince, havaya ateş açanlar hakkında yeterli cezai bir müeyyidenin olmadığını hayretle görüyoruz. AB normları dersek, onlarda bizde olduğu gibi maç kazanınca, düğün veya kına gecesi gibi geleneklerinde silahlarını ateşleyenleri göremeyiz. Onlarda erkeklik anlayışı bizde olduğu gibi cinsel organları veya ellerindeki silahlarla bağlantılı değildir. Erkek çocuk babaları küçük yaştaki erkek çocuklarından “göster amcana pipini!” diye övünmezler.

Bizim 6136 Sayılı Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” ve “Meskûn mahalde havaya ateş açmak” gibi yasa maddelerimiz vardır. Bununla ilgili olarak 1–3 yıl arasında dava açılır ve çoğu dava da suçlu nedense para cezası ile kurtulur. Kuşkusuz, giden gittiği, yaralanan da yaralandığı ile kalır. Ömür boyu o yaranın izlerini taşır.

Yazılı ve görsel basın sürekli “yapmayın, sevincinizi böyle belli etmeyin, adam gibi sevinin” diyor. Son Hırvatistan maçından sonra futbolculardan Arda Turan bile televizyon ekranlarında,” kazandık ama ne olur silah atmayın, kimseye zarar vermeyin” diye adeta ağlamaklı konuşmuştu.

Maganda veya şehir eşkıyası anlar mı? Dinler mi?

Ya silahına ya da pantolonuna davranır.

Bunun çözümü var mı?

Var tabii...

Meşhur bir sözden yola çıkalım; Nush ile uslanmayanın hakkı kötektir...

Bir yasa çıkarırsın, güvenlik güçleri ile asker dışında hiç kimse silah taşıyamaz, evinde de bulunduramaz dersin... Aksi durumlarda da ertelenmeyecek uzun süreli hapis cezaları getirirsin. 27 Mayıs ihtilali sırasında silahlar teslim edilecek, evde de bulundurulmayacak denilmişti. Herkes kuzu kuzu götürüp silahını teslim etti.

Olup bitti...

Ne yani hükümet bu işin üstesinden gelemiyor, güvenlik güçleri sessiz kalıyor, meydanlar, caddeler şehir eşkıyalarına kalıyorsa, biz Milli Takımın zaferlerine sevinelim mi?


erdemyucel2002@hotmail.com

Yayın Tarihi : 24 Haziran 2008 Salı 00:36:28


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Teoman Törün IP: 88.244.132.xxx Tarih : 24.06.2008 10:46:16

Nazmi Öner refikimizin kulakları çınlasın; "İnsan"ı defterden silen bir(milliyetçilik, din gibi)soyut kutsal değer anlayışına şartlanmışlıkdan kurtulmadıkça bu magandalıkların önüne geçilemez. Kutsallığı insan kardeşliği ile harmanlayan bir ideali yerleştiremedik.


hasan ari IP: 80.143.30.xxx Tarih : 25.06.2008 01:42:31

Sayin erdem bey görüslerinize tamamen katiliyorum inanin bende milli takimimizin galip gelmesini hic istemiyorum cünkü ülkemizde hala futbolun bir spor oldugunu bilmiyenler hala cogunlukta takimimiz mac kazandiginda cok korkuyorum yine kac kisi yaralanacak,kac kisi ölecek diyorum ama ne yazikki hala buna kader ve takdiri ilahi diyenler var yazik cok yazik ne diyelim artik.Saygilarimla.


Yılmaz Ergüvenç IP: 78.173.239.xxx Tarih : 26.06.2008 17:27:36

Sevgili Erdem. Şaşırıyorum; günümüzde bu kaza kurşunlarına hâlâ 'Takdiri İlâhi', 'Alın yazısı' diyebilenler çıkabiliyor. (Dönem XXI.yüzyıl). Bir kişi de 'Takımımız galip dönsün, 121 koyun kurban edeceğim.' demişti. (Niçin 121, bir nedeni olmalı.) Bir diğeri '121 de laf mı? Ben binikiyüz koyun kurban edeceğim.' dedi. Demek ki galip gelse idik, İstanbul caddelerinde kan dereleri oluşacak, denizin rengi kızıla dönecekti. Havalimanında deve kesen bu günün rical-i devlet zihniyeti, kurbanları doğal karşılayacaktı. Onların dili ile söyleyeyim: 'Galip gelemedik ama, her şeyde bir hayır vardır.'


mehmet ersindigil IP: 84.62.5.xxx Tarih : 24.06.2008 10:31:53

Sayin hocam talihsiz baslik deyip satirlarimi yazmaya basliyacam.Ölümden kacinilmaz ecel geldi,mi nerde olursa olsun mutlaka yakalayacak,tir,Bu tür ölüm vakalari inancimiz varsa takdiri ilahidir.Bu tür ölümler sadece azraile bahanedir.Evet bende endiseliyim hemde cok,Yarin aksam Almanya ile Türk milli takimi oyniyacaktir,Almanyadaki Türkleri göz önünde bulundurarak endiseliyim.Bütün dünyada fanatik,er vardir yarinki macta en ufak bir kivilcim cok seylerin degiseceyine inanmaktayim.Ölüm olacaksa zaten azrail hazir bulunacak,Tipki Antepte dügünden dönen bir münübüsün trenin altinda süreklendigi gibidir.Tren yolu kapali oldugu halde gaza basip gecmek istemesi bence ölenlerin alin yazisidir.Günlük Trafik kazasindan ölenleri göz önünde tutarsak Milli mac sevinclerinde ölenler milyonda bir ancak gelir.Burda sevinmesini bilmedigimiz ve sevinmege hasret kaldigimiz icin bu tür olaylar oluyor malesef.Burda silah icin söylediginiz gibi aynen katilyorum,Devlet istese Buyurdugunuz gibi Emniyet gücleri disinda kimse kullanmamali. O zaman,da kiliflarinda paslanmis olan kiliclar ortaya cikar,Oysa böyle Milli maclara katilan devletler icin büyük bir firsattir,Para ile yapilmayacak kadar büyük bir reklamdir.Evet tekrar söyliyorum yarinki macta olacak hadiselerden dolayi endiseliyim ama ne olursa olsun Türkiyenin kazanmasini isterim vede cenabi haktan dualarimla diliyorum,Kusur ettiysem özür dilerim saygilarimla.


elif burak IP: 78.182.143.xxx Tarih : 30.07.2008 17:59:44

merhabalar ben Elif Burak yani Adana'da kalçasından vurulan kişi...Bir hayat ancak bu kadar ucuz olabilir insanlarını gözünde.Hiç yoktan yere anlaşılması güç bir sevinç anlayışı hayatıma mal oluyordu.Hala acısını yaşadığım olay psikolojik olarak da beni yaraladı.Ne diyebilirim ki hala adaletin yerini bulmasını beklemekteyim.Hocam ülkenin yarasına dokunabilen nadir insanlardan olduğunuz için minnettarım...


Nazmi Öner IP: 88.254.171.xxx Tarih : 26.06.2008 14:18:36

Bu konuda elbette ki tek bir can kaybı bile dünya şampiyonluğundan daha önemlidir. Üstelik verilen kaybın, kazanılan başarıyla ilgisi yoktur. Yani elde edilen başarının sağlanmasına katkısı olmadığı gibi başarıyı gölgelemektedir. Suçsuz günahsız bir insan dünyasını değiştirmektedir. Ölen insan için artık ülke de, takım da, maç da ve daha başka her şey bitmiştir. Bir ölü için, bu dünyadaki hiçbir şeyin önemi yoktur. Milli takımın kazanmasına sevinmek, kutlamak, gurur duymak doğal olarak herkesin hakkıdır. Ama aklı aşan hamaset gösterileriyle çevreye zarar vermeye kimsenin hakkı yoktur. Ayrıca sonuç olarak bu bir spor etkinliğidir; savaş değildir. Kimse düşman da değildir. Gelir dağılımındaki dengesizliğimizi düzeltmeye de yaramaz. Fakat burada en önemli husus, hamasetle gözü döndürülen maganda kadar ve hatta ondan fazlası, idarenin bu olaylardan rahatsız olmamasıdır. Bilindiği gibi milletvekillerimiz olur olmaz yerlerde silahlarıyla da hava atmaktadır. Ve her ne kadar Köroğlu “Delik demir icat oldu mertlik bozuldu” dese de, bu magandalar gibi bazı vekillerimiz de silahı, Türklüğün, erkekliğin, yiğitliğin vs. önşartı saymaktadırlar. Eğer idare müsamahalı davranmasa hiç kimse ölmez diye düşünüyorum. Çünkü aynı insanlarımız, Avrupa’da yaşadıkları ülkelerde aynı davranışları göstermiyorlar. Herkes gittiği ülkenin kurallarına uygun olarak yaşıyor. Umarım ülkemize yerleşen Avrupalılar da bize uymazlar.


hakem IP: 78.175.224.xxx Tarih : 24.06.2008 11:42:30

Ben buna başarı demem.Bu ülkede asgari ücretin 440 ytl olduğu bir yerde bunların dünyanın parasını almaları sadece ahmaklıktır.Bu kadar aç perişan çöplerden ekmek toplayan çocuklar,maddi sıkıntı için intihar eden,çoluk çocuğunu doğrayan,etini satan vs.varken bunlara sevinmek ,bunu ülke meselesi haline getirmek bu kadar abarmak acizlik ve çaresizliktir.Yazık yazık bu ülke sadece bir kaç guruba hizmet ediyor,ülke futbolcuların mankenlerin memleketi olmuş.


erdal geyikçi(köçek)...! IP: 88.231.93.xxx Tarih : 24.06.2008 23:11:57

merhaba erdem abi..milli takımımız ülkemize sevinçler yaşattı.bunun yanısıra üzücü olaylarda yaşandı.egerki yarınki maçtan sonrada üzücü olaylar yaşanacaksa,MİLLİ TAKIMIMIZ YENİLSİN.gönül isterki avrupa kupasını alalım.sevinçler yaşamak için illahaki üzücü olaylarmı yaşayacak erdem abi..ben burdan"bireysel silahlanmaya hayır diyorum",galip geldiğimizde inşallah üzücü olaylar yaşanmaz erdem abi...saygılarımla.erdal geyikçi(köçek)...