2
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Kültür varlıklarımıza basının ilgisizliği!..

Günümüzde Medya diye isimlendirilen ve bu sözcüğün içerisinde toplanan yazılı, görsel ve internet yayınlarını incelediğimizde, memleketimizin gerçek zenginliğini oluşturan konuların başında gelen kültür varlıklarımızın, müzelerin ve müzelerdeki eserlerle ilgili haberlerin yer almadığını üzülerek görüyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültür varlıklarını korumanın yanı sıra çok önceki yıllarda yurt dışına kaçırılmış eserleri geri almak için bir takım çalışmalar yapıyor, bazılarını da yurda geri getiriyor.Ne var ki, medyada sesini duyuramıyor?

Bunun nedenleri nedir?

Medya’da görev yapanların ilgisizliği mi, bilgisizliği mi?

Bakanlığın ve müzelerin yapmış olduğu olumlu işlerden konuyla ilgili olanların bile haberi olmuyor. Çoğu müzecimiz üzerlerine ölü toprağı serpilmişçesine sessiz. Eski günlerin ateşli, yayınlara ağırlık veren, müzelerini ön plana çıkarma yarışı içerisindeki müzecilerden de eser yok!..

Medyadaki yayınlara şöyle bir bakın; hangi olayların gündeme taşındığını görün… Öncelikle yarısı Amerika’ya kaçırılmış, yarısı Antalya’da olan Yorgun Herakles heykelinin Türkiye’ye getirilişi mi, yoksa yıllardır bunun uğraşını veren Aktör Salih Güney ile Gazeteci Özgen Acar’ın “sen bulmadın ben buldum” kavgası ve sonunda mahkemelik olmaları mı basında öncelik kazandı?.. Oysa Herakles’in Amerika’da bulunan parçasını ilk kez tesbit eden Prof.Dr.Jale İnan idi. Ne yazık ki, Prof. Dr. Jale İnan basında ön plana çıkarılmadı.

Bunun ardından Kültür ve Turizm Bakanlığının müzelerde sergilenen ve yine müzelerde benzerleri olan tarihi eserlerin satılıp satılmaması konusu gündeme getirildi. Bakanlık bu konuda tam bir açıklama yapamadı veya yaptı da basındakilerin çoğu konu dışında olduklarından olayı yanlış yorumladılar. Büyük olasılıkla bakanlık bu konuyla ilgili olarak basını yeterince aydınlatamadı.

Meşhur sözdür köpek insanı ısırırsa haber olmaz, insan köpeği ısırırsa haber olur örneği gibi…

Yeri gelmişken Kültür ve Turizm Bakanlığının bir eksiğini dile getirmek isterim. Kuşkusuz bakanın basın danışmanları vardır. Büyük olasılıkla bakanlığın kendisini tanıtamamasındaki en büyük eksiklik de bence buradan kaynaklanıyor. Basın danışmanının görevi yalnızca basını izleyip, bakanlığı ile ilgili haberleri bakana sunmak veya bakanlığın konuyla ilgili haberlerini basına dağıtmak olmamalıdır. Basın danışmanı gazetecilik kimliğinin yanı sıra kültürel konuları yeterince bilen, basınla iyi ilişkiler kuran ve sürekli onlarla irtibat halinde olan kişi olmalıdır. Uygulamada bunun aksi olunca da Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptığı olumlu işler yerine lüzumsuz olanların basında yer alması da doğal oluyor.

Geçtiğimiz yıl Gaziantep’te olağanüstü bir müze açılmıştı; Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi. Müzede Zeuğma antik yerleşim alanından çıkan eserler sergileniyor. Teşhir ve düzenlemesinin en üst düzeyde olduğu söyleniyor. Bununla ilgili basında ne kadar haber çıktı, bir iki kişi dışında köşe yazarlarından kaçı konuyla ilgili yazılar yazdı? Bildiğim kadarıyla bir iki haberci üstün körü konuya değindi. Hepsi o kadar…

Oysa açılıştaki kalabalık davetlilerden kaçı konunun uzmanıydı? Kültür varlıklarına gönül vermiş kişiler, akademisyenler, müzeciler açılışa davet edilmişler miydi? Türkiye için çok önemli bir müzenin açılışı yapılırken siyasetçiler mi, yandaşlar mı yoksa konuyla ilgili müzeciler veya arkeoloji, sanat tarihi öğretim üyeleri mi öncelikliydi?

Aynı açmazı mecliste de görmüyor muyuz? Siyasi partilerin liderleri seçtikleri milletvekilleri arasında arkeologlara, sanat tarihçilerine, mimarlara yer vermeyi akıllarından geçiriyor mu? Bu konuda uzmanlaşmış milletvekilleri olmayınca kültür varlıklarını ilgilendiren konular da meclise yansıtılmıyor. Bütçe görüşmelerinde de meclisten en kolay Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesi geçiyor. Birkaç tane eften püften (!) soru önergesi veriliyor. Hepsi o kadar…

Son yıllarda Kültür Varlıkları yönünden önemli adımlar atılmış, ancak bunlardan toplumu bir kenara bırakın, konunun uzmanlarının da haberi yok… Basında çıkan haberlere şöyle bir bakın; müzelerden eser çalınmışsa veya yurt dışına bir eser kaçırılmışsa haber oluyor. Ancak ülkemize yurt dışından iadesi sağlanan eserlerle ilgili haberler nedense basında yer almıyor. Oysa magazin haberleri ve meclisteki kavgalar çok daha ön planda…

Kültür varlıkları konusunda yurt dışından iade edilen eserlerle ilgili bir yazı yazmak amacıyla Müzeler Genel Müdürlüğü’nden bilgi istedim. Kocaman bir dosya gönderdiler. Bu dosyada yurt dışından iadesi sağlanan eserlerin listesi ve özellikleri vardı. Sanırım bu listeden pek az kişinin bilgisi vardı. 1980 yılından bu yana bu konuda epey yol alınmış. Aphrodisias’tan Amerika’ya kaçırılan eserlerden geri alınanların tam listesini yayınlamaya yerimiz uygun olmadığından son on yıl içerisinde getirilerden söz edeceğim.

Topkapı Sarayı Müzesi’nden çalınan Kur’an, Almanya’da Tütingen ve Bremen’de ele geçirilen eserler, İngiltere’den bronz Dionysos heykeli, Fransa’dan Sultan II.Abdülhamid ve kızı Ayşe Osmanoğlu’a ait eşyalar, Almanya’dan mermer steller, İsviçre’den Laodikya antik kentinden çalınan bronz el, Kocaeli Fuarından çalınan heykel başı, Bremen’de ele geçen 1182 parça eser, Sardes kökenli antik tıp aletleri, Sırbistan’dan 1865 eser, İngiltere’den 17 eser, Almanya’dan geri alınan Boğazköy sfenksi ,Birleşik Arap Emirliklerinden , İzmir Agorasından çalınan heykel başı, Balıkesir’den çalınan zırhlı imparator heykeli,Bremen Bit pazarında ele geçen 1182 eser, Efes kökenli stel,Tatarlı tümülüsüne ait ahşap eserler…

Yurt dışından iadesi sağlanan eserlerin listesi böylece uzayıp gidiyor…

İşin acı yönü de bu olumlu çalışmadan bilgisi olan, medyaya taşıyan kaç kişi var? Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu konuda eksikliklerinin olduğu ortada ve bu eksikliği kim giderecek?


erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe 11:47:15


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Mehmet Ersindigil IP: 84.62.12.xxx Tarih : 29.03.2012 14:28:04

Hocam ellerine saglik"bu güzel kültür sayfasini sundugun icin eksradan tesekkür ederim.Umarim ilgi görür ve okuyucular faydalanir.Sanirim görsel basindan sabah programlari yapan yapimcilarin bir programini,bu köseye tasisaydin daha fazla ilgi görürdü.Cünkü bizlerin kültür ile ilgilendigimizi sanmiyorum.Eger Türkiye genelinde %10 ilgileniyorsa bu büyük bir basaridir demek gerekir.Yurt disindan gelen turistler haric.

Biz günü kurtarma pesinde olan insanlariz.Aksamdan diger günün yemeklerini yapip,evlenme, dizilere, ve buna benzer programlara katilan insanlarimiza bakiyorum bu tür insanlarimizin yüzde kaci kültürle ilgilenir diyorum.Görsel basinda gördügüm kadari ile biz insanlar hep macara ve dedikodu pesinde oldugumuzu anladim.Kültür Bakanimiz,kacirilan kültürümüzü geri getirme ugrasi acaba bu ugraslarina deger,mi,varlik olarak evet.

Cocukluk cagindan cikip genclik yillarina adim attigimda,kendimi bir müzede gördüm.Ve ordaki eserlerden cok cok etkilendim,Bu eserleri bunlari nasil yapmislar,tuhafima gitti.Cünkü o zaman,ki teknoloji simdiki gibi gelismis degildi.Oysa günümüzde biz yaptik,degil,de,ben yaptim politikasi almis gidiyor.Kültür bakanligimizin görevlendirdigi ilgili kisilerin sanirim cogu is yapacagi yerine günü kurtarma cabasindadir.

Siyasi Partilerimiz,Arkeolog,sanat tarihcileri,mimarlar,Vs.Vs. gibi oy getirmeyen kuruluslara ihtiyaci yoktur.Cünkü oraya yapacaklari masraflari oy getirecek yerlere yatirim yapip daha kazancli ciktiklarinin hesabini yapmislardir.Bu arada yurt disina kacirilip,tekrar Türkiye,ye getirilen eserlerin,acaba ne kadar paraya mal olmustur.bunu su ana kadar aciklayan olmadigi gibi bilgi veren olmamistir saygilarimla.


SALİH GÜNEY IP: 46.104.16.xxx Tarih : 16.05.2012 15:34:42

Lutfen, { kulturvarlıklarıyerindeguzeldir.com / izleyin gerçekleri duyun,paylaşınXO